Tag Archives: Feminen

Gündönümü & Yaklaşan Eğitimler

Standard

gündönümü gulenay pema

Miladi takvime göre her yıl 21 Haziran ile birlikte Gündönümü’ne giriyoruz.

Kuşkusuz ki Güneş gezegenimizin en büyük prana yani yaşam enerjisi kaynağı.

Güneş’in her hareketi gezegenimiz üzerindeki yaşamı birebir etkiler. Güneş’in bir çok farklı hareketi var ancak bunlardan en genel ve tüm yaşama hitap edenlerinden ikisi kış ve yaz gündönümleri.

Gündönümü, Yaz’a girdiğimizin resmi göstergesi, Güneş’in gökyüzünde en yüksek olduğu zaman. Işığın en çok olduğu döngü ve önümüzdeki ışık dolu günlerin başlangıcı.

Yaz Gündönümü ışığın kutsamasını alabildiğimiz, şükredecek çok şeyimiz olduğunu hatırladığımız özel günler.

Kadının yaz döngüsü gibi gibi yaz gündönümü döngüsü de kendimize ayırdığımız, enerjimizi yükselttiğimiz, spiritüel yolculuğumuz için güç topladığımız ve yaşamı kutladığımız enfes bir dönem.

Güneş’le gelen bu doğa döngüsü ile siz nasıl buluşuyorsunuz?

Biz yazın geleneksel hale gelen Gizemli Dişilik Kampı, çocukluk yaralarına inip şifalandırdığımız Kalbin Yolu İnzivası, dişilik öğretilerine giriş yaptığımız Gizemli Dişilik 1, Bütünsel Yoga’da ilerlediğimiz YogANA Eğitimenlik Eğitimi ve Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı ile yazın bu güçlü enerjisini boşa harcamadan en verimli şekilde kullanmaya niyet ediyoruz.


Yaklaşan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Reklamlar

Kalbin Karşısında Ne Kanser Durabilir, Ne Ölüm … Gerçek bir yaşam hikayesi

Standard

narın altında gülenay pemaBu satırları kırmızı çiçeklerini rüzgarda dağıtan nar ağacının altından yazıyorum. Narlar olgunlaşmaya başladı. Çiçeği mi yoksa meyvesi mi daha güzel, karar vermek imkansız. Hem neden birini diğerine tercih edelim değil mi, neden karar verelim?

2012 yılıdan beri bu blogda makaleler paylaşıyorum. Blog istatistiklerine göre şimdiye kadar 413.074 kişi bloguma girmiş, 800 bine yakın görüntülenme almış.

Bu verileri yazmamın nedeni rakamlarla değerimi biçtirmek değil. Bu rakamlarla paylaşmak istediğim, şimdiye kadar bu kadar kişinin makalelerimi okuyup, makalelerin yazarı, yaşam hikayesi hakkında neredeyse hiç bir şey bilmiyor oluşu.

Bu bir tesadüf değil. Böyle olmasını bilinçli olarak tercih ettim. Yıllar evvel blogumu ve sosyal medya hesabımı açarken, amacım kişisel paylaşım yapmak değildi, yıllarca edindiğim öğretileri ve tecrübeleri paylaşmak için kullanacaktım ve öyle de oldu.

İstedim ki insanlar öğretilere ulaşsın, kadim tekniklere, ilham alacakları örneklere, dönüşümsel astrolojiye, yogaya, şifaya …

Amacım her zaman faydalı olmak oldu. Paylaştığım konularla bazen yüreklere su serpmek, bazen acıları dindirmek, bazen ümit vermek, bazen huzur aktarmak istedim. Hiç tanımadığım kişilerden aldığım email’lerden bu yönde bir değer kattığımı görebiliyorum, hissedebiliyorum.

Şimdi ise ilk kez kendimden, kendi yaşam ve manevi yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. En azından bir kısmından.

Bu paylaşımın şimdi olması bir tesadüf değil, meyve olgunlaştığında düşer dalından. Ben de yaşam tecrübemi, okuyanlara ilham olacak değere ve olgunluğa geldiğinde paylaşmak istedim. Edindiğim tecrübelerin egonun eline düşmesini istemedim, buna özen gösterdim. Kimliğimin, yaşam hikayemin öğretilerin önüne geçmesini istemedim. Şimdi o denge kuruldu.

Bugün Ege’nin kırsal bir köyünde yaşıyorum.

Çam ormanlı tepenin yamacında, iki yıl önce eşimle yerel taş mimariye uygun inşa ettiğimiz evimizin bahçesinde, 70 yıllık narın gölgesindeyim. Organik ürünler yetiştirdiğimiz bir çiftliğimiz ve öğrencilerimi ağırladığım bir inziva, şifa alanımız da var.

Çok severek yaptığım, yaşamlara ve kalplere dokunduğum, kendime zaman ayırabildiğim, sağlık, bolluk ve bereket içinde bir yaşamım var. Tüm bu saydıklarım hayatımın her evresinde var mıydı diye soracak olursanız cevabım net olarak; hayır yoktu olur. Dibe düştüğüm, uzun süre meteliksiz kaldığım, ümitsizlik ile sessiz depresyonlara girdiğim, haykırarak ağladığım, öfke ile kırıp döktüğüm, ölümden döndüğüm haller yok muydu, bol bol vardı.

Bugün bu satırları minnetle yazabiliyorsam, gerçekten şükür edebildiğim şeyler olduğu için.

Yaşamımda kazandığım her zerre kendi emeğimle gerçekleşti. Emeği gördüğümde büyük saygı duymam bundandır.

Ardımda bıraktığım yıllar boyunca bir şey vardı beni hep ayakta tutan, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmamı sağlayan, içimin derinlerinde hissettiğim bir his. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğu yerler hep oldu, ama bir şey vardı, o hiç eksik olmadı; Yaradan’a, evrene, görünen gerçekliğin ötesindekine inancım. Bu inanç benim hayatımı kurtardı, beni ölümden döndürdü. Kelimenin tam anlamıyla.

2013 yılı Nisan ayıydı. Hemen her yıl belirli aylar yaşadığım Hindistan seyahatinden yeni dönmüştüm. Son 12 yıldır Tayland ve Hindistan’da kendime yeten, kazandıklarımla geçinebileceğim mütevazi bir yaşam kurduğum için Türkiye’ye de hiç bir birikimim olmadı. Yıllar sonra ülkeme kesin dönüş yaptığımda dönüşüm baba evine oldu. Neyse ki odam hala duruyordu.

Devamı için tıklayın.

 

Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerine ulaşmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kadınlara Özel Mucizevi Uygulama & Ücretsiz Eğitim – Online

Standard

Yüzlerce yıldır ananelerimizin hem burada, Anadolu topraklarında hem de dünyanın farklı kültürlerine ait şifacı kadınların harika ve efektif bir yöntemi vajinal buhar.

Yıllar önce Amerika’lı bir kadından öğrendiğimden beri aylık ritüellerim arasında. Gizemli Dişilik eğitimlerimin bir vazgeçilmezi. YoniSpa nedir ve neden uygulanır diye soranları gayet net duyabiliyorum. Öncelikle kendi öğrencilerim düzenli ve doğru kullanarak (yanlış kullanımlar fayda değil zarara yol açıyor) hangi sonuçlar elde ettiler aşağıda sıralıyorum.

Ve uzun süredir bakit bulup yaptırmak istediğim Yoni Spa özel set de artık hazır. 2,5 yıldır yüzlerce kadının rahminin ve yumurtalıklarının şifalanmasına destek olan Yoni Spa yani bitkisel vajinal buhar setini sizlere duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Artık doğal kızıl çam ve dayanıklı kestane ağacından özel olarak tasarladığımız ve ürettiğimiz YoniSpaTaburesi ile birlikte satın alabiliyor.

Yoni Spa ile hangi rahatsızlıklar şifalandı derseniz kendini şifalandıran kadınların bize yazdığı hastalıklar şöyle:

🌸Hamile kalanlar,

🌸Miyom, kist, endometriözü iyileşen ya da küçülenler,

🌸Adet öncesi sıkıntıları azalan bazen tamamen yok olanlar,

🌸Aşırı kanaması azalanlar,

🌸Düzensiz adetleri düzene girenler,

🌸Erken menepozdan dönüp düzenli adet görenler,

🌸Cinsel ilişkide tatmini artanlar,

🌸Kadın bedenlerini keyifle onurlandıranlar ve ritüel haline getirerek diğer Gizemli Dişilik uygulamalarıyla feminen enerjilerini uyumlu bir şekilde arttıranlar,

🌸Öz-Şefkati artanlar,

🌸Gece rahat uyumaya başlayanlar

Bunlar yıllar içinde aldığımız sonuçlar. Hem kendi hem de öğrencilerimin tecrübeleri.

Yoni Spa, içerdiği özel şifalı bitkilerle vajina ve rahim yolunda arınma, tazelenme, temizlik, onarım ve hareketlilik sağlayarak bir önceki adetten kalan eski hücrelerin rahim astarından sökülüp atılmasına destek oluyor. Bu şekilde rahminiz olması gerektiği gibi arınmış, tazelenmiş ve farklı şifalı bitkilerin etken maddeleri ile istenilen spesifik şifalanma süreçlerine girmiş oluyor.

Her durum için özenle seçtiğimiz farklı bitkiler var. Her kadının aybaşı döngüsü kendine has bu yüzden her kadının adet döngüsünü detaylı inceliyoruz ve beslenmeyi de kapsıyoruz.

Yediklerimiz ve yemediklerimiz sağlığımızda bir numaralı etken. Kanser ya da kandida gibi daha ciddi süreçlerde ise doktorunuzla birlikte ilerliyoruz.

Siparişleriniz için buraya tıklayınız.

Yarın (20 Mayıs) saat 16:00’da ücretsiz bir seminer veriyorum. Kayıt için bana yazabilirsiniz.

Aradığın sensin…

Standard

Can durağını arıyorsan ey can;
Can da sensin durak da sensin.
Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun,
Elbet ekmek de sensin.
Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına;
Bil ki her ne arıyorsan o sensin.
– Hz.Mevlana

Diye başalıyor iki gün önce aldığım mektup. İnsanın hayatında anlar vardır, milada kayıt olur. Bu anlar birikir gün olur, günler birikir yıl olur, sonra bakmışsın bir ömür olmuş ardına memnun bir gülümseme ile bakabildiğin anılarla dolu. İşte öyle bir süreci anlatıyor aldığım bu mektup. Herkesin hikayesi kendisine has ve bu kendine haslık samimi bir aktarımla birleştiğinde bir ilham hikayesine dönüyor ve kişisel olmaktan çıkıyor. Şu an ArıKuşu Retreat’te Awaken Love Sessiz İnzivasın’dayız. Bu mektubu bana yazan arkadaşım da bu inzivada, kalbin derinliklerinde ruhunun incelikleriyle nakış örmekte…

gulenay pema 1

“Hiç gerek yok. Gelme!

Ne aradığını bilmiyorsan, laf olsun torba dolsun, bir sertifikam olsun, bu da burada dursun, popüler oldu bu işler bir de ben gidip bakayım neyin nesiymiş diye heves ediyorsan, hiç gelme dostum! burada işin yok.

Ne aradığınla, aslında kim olduğunla yüzleşeceğin derin, meşakkatli ama bir o kadar da değişimlere dönüşümlere vesile olan bir program YogANA. Yoganın ne olup ne olmadığını kavrayacağın, binlerce yıllık kadim bilgilerin ışığında kendi yolunu bulacağın bir program YogANA. Onlarca yoga sertifika programı içinden çok da sorgulamadan ve dahi araştırmadan içimdeki sesi dinleyerek ben kendimi burada buldum ve kelimenin tam anlamıyla da asıl hedefimin kendimi bulmak olduğunu fark ettim.

Devamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.


Gülenay Pema’nın makaleleri ve verdiği eğitimlerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

Hindistan’dan Namaste!

Standard

gulenay pemaYine yılın o zamanları, Hindistan’dayım.

Bu yıl Hindistan’a seyahatime eşimle birlikte Güney Hindistan’dan, eski bir Portekiz koloni yerleşimi olan Goa’dan başladık. 2003-2009 yılları arasında Goa’da yaşadım. Goa eyaleti benim gibi yabancı ülkelerden gelip okyanus kenarında, yarı tropik iklimde yavaş bir yaşam yaşamak isteyen kişilerle doluydu ve hala da öyle.

Ben de Goa’da bulunduğum yıllar bu eyaletin nimetlerinden yararlanıp kendi yolculuğuma çok şey kattım. Dünyanın farklı yerlerinden gelen alternatif tedavi uzmanları, yoga, Tai Chi, meditasyon, dans eğitmenleri ve üstadları ile yollarımız kesişti.

O yıllarda beş yıl süreyle Türkiye’deki bir dergiye makale yazıyor ve fotoğraflarımı veriyordum. Bunun yanında yerel kumaşlardan modern-etnik tasarımlarla kadın terzilerle çalışarak ürettiğim Harem İllusions adındaki markamı hem Türkiye’de hem de Goa’daki butiğimde satıyordum.

O yıllarda, sırt çantamı alıp 1998 yılında tek başıma çıktığım Nepal yolculuğu ile başlayan tek başıma ve uzun süreli seyahatlerim bir çok kişiye ilham oldu. Doğal olarak da bu seyahatler boyunca geçimimi nasıl sağladığım sık soruluyor, o nedenle bu detayları bir kez daha yazmak istedim.

Çıktığım yol salt merak için değildi, kalbimin yolunu bulmak, sesini yakından duymak içindi.

İnsan kalbinin sesini dinlediğinde yaşamsal şartları bu sesin yolunda uyumlanıyor. Dış şartlar tam da ihtiyacın olan şekilde şekilleniyor. Ancak burada aşırı pozitivist bir yaklaşımım olduğu düşünülmesin. Azim, disiplin, kendine dürüstlük, kendine şefkat, yaşamının ve eylemlerinin sorumluluğunu almak bu yolu açan ve sürdüren özellikler. Keyif yapmak ile emek vermek arasında kurulan denge benim için dış ve iç dünyada başarılı olmanın sırrıdır.

İstediğin şeyler için emek vermek, adım atmak, ezberleri, inanç kalıplarını kaldırmak, feragat etmek, öncelik belirlemek, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmak, destek istemek, destek olmak, soluklanmak, sebat etmek. Nerede teslim olup, akışa bırakıp nerede eyleme geçip çaba vereceğinin kararını tutturmak. Ve bunu hata yapma cesaretiyle risk alarak, rahat alanından çıkarak yapmak. Hata yapınca, enerjini hatadan öğrenmek için harcamak, hayıflanmak ve şikayet için değil.

Bu seferki Goa ziyaretimiz hem dinlenme hem de her gün İspanyol bir doktorun kliniğine giderek hem tedavi almak hem de öğrenmek için geçti. Organlar arasındaki psikolojik etkileşime odaklı bir tedavi şekli uygulayan sevgili David aynı zamanda bir psikolog. Böyle olduğunda bütünsel bir tedavi yaklaşımı ile uyguluyor akupunkturu. Kendisinin tamamlayıcı tedavi dalında mükemmeliyet ödülü de var ve oldukça saygı duyguğum bir üstad kendisi. Bu konu hakkında ilerleyen zamanlarda yazmaya çalışacağım.

Şimdi Kuzey Hindistan’da Rishikesh’te, Kutsal Ganj Nehri’nin kaynağına yakın ermişlerin şehrindeyiz bir kez daha. Artık biliyorsunuz ki her yıl 2-3 ay buraya sevgili Brezilyalı hocam Sri Prem Baba’nın öğretisini almaya geliyorum. Bu yıl Instagram ve Facebook hesaplarım üzerinden canlı yayınla kalbin yolu öğretisini de paylaşıyorum. Arzu edenler takip edebilirler. ( http://www.instagram.com/gulenay_pema ) Ayrıca bir süredir kadınlar için ücretsiz online eğitimler verdiğim bir Facebook grubu var. Kayıt için gulenaypema@gmail.com adresine email atabilirsiniz.

Paylaşmak istediğim bir çok şey var ancak bugün sözü burada kesmek ve yaklaşmakta olan eğitimler hakkında bilgi vermek istiyorum. Bazı eğitimlerde kontenjan hızlı doluyor. Bu yaz bir çok inziva, eğitmenlik ve sertifika programları var. Eğitimleri inzivalar için özel olarak doğal mimari ile uyum içinde inşaa ettiğimiz ArıKuşu Retreat’te veriyorum. Bu ortamı katılımcılara sunulan bir şifa alanı olarak bize bahşedilen bir lütuf olarak görüyorum.

Yaşamlarını değiştirmek, manevi temelli bir meslek ve diğer kadınlara dolayısıylada çevresine destek olmak isteyenler için YogANA Yoga Eğitmenliği Programı kayıtları hızla devam ediyor. Son 4 kişilik yerimiz var. Erken kayıt indiriminden faydalanmak isteyenler için 1 Mart son gün aklınızda olsun.

160 saatlik Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı‘nın yenisi de bu yaz bekliyor. Bir önceki programda mucizevi şifalanmalar tecrübe eden arkadaşlarım oldu, şifa yolculuklarını ilgili program sayfalarından okuyabilir, videolarını izleyebilirsiniz. Her kadın kendisinin şifasıdır en sevdiğim ve yaşattığım yaklaşım.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

 

 

Geçmişi Şifalandırmak…

Standard

geçmişi şifalandırmak gulenay pemaGünler, haftalar, yıllar göz kapatıp açıncaya kadar geçiyor.

Geçiyor ama insan geriye dönüp baktığında, anda yaşadığın huzur, tatmin ve mutluluğa geçen yılların nasıl da katkıda bulunduğunu görüyorsun.

Nihayetinde kişinin tüm bir yaşam hikayesi, şu anı, bugününü örüyor.

Yaşamını bu şekilde görmeye başladığında, acısıyla tatlısıyla sadece ve yanlızca sana ait bir hikaye olduğunu fark etmeye başlıyorsun.

Tamamiyle kendine ait bir yaşam.

Bazılarınızın ‘ya ne olacak, tabi ki benim hayatım’ dediğini duyar gibiyim. Peki öyle ise neden bazı yönlerini, ki özellikle güzel ve mutlu anları hatırlayıp, acı dolu, olumsuz olayları unutma eyiliminde oluyor insan?

Eğer bu hayat tamamiyle bana ait bir hikayeden oluşuyorsa, başrol bana ait. Burada anlatmaya çalıştığım şey, yaşamımızı kendimizin tasarladığı, düşüncelerin kelimelere, kelimelerin tanımlara ve eylemlere dönüşmesinden bahsediyorum. Kendi yaşamını kendinin kurgulamasından, yaratmasından bahsediyorum.

Geçmişte yaşadıklarımız şu anı tanımlıyor ama geleceği tanımlamak durumunda değil. Burada her an işleyen bir özgür irade kanunu söz konusu. Evet geçmişi değiştiremeyiz ama ona bakış açımızı değiştirdiğimizde bugün ve gelecek de bu orantıda değişir.

Devamını okumak için tıklayın

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

.

Bir tek nefesle…

Standard

gulenay pemaKendimize doğru yürüdüğümüz yol, kalbe doğru, gerçekten kim olduğumuza doğru… ‘Neden bu hayata geldim?’ sorusu birçoğumuzun erken yaşlarda sorduğu sorulardan. Sizlerle ara ara bana yazılan ve ilham veren dönüşüm hikayelerini paylaşıyorum. İşte yine nadide berraklıkta ve kalbin güzelliğinde dökülmüş satırlar…

“Acıdan Mutluluğa” yolculuğum 2013 yılı Aralık ayında başladı. Her zaman, herkes için böyle olmak zorunda mı ? bilemem.  Ama 2013 öncesinde içinden geçtiğim acılı dönem, benim öğretmenim oldu ve beni “Ben kimim” sorusu ile  karşı karşıya bıraktı. Zannederim kalben çok dua etmişim ki, bir gün sosyal medyada çıktın karşıma Gülenay Hocam. Hindistan’a gittiğini ve sana katılacak öğrencilerine seslendiğini yazıyordun. Görür görmez, sana yazıp , “gelmek istiyorum ama hiç yoga yapmadım”, dediğimi hatırlıyorum. Bana “nefes alabiliyorsun di mi?” dediğini de çok net hatırlıyorum. İşte böyle başladığı yolculuğum;  bir tek nefesle.

Orda geçirdiğimiz büyülü 10 gün , ben fark etmesem de beni dönüştürmüş olmalı ki, sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Tam 3 sene aldı, senin, Rishikesh’in, aşramın, Prem Baba’nın hayatımda tesadüfü bir karşılaşma olmadığını anlamam.

Oldum olası felsefe, psikoloji, sosyoloji sever,  kişisel gelişim olayına inanır, çalıştığım kurumda bu alandaki tüm eğitimlerin en sadık öğrencisi olur, yetmez her fırsatta kendim olanaklar yaratır, insan bilgisi derslerimi hep ciddiye alırdım. Son 3 sene de bu konudaki ilgim ve arayışım devam etti. Sanki Hindistan ve kapsadıkları bir üniversite idi ve ben daha liseyi bitirmemiştim. Sonra bir cesaret, biraz da azim yazdım yine. “Ben yoga hiç yapmadım ama öğrenmek istiyorum, Yoga Eğitmenlik programına gelebilir miyim?” diye. Yine her zamanki gibi kapsayıcı bir şekilde döndün dileğime. “Biraz cesaret ve biraz azim.” İhtiyaç duyulan tek şeymiş meğer.

Öğretin ve çizdiğin yol laylaylom değildi tabi ki. Beklenti bu oluyor yolun başlangıcında.  Senin disiplinin, ciddiyetin , icra ettiğin sanata saygın, korkuttu beni de başlangıçta. Ama bir o kadar da güven verdi. Farklı bir şefkatin vardı; gönül gözüyle bakanın görebildiği.  Ve yaşam değiştiren bir 6 ay başladı. Hani “biri daha önceden size tüm olacakları ve yaşanacak zorlukları gösterse acaba anne olur muydunuz?” sorusu vardır ya.   Hani her anne zaman zaman kendini sorarmış denir. Sonra şu motto gelir arkasından.  “Ama onun gülüşü her şeye değer”. İşte değişim süreci de aynen böyle.  Zor ama bir o kadar da her şeye değer.  Bizler için de. Bizlerle sabırla yürürken senin için de.

Meğer ben içten içe Yoga’nın ne değerli olduğunu hissetsem de, her yolculuğa niyetlendiğimde “Ben Yoga bilmiyorum” diye başlasam da; aslında zihnimde bir jimnastik olduğunu düşünüyormuşum. Mükemmel bir deneyim harika bir programdı hocam. Yüzleşmelerimizle, sorgulamalarımızla, sıklıkla 100 watt ampul gibi yanan farkındalıklarımızla, öğrenmelerimizle derin ve hızlı geçti aylar. Ne çok şey öğrendik. Beslenmeden, arınmaya;  bilimden, ilime ve değerlerden, kadim öğretilere uzanan. Programın içinde; bozulmuş maskülenden, dişiliğe merhaba ise promosyon gibi oldu benim için.

Halen hayatımı sadeleştirme, fazlalıklardan kurtulma ve gerçekten değerli olana yer açma sürecim devam ediyor. Daha nice niceleri…

Programın en güçlü yanı ise yaşayarak öğrenmek idi. Bilmek, yapabilmek, olmak yolculuğunda, çok şey öğrenip, biraz da yapabildiğimi düşünmekteydim. Şimdi olmak adına bazı deneyimler yaşadığımda mutluluk duyuyorum. Aslında halen çok zor gibi görünen şeyler; bir o kadar da kolay. Öyle yıllar yıllar değil, kısa bir süre deneyimlemek bile yeterli imiş. Dediğiniz gibi sen bir adım atarsan, o sana bin adım atar.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı