Category Archives: yogAna

Yaşamın Amacı

Standard

yaşam amacı gülenay pema

Hayatın amacı nedir? Amacınız nedir?

Klişe olduğu kadar önemli bir konu. Birçok kişiye ilham verdiği kadar uğraştırmış, başarılı olduğu alanlarda dahi kalbinin tatmin olmadığını hissedip arayışı sürdürmeye devam ettiği bir konu.

Çoğu zaman hayatın amacından bir “şey” olarak, uğrunda yaşamamız gereken bir ideal, netleştirmemiz gereken bir tanım olarak söz ederiz. Onu bulduğumuzda ise onu yaşamaya koyulabiliriz.

Ben onu bir “şeyolarak görmüyorum. Bir “şey” olsa bulunabilirdi. Bir kaya parçası ya da bir köy gibi. O içinizden açığa çıkan ve onu sizin dışınızdaki dünyaya vermenizi isteyen bir karşılaşma, bir duruş, bir potansiyel.

Yaşam amacımız, büyük yaradılış oyunundaki rolümüz…

Amacınız, büyük hayat tiyatrosundaki rolünüzü yerine getirmek.

Ve bu rol önceden yazılmış değil.

Yüce Yönetmen, performansınızı yargılamayacak. Konuşan bir robot gibi tekrarlamanız gereken replikleriniz yok. Uymanız gereken doğru bir senaryo da yok.

Ama bu demek değil ki yaşam belirsiz. Esasen rolünüz yazılmış olmasa da bir şekli var, yani yol yordam doğduğunuz anda sizinle. Buna potansiyel yetenek diyoruz.

Size bir isim ve bir yaradılış verilmiş. Bir tat ve his verilmiş. Bir geçmiş ve olası bir gelecek de. Ruhun bu hatlarını değiştiremezsiniz.

Görevimiz, rolümüzü yaşamak ve onu oynadıkça açığa çıkarmak, oynadıkça onu keşfetmek. Ortaya çıkan hikayeyi doğaçlarken karakterimizin orijinal doğasına dalmak.

Yaşam amacımızın yolunda yürürken en gizemli çatışmaları oynamalıyız. Yönetmenin talimatına teslim olarak, doğaçlama oluşturduğumuz anlatımlar yaratarak.

Ve evet her ikisini de yaparak.

Teslimiyet içinde aktif rol alarak. Ben buna aktif teslimiyet diyorum. Çünkü sanılanın aksine teslimiyet eli kolu bağlı, boyun eğmek demek değildir. Boyun eğme fikri insan zihnine ait bir olgu iken teslimiyet ilahidir. Böyle olduğunda içimizde nasıl bir sese ve ne şekilde teslim olduğumuzu dinlemek önemli tabi.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

Endişe, Kadın ve Hormon Üçgeni

Standard

kadın ve hormonlar

Gecenin bir yarısı endişe içinde mi uyanıyorsunuz?

İş yetiştirmeniz gereken belirli bir tarih veya büyük bir sosyal etkinlik olduğunda fazlaca kaygılı mı oluyorsunuz?

Belki de panik atak yaşıyor ve farkında değilsiniz?

Yalnız değilsiniz.

Kadınların kaygı sorunları yaşama olasılığı erkeklere göre %60 daha yüksek ve insanların çoğu, güçsüz bırakan bir unsur olan stresi yaşıyor.

Neden diyecek olursanız yazdığım bir çok makalede değindiğim gibi kadınların bir canlı doğurma, taşıma ve besleme süreçlerinin hassasiyet ve bununla gelen empati kapasitesine sahip oluşu ve çevre şartları ile uyumlanamayışı bunun en büyük etkeni. Kadın olmak kutsal iken şartların ağır olduğu günümüzde, bu hassasiyeti anlamlandırmak ve bir lütuf olduğu gerçekliğini yaşatmak gittikçe zorlaşıyor.

Evet belki zor ama mümkün, gayet mümkün. Çünkü esas olana zaten sahibiz.

Çağ, zaman, teknoloji değişiyor. Zamanın daha hızlı yaşandığı hissini hepimiz tecrübe ediyoruz ve bu sanal değil bir gerçek. Hem kuantum boyutunda hem elle tutulan fiziksel boyutta, zaman çok hızlı, tüketim hızlı, yaşam hızlı…

Bu hıza ayak uydurmaya çalışmak sadece kadınlar için değil tüm canlılar için cambazlık. Bu endişeli hal birlikte dengesizliği getiriyor.

Bunlar bildiğimiz şeyler. Makro boyutta daha fazla zaman geçirmeden mikro, kadın boyutunda kalmak istiyorum ki size faydalı ve etkili bilgiler aktarabileyim.

Maalesef birçok insan, her biri bir dizi yan etkiye sahip güçlü ilaçların tek çözüm yolu olduğuna inanıyor.

Neyse ki gerçek tam olarak böyle değil. Stresi hafifletmenin doğal yolları mevcut.

Bu neden oluyor? Pek çoğumuz hayatımızın bir bölümünde aşırı stresle mücadele etmek durumunda kalırız (dışsal stres unsurlarından ötürü). İçinde bulunduğunuz koşullar ne olursa olsun sürekli diken üstünde gibi hissetmeye başladığınızda zihinsel sağlığınızı desteklemek için fiziksel sağlığınıza (veya içsel stres unsurlarına) bakma zamanı gelmiş demektir.

Günlük hayatın zorluklarıyla karşı karşıya kaldığınızda bozguna uğramış gibi hissetmek yerine dayanıklı, kendinden emin ve güçlü olmak sizi çözüme ulaştıracak yolları açar.

Stres ve Hormonlarınız

Fiziksel olarak iş hormonlara dayanıyor. Özellikle stres hormonu olan kortizol hormonuna. Vücudumuzun kortizolu yönetme şekli stresle başa çıkışımıza yansır. Bedeninizin çalışma biçimini ve kortizol üretimini etkileyen bazı yaşam tarzı unsurları vardır:

Devamını okumak için tıklayın:

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Ego & Yüksek Benlik Üzerine

Standard

Yuksek BenlikEgo kelimesine bazılarımız tüm yönleri ile vakıf, bazılarımız sadece kibir olarak algılar bazılarımız da bu yaradılışta oynadığı elzem rolü fark etme yolundadır.

Ego, kendimiz üzerinde çalışıp kendimizi anlarken aynı zamanda çevremizdeki dünyanın da üzerinde çalışıp onu anlamamızın bir yoludur.

Çoğu spritüel ortamda egonun namı oldukça kötüdür. Bunun nedeni egonun bir dereceye kadar zihnimizdeki bizi birbirimizden ayıran prensip olmasıdır. Ruh ise bize böyle bir ayrımın var olmadığını gösterir. Bazen ego, gerçek doğamızı fark etmemize engel olan neredeyse şeytansı bir figür olarak tasvir edilir. Ama çok temel olarak ego, bizim dünyada işlev sağlayabilmemiz için kişiliğimizin bazı yönlerini organize etmemize yardımcı olan basit bir araçtır. Bu bağlamda ego, kendimiz üzerinde çalışıp kendimizi anlarken aynı zamanda çevremizdeki dünyanın da üzerinde çalışıp onu anlamamızın bir yoludur.

Ego, dünyada yönümüzü belirleme aracımızdır.

Sorun, egonun bazen kontrolden çıkmasıdır. Bu kontrolden çıkma, öz-benlik, kalp, ruh gibi bir çok tanımla işaret edilen, Yüksek Benliğin, zihin üzerinde hakimiyetini kaybettiği zaman olur. O zaman zihin, asla liderlik etme amacıyla tasarlanmamış bir varlık olan egonun liderliği altına girer.

Ego aslında Yüksek Benliğe hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. Bu ilişki, işlevini yerine getirdiğinde ego bütün benliği temsil etmede faydalı bir araçtır fakat kendisinin bütün benlik olduğunu düşünemez. Bu durumda ego, neredeyse benliğin “Ben” adı verilen ayrı varlık olduğunu varsayar. Varsayımlar egonun alanıdır ve doğası gereği limitlidir. Çünkü ego bilgisi referansa dayanır, yani geçmiş göreceli tecrübesine ya da başkasının ikinci el göreceli tecrübesine ki iki durumda da tek bir gerçeklikten bahsedemeyiz, her bakış açısında farklılık ve değişkenlik gösterir. Zihnin yani egonun doğası bu şekilde ilerler.

Devamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Bir Kadının En Benzersiz Özelliği Nedir?

Standard

Geçtiğimiz aylarda 6 aylık Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nı tamamlayan bir öğrencimin ilham veren dönüşüm hikayesini paylaşmak istiyorum. Bir kadının bilgeliğin izinde kalbini, gizemli kadınlığını ve yaşam amacını keşfetme yolculuğu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

“Bir kadının en benzersiz özelliği nedir?” sorusuna bir kadın olarak “kadının rahmi” ve “yaratım gücü” cevaplarını veremediğimi ilk kez bu eğitimde fark ettim ve bu benim için kadınlık algımla ilgili önemli bir yüzleşme oldu. Bir kadın hisseder, haz alır, dans eder, nehir gibi akar kavramları bu eğitim sayesinde girdi hayatıma.

Gizemli Dişilik Programı’na başlarken niyetim ve dileğim, dişil enerjimi fark etmek ve bunu ortaya çıkarıp yaşamaktı. Coşkulu, neşeli, tatmin dolu yaşamak istiyordum hayatımı. Karar vermem gereken en ufak bir konuda bile ne hissettiğimi bilemediğimi, duygularımı tanımlayamadığımı görmek beni üzüyordu ve bu daha da kapanmama neden oluyordu. Tüm bunları hayatıma katabilmek için, bir kadın olarak kendimi bilme yolunda, bastırdığım dişilik enerjimi canlandırmam ve artırmam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmiştim.

Gülenay Pema ile Gizemli Dişilik Eğitmenlik Eğitimi sayesinde dişil enerjimi artırmaya, kendi değerimi artırmaya, haz almaya, şifalanmaya yönelik çeşitli yogik teknikleri ve uygulamaları, beslenme ve arınma yöntemlerini öğrendim ve hayatımın içine katarak yaşamaya başladım.

Başladığım ilk günden bugüne baktığımda ne çok şey öğrendiğimi görmek bir mucize gibi geliyor, eski halimi hatırlayamıyorum bile. Dişiliğin bilgeliği ile tanışmış olduğum için, varlığını öğrendiğim için şükrediyorum. Ben artık müzik duyduğumda yerimde salınmaya başladığımı fark ediyorum. Haz duygumu yaşamaktan utanmıyorum. Kendime koyduğum etiketleri fark ediyorum ve üzerimden atıp devam ediyorum hayata. Dans ederken kendimi özgür bırakabiliyorum, yaptığım şey her ne ise tadına varıyorum artık, nasıl görünüyorum ya da bana ne derler diye düşünmüyorum. Doğada kuşların seslerini dinliyorum, ağaçların enerjisini hissedebiliyorum. Zihnimde yarattığım kalıpları, kurguları, yargıları değiştirebildiğimi somut bir şekilde görmek ve en önemlisi özgürleşebilmek özgüveni ve tatmin duygusunu yaşatıyor bana. Benim enerjim değiştikçe, bana verilen karşılıkların, davranışların değiştiğini görüyorum.

Devamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

  • 6-7 MayısGizemli Dişilik 1, 2 & 3Antalya
  • 12-14 Mayıs – Awaken Love Sessiz Meditasyon İnzivası – AW Retreat Bodrum
  • 16 Haziran19 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. 160 Saat – AW Retreat Bodrum & Aytepe – Kontenjanda son yerler!
  • 13-16 TemmuzGizemli Dişilik Kampı – AW Retreat Bodrum

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Ruhun Karanlık Gecesi

Standard

darknight.jpgRuhun Karanlık Gecesi ile tam olarak neden bahsettiğimi bazılarınız çok iyi bilir. Ne zaman bir terim çok kullanılsa genellikle yanlış kullanılır ve zamanla anlamını yitirmeye başlar. Örneğin çoğu zaman kısa süreli bir depresyon hissini ya da dönemsel bir kafa karışıklığını Ruhun Karanlık Gecesi olarak tanımlarız. Fakat bunların her ikisi de bu tanıma uymaz.

Ruhun Karanlık Gecesi, bazılarımızın manevi yolculuğumuz sırasında karşılaştığımız çok belirgin bir deneyimdir.

Ruhun Karanlık Gecesi ile hiç karşılaşmamış kişiler de var elbet. Fakat karşılaşanların, bu sürecin bir eşik olduğunu, daha yüksek bilince açılma sürecinin bir parçası olduğunu anlamaları önemlidir. Bu anlayış, her şeyin olması gerektiği gibi olduğunun idrakini getirir. Ve bu süreçte bu anlayış elzemdir.

Ruhun Karanlık Gecesi, egonun kimliğinin sınırlarını her yönü ile fark etmeye çağırır.

Bu süreçte, ışığa ve dışarıya erişim imkanı vermeyen bir hapishanedeymiş gibi hissedebilirsiniz. Kişi buraya yüksek bir bilgelik konumundan gelir ve bazılarımız yüksek bilincin ışığına ulaşmak için çok zaman ve enerji harcamıştır. Karanlık gecedeyken çaresizlik hissiyatlarının baskın olması bu yüzdendir: Fark ettiğimizi sandığımız şeyden aniden koparız. Bu kopma ile birlikte duyduğumuz duygusal acı son derece gerçektir. Hatta çözdüğümüzü, farkına varıp aştığımızı sandığımız her şeyin bir yanılsamadan ibaret olduğunu ve bu karanlığın içinde sonsuza dek kaybolduğumuzu hissetmeye bile başlayabiliriz. Zemin ayaklarımızın altından kayıp gidermiş gibi, inandığımız her şeyin kayboluşuna şahit oluruz. Debelendikçe işler daha da karanlıklaşır, ta ki sonunda ne yapacağımızı, nasıl düşüneceğimizi ve ne yöne bakacağımızı bilmeyişimize teslim olana dek. İşte kontrolde olma duyumuzu kaybettiğimiz bu noktada ego, ya çatırdamaya başlar ya da yumuşar. Kalkanlarını indirir. Pes eder. Böylece ışığın girme olasılığı gerçeğe dönüşür.

Devamını okumak için tıklayın

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

  • 6-7 MayısGizemli Dişilik 1, 2 & 3Antalya
  • 12-14 Mayıs – Awaken Love Sessiz Meditasyon İnzivası – AW Retreat Bodrum
  • 16 Haziran19 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. 160 Saat – AW Retreat Bodrum & Aytepe – Erkenci kuş indirimi 1 Mayıs’a kadar!
  • 13-16 TemmuzGizemli Dişilik Kampı – AW Retreat Bodrum

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

.

Bilinçli Menstrüasyon Nedir?

Standard

Bilinçli Menstrüasyon, bizi kadın olmanın yeni bir biçimine davet eden dişil farkındalıktır. Yaratılışımıza ait olan sade ve kutsal yaşama sanatıdır.

Bilinçli Menstrüasyon, bizden dişil hormonlarımıza ve onların gizemli yöntemlerine güvenmemizi, içimizden bize gönderdikleri mesaj ve yardımları kabul etmemizi ister.

Kadın doğası ile birlikte, uyumlanmak ve şifa için çalışma konusunda bir istekliliktir.

İlk kadın bilgeler bu gizemin farkındalığında doğa ana ile uyumlu, eşleriyle, çocuklarıyla, bitkiler, hayvanlar ve elementlerle uyumlu yaşıyorlardı. Geçmiş çağlarda yaşayan atalarımız ve analarımız yeni yaşamın kadın aracılığı ile geldiğinin farkındalığında, kadının besleyiciliği, şifa yetisi ve toprak üzerindeki yeteneklerinin kıymetini biliyorlardı.

Zaman içinde medeniyet koşusunda kendini tüketime yenik ve yetik düşüren insanoğlu bu doğal yetilerinin kaynağını unuttu. Kendi içinden gelen şifa bilgeliğini dışarıda beyhude bir çabayla aramaya yöneltti. Böyle olunca da kadınların sahip oldukları doğurganlık yetisi sadece çocuk doğurmaya odaklı mekanik bir araca dönüştü ve tüm döngülerinin kutsallığı kaybolmaya yüz tuttu.

bilinçli menstrüasyonKadın olarak sahip olduğumuz yaşam dönüştüren, şifa veren, besleyen, yaratıcı ve sevgi kaynağı araçlara olumsuz bir açıdan bakmayı öğrenmeye başladık ve ananelerimizden gelen mirası unuttuk.

Kadınsal döngülerin semptomlarını hastalık ve rahatsızlık olarak görmeye ve çoğu zaman baş belası ve çözümsüz olarak nitelendirmeye başladık ve kızlarımıza da bunu aktarmaya devam ettik.

Menstrüasyon öncesi duygular, sıcak basmaları, enerji dalgalanmaları, ay başı öncesi huzursuzluk, ağrılar ve rahatsızlık. Kadının yaratıcılık döngüsü bu ‘rahatsız’lıklara indirgenmeye başlandı.

Bilinçli Menstrüasyon, bunları nasıl tercüme edeceğimizi bilmek, kendi huzurumuz, şifa ve uyumlu bir yaşam için döngülerimizle barışık olmaktır. Bunu yaptığımızda, bize uymayan bir biçime veya kendimizi gerçekte olduğumuz kadın olarak kabul etmemize engel bir sürece adapte olmaya çabalamak yerine, hayatın kendini dişiliğimiz vasıtasıyla doğal bir şekilde ifade ederek akmasına izin veririz.

Makalenin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Antep’in yayınladığı makaleler tıbbi tedavi niteliği taşımamaktadır. Eğer ciddi bir rahatsızlığınız varsa medikal destek almanızı öneririz.

Kutsal Ganj’ın Kollarından Namaste!

Standard

gu%cc%88lenay-pemaYine derin bir Hindistan inzivasını tamamladık. Gerçek ve sahte benlik (ego) arasındaki farkları, sevilmek, onay almak, ilgi toplamak için kullandığımız maskeleri ve neden kullandığımızı anlamaya doğru esaslı bir yolculuk yaptık.

Hakikate ermişlerin binlerce yıldır gelip konumlandığı bu topraklar, Ganj, dağlar, kuşlar ve rüzgar bizi yükseltti, destekledi kendimizle yüzleşirken. Güneşin bizi her yerde ısıtmaya cömertçe ve şefkatle devam edeceği gerçeğini kalplere yazarak dönüş yoluna çıkılıyor.

Yaradan merhametinin enginliği, inayetinin gücü ile bir çok formda tezahür eder. O’nu arayanlar hem kalplerinde hem de kalpleri yükselten yerlerde O’nu bulurlar. Ne demişler; ‘Sen Yaradan’a doğru bir adım at O sana on adım atar’.

Biz gerçek evimize olan yolumuzda kalbimizi arındırarak devam ediyoruz. Dua ile kalplerimizi ısıtıyor, disiplinle irademizi kuvvetlendiriyoruz. Bu karanlık dünyanın güçlü çekimine daha güçlü olan iman ile göğüs gerip, aslında karanlığın ilüzyon perdesinden başka bir şey olmadığını keşfediyoruz, yavaş yavaş içimizde. Ve içinde tecrübe ettiğin gerçek sana aittir. Bu nedenle kendini karanlığının içinden farkındalığını arttırmış bir bilinçle geçirdiğinde orayı aydınlatır ve dönüştürürsün. Karanlığı aydınlığa dönüştürürsün. Evrenin kanunu böyle işliyor çünkü karanlık tek başına var olamaz, ışığın yokluğudur. Işıkları açarsın karanlık dağılır. Tek gereken ışığı içinde açacak yeri bulup iradenle hevesinle tekrar tekrar kalbini arındırmaya adanmak. Gerisi Allah’a emanet!

Öğrencilerim Türkiye’ye döndü ama ben burada sevgili Brezilyalı hocam ile kalbin yolunda devam ediyorum. Bazılarınızın artık bildiği gibi 1998 yılından beri yolum Nepal ve Hindistan’a doğru oluyor. Hindistan’da altı yıl yaşayarak kendimi bu ülke ve gelenekleri ile, yoga ve meditasyon ile, muazzam dostluklarla bütünleştiren tecrübeler yaşama şansını da yakaladım. O zamandan beri Tayland’da geçirdiğim 1.5 yıl hariç her yıl 2-3 ay geçirip, kalbi arındırma yolunda psiko-spiritüel öğretisini özümsüyorum, tecrübe edip maneviyatta gelişiyorum. 

Şu an Kuzey Hindistan’da Himalayalar’ın eteklerinde Kutsal Ganj Nehri’nin doğduğu yere çok yakın yoganın merkezi olarak bilinen Rişikeş’teyim. Sevgili üstadım Sri Prem Baba burada Hintli hocasının aşramında binlerce kişiye hergün kalbin yolunda ücretsiz rehberlik ediyor. Kendisi bir psikolog, Amazon Şamanı, fizyoterapist ve hakikate ermiş bir üstad. Dünyada milyonlarca takipçisi var, gördüğüm en tevazu sahibi, en dürüst, en sevgi dolu insan. Öğretiyi herkesi ve her şeyi kapsayarak, asla dışlamadan, birleştirerek, ahenkle aktarıyor. Bu ayakları yere basan, bilimsel, dogmadan ve kör inançtan uzak öğretiye ulaşabildiğim için şükrediyorum. Her geçen zaman kalbim biraz daha duru, biraz daha kapsayıcı, biraz daha minnet, sevgi ve bilgelik doluyor. Ve bu ışığı Türkiye’ye getirip sadece ve sadece amacı sevgiye uyanmak ve uyandırmak olan AwakenLove oluşumu içinde olmak mutmain kılıyor. Sevgili Sri Prem Baba nın öğretisine Türkçe yayınlanan #AcıdanMutluluğa kitabından, günlük yayınladığımız özlü sözlerinden, ücretsiz seminerlerimizden ve sosyal medyadaki videolarından ulaşabilirsiniz.

Türkiye’ye dönüşüme henüz var ancak çalışmalarıma devam ediyorum öğrencilerimle. İnternet’in faydalarından yararlanıyoruz. Holistik bireysel seanslarım devam ederken YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı’nda kayıtlar hızlandı ve kontenjanda yerler azalmaya başlıyor. Programın bazı kamplarını eğitimlerime verimli bir ortam sağlamak için  Bodrum’da yerel taş mimarisine uygun olarak kendi elimizle inşa ettiğimiz ve Awaken Love (Sevgiyi Uyandır) Evi adını verdiğimiz inziva merkezinde yapacağız. Bazıları da son beş yıldır kampları verdiğim İstanbul’a iki saat mesafedeki dağ evinde olmaya devam edecek. YogANA programı çok özel bir program, eğitmen adaylarını, feminen doğayı açığa çıkarırken maskülen doğayı dengeleyerek içsel enerjileri uyumlu seviyelere getirip, kadınlığa dair kapsamlı bir içerikle esaslı bir dönüşüm ve arınma yolculuğuna çıkarıyor. 18 yıllık tecrübem ile geniş bir müfredata sahip YogANA’da dönüşüm ve uygulamalar adaylar tarafından tatbik edilebilmesi için 200 saat 5 aylık bir sürece yayılıyor. YogANA müfredatını kendim de uluslararası sertifikaya sahip olduğum için uluslararası yoga eğitmenlik standartları baz alınarak hazırladım. Programda başarılı olan adaylar Hamile Yogası Eğitmeni de olarak çifte sertifika da alabiliyorlar. Hamile Yogası Eğitmenlik modülü konusunda uzman misafir eğitmen arkadaşlarım tarafından veriliyor. Daha detaylı bilgilere buradan ulaşabilirisiniz.

Bu yaz yine geleneksel olarak her yıl düzenlediğim bir çok eğitim ve kamp olacak. Onları da bir sonraki paylaşımda aktaracağım.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.