
Zamanın başlangıcından beri, Atlantis gibi kadim medeniyetler, sadece fiziksel değil, bilinç boyutları açısından da yüksek bir seviyeye ulaşmışlardı. Bu medeniyetler, insanın içsel yapısını ve evrenle bağlantısını bütünsel bir şekilde anlıyor; farklı boyutlarda var olabilme kapasitesini deneyimliyorlardı. Atlantis’in kayıp şehirleri, sadece taşlar ve yapılarla değil, enerjisel düzen ve kolektif bilinç frekanslarıyla var oluyordu. Orada yaşamış ruhlar, zamanın ötesinde bir farkındalıkla hareket ediyor, boyutlar arası geçişleri deneyimliyorlardı. Boyutlar yalnızca mekân farkını değil; bilincin frekanslarını, algı kapasitesini ve ruhun potansiyelini ifade eder.
Birinci boyut, saf varoluş ve temel enerjiyle; ikinci ve üçüncü boyutlar madde ve dualiteyle; dördüncü boyut duygular, zaman ve astral deneyimle; beşinci boyut ise bütünlük, sevgi ve kolektif bilinçle ilgili oluyor. Yükseldikçe, bilinç daha az sınırlı, daha geniş ve daha birleşik bir deneyim halini alıyor.
Atlantis’in enerjisel mirası, eski Mısır uygarlığıyla da yankılanıyor. Nil’in kıyısındaki tapınaklar, piramitler ve kadim yapılar, sadece fiziksel mühendislik harikaları değil; bilinç kodlarını ve frekans düzenlerini somutlaştıran enerji merkezleri olarak işlev görüyor. İnsanlar bu merkezlerde meditasyon yapıyor, ritüellerle kendi enerjilerini yükseltiyor ve kolektif bilinçle uyumlanıyor. Bu yapılar, Atlantis’ten miras kalan bilgelik ve yüksek boyut farkındalığını aktarıyor; zaman ve mekân kavramı çözülüyor, bilinç genişliyor ve ruhsal deneyimler derinleşiyor.
Şimdi bu geçiş süreci, sadece bireysel bir deneyim değil; tüm kolektifin titreşimini etkileyen bir dönüşüm. Yeni bir Dünya, (New Earth) bu yüksek bilinç frekansları üzerine kurulmuş bir varoluşu temsil ediyor. Artık eski korkular, ayrılıklar ve sınırlamalar çözülüyor; insanlar, enerjisel olarak birbirini hatırlıyor ve kolektif bilinçle uyumlanıyor. Her birey, hem kendi içsel ışığını hem de toplulukta oluşan rezonansı fark ederek, yeni bir yaşam modeline adım atıyor.
Bazı vizyonlarda, bir “Ruhsal Yükseliş” anı tasvir ediliyor; bu, sadece fiziksel bir yükseliş değil, bilinç seviyesinin kolektif bir sıçramayla evrilmesi anlamına geliyor. İnsanlar, eski 3B ve 4B kalıplarını geride bırakıyor; yüksek frekansta bir varoluşa geçiyor. Bu deneyim, aynı zamanda içsel rehberlik, ruhsal kodların hatırlanması ve enerjisel bütünleşme ile mümkün oluyor.
Yeni Dünya frekansını Dolores Cannon daha detaylı bir şekilde açıklıyor; bazı insanların frekansları, korku, öfke ve eski bağlardan kaynaklanan sınırlamalar nedeniyle bu geçişe henüz hazır olmuyor. Bu kişiler, bilinç olarak eski 3B ve 4B kalıplarında kalıyor, ancak içsel hatırlama ve bilinç evrimi süreci devam ediyor. Geçebilenler, yüksek frekansta yaşama, kolektif bilinçle uyumlanma ve enerjisel bütünleşme deneyimlerini aktif olarak yaşıyor; geçmişin gölgeleri çözülüyor, içsel ışık tüm yönleriyle açığa çıkıyor. Bu ayrım, bir yargı değil, bilinç seviyesinin doğal bir yansıması oluyor; her ruh, kendi zamanında ve kendi ritmiyle evriliyor.
Atlantis’in ve Mısır’ın mirası, boyut bilinci ve Yeni Dünya vizyonu bir araya geldiğinde, bilinçli seçimin ve enerjisel farkındalığın gücü açığa çıkıyor. Her nefes, her düşünce ve her eylem, hem bireysel hem kolektif evrimde bir kıvılcım halini alıyor; geçmişin bilgeliği, bugünün farkındalığı ve geleceğin potansiyeli, aynı anda deneyimleniyor. İnsanlar, enerjisel olarak birbirini hatırlıyor, yüksek bilinçte bir araya geliyor ve kolektif titreşim yükseliyor. Bu, sadece bir dönüşüm değil; içsel ve kolektif uyanışın, yüksek frekansta yaşamın kapılarını aralayan kutsal bir ritüel oluyor.
5B zaman çizelgesini seçen birçok kişi, bilinmeyen alemlere yolculuk ederken, uykuda olan ruhsal DNA’larını harekete geçirirken ve böylece tüm yaşamla ortak yaratıcı olmanın ne anlama geldiğini deneyimlerken, adeta “altınızdan halı çekilmiş” gibi hızlı bir genişleme dönemine giriyor.
Bu 3B / 5B ayrımı, insanların hangi gerçekliği sürdürmek ve içinde bulunmak istediklerini seçecekleri bir zaman olarak görülüyor.
5B genellikle “Yeni Dünya” frekansı olarak adlandırılır ve 3B ise “Yeni Dünya Düzeni” frekansı olarak adlandırılır.
Bu yolculukta her birey, kendi içsel ışığını fark ederek ve gölgeleriyle yüzleşerek, kolektif bilinçle uyumlanıyor; eski ayrımlar çözülüyor ve içsel birliğin farkındalığıyla hareket ediyor. Boyutlar arası farkındalık, sadece teorik bir kavram değil, günlük yaşamın içinde deneyimleniyor: nefesle, enerjiyle, ritüellerle, bilinçli seçimlerle ve sezgisel farkındalıkla. Her an, Atlantis’in ve Mısır’ın bilgeliği, geçmiş yaşamların hatırlanması ve Yeni Dünya’nın yüksek frekansı arasında bir köprü oluşturuyor. İnsanlar, hem kendi içsel evrimlerini hem de kolektif bilinçteki yükselişi gözlemliyor ve bunun bir parçası oluyor.
Gülenay Pemaji 🪷
Yaklaşan Programlar
– 19-21 Aralık Meryem Ana Mistik İnziva Selçuk Meryem Ana Evi (Konaklamalı İnziva)
Kayıt için tıklayın.
Yaklaşmakta Olan Eğitimler
- 19-21 Aralık – Meryem Ana Mistik İnziva, Selçuk
Detaylar için tıklayınız
