ittarius-fantasyBu yazıyı okuyanların yaşadığı yıllar içinde belki de en zorunu yaşıyoruz. 2015 yılı, iki kanlı dolunayı ile karanlığın içinde yayılan aydınlığa ve derin farkındalıklara olanak tanıdı. Herkes için farklı bir süreç olmaya devam ediyor elbet ancak neden bu yaşamda olduğunu soranlar ve kendini bilme yolunda emek verenler için karanlığın sebepleri biraz daha aşikar oluyor.

Karanlık, tek başına var olamaz, aydınlığın olmaması demektir.

Yılın sonuna gelirken gökler de bize güzel bir vedalaşma ve yeni başlangıçlar için fırsat sunuyor. Önümüzde yeniliklere gebe bir Yeni Ay var.

Yeni Ay, yeni fikirler ve yeni başlangıçlara niyet etmek için evrenin bizi desteklediği portalların açıldığı anlardan en görünür olanı.

11 Aralık saat 12:28 Ay’ın Güneş’le buluştuğu saat ve Ay, Yay burcunda. Geride bıraktığımız yılı güzelce gözden geçirip, açık hesapları kapatıp, önümüzdeki yeni yıl için yeni başlangıçlar, yeni ifadeler, yeni iletişim türleri, yeni ilişkiler için niyetler etmek için verimli zaman. Keskin Yeni Ay’ın Yay enerjisi bize bol bol heves ve yeni hayaller için dev bir fırsat sunuyor.

İç kaşifi uyandırma, yaşamı dolu dolu yaşama vakti.

Yay yılmadan, bıkmadan, keni keşifler, yeni maceralar arama heveslisidir. Belki de heves kelimesi Yay burçları için türemiştir. Optimizim de diğer mottoları. Şu ara gezegenimizin özlemini çektiği iki önemli şey.

Bu etki ışığında kendimizi keşif yolunda yeni adımlar atmanın tam zamanı. Bilincinizi geliştirmek için, yaşam tecrübenizin daha coşkulu ve bereket içinde olması için yeni adımlar atabilirsiniz. Yay bize hedefleri bulmak üzere atılacak yaldızlı, tılsımlı oklar veriyor. Bu süreçte yeni konseptler, yeni bakış açıları, yeni dersler öğrenebilirsiniz. Ancak bir sonraki adım bu yenilikleri ayağı yere basan, sürekliliği olan, bilge yaşam tecrübelerine dönüştürmek. İşte burada Yay sizi yarı yolda bırakmasın diye gözünüz ve sağduyunuz açık olsun. Ektiklerinizin kıymetini bilip, değer vererek büyütün.

Yay’ın neşeli ve kalbimizi ısıtan enerjisi yeni yıl kutlamaları yaklaşırken unuttuğumuz bir şeyi bize hatırlatıyor – yaşamı kutlamayı!

Bazılarımız yıl sonu telaşı ile çok çalışıyor, işleri yoğun, duyuyorum. Jüpiter Başak’ta ve bu Yeni Ay ile karşıt bir etkide. Yoğun işler altında stres ve yorgunluğunuzun farkına varıp, nefes alın, sizi hafifletecek aktiviteler seçin ve dinlenmeye vakit ayırın, özellikle de bu dönem. Bu süreçte yemekle, içmekle alışverişle kendinizi kaybetmemenizi tavsiye ederim. Yaşadığınız stres gerçek, yorgunluk gerçek ama bunları bastıracak bağımlılık çıkışlı aktiviteler dinlenmenizi değil, adrelaninizi tetikleyip, bir uyuşturucu bağımlısından farkınız kalmaz. Bu kendini kaybetmelerin sonu yok, gün gelir çok açılır, kendinizi bulamazsınız!

Dış dünyadaki yoğun karanlık iç dünyadaki inanç merkezlerimizi test eder. Dışarıya bağımlı yaşayanlar ve dış esintilerle savrulanlar iç dünyalarının da aynı şekilde savrulduğunu anladıklarında tutunacak yelerinin olmadığı paniği ile zorlu dönemlere girebilirler. Yaşama, yüksek güçlere, Yaradan’a, kendine güvenine şüpheci yaklaşımlar, yaşamın neşesini kaybetme ve hevessizlik bunların bir sonucu olarak yüzeye daha da belirgin yaralarla çıkabilir. Kinayeli yaşam yaklaşımı yavaş yavaş öldüren bir zehir gibi hem kendisi hem de çevresinde yatkın olanları gidabına çeker.

Bu yaraların yüzeye çıkmasının nedenlerinden birisi de Balık burcundaki yaralı şifacı Kiron Yay burcu Yeni Ay’ı ile kare etkide olması. Yaşama güven, heves ve inanç yaralarını belirginleştirip, iyileşme süreci için fırsat sunar Kiron. Bu etki altında şifalanma sürecinde kendimize bazı sorular sormak yardımcı olacaktır:

‘Değersiz mi hissediyorum?’

‘Kendimi nerelerde değersiz hissediyorum?’

‘İçimde neşeyi, mutluluğu hak etmediğime dair inanç kalıpları mı var?’,

‘Etrafımla iletişimde bu kalıpları mı ifade ediyorum?’

‘Kendi kendime değersiz ve mutsuz olduğumu mu söylüyorum?’

‘Yaşamda kalma hissiyatındamıyım?’

‘Neleri hak etmediğimi düşünüyorum?’

Tüm bu sorulara bu Yeni Ay’da daha yakından bakalım. Size tavsiyem elinize bir defter alıp tüm bunları yazın. Sonra kendinize okuyun ve gerçek olup olmadıklarını, ne kadar gerçek olduklarını kendinize yeniden sorun. Nasıl soruları ile değişime yer açın, yeniye yer açın, kısır döngüleri kırın.

sagittarius-sergey-malkovKendinizi nerelerde kısıtlıyorsunuz, yaşam potansiyelinizi nerelerde limitliyorsunuz? Kendinize dürüstçe sorun.

Yapabilirsiniz, size inanıyorum!

Yay burcunun disiplin bekleyen öğretmen Satürn ile teması nedeniyle bir çok limitleyen inanç kalıbı da su yüzüne çıkıyor. Kendi kendimizi hapsettiğimiz duvarlar daha da belirgin. Bu duvarları ise ancak kendimiz kırabiliriz. Tıpkı inşa ettiğimiz gibi.

Bizi limitleyen duvarların indirilmesinde ilk adım, onların insan yaratımı bir ilüzyon olduğu gerçeğini anlamaktır. Duvarlar gerçek değil, savunma amaçlı oluşturulan ilüzyon benlikler, sahte benlikler, maskeler. Ardında açığa çıkma korkusu var.

Peki bu kadar sakladığın, utandığın nedir?

Gerçekten de bu kadar utanılacak ne olabilir dünyada, hepimiz insan, hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. Utanç, kibirin dostudur. Bu ikili arasındaki gizli dayanışmanın farkına varın. Ve utanç duyduğunuz yönlerinizi tek tek açığa çıkarıp, yavaş yavaş itiraf etmeye başlayın. Bunun için etrafınızda insanlara olmasına gerek yok, ilk adımda kendi kendinize itiraf ederek, yazarak yapabilirsiniz. Bu şekilde duvarlar çatlamaya başlar.

Unutmayın, kalbin katmanlarını kaldırma yolunda 
destekleniyoruz, elimiz tutuluyor.

Bazılarımız için ise bu dönem; hali hazırda yaşadığı bolluk bereket, sevgi ve bilgeliği, tevekkülünü derinleştirmeye adayarak, başkalarının da faydalanabileceği özverili hizmet kanallarına dönüştürmenin yollarını bulmak manasına gelir. Sevgi verildikçe, bolluk paylaşıldıkça yayılır, artar.

İçinde bulunduğumuz süreçte neden bu yaşamda olduğumuz sorusu elzem. Olaylar bizi zorladığında, konular çetrefilleştiğinde, mutsuzluk arttığında Evrene, İlahi olana, güveniyor muyum? Yaşamımın anlamıyla, hergün yaptıklarım arasında uyum var mı? Yaşam amacımın yenilenmeye, tazelenmeye, yeni ifadeler bulmaya mı ihtiyacı var?

Bu Yeni Ay’ın mesajı potansiyelimizi görmek, yeni ufuklar, yeni yaşam şekilleri, ifadeler keşfetmek ve yaşama inancımızı derinleştirmek. Kendini bilme yolunda ilerleyerek, karanlık yönlerimize aydınlık tutmak, korkmadan gölgelerimizle yüzleşmek ve ‘yapamam’ ‘beceremem’ ‘olmaz’ ‘asla’ kelimeleri ardındaki inanç kalıplarını farkedip, itifar edip, onlardan sıyrılmak için emek vermek. ‘yapamam’ enerjisinden ‘yapıyorum’ a dönüşmek.

Yeni Ay Meditasyonu:

Yeni Ay saatinden önce bu yazıyı tekrar okuyup, sorulan soruları bir kağıda yazıp, burada verdiğim teknikleri uygulayıp yeni yıl için niyetlerinizi yine aynı kağıdın arkasına yazarak başlayabilirsiniz. Yazılanları özümsedikten sonra, Yeni Ay saati geldiğinde rahat ve sessiz bir yere geçip, elinize özenle yaptığınız lavanta, papatya, adaçayı çayı alıp, kokusunu içinize çekip, gökyüzüne baktıktan sonra rahatca koltuğunuza oturup bir mum yakın. Mumun ışığını, içinizdeki karanlığın aydınlanması, tüm dünyadaki karanlığın aydınlanması, kalbinizin ve herkesin kabinin sevgiye açılması ve şifalanması için adayın. Gözlerinizi kapayın ve sessizce kalabildiğiniz kadar kalın. Hayal kurma safhası bir önceki safhaydı. Kağıda yazdığınız safha, şimdi sessizlik halinde herhangi bir düşünceye takılmayın, sadece orada huzur içinde kelimelerin arasındaki boşluklarda kalın.

Engin yaşam macerasında neşeniz ve hevesiniz daim olsun!

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelere ulaşmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.