Tag Archives: Feminen

Öyle güzel geçti ki, yenisine yol açıldı…

Standard
Yeni bir kamp haberi! 4-7 Ağustos'ta Gizemli Dişilik Kampı için Kaş'ta
buluşuyoruz.Erkenci kuş indirimi ise 15 Temmuz'a kadar.

Gizemli dişilik kamp

Geçtiğimiz haftalarda Fethiye’nin cennet bir köşesinde harika ve derin bir Gizemli Dişilik Kampı gerçekleştirdik. Birbirinden güzel kadınlar, kalplerine doğru çıktıkları yolculuktan muazzam keşiflerle döndüler. Çalışma sonunda harika ve kalıcı açılımlarla yıllardır kısır döngüde kalan alışkanlık kalıpları çözüldü, yaşam akışına yer açıldı. Ve aslında o kadar da zor olmadığı, biraz emek ve cesaretle mucizeler başarılabileceği tecrübe edildi. Her birini tekrar kutluyorum!

Kamp öyle güzel geçti ki yeni açtığım YogANA Eğitmenlik Programı ile yolculuğuna devam etmek isteyenler kontenjanı doldurdu. Ve durum böyle olunca yaz programıma yeni bir Gizemli Dişilik Kampı ekledim. 4-7 Ağustos’ta bu sefer Kaş’ta olacağız. Detaylar ve kayıt için tıklayın.

Gizemli Dişilik Kampı, güzellik, kız kardeşlik, Doğa Ana ve sessizlikle bağlantı, dans ve meditasyona ev sahipliği yapacak. Muhteşem doğası ve uyumlu enerjiler barındıran bir mekanda içimizde esas olan otantik kadını geri çağıracağız. Bilmediğimiz ya da unuttuğumuz özelliklerimizi keşfedeceğiz. Yeni ifade şekilleri bulacağız. Duygularımızı dansımıza katmayı yaşamla dans etmenin pratik yöntemlerini öğreneceğiz.

Rahmin bilgeliğine giriş yaparak, ananelerimizden getirdiğimiz şamanik, şifalı ve derin mirası açığa çıkarmak için ritüeller uygulayacağız.

Kendi kanımızla, ay döngümüzle olan bağımızın biyolojik, enerjetik, duygusal, zihinsel ve manevi yönlerini tecrübe edeceğiz. Sahip olduğumuz bu gizemli hazineyi yaşantımızda ve ilişkilerimizde nasıl kullandığımızı ya da boşa harcadığımızı analiz ederek, enerjimizi efektif kullanmayı öğreneceğiz.

Kalbimizin kapandığı yerlere ışık tutup, yaralı yönlerimizi sararak kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek için, şartlanmaların ötesine geçebilmek için kalbin yolunda kadim öğretilerle ilerleyeceğiz.

Detaylar için tıklayın.

Neptün Geri Çekiliyor… Sırlar Açığa Çıkıyor.

Standard

astroloji dolunay

Bu haftasonuna bir Perşembe gününden, dağda Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nın ilk kampına başladık. Altı ay sürecek bu yolculuk tam zamanında başladı ve dönüşüm için oldukça verimli süreçte devam edecek.

Gökyüzü ve toprak anadaki değişimlerle paralel ilerlemek kadar aidiyet hissettiren bir duygu yok herhalde. Varoluşla akmak, hislerinle, kalbinin sesiyle yaşamak…

Gün dönümünü muazzam bir dolunayla birlikte karşılıyoruz. Sadece bununla kalmıyor Neptün de gerilemeye başladı ve retrodaki Satürn’le sert bir kesişimde.

Peki bunlar ne manaya geliyor?

Gün dönümü, toprak anamız ve üzerindeki canlılar için döngüsel bir süreci ifade ediyor. Yazın ışığının artması, içimizdeki aydınlığın artışını temsil ediyor.

Dolunay ile Güneş’in birlikte yaydığı ışık, hepimizin yolunu aydınlatıyor!

Ancak, karanlık bir odada uyuyanlara bu kadar ışık tutarsan rahatsız olup, irite olabilirler. Bu kadar ışıkla yaşamak her yiğidin harcı değil. Neden? Çünkü ışık gelince karanlığı aydınlatır ve mahsenlerde saklananlar açığa çıkar. Ve evin sahibi bu açığa çıkanlarla baş etmek zorunda kalır. Şimdiye kadar gizli, saklı, unutulmuş, yok sayılmış karanlık şeyler açığa çıkınca bunları sahiplenmek ve tekrar gömmeden şifalandırabilmek cesaret ister.

Cesaret ister çünkü önce bu mahsenlerin ve içindeki muhteviyatın sana ait olduğu gerçeğini kabul etmen gerekir. Ve bu karanlık bazen yüzleşilmesi çok zor şeyleri içerir. Ve tekrar gömmek isteriz. Ancak eğer böyle yaparsak, bastırıp karanlığı daha da güçlendiririz. Ve bir gün hiç beklemediğiniz bir anda tekrar sızar çatlaklardan bazen sel olur alır götürür tüm mutluluğunuzu.

Tamamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Bugün Yeni Ay… Önce Kendimizle Başlıyoruz.

Standard

500Sabah 6’da başlayan ikizler burcundaki Yeni Ay süreci devam ediyor.

Ayın belirgin bir fazındayız. Bildiğimiz Yeni Ay’lardan farklı bir enerji taşıyor bu ay. Yeni ve temiz başlangıçlara ancak eski defterlerdeki hesapları kapatarak adım atabiliriz, işte şimdi bu gerçeklik yüzümüze vuruluyor. Güneş/Venüs/Ay etkileşimi, Neptün ve Satürn bu sürecin baş oyuncuları. Kurguladığımız hayal alemninden uyanıp, almamız gereken dersleri almadan, yaşamımızın sorumluluğunu almadan rahat edemeyeceğimizi gösteriyorlar.

Bu Yeni Ay bize gölgelerimizi yok saymadan, mutsuzluğumuzun üzerini örtmeden sahip olduğumuz yaşama cesurca bakmayı tembihliyor. Yalanlar üzerine inşaa edilen mutluluğun ne kadar geçici olduğunu er geç öğrenir insan. İşte bize bir fırsat, derin bilgeliği yaşamımıza davet edelim. Bize, çözemediklerimizi, göremediklerimizi, bilemediklerimizi göstersin, göstersin ki yolda dürüstlükle ilerlemeye devam edebilelim. Göstersin ki, nereye gittiğimizi hiç unutmayalım, unuttuğumuzda hatırlatacak dostlar olsun yanımızda.

Teslimiyet, bir diğer yayılan ve desteklenen engin bir hissiyat bu süreçte. Teslimiyetin süreci olmaz elbet, kalbin yolcusu ne zaman teslimiyet hallerini davet edeceğini bilir. Aktif teslimiyet nedir bilir, yaşatır.

Gölgelerimizi görme niyeti ve gördüklerimizle yüzleşip aşabilme cesareti için dua ettikten sonra, sessizce teslimiyete alan açalım. Teslimiyete, durup, sakince, sessizce kalmaya alan açalım. Her gün.

Hem içeride hem dışarda kafa karışıklığı uzun bir süredir hakim, berraklık için beden hissiyatlarında kalalım, bedeni işgal edelim, geçmiş ve geleceğe sürekli zar atan yönler vermekle kaybettiğimiz enerjimizi şimdiye, an’a getirelim. Aradığınız kelimelerin arasındaki boşlukta, iki nefesin ortasında, ölüm ve yaşam arasında gizli.

Nefeste kalalım. Ve iç sessizliğe alan açalım.

Tüm maneviyat ilişkilere odaklıdır. Bu Yeni Ay’da biraz farklı olarak odağımızı başkaları ile olan ilişkimizden kendimizle olan ilişkimize çeviriyoruz.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaz döngüsü, değişim, gelişim…

Standard
726986e024f4

Yediburunlar Lighthouse

Bahar döngüsü yerini yaza bırakırken, bitkilerden bal toplayan arılar bolluğun biraz daha tadını çıkarıyorlar. Zaman döngüsü, mevsimler, yıllar geçiyor. İnsanoğlu dönüşüyor, Toprak Ana değişiyor…

Geçtiğimiz günlerde blog istatistiklerine bir göz attım. Sesim, blogu açtığım 2012 yılından beri toplam 287.862 net kişiye ulaşmış, 554.062 görüntülenme almış. Ne mutlu emeklerin uzaklardakilere dahi ulaşabilmesine. Aslına bakarsanız benim hissiyatım bu rakamlarla eş gitmiyor yani ben sanki yakın ve birkaç dostla yazışıyormuşcasına yazıyorum her zaman.

Geçtiğimiz haftasonu Vipassana inzivası bu sefer öncekilerden daha farklıydı, aslında her çalışma farklı oluyor çünkü dönüşüm baki. Kendi dönüşümümle birlikte, verdiğim eğitim alanı da dönüşüyor doğal olarak. En nihayetinde enerji değişiyor, bilinç gelişiyor. Teknikler benzer olsa da ardındaki enerji genişliyor, daha da fazlasını kapsıyor.

 

Bu yaz yine harika eğitimler bizi bekler. Bazılarında kontenjan doldu, bazılarında hala yer var, bazıları ise daha derine inmeye hazır eski öğrencilerime göre tasarlandı.

İki yeni eğitmenlik programı var önümüzde. Gizemli Dişilik Eğitmenlik‘te yerimiz kalmadı. YogANA eğitmenlik programı kayıtlarını ise yeni açtık. Gizemli Dişilik Kampı, muhteşem doğası ve yüksek enerjili Yediburunlar Lighthouse’da gerçekleşecek yine. Bu mekanda çok eğitim verdim ve her seferinde tadından doyulmaz haller yaşıyoruz. Bu kamp transformatif dansla, psiko-spiritüel öğretilerle dolu enerjetik bir program. Hemen ardından her yaz düzenlediğim Mistik Tanrıça Ritüeli var. Bu çalışmada kullanacağımız etkin tekniklerle yaşam amacımızı gözden geçirip, kabimizi nerelerde dinliyor nerelerde dinleyemiyoruz bakıp, bolluk ve bereket akışının önünde duran inanç kalıplarını dönüştüreceğiz.

Yaz sonuna ise sürpriz bir etkinlik geliyor! Gizemli Dişilik Festivali… hummalı bir hazırlık var, detayları çok yakında duyurmaya başlayacağız, takipte kalın.

Hepimize güzelliklerle dolu, bolluk ve bereketin doğal hakkımız olduğunun idrakinde, yaşam amacımı tezahür ettirebildiğimiz, enerjik ve huzurlu bir yaz diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pemaji

*Gülenay Pema’nin verdiği eğitim ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Hayallerin dansı…

Standard

Ne zaman bir karahindiba görse, hemen üflemeye hazır insanlar tanıyorum. Çocuk gibi bir edayla koparıp üfleyen. Bazıları üflerken dilek tutar, bazıları sırf tohumların etrafta uçuşundan keyif alır…

Evet o üflediğiniz tüyleri uçuşan bitkinin adı karahindiba, çiçeklendiğinde yeşil meraları sapsarı çiçeklerle bezemekten tam da o sorumludur.

Tohumken ne kadar da çok kişinin hayallerine tanık olmuştur karahindiba.

Üzerine üflenen yüzlerce dileği, tohumlarının kanatlarında taşır.

Rüzgarın kardeşliğiyle başlar gizemli yolculuğuna.

Kim bilir rüzgar onu nerelere taşır, hangi toprakları geçer, hangi ağaçlara selam durur, bulutları taklit eder…

Bir kuş gibi özgürülüğün tadına vararak salınır oradan oraya. Vakti gelir kendini bırakıverir, öylece, güvenle bırakır yeryüzüne.

Toprak Ana’nın kucağıyla buluştuğunda tazelenen güveniyle bir ‘oh’ çeker ve yeni bir macera için heyecanla evini bulmak için bu sefer de yuvarlanmaya başlar. Bu yuvarlanışın da başka bir tadı, başka bir manası vardır. Mana aleminde yaşayanlar bilir.

Yeni evini bulana kadar biraz da yeryüzü canlılarıyla dostluk kurar. Tohumunu çatlatacak kadar rahata erdiğindeyse güneşle ve suyla tanışır, ebediyete kadar devam edecek dostlukları da böylece başlamış olur.

Başını dostu güneşe uzatırken, su kardeşi köklerini toprağa sarmasında ona destek olur.

Günü gelince de, tek tek  goncasından salar sarı saçlarını yeşilliklere.

Gülenay Pema

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Harika Sabahlara Uyanmak İçin…

Standard

gulenay pemajiGüne nasıl başlıyorsunuz? Kahvaltı etmemiş, yarı uyanık halde evden apar topar çıkana kadar alarmın ertele düğmesine mi basıyorsunuz? Yoksa yatakta yatıp telefonunuzla epostalara göz gezdirip gün içerisinde sizi nelerin beklediğiyle ilgili strese mi girmeye başlıyorsunuz? Sabah rutininiz veya onun yokluğu gününüzün kalan kısmını oldukça etkileyebilir.

Güne gergin, aç ya da fazla kafein almış olarak başlarsanız çalışırken ya da diğer herhangi bir planınızı gerçekleştirirken en iyi performansınızı sergileyemeyeceğinizi muhtemelen gayet iyi biliyorsunuz. Ancak sadece bununla da kalmıyor kendinizi aynı zamanda kaçınılmaz olarak hormonel dengesizlik yaratan yükselmiş kan şekeri ve kortizol yüklemesine de hazırlamış oluyor ve kendinizi adet öncesi sendromu, adet düzensizliği, sancı, şişkinlik, akne ve daha birçok belirtiye açmış oluyorsunuz. Güne nasıl başladığınız, bu anlamda tüm ayınızı da etkiliyor. Bir kötü sabah bile adet döngünüz için felaket anlamına gelebilir.

Yoğun güne kendinizi hazırladığınızda sabahlar huzur dolu, kendinize ayırdığınız kutsal anlar olabilir.

Her zaman duyduğumuz bir şey vardır; bazı insanlar sabah insanıdır bazılarıysa sabahlardan nefret eder. Bunun ne kadar iyi uyuduğunuzla da ilgisi var. Günü başında enerjik ve pozitif hissetmek elbette yeterince dinlenmiş olmanızla çok ilgili. Ancak her şey bundan ibaret değil. İyi dinlenilmiş bir geceyi aceleci ve telaşlı bir sabahla ziyan edebilirsiniz de. Hani şu ofiste dingince süzülen, işleri halleden sonra akşam olunca gerekeni yapmış, tatmin olmuş ve rahat bir şekilde evine dönen kadınlar vardır ya? Onlar muhtemelen bu sabah olayını çözmüşlerdir.

Sabah rutininizi değiştirmek mutluluğa, hormonel sağlık sorunlarınızın tedavisine ve mükemmel adet dönemleri geçirmenize giden yolda ilk adım olabilir. Sabahlar konusunda ustalaşmak, bir tür temel yaşam becerisidir. Hatta iyi bir sabah rutininin, hayatınızı değiştirebileceğini söyleyecek kadar bile ileri giderim!

Birden fazla sabah rutinim olabilir mi?

Benim her gün için aynı sabah rutinim yok. Elbette hayır. Her gün aynı fiziksel, zihinsel ya da duygusal durumda olmazsınız. Bir kadınsınız ve gayet döngüselsiniz. Sabahlarınızdan en fazla düzeyde fayda sağlamak için döngünüze göre hareket etmeli ve her zaman iyi hissettirmeyebilecek katı bir planı zorlamaya çalışmamalısınız. Sabah rutininizi hormonel döngünüze uyacak şekilde değiştirmek, normal bir sabah rutinini alıp onda modern kadınlığın gereklerine göre büyük bir değişim yapmaktır. Bu ayrıca bir rutine bağlı kalmayı çok daha kolay hale getiriyor çünkü günün rutini sabah kalktığınızdaki hislerinizle uyumlu olmalıdır. Ayrıca sabah rutininize dair döngüsel farkındalığınızın olması size hemen takip edeceğiniz bir taslak sağlar.

Bu şu demek oluyor ki benim aylık döngümün ilk yarısı için bir sabah rutinim, diğer yarısı için de başka bir rutinim var. Bu kadar basit ama bir o kadar etkili.

Devamını okumak için tıklayın.

Regl öncesi sendromu tarihe karışıyor…

Standard

indexNe düşündüğünüzü biliyorum; “regl öncesi sendromunu önlemek mi? Bu imkansız!” Hepimiz regl öncesi sendromunun dişi olmanın kaçınılmaz bir parçası olduğuna inanılan bir kadınlığa yetiştiriliyoruz. Sonra da birçoğumuz bunu deneyimliyor ve doğru olduğuna inanıyoruz. Her ay birkaç günlüğüne, bir haftalığına belki de daha uzun bir süreliğine huysuz, sinirli, moralsiz, gergin, özgüvensiz, sıkıntılı, aynı zamanda şiş, kurt gibi aç, tatlı krizi geçiren ve yüzünü sivilce basan biri olmayı öylece kabulleniyoruz!

Bunun neresi normal?

Aslında hiç de normal değil. Hiçbir kadın regl öncesi sendromu sıkıntısı çekmemeli ve çekmesi gerekmiyor.

Söyleyecek tek bir mesajım olsa o da şu olurdu: Hiçbir kadın regl öncesi sendromu normal değil.

Regl öncesi sendromunu tamamen doğal bir şekilde önleyebiliriz. Bu konuya semptomları yok etmek değil de kökünden çözmek isteyerek yaklaşan uzmanlar ve kendi tecrübem, regl öncesi sendromunun, hormonel dengesizlik belirtisi olduğunu söylüyor. Ve işin güzel yanı, hayatımızı sömüren bu dengesizliğin düzeltilebilir olması. Bu dengesizlik genellikle fazla östrojenden ya da östrojen baskınlığından kaynaklanır ve düşük projesteron seviyeleriyle birlikte görülür.

Peki çok zor mu bu dengesizliği tekrar doğal dengesine çevirmek? Tabi ki değil.

Biz Gizemli Dişilik eğitimlerinde olmayan bir şeyi ortaya çıkartmıyoruz, hali hazırda kadınlığımızın merkezinde, benliğimizde olanları hatırlamak için emek veriyoruz. Unuttuğumuz kadınlığımızı, neden ve nasıl unuttuğumuzu keşfederek hatırlıyoruz. Bu keşif ise bizi zenginleştiriyor. Kadın bedenimizle uyumlanıyoruz, her an yeni bir şey doğurabilme kapasitesini onurlandırıyoruz, anneannelerimizden kalan ve kanımızla aktarılan mirası keşfedip, çocuklarımızı, eşlerimizi, toplumumuzu besliyoruz. Severek iletişim kurmayı, uzlaşmayı, yaraları sarmayı öğreniyoruz. Kendimizi anladıkça diğer kız kardeşlerimizi anlıyor onlara kucak açıyoruz.

Ayırmadan, bir araya geliyoruz. Şifalanıyoruz, şifa yayıyoruz.

Regl öncesi sendromunuzu dengeleyerek yaşamınızda bir çok yeri de uyumlamış olduğunuzu göreceksiniz. Gereksiz engeller kalktığında yolun aslında ne kadar güzel ve keyifli olduğunu fark edeceksiniz. O zaman da yaşamı kutlamak ve düştüğünüzde hemen  kalkabilecek enerji ve hevese sahip olacaksınız.

Regl öncesi sendromunuz için ilk ve en önemli yapılacak iş doğru sabah rutinini uygulamak. Sabah saatleri bazı hormonların en aktif olduğu saatler ve beden sıvıları hareketlendiğinde bünyenize tazelik getirerek dengelenme için zemin oluşturacak.

Bunu iyi uyuyarak, hayattan aldığınız zevki artırarak, hormonel kaymaları destekleyecek beslenme şekli uygulayarak yapabilir ve bedeninizin hormonları en iyi ve en sağlıklı şekilde yaratıp, işleyip elimine etmesine yardımcı olabilirsiniz.

Ben ne yiyeceğimi aylık döngümün neresinde olduğuma bakarak seçiyorum. Bunu yaparak regl sendromunu aşmayı başardım. Bu tür bir yaşam protokolü sadece regl sancılarımı tedavi etmedi, kilomu düzenlemeyi ve sivilcelerden kurtulmamı sağlarken bir yandan da regl sendromundan kurtulmamı sağladı. Şaka yapmıyorum, hatta dolunayların üzerinizdeki etkilerinin dahi değiştiğini ve dişil enerjiyi nasıl daha verimli kullandığınızı göreceksiniz.

Erkekler “ayın o döneminde” kavga ettiklerini ve eşlerine hiç bulaşmamaları gerektiğini hissettiklerini anlatırlar. Benim eşim ise regl sendromu yaşamadığımı memnuniyetle söyler. Bazı kadınlar bunun mümkün olduğuna inanamazlar ama mümkün. Ve burada iş inançlarımızı gözden geçirmekle başlar.

 

Regl sendromunu önleyen en iyi yiyecekler:

 

  1. Nohut – projesteron üretimine yardımcı olan harika bir B6 kaynağıdır. Aylık döngünüzün ikinci yarısında projesteron seviyeniz düşükse hem stres hem de diğer regl sorunlarını yaşabilirsiniz. Düşük B6 seviyesi östrojen baskınlığını yani kanınızda yetersiz projesteron ve fazla östrojen olması durumunu daha belirgin kılabilir.

 

  1. Lahana ve yapraklı yeşiller – tüm brassica ailesi yeşillikleri özellikle lahana içinde güçlü bir hormon dengeleyici olan indol-3 karbinol bulundurur. Bu bileşen östrojen metabolizmasını destekler, bu da fazla östrojeni atmamızı ve östrojen baskınlığının önlenmesini sağlar.

 

  1. Kefirli hindistan cevizi yağı – kefirde canlı kültür formunda probiyotikler hindistan cevizi yağında da bolca sağlıklı yağ var. Bunların ikisi de ruh hali sabitleyici ve regl öncesi aşermelerini önlüyor.

 

  1. Tatlı patates – sadece tatlı ihtiyacınızı karşılamakla kalmıyorlar (fırınlanmış tatlı patatesleri biraz bala bulayıp üzerine ceviz kırabilirsiniz) aynı zamanda A vitamini bakımından zengin oldukları için karaciğerinizin fazla östrojeni kırmasına, kan şekeri seviyenizi ve ruh halinizi dengelemenize de yardımcı olurlar.

 

  1. Süt ürünlerini kesmek – süt ve süt ürünlerini regl öncesi ve regl süresince kesmenin faydalarını hem kendi tecrübem hem de son zamanda yapılan detaylı araştırmalarda gördüm. Sütün içindeki hormonlar ve bazı aktif bileşimler kadın döngüsündeki hormonlarla uyumlu olmayabiliyor.

 

Bedeninizin gerçekte nasıl çalıştığına dair doğru bilgilere sahip olduğunuzda gerçekten işe yarayan sağlık seçimleri yapmaya başlayabilirsiniz!

 

Bunu yapabilirsiniz, bedeninizin bilimi sizin yanınızda!

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

 

Yaklaşmakta olan eğitimler:

Vipassana Meditasyon İnzivası29 Nisan – 1 Mayıs, Aytepe İzmit (1 kişilik yer)

Gizemli Dişilik 1 - İki saat - 11 Mayıs, Şişli

Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. 130 Saat – 16 Haziran-Aralık, Aytepe, İzmit

Gizemli Dişilik Kampı23-26 Haziran, Yediburunlar, Fethiye

Mistik Tanrıça Ritüeli - 18-21 Ağustos, Yediburunlar, Fethiye (kontenjan dolu)

YogANA Eğitmenlik Prog. 200 saat – Aralık- Haziran 2017, Aytepe, İzmit

Eğitim detayları için: www.gizemlidisilik.com

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

 

 

 

*Bu sitede verilen bilgiler kişisel tecrübeye ve araştırmalara dayalıdır. Herhangi bir tıbbı tedavi öngörüsü ya da tavsiyesi taşımamaktadır. Bu sitede yer alan yazılar, görseller ve videolar bir hastalığın tanısı ve tedavisi için öneri niteliği taşımamaktadır. Yaşamış olduğunuz sağlık sorunu için öncelikle doktorunuza başvurunuz.