Tag Archives: Pema

Kalbiniz hangi yolu izliyor…

Standard

Yaşamda sessizlik anlarında açığa çıkan usul bir öğreti vardır, adına kalbin öğretisi dediğimiz. Tek şartı içsel sessizliktir. Bu hal gerçekleştiğinde içses belirgin olur. Öz-benlikten gelen şevkat bilgeliği ile dolu içsözler.

Ötenizden gelen fısıltılar. Yüce Kalp tarafından söylenen fısıltılar. O, oyunun yönetmeni ve bize ipucu ve yönlendirmeler verir.

Peki, içsesi duyacak kadar sessizleşebilir misiniz?

Kalpten gelen yönlendirmeler her zaman dinlemek veya izlemek istediğiniz türden olmayabilir. Bu altın değerindeki sözler, sizi öylece hemen özgürlüğe ve akışa taşımazlar. İlk temasta daha önce tatmadığınız güzellikte bir huzur ve coşku olur ancak bunun hemen sonrası yüzleşmeler olması kaçınılmaz. Hakiki huzur ve coşkuda kalmayı sürdürmenize engel tüm bağımlılıklarınızla yüzleşmeye yönlendirilirsiniz.

Dile getirmekte en çok zorlandığınız konuşmalara yönlendirilirsiniz.

Dürüstlük olgusunu tekrar tekrar tanımlayacağınız, hayatınızı ortaya koyacağınız yerlere götürülürsünüz.

Materyal alemde her şeyin bir bedeli olduğunu tecrübe ediyoruz, manevi alemin bedeli de kalbi bağımlılıklardan, negatif tekrarlardan ve dolayısıyla sevgisizlikten arındırma çabasıdır.

Bu süreç zorlu olsa da muazzam mükâfatlı, paha biçilmez bir süreçtir. Karanlık karşılaşmalarda kendi doğanızı gerçek anlamda öğrenirsiniz. Bunu öğrenmenin başka bir yolu da yoktur, acıların bilgeliği içinden geçerken öğrenilir.

Karanlık köşelerle yüzleşildiğinde, virajlar dönüldüğünde, karanlık harika ve alçakgönüllü yeni bir ışığa dönüşür.

Gurur tevazuya, nefret sevgiye, korku cesarete dönüşür.

Kalbiniz hangi rotayı izlemek istiyor?

Gülenay Pema

————–

Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu, yedek liste açık)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Reklamlar

Kadınlara Özel Mucizevi Uygulama & Ücretsiz Eğitim – Online

Standard

Yüzlerce yıldır ananelerimizin hem burada, Anadolu topraklarında hem de dünyanın farklı kültürlerine ait şifacı kadınların harika ve efektif bir yöntemi vajinal buhar.

Yıllar önce Amerika’lı bir kadından öğrendiğimden beri aylık ritüellerim arasında. Gizemli Dişilik eğitimlerimin bir vazgeçilmezi. YoniSpa nedir ve neden uygulanır diye soranları gayet net duyabiliyorum. Öncelikle kendi öğrencilerim düzenli ve doğru kullanarak (yanlış kullanımlar fayda değil zarara yol açıyor) hangi sonuçlar elde ettiler aşağıda sıralıyorum.

Ve uzun süredir bakit bulup yaptırmak istediğim Yoni Spa özel set de artık hazır. 2,5 yıldır yüzlerce kadının rahminin ve yumurtalıklarının şifalanmasına destek olan Yoni Spa yani bitkisel vajinal buhar setini sizlere duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Artık doğal kızıl çam ve dayanıklı kestane ağacından özel olarak tasarladığımız ve ürettiğimiz YoniSpaTaburesi ile birlikte satın alabiliyor.

Yoni Spa ile hangi rahatsızlıklar şifalandı derseniz kendini şifalandıran kadınların bize yazdığı hastalıklar şöyle:

🌸Hamile kalanlar,

🌸Miyom, kist, endometriözü iyileşen ya da küçülenler,

🌸Adet öncesi sıkıntıları azalan bazen tamamen yok olanlar,

🌸Aşırı kanaması azalanlar,

🌸Düzensiz adetleri düzene girenler,

🌸Erken menepozdan dönüp düzenli adet görenler,

🌸Cinsel ilişkide tatmini artanlar,

🌸Kadın bedenlerini keyifle onurlandıranlar ve ritüel haline getirerek diğer Gizemli Dişilik uygulamalarıyla feminen enerjilerini uyumlu bir şekilde arttıranlar,

🌸Öz-Şefkati artanlar,

🌸Gece rahat uyumaya başlayanlar

Bunlar yıllar içinde aldığımız sonuçlar. Hem kendi hem de öğrencilerimin tecrübeleri.

Yoni Spa, içerdiği özel şifalı bitkilerle vajina ve rahim yolunda arınma, tazelenme, temizlik, onarım ve hareketlilik sağlayarak bir önceki adetten kalan eski hücrelerin rahim astarından sökülüp atılmasına destek oluyor. Bu şekilde rahminiz olması gerektiği gibi arınmış, tazelenmiş ve farklı şifalı bitkilerin etken maddeleri ile istenilen spesifik şifalanma süreçlerine girmiş oluyor.

Her durum için özenle seçtiğimiz farklı bitkiler var. Her kadının aybaşı döngüsü kendine has bu yüzden her kadının adet döngüsünü detaylı inceliyoruz ve beslenmeyi de kapsıyoruz.

Yediklerimiz ve yemediklerimiz sağlığımızda bir numaralı etken. Kanser ya da kandida gibi daha ciddi süreçlerde ise doktorunuzla birlikte ilerliyoruz.

Siparişleriniz için buraya tıklayınız.

Yarın (20 Mayıs) saat 16:00’da ücretsiz bir seminer veriyorum. Kayıt için bana yazabilirsiniz.

Yepyeni Bir Program: Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. – 160 Saat

Standard
16 Haziran'da başlıyoruz... 
Erkenci kuş indirimi 1 Mayıs'a kadar, kaçırmayın!

Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı

🌿Dünyayı kadınların şefkati, anlayışı ve bilgeliği kurtaracak.

🌿İnsan medeniyetinin başlangıcından bu güne kadın şifacılar doğa ananın döngülerini, zamanlamasını ve ruhunu gözlemledi ve onurlandırdı. Kadın şifacılar bilgelikleri ve yetenekleriyle çevrelerine ebelik, manevi şifa, bitkisel tıp, beslenme, masaj, dua, ritüel, dans, şarkı, müzik ve rüyalar aracılığı ile hizmet ettiler. Bilge kadınlar doğumdan ölüme, rahimden mezara kadar şifalı destek sundular. Kadının şifalı yöntemleri gezegenimizin her kültüründe kendisini göstermeye devam ediyor. Biz de Anadolu kültüründeki şifacı anaların, lokman hekimelerin ve ebelerin mirasını tekrar keşfetmek için yola çıkıyoruz.

🌿Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı ananelerimizden kalan mirası tekrar sahiplenmek ve yaşatmak için sizleri bu mucizevi keşif yolculuğuna çıkarıyor.

🌿Programda kendimizi doğal yollarla şifalandırmayı, ailemize destek olmayı ve diğer kadınlara da bunu nasıl yapacaklarını göstermeyi öğreneceğiz. Kadim kadın şifacıların geleneklerini benimseyip, modern şifacılık ile harmanlayıp sağlıklı feminen enerjiyi tekrar tekrar uyandıracağız.

🌿Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı içeriği iki modüle ayrılarak öncelikle kapsamlı teori ve bilgilere daha sonra da uygulamalı olarak şifa tekniklerinin tatbikine yer vereceğiz. Yine harika bir program oluştu. Özel inziva alanlarında, Toprak Ana ile baş başa, unutamayacağınız güzellikte ve enderlikte anlar yaşayacağınızı şimdiden hissedebiliyorum.

🌿Tüm kadınlarımızın evrene şifa yayan varlıklar olması niyetiyle…

Eğer bu mucizevi yolda yürümeye hazırsanız sizleri bekliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Program içeriğine göz atmak için tıklayın.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

.

Mutluluk ve Beden Farkındalığı

Standard

pema_uddhita_ard_dhanurasana1Bu makalemde beden farkındalığı ve mutluluğun arasındaki ayrılmaz ilişkiye bir giriş yapacağız. Makaleden önce yeni eğitimlerden bahsetmek istiyorum. Dolu dolu bir yaz geçti bir çok kamp ve eğitmenlik programı tamamlandı, yenileri devam ediyor. Sonbahar’a da aynı verimde girdik. Yoga’nın ABC’si sınıfları açıldı, yeni 1. seviye açılacak, Gizemli Dişilik 5 ayrı ilde düzenleniyor. Tüm bunların yanında gönüllü girişimimiz Ganga Project ile mülteci kadınlara ve çocukları ile hassas gruba giren kadınlara kadın şifacılık üzerine ücretsiz eğitimler veriyoruz. Bu kış Şubat ayında öğrencilerimle Hindistan’da buluşup derin bir inziva gerçekleştireceğiz.

Bahar aylarında ise kadınlar için yoga eğitmenliği programı YogANA’nın yenisini açacağım. Bir de heyecanlı yeni bir eğitim var 2017 baharı ile sunacağım Kadın Şifacılık Sertifika Programı. İki modülden oluşacak bu programda, bir çok kadınsal şifa tekniğine yer vereceğiz. Uzun süredir eğitimlerimin ve yeni ekolojik çiftlik ve inziva merkezimizin inşaatı nedeniyle sizlere yazamadım. Şimdi Ege’nin yazdan kalma güneşinden faydalanırken, dalgaların ve meltemin eşliğinde size mutluluk ile ilgili yazıyorum.

Güncel Eğitim Takvimi

  • 23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler
  • Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)
  • 27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)
  • 12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin (Kayıtlar açık)
  • 13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana (Son yerler)
  • 19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir (Son yerler)
  • 20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)
  • 22 Kasım – Yoga’nın ABC’si Yeni 1. Seviye (Kayıtlar açık)
  • 10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler (Kayıtlar açık)
  • 16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit (Ön kayıt)
  • Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat (Ön kayıt)
  • Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül (Ön kayıt)
  • Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül (Ön Kayıt)

——-

Çoğu kişi mutluluğun başarı, sağlık ve iyi insan ilişkilerinden geldiğine inanır. Aslında doğru olan bu prensibin tersidir; yani başarı, sağlık ve iyi insan ilişkileri, mutlu olmanın kaçınılmaz sonucudur.

Çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bunun doğru olduğunu anlayabiliriz. Başarılı ve ünlü insanların mutsuz hayatları meşhurdur. Sağlıklı olmanın kıymeti bilinmez ve mutlu aileler bile beklenmedik bir trajediye maruz kalabilir. Peki, biz neden hala başarı, sağlık ve ilişkilerin mutlu olmamız için gereken tek şey olduğu yanılgısına düşmeye devam ederiz?

Eski Hindistan Vedik ve Budist geleneklerinde acı ve mutsuzlukla ilişkilendirilen beş sebep vardır:

  1. Gerçek kimliğini bilmemek
  2. Doğası itibariyle fani olan bir dünyada kalıcı olma düşüncesine takılı kalmak
  3. Değişiklikten korkmak
  4.  Ego denilen sosyal uyarımlı ilüzyonla özdeşleşme
  5. Ölüm korkusu

Bu makalede mutsuzluğun sadece ilk prensibine odaklanalım, yani gerçek kimliğinizi bilmemeye. Gerçek kimliğinizi bildiğiniz zaman çektiğiniz tüm acılar diner. Aydınlanma gerçekten kim olduğunuzu bilmektir.

Aşağıdaki adımlar sizi kendini-tanımaya yöneltecek. Mutluluğunuzun açığa çıkmasına izin verirken iki katmanlı bir yoldasınız; karanlıktan çıkıp ışığı içeri aladığınız…

İlk Anahtar: Bedeninin Farkında Ol

Bedeninin ve evren tek bir enerji, bilgi ve bilinç alanıdır. Bedenini dinleyip onun farkındalığına yanıt vererek sonsuz olasılıklar dünyasına adım atarsın ve burada doğal bir şekilde yaşanan şey huzur, uyum ve neşedir.

Tam şu anda ne kadar mutlu olduğunuzu anlamak istiyorsanız en güvenilir rehberiniz bedeninizdir. Birçoğumuz bedenimizin bize gönderdiği sinyalleri hafife alma eğilimi gösteririz. Bunlar rahatlık, rahatsızlık, üzüntü veya neşe gibi oldukça ince mesajlardır. Bu ilk anahtarı anlamak için her zamanki zihin/beden bölünmesinin ötesine bakmamız ve zihinle bedeni, iki varlık olarak ayıran bir sınır olmaksızın tek bir güç alanı olarak görmeye başlamamız gerek.

Mutluluk kapasitemizi artırmak için kendi duyularımızla bağlantı kurmamız gerek. Farkındalığımızı artırdığımızda bedenimizin bize söylediği önemli mesajları daha net bir şekilde anlayacak durumda oluruz. Bedenimizden gelen önemli mesajları daha iyi anladığımızda, zihin, beden ve ruhumuz arasındaki uyumu yaratmak için ne yapmamız (veya yapmamamız) gerektiğini içgüdüsel bir şekilde biliriz.

Mutsuzluk, zihin, beden ve ruh arasındaki uyumsuzluğun bir sonucudur.

Farkında olmayı bıraktığınızda ne olur? Bedeninizin gönderdiği sinyallere dikkat etmeyi bıraktığınızda zihin-beden güç alanınızda aksamalar yaratırsınız. Bu aksamalar kendisini birçok alanda açığa çıkarabilir. Örneğin bedeniniz 8 saat uykuya ihtiyaç duyduğu halde tüm gece çalışmak durumunda kalmak veya ruh haliniz ve enerji seviyeniz üzerinde olumsuz etkileri olmasına rağmen abur cubur yemek gibi. Bedenin hatırı sayılır şekilde beslenme, dinlenme ve sevgiye ihtiyaç duyarken siz farkındalıktan uzaklaşarak bedeninizin yardım çığlıklarını görmezden gelirsiniz.

Bedenlerimizin daha çok farkında olabilmek için bedenimizin bizim için yaptığı her şey için minnet duymaya zaman ayırmamız gerek. Öncelikle bedenimizde var olan sonsuz zekayı düşünün: biz farkında bile olmadan, insan bedeni geleceği hayal edebilir, bir enstrüman çalabilir, yeni hücreler üretebilir, kalp atışını izleyebilir, zararlı bakterilerle savaşabilir, rahmin içinde yeni bir yaşam meydana getirebilir ve bunların hepsini aynı anda yapar.

Bedenlerimizin ayrıca muhteşem bir sonsuz yaratıcılık kapasitesi vardır. Yeni bir beceri edindiğimizde veya nefes aldığımız yerin irtifasını değiştirdiğimizde bedenimiz bu yeni koşullara içgüdüsel olarak adapte olur ve bu yeni değişime karşı koymaz. Bir daha yeni bir spor yapmayı öğrenirken ya da yeme alışkanlıklarınızı tamamen değiştirirken bunu bir düşünün.

Üçüncü olarak bedenlerimiz, mikroskopik hücrelerimizin, normal şartlarda yaşamı desteklemeyecek çevresel koşullarda dahi hayatta kalmasına, büyüyüp evrimleşmesine imkan tanıyan uçsuz bucaksız bir güç kaynağına bağlıdır. Bedenimizin, iç sistemimize girebilecek virüs, mikrop, kanser hücreleri ve diğer zararlı unsurlara karşı kendini savunmasına imkan veren de yine bu güç kaynağıdır.

O halde kendi bedenlerimizin ve onların yaptığı her şeyin daha fazla farkında nasıl oluruz? Bu aslında düşünüldüğünden çok daha basittir. Bir sonraki kendinizle baş başa kaldığınız sessiz anda, sadece hissettiğiniz fiziksel duyulara kendinizi açın. Bedeninizde özellikle gergin hissettiğiniz belirli bölgeler var mı? Yüzünüz, boynunuz veya sırtınız gibi. Bedeninizin belirli bir bölgesine tüm dikkatinizi verdiğinizde ne oluyor?

Fiziksel rahatsızlık duyduğunuz bir sonraki sefer, sadece derin bir nefes alın ve rahatsızlık veren hisleri yargılamadan onlar kendiliğinden kaybolana kadar gözlemleyin. Her dikkatiniz dağıldığında, stresli veya belirsiz hissettiğinizde bu alıştırmayı yapın. Böylece farkındalık kaslarınızı oluşturmaya başlayacaksınız ve bu, hayatınızın geri kalan kısmında sizi ve çevrenizdeki insanlar için çok faydalı olacak.

İlk Anahtarı günlük hayatta aktive etmek üzere size aşağıda kolay bir teknik önereceğim:

  1. Bedenimdeki enerjiyi maksimuma çıkarmak üzere seçimler yapacağım. Herhangi bir şekilde enerji eksikliği hissediyorsam kendimizin tamamen farkında olduğumuz zaman hepimizin bağlı olduğu sonsuz kaynağın akışına direnç gösteriyorum demektir.
  2. Herhangi bir duyguyla hareket geçmeden önce kalbime danışacağım. Kalbim, duygusal zeka konusunda benim en güvenilir rehberimdir.
  3. Bedenimde ağırlık veya donukluk hissedersem özellikle dikkatimi vereceğim çünkü bu duygular atalet çektiğimin sinyalleridir ve her anın potansiyelini deneyimlemek yerine alışkanlıkların dayatmasını yaşamaktır.

Hepimize bedenin farkındalığının arttığı, bedenimizi sahiplendiğimiz ve kendini şifalandırabilen bir bünye diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Güncel Eğitim Takvimi

23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler

Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)

27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)

12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin

13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana

19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir

20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)

10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler

16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit

Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat

Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül

Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Dolunay, Balık Burcu ve Yaralı Şifacı

Standard

chiron

Son bir haftadır Balık Dolunay’ı ve ay tutulması etkisindeyiz. Ay tutulmasının etkisi birkaç hafta daha devam edecek.

Bu Dolunay, astrolojide yaralı şifacı Kiron (Şiron, Chiron) etkisinde bize yaralarımızın içinden geçerek şifalanmanın birçoğumuz için elzem olduğunu hatırlatıyor.

Mistik Balık Burcu ise yaralar şifalanmadan mistik haller tecrübe edilemeyeceğini çok iyi biliyor.

Yoğun bir dişil enerji altındaki dolunayın teması yaralarınızın içinden geçerek şifalanmanızı bizzat kendi elinizle sağlamak.

Kendi kendinizin şifası olmak.

Bu konuya hem derslerimde hem de makalelerimde sıkça değiniyorum; yükselmek dönüşmek için gölgelerimiz dediğimiz yaralarımızı bulup, yüzleşip şifa için alan açmak elzem.

Hemen herkes kendi yaralarının az çok farkındadır. Bilinmeyen şey ise yaraların nasıl şifalanacağı.

Size ilk adım olarak yaralarınızdan korkmamanız gerektiğini söyleyebilirim.

Hangi yaralarınız var bakarak, alan açarak, zaman tanıyarak, su yüzüne çıkmalarına niyet ederek. İlk adım bu şekilde atılır.

İlk adımın atılmasıyla birlikte şifalanma sürecinde biraz daha ilerlemeye başlarız. Emin olun açılan yara, içinden geçildikçe şifalanacaktır. Tıpkı karanlığa tutulan ışığın orayı aydınlatması gibi, kendinize doğru yönelip, yaranızı sarma niyetiyle yola çıktığınız anda şifalanma başlar. Tam o anda…

Siz yaralarınızın içinde onları şifalandırmak için yoğun çaba verirken azılı güçler sarar çevrenizi. Bu azılı güçlerden en bilineni korkudur. Güçlüdür, evet, düşmanımızı tanımalıyız, ama yenilmez değildir.

Korku sık sık yoklar, ama her yokladığında yaramızı biraz daha şifalandırma şansımız da olur. Bu gizemin tam da merkez noktasıdır, burada başlar.

Korkuyla iş birliği yapan zihin kafa karıştırır, şüphe duyar, cesaret kırar, karalar. Zihnin işi budur. Sizi varoluşsal, dönülmez ve içinden çıkılmaz zannettiren yerlere götürür. Ve siz o yerleri gerçek sanarsınız, ama bu bir sanıdır, zemini olmayan. Her ne kadar zemini varmış gibi gözükse de sanı oluşunun en belirgin ispatı geçiciliğidir.

Sanıların ötesine geçmeye başladığınız, yaralarınızı sarmaya başladığınız yerdir.

Zihin elbet zorlar; gücünü, bildiği ve yönettiği yaralar üzerindeki kontrolünü kaybetmek istemez. Türlü kurnazlıklarla yaranızı şifalandırmaya değil, kaşıyıp salgın gibi büyümesi için sizi kandırır. Bazen başarılı da olur hani, zihin dediğimiz, ego dediğimiz, karanlık dediğimiz düşük benlik. Ancak bu bir zafer değildir, geçici bir geri çekilmedir. Güç toplamak için, bunu asla unutmayın. Zihin asla kalbi yenemez, geçici olarak kurnazlıklarla gücü elinde tutar gibi görünür ama asla kalbi yenemez.

Balık Dolunay’ında Kiron yaralarımızı şifalandırmak için gizemli kapıları bize açıyor, destek getiriyor. Tek şartı, dürüstçe ve cesurca yaralarını görmek ve şifalandırmak için niyet edip, adım atmak. Bu şekilde Yaralı Şifacı, güçlenmeye ve yükselmeye başlar.

Kalp, gözüpek, yaranın merkezine inmeye niyet yeniler.

Telaşsız ve huzurlu.

İteklemeden, akışında.

Zorlamadan ama azimli.

Dişil enerji ile; anlayışla, sebatle, şefkatle yaraları kucaklayarak.

Öfke çıkıyorsa, izin vererek ancak öfkeyi körüklemeden ya da birisine yöneltmeden. Tıpkı basınç azaltır gibi. Dökülecek gözyaşlarına izin vererek, üzgün olmaya izin vererek. Kırılgan olmayı kucaklayarak. Yorulduğunda, dinlenerek. Kendine annelik yaparak, şefkatle yaralarını şifalandırırsın.

Acelesiz, anlayışlı, aktif ve duru.

Hassasiyet kalbin yolcusunun en değerli erdemidir.

Hassasiyet, tevazudur, olmadan maneviyatta derinleşemezsin.

Ben bu mistik zamanı 15 öğrencimle doğa ananın kucağında, kadın kadına yaralarımızı paylaşıp, sessizliğin mistik dokusuyla nakşederek geçireceğim. Bir balık burcu olarak inziva için dolunay ve ay tutulmasını seçmem tesadüf değil elbet. Eşzamanlılıklar Yaradan’ın bizimle konuştuğu lisan. Ve sessiz olduğumuzda, kalbin sessizliğinde lisan gün yüzü gibi net ve açık olur.

Destek var, şefkat var, şifa var, huzur var…

Hiç bir zaman yanlız değiliz… Yanlızlık bir yanılsama…

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Güncel Eğitim Takvimi

 

Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk

Standard

Gizemli Dişilik_Gülenay PemaZor zamanlarda kalıcı mutluluk, iki şey aşikar zor zamanlarda, karanlık zamanlarda olduğumuz ve insanoğlunun her daim kalıcı mutluluğu aradığı. İçinde bulunduğumuz ve Hintlilerin Kali Yuga adını verdikleri Karanlık Çağ’ın son evrelerindeyiz. Kaynaklarda bu süreçler zaman hesapları ile net olarak belirtiliyor ve son yıllarda üstatlar bizlere içinde bulunduğumuz dönemle ilgili bilgilendiriyor, dışarıda gördüğümüz karanlığın içerideki artan karanlığın bir yansıması olduğunu aktarıyorlardı. Bu zor sürece birden bire girmedik elbet, doğa adım adım ilerliyor. Doğa Ana’nın dengesi ise adım adım bozuldu, insanoğlu tarafından, karanlığı ile yüzleşmekten çekinen, bilemeyen, gerçek doğasını, doğanın bir parçası olduğunu unutan insanoğlu…

Sizlere olduğundan da karanlık bir tablo çizmek değil amacım ancak artık ‘polyannacılık’ devrinin de kendiliğinden kapandığını görüyoruz.

Yalanların en büyük ve acı dolu olanı insanın kendisine söylediği. Ve yalanın baş kumandanı illüzyon. Yani kişi kendine yalan söylediğinin bile farkında olmadığı hülyalı bir kişisel hikayede cebelleşiyor.

Ancak her zaman dediğimiz gibi karanlık tek başına var olamaz, karanlık aydınlığın olmamasıdır. Yıllardır blogumdan bu konu üzerine makaleler yazıyor, eğitimler veriyorum. Ve kendi karanlığı ile yüzleşip, ışıkla arındıranların kalıcı mutluluğa, dolayısıyla şifaya ve berekete ulaştıklarını görüyorum.

Sonuç itibari ile bu öğretiler ebedi öğretiler, senin benim kişisel gerçekliğimiz değil, hakikat tek ve bir.

Gerçek özüne doğru yürüdüğün yolda, desteklenirsin çünkü yaptığın şey dışardan nasıl gözükürse gözüksün eğer temelinde dürüstlük ve anlayış varsa seni hakikate er ya da geç ulaştıracaktır.

Verdiğim eğitimler son yıllarda bu karanlıkla yüzleşme üzerine odaklanıyor. Ve böyle olduğunda da gerçekten zor badireler atlatılıyor. Esasen zor diyerek ürkütmek istemem çünkü zorluk dahi insan yaratımı. Bir şeye, kişiye ya da olaya bağınız ne kadar güçlü ise acı da o kadar güçlü olur. Bu dünyada her şey geçicilik kanununa tabi. Gün gelir, en sevdiğinize olan bağınız dahi test edilir, buradaki gizli hakikati ise ancak bu yolda karanlığı ile yüzleşme cesaretinde olanlar bir nebze hissedebilir.

Karanlık her ne kadar tek başına var olmasa da gücünü yadsımak aptallık olur. Öyle ki çalışmalarımda kendine dair fikirlerine sıkı sıkı bağlı olan kişiler çalışmadan kaçma eğiliminde, ya da benden nefret etme 🙂 Yaptığım iş tıpkı arı kovanına çomak sokmaya benziyor bazen. Çomağı soktuğunda kızgın arılar üstüne öldüresiye geliyorlar, ve eğer arı sokmasına alerjin varsa ölürsün. İş bu kadar ciddi. Ben eğitimlerimde hakikatin yolunda mertebelere ulaşmış üstatlardan öğrendiğim ve faydasını gördüğüm teknikleri tatbik ederken yani bir nevi karanlıkla savaşırken, ‘polyanna’ yengeç gibi yan yan kaçmaya başlıyor ve çaktırmadan alandan kayboluyor. Çünkü ego yok olmak istemez. O kadar yıl emek vermişsin kişisel gelişimle büyüttüğün kimliği gelmiş birileri test ediyor, olacak iş mi? Bazen katılımcılar çalışmalara herkesi, tüm dünyanın insanları çok sevdiklerini, kimseye nefret beslemediklerini hiç öfkeleri kıskançlıkları olmadıklarını söyleyerek başlar, çalışma derinleştikçe, dürüstlük açığa çıktıkça en yakınları ile kavgalı olduğu açığa çıkar aynı kişilerin. Şimdi bu dışardan çok kolay görülebilen bir şeyken ‘iyi insan’, ‘mutlu insan’, ‘herkesle hoş’ insan maskesine sıkı sıkı tutunan bir kişi için işkencedir.

Oysa yapılan işkence kişinin kendi kendine yaptığı. Biz işkenceyi gösteren işaretiz. Sevginin nasıl unutulduğunu, üzeri sahteliklerle örtülen geçici mutluluk ve yüzeysel samimiyetleri gösteren yolcuyuz.

Güzel haber ise karanlık çağın içinde kendine has bir aydınlık çağının olduğu. Yukarda bahsettiğim eğitimlerime gelen ender ‘polyanna’ların da boş dönmediklerini biliyorum. Amaç kendileri ile yüzleşmek ve kalpte buluşmaksa bunu herkes ruhunun çizgisinde yapıyor. Aksi düşünülemez, tek bir yaprak bile tesadüfen düşmez. Her şey tam da olması gerektiği gibi gerçekleşir.

Kalbim ve dualarım beni tanıyan tanımayan herkesin kalbinin sevgiye açılması için.

Gelelim daha da güzel haberlere, bu yazı dört harika kamp ile tamamladık. Harika dönüşümler, dostluklar, yüzleşmeler ve aydınlanmalar gerçekleşti. Devam eden Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı verdiğim teknikleri uygulayan adaylar için gittikçe derinleşiyor bayramda üçüncü kamp için hazırlanıyoruz. Eylül sonunda yeni bir Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı‘na başlıyoruz. Kimileriniz üzülecek belki ama bu vereceğim son Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı olacak. YogANA Kadınlar için Eğitmenlik Programı ise Ekim sonunda başlıyor, kayıtlar aylar öncesinden doldu otelde ufak bir tadilat yapıp son bir kişilik kontenjan açtım, katılmak isteyen varsa hemen yazsın. Bir güzel birliktelik de bu hafta sonu olacak Gizemli Dişilik Festivali kadınlara özel ilk festival. İstanbul’a iki saat uzaklıktaki bir yaylada buluşacağız. Detaylar web sitesinde. İstanbul’da da eğitimler devam ediyor. GD1, GD2 ve Gizemli Dişilik 3 eğitimlerini hafta sonları Etiler’de veriyoruz. Ve tabi her yıl olduğu gibi bu yıl da inziva için öğrencilerimle Hindistan’da olacağız

Daha verecek bir çok yeni ve güzel haberler var; bitkisel şifalanma için özel üretimimiz Arıkuşu Botanik ve Arıkuşu Ekolojik Çiftlik & İnziva Merkezimiz gibi ancak burada daha fazla lafı uzatmak istemiyorum.

Gizemli Dişilik Eğitimleri’ni tecrübe etmek isteyenleri festivale bekliyorum, hem bu kadar eğitimi bir arada bulamazsınız hem de çok hesaplıya geliyor. Kayıt için: festival@gizemlidisilik.com

Bir sonraki makalemde Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk için teknikler vereceğim.

Herkesin kalbinin sevgiye ve huzura açılması niyetiyle,

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Edin’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

Kalbin her zaman yolu bilir…

Standard
gulenay pema and the sunKendine vakit ayır, sadece kendinle kal, sözleri olmayan huzurlu bir müzik eşliğinde, sessizce. Kalbine bak ama gerçekten bak, eğer üzüntü bulursan endişe etme. İzin ver kendine, omuzlarından indir dünyanın yükünü.
Sıkıntın sonsuza kadar orada olmayacak, geçecek elbet. Hareket edecek. Çünkü her şey geçer.
Duygularını yaşamaya izin verdiğinde, kabul ettiğinde bir değişim gerçekleşmeye başlar; üzüntün görülmüştür, sıkışık yerinden çıkıp akmasına olanak sağlanmıştır ve bu hareket belki de kederin yıllardır oturduğu ve seni sinsice yönettiği yerinden olmaya başladığını gösterir. O yüzden izin vermen, alan açman, kabul etmen ve zaman tanıman senin için elzem.
Eğer stresin üzüntüye, üzüntün kedere, kederin depresyona ve  yaşamdan ümidini kesmeye, neşeni çalmaya varıyorsa, senin için elzem duygularına izin verip, anlatacağı hikayeye kulak verecek alanı açmak.
Devamını okumak için tıklayın.
*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.