gurdjieff dansları2

gurdjieff dansları2Bugün size mistik dansın üstadlarından Gurdjieff’ten bahsedeceğim. Gürcistan doğumlu üstad, Kafkas kültürünün öğelerini tekniklerine yansıttı. Bir Çerkez olarak, çocukluk yıllarım bu engin geleneğin içinde geçti. Renkli kültürel öğeler, dil ve özellikle danslar çocukluk yıllarımda ilgi alanım olmuştu. Türkçe’den çok Çerkezce konuşulan ve gelenekleri uygulanan bir çok köy ve evde bulundum, bir çok hikayem var bu konuda ancak onları başka bir makaleye saklıyorum.

Bu kısa makalede size biraz Gurdjieff ile ilgili giriş yapmak, dans tekniği hakkında bilgi vermek istedim. Bana dans konusunda sık sorulan sorulardan birisi de Flow Dans ve meditasyon müzikleri oluyor. Müzik elbet önemli ancak asıl önemli olan akışın içerisinde olabilmek. Flow Dans ya da meditatif ortamda açığa çıkan enerji ve oluşturulan enerji alanı sizi içine alıyor bu “içine alış”ta sizi taşıyan araç ise müzik. Bu yüzden aynı müziği farklı bir ortamda çaldığınızda çalışma sırasında edindiğiniz o hisleri ve etkileri sağlamıyor. Bu dikkat edilmesi gereken bir unsuz. Aşağıdaki makale içersinde bir DJ set de paylaşıyorum.

Makaleye geçmeden evvel de Subatan Yaylası’nın gizemli yükseklerinde yapacağımız Ahududu Detox kamp tarihi değişikliğini hatırlatmak istiyorum. 19-21 Temmuz, bu tarih astrolojik olarak da çok verimli bir tarih. Kampta uygulayacağımız transformatif Flow Dans ve özel Güneş ritüeli ile unutulmaz bir tecrübe yaşayacaksınız. Ahududu ise muazzam özelliklere sahip bir meyve… Detayları en kısa sürede paylaşıyor olacağım.

“Gurdjieff dans etmeyi, garip dansları öğretecekti çünkü hiç kimse bu Kafkasyalı göçebelerin dansını, garip müzik aletlerini ve garip danslarını bilmiyordu.

Gurdjieff in yapmayı öğrendiği garip yiyecekleri vardı. Paris yakınlarındaki aşramı, tamamen bu dünyanın dışındaki bir şeydi. Mutfağı garip şeylerle doluydu, kimsenin duymadığı garip baharatlar vardı ve o kendi kendine tuhaf yiyecekler hazırlayacaktı. Hepsini bu göçebelerden öğrenmişti. Ve bu yiyeceklerin belirli bir etkileri vardı. Belirli yiyeceklerin belirli etkileri; belirli dansların belirli etkileri; belirli davulların, belirli enstrümanların belirli etkileri.

Gurdjieff, belirli bir müzik çalındığında ve insanlar özel bir dansı yaptıklarında, kırmızı bir demir çubuğun üzerinde veya yanmakta olan kömürlerin üzerinde yanmaksızın dans edebildiklerinin olanaklı olduğunu gördü. Dans içlerinde belirli bir enerji yaratıyordu ve böylelikle daha alt bir yasa olan yanma yasasından kurtulabiliyorlardı .

Kesinlikle, bilinç, daha yüksek birşeyi bildiğinde, daha alt yasalardan kaçabiliyordu.

Mucizeler hakkındaki tüm hikayeler, bazı daha yüksek yasaları bilen insanlar hakkında anlatılan hikayelerden başka birşey değildi; doğal olarak bu durumda daha alt düzeydeki yasa işlemiyordu. Gurdjieff tüm bunları görmüştü, bir çocukken bunları deneyimlemişti ve çocuklar çok meraklıdırlar. Herhangi birşey yapmasını engelleyecek bir baba, bir anne yoktu bu yüzden herşeyi mümkün olan her yolla denemekteydi. Ve bir kez, bir göçebe grupla işi bittiğinde, bir diğerine doğru yola çıkardı çünkü diğer gruplardan öğreneceği diğer şeyler vardı.

Tüm egzersizlerini bu göçebe insanlardan geliştirdi.

Dur egzersizi son derece önemliydi, belki modern dünyaya yapılmış en önemli katkılardan bir tanesiydi – ve modern dünya bunun farkında bile değil. Gurdjieff izdeşlerine bir çok türde işle meşgul olmalarını söyleyecekti: bazısı bahçeyi kazıyor, bazısı odunları kesiyor, bazısı yemek hazırlıyor, kimileri yerleri temizliyordu. Tüm bu eylemler bir koşulla devam ediyordu, eğer o “Dur!” derse, siz nerede olursanız olun hangi durumda olursanız olun ölü gibi dururdunuz.

Kurnazlık yapamazsınız çünkü bu durumda egzersizin tüm içeriği kaybolur. Örneğin, ağzınız açık ve Gurdjieff-in bunu görmek için orada olmadığını farkettiniz ve ağzınızı kapatarak rahat bir duruma geçtiğinizde önemli bir noktayı kaçırırsınız. Ayaklarınızdan biri yukarıda – siz yalnızca hareket ediyordunuz – ve bir bacağınız aşağıda; şimdi ansızın Dur! komutu geliyor. Biraz sonra düşeceğinizi çok iyi bilmenize rağmen durmak zorundaydınız; tek bir ayağınız üzerinde uzun süre ayakta kalamayabilirsiniz: Fakat bu egsersizin tüm içeriği de budur: sonuç ne olursa olsun, olduğunuz gibi durursunuz ve bir heykel olursunuz yalnızca.

Böyle basit bir egzersizin bile size çok büyük bir farındalık kazandırmasına şaşırabilirsiniz.

Ne Buddha, ne Patanjali ne de Mahavira bunun farkındaydı, böyle basit bir alıştırma karmaşık olmayan.

Yalnızca bir heykel olduğunuzda, bir gözünüzü kırpmanıza bile izin verilmez: Dur! kelimesini duyduğunuz andaki durumda kalırsınız tamamen. Bu basit biçimde dur anlamına gelmektedir ve başka bir şey değildir. Ansızın dönmüş bir heykel olmanız sizi şaşırtacaktır – ve bu durumda kendinizi açık biçimde görebilirsiniz.

Siz sürekli olarak bir şeylerle uğraşmaktasınız. – ve bedeninizin bu hareketiyle birlikte zihninizin hareketliliği birleşir. Onları ayıramazsınız, bu nedenle, beden tamamen durduğunda, zihinde ansızın durur, hiç şüphesiz.

– Osho

*Makalelerden ve eğitimlerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan “Blog’u Takip Et” kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

One response »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s