Tag Archives: Vipassana

Akrep Yeni Ay’ı; Karanlıktan Aydınlığa Keskin Çıkış

Standard

Bu akşam saat 7’de Akrep Burcu’nda Yeni Ay gerçekleşecek.

Ayın her fazı gezegenimizde belirli bir döngüyle ilgilidir. Ay suları yönetir ve su elementi de duyguları. İnsan bedeninde ise 2. çakra olarak adlandırılan Swadistana’yı. Akrep Burcu bu düzlemde en etkin burçtur çünkü 2. çakranın yöneticisidir.

Ayın yeni döngüsü adından da anlaşılacağı gibi yeniyi, yenilenmeyi, tazelenmeyi temsil eder, sadece temsil etmez bunun için gerekli titreşimi yayarak bizi etkiler. Hayatlarını özellikle beden farkındalığı ve enerjilere duyarlı olarak yaşayan kişiler göğe bakmadan dahi ayın fazlarını hissedebilirler.

İnsan bedeninin yaklaşık %70’i sudan ibarettir. Ayın suları yönettiğini belirtmiştim ki okyanuslardaki med ceziri, bitkilerin ve toprağın ayın fazları ile uyumlu su tutma kapasiteleri bilimseldir. 

Şimdi insan bu bahsettiğim doğadan farklı mıdır? 

Değildir elbet. 

Tek farkı dikkatini kendi doğasında, bedeninde cereyan eden akışlardan koparıp, sadece materyal olana odaklanmış oluşudur. Bu da kendi doğasından ve Doğa Ana’dan kopuk, materyal alemde yaşayan bir toplumu yaygınlaştırdı. 

Velhasıl tüm insanoğlu bu durumda değil, kendi doğasıyla, doğayla uyumlu yaşayanlar ve bu yöne eğilim gösterenler hızla artıyor. 

Gelelim Akrep Yeni Ay’ının bize sunduğu nimetlere, derslere ve testlere. 

Akrep Burcu’nu oldum olası sevmişimdir. 

Benim için karanlıktan korkmayan, cesur bir savaşçıyı temsil eder. Ateşin üzerinde yürünecekse akrep en ön sıradadır, rekabet ya da başka bir egosal nedenle değil, içgüdüsel olarak. İşte bu şu günlerde aktif olan enerjilerden birisi.

Akrebin affetmeyen, keskin hakikat göstergesi manevi yolda emin adımlarla yürümek isteyenlerin pusulasıdır.

Bu arada retroda olan Balık Neptün’ü ile kesişen Akrep Yeni Ay’ı hakikati daha net görebilmemize destek oluyor. 

Milyarlarca kilometre ötedeki gezegenlerin buradaki yaşamınızı etkilediğine, astrolojinin etkilerine inanan bir insan topluluğunun kendi ebedi ruhunun yaydığı bilinç ve titreşimi yok sayması bir paradoks, bir kendi kendini aldatma, öyle değil mi. Bunun nedenlerinden birisi kişinin kendi yüceliğinden korkması. İlginç değil mi, günün sonunda herkes mutlu, tatmin, bolluk ve güçlü bir yaşam isterken tüm bunlara ve daha ötesine ulaşmaktan korkuyor. 

Bu Yeni Ay bize hem atalarımız hem de anaelerimizden genetik ve enerjetik kodlarla gelen bilgeliğin gücünü benimsememiz için bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda semavi alemlerden gezegenimize gelen destek bu günlerde oldukça yüksek. Bu günleri dünyanın farklı gelenekleri Samhain, Diwali gibi güçlü törenlerle kutluyor. 

Şimdi Akrep, keskin dürüstlüğü ve korkusuz gücü ile Yeni Ay’da bize kendi karanlığımızdan korkmadan yüzleşebilmek için gerekli enerjiyi veriyor. 

Hatalarından, gurura yenik düşmeden öğrenebilme yetisinin, yani tevazunun gücünü bize hatırlatıyor. Zira manevi olgunluk tevazu temellidir.

Akrep Yeni Ay’ı, karanlık yönlerine keskin bir kartal gözü ile bakıp, kangrenli yerleri kesip atma yetisini veriyor bize.

Böylece karanlığın içinden aydınlığı görerek yükselen bir adanmışlık ve disipline sahip olmak ne demek anlayabiliyoruz. Zira bu ikisi olmadan zihnin, egonun ya da alt benliğin zindanlarından çıkmak mümkün değil. 

Bu akşam kendin için bir yeni ay ritüeli ile atalarından ve ruhsal rehberlerinden gelen, Yaradan’dan yükselen bilince kendini açabilirsin. Kendine sessiz bir alan açıp, bir mum yakıp, bir süre kalbindeki ateşle mumun alevini uyumlayıp başlayabilirsin. Sonrasında ayı görebileceğin tarafa yüzünü dönüp (güneşin battığı istikamete) ya da ayı gözünde imgeleyerek kalbinin sesini dinlemeye odaklanabilirsin.

Aşağıda size destek olması için bu yeni ay için seçtiğim sevdiğim bir sanatçı arkadaşımın oldukça etkili müziği ve kısa filmini de paylaşacağım. 

Kalbin gizemlerini yaşayabileceğin, sadece bedenden ibaret olmadığını idrak edebileceğin anlar diliyorum.


Sevgilerimle,


Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yeni Ay Ritüeli için seçtiğim video:

https://youtu.be/kHuY62rbHho


Yaklaşmakta Olan Eğitimler

* 21-23 Aralık – Kalbin Yolu İnzivası – İç-Çocuk & İç-Anne, Aytepe Yaylası, İzmit

* 22 Şubat – 3 Mart – Hindistan İnzivası

Eğitim detayları için tıklayınız

Reklamlar

Yaşam Dönüştüren Program 8 Kasım’da Başlıyor!

Standard

Kalıcı dönüşümlere vesile olan yeni YogANA Yoga Eğitmenliği Programı 8 Kasım’da başlıyor. Erkenci kuş indirimi 10 Ekim’e kadar, kaçırmayın!

YogANA™ eğitmen adaylarını, feminen doğayı açığa çıkarırken maskülen doğayı dengeleyerek içsel enerjileri uyumlu seviyelere getirip, kadınlığa dair kapsamlı bir içerikle esaslı bir dönüşüm ve arınma yolculuğuna çıkarır.

18 yıllık tecrübe ile geniş bir müfredata sahip YogANA™’da dönüşüm ve uygulamaların adaylar tarafından gerçek anlamda tatbik edilebilmesi için 200 saatlik program 3 aylık bir sürece yayılmaktadır.

YogANA™ programı kadim ve etkileri ispatlanmış uygulamalarla gerçek bir yogini ve yoga eğitmeni olabilmek için gerekli altyapıyı oluşturur.

Dünyada çok ender ve Türkiye’deki kadınlara özel tek temel yoga eğitmenlik eğitimi YogANA Yoga Eğitmenliği Programı‘nda edineceklerinizden sadece birkaçı:

– 200 Saatlik uluslararası (Yoga Alliance) geçerli temel Hatha & Chakra Yoga Eğitmenliği,

– Chakra Yoga ve Çakraların Beden-Zihin-Duygu Üzerindeki Etkileri & Dönüşümü

– Temel yoga gelenekleri, yoga felsefesi ve kapsamlı teori (JnanaYoga, BhaktiYoga, KarmaYoga, KundaliniYoga),

– Hamile Yogası Eğitmenliği,

– Regl, ovülasyon ve diğer kadınsal döngülerle uyumlu yoga teknikleri,

– Yogik beslenme ve arınma ile hastalıklara karşı güçlü bir bünye,

– Enerji anatomisi ve yönetimi,

– Kadınsal ve diğer hormonlara uygun yoga teknikleri ile dengeleme

– Yogayı yaşamınızın her anına doğal olarak alabileceğiniz ilham ve disiplin,

– 50 Asana ve bünyedeki faydaları,

– Uluslararası geçerli (Yoga Alliance) sertifika,

– Yoga ve fonksiyonel anatomi,

– Gerçek bir yogini pratiği ve dönüşümü ile sağlam bir yoga temeli,

– Eğitmenlik formasyonu,

– Doğa Ana’nın kucağındaki yogaya özel inziva merkezinde,

– 18 yıllık tecrübe,

– Eğitmen ve kurucu Gülenay Pema yoga eğitimini uzun yıllar yaşadığı Hindistan ve Tayland’da almıştır. Uluslararası geçerli E-RYT500 sertifikasına sahip ve hem yurtdışındaki yoga üniversitesinde hem de yurt içinde yoga eğitmenliği tecrübesine sahiptir.

Şu an devam eden YogANA Eğitmenlik Programı ile paralel 8 Kasım’da yeni programa başlıyoruz.

Kontenjanda kısıtlı yerimiz var erkenci kuş indirimi 10 Ekim’e kadar, kaçırmayın!

Detaylar için YogANA web sitesini inceleyebilirsiniz.

Bir Kadının İlham Veren Yolculuğu

Standard

“YogAna programına başladığım zaman oldukça korkak, sinmiş ve saklanan bir kadındım. Bir çaba vardı hayatımı değiştirmek için ama debelenme gibi daha ziyade, şükürler olsun ki sizinle karşılaştım ve YogAna eğitimine katılmak nasip oldu. Sessiz, içine kapanık gibi sıfatlar ile tanımlıyordum kendimi. Halbuki hiç de öyle olmadığımı farkettim öncelikle. Kafamın içinde devamlı bir yargılama, tartma, değerlendirme sürüp gitmekteydi.

Günlük Sadhana’mı hediye ettiniz bu programla beraber bana. Asanaların büyülü olduğunu düşünüyorum, yaptıkça insanı dönüştürüyor. Sadhanam sayesinde bunu deneyimliyorum, ne amaca hizmet ettiklerini siz oğrettiniz, saygıyla ve sevgiyle, ciddi bir disiplinle ele alınması gerektiğini sizden öğrendim. Şimdi artık rahat rahat konuşmuyorum Yoga hakkında, öğretiye saygı göstermeyi oğrendim. Günlük sadhana uygulamamı yaptıkça, boş boş konuşmaya gerek kalmadı, zaten bize oğrettiğiniz asanalarla hem dem olmak yeterli oluyor.

Korkularım azaldı, özellikle köpeklerden bariz bir korkum vardı. İlk kez YogAna Egitimi sürecinde hayvanlara dokunmaya, sevmeye başladım ve çok mutlu etti bu beni.

Son kampta kendi degerimle ilgili

söyledikleriniz kırdı geçti tabiri caizse ama gerçek yakmakla beraber muthiş ferahlık verdi bana. Nasıl anlatılır bu bilmiyorum. Geri dönmek mümkün değil, ancak tek yön var gidilecek.

Bir gün üniversitede koridorda yürürken kendime bir güven geldi, bu zamana kadar verdiğim emeğin içimde toplanmasi gibi… hoca olduğumu hayal ettim, öyle bir his geldi ve ertesi hafta görüşmeye gittigim bir üniversitede- daha önce yardımcı doçent başvurusunda ret aldığım bir üniversite- daha ben bir cümle etmişken benimle çalışmak istediğini söyledi görüştüğüm kişi.

Kendi hayatımı istediğim gibi inşa edebileceğimi farkettim. Yapamayacağımı söyleyen içsel sabotajcım ile de Yogana eğitimi sırasında tanışma fırsatım oldu. O ortaya çıktığında artık sağlam duruyorum.

Hayatımın en esaslı dönemlerinde biri oldu Yogana Egitmenlik Programı’ndaki sürecim.

Her şey yeni başlıyır. Sizi seviyorum ve özlüyorum. Varlığınıza şükürler olsun. Allah ne muradınız varsa versin.”


Gülenay Pema Eğitim Takvimi

 

  • 22 Şubat – 3 Mart, Hindistan İnzivası (Öğrencilere özel)

 

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Balık Burcu Dolunayı; Kendine Şefkatli Ol

Standard

Bugün saat 15:00’a birkaç dakika kala Balık Burcu’nda bir dolunay gerçekleşecek.

İçinde bulunduğumuz ay ve güneş tutulma serilerinin açığa çıkardığı güçlü karmik temizlik bazılarımızı oldukça sarsmış ve yormuş olabilir. Her yoğun süreç, sakinlikle dengelendiğinde şifanın görevini yapabilmesine alan açmış oluruz.

Bu dolunay şefkat enerjisi taşıyan balık burcuyla birlikte es verip, kendimize zaman ayırıp, olanlara kuş bakışı bakarak öğrendiklerimizin ya da yaralarımızın zamana ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor.

Şahsen kendine alan açmanın günümüz kaotik dünyasında elzem olduğunu biliyor ve bunu uyguluyorum. Eskiden bu bir lükstü, bencillik gibi algılanıyordu, ancak zaman algısı öyle hızlı ilerliyor ki durup bünyemize hakettiği sakin ve sessiz alanı vermek boynumuzun borcu halini aldı.

Balık burcu su elementini yönetir, ay da öyle. İkisi birlikte bize duygularımızın su gibi sakin bir alana ihtiyacı olduğunu öğretiyor.

Bu şifalı ve şefkat yüklü balık dolunayı sırasında, bugün, bu gece ve yarın su elementini şifa aracı olarak kullanalım. Çiçek ve aromaterapi banyoları yapmak, tuzlu denizde şifa için zaman geçirmek, su içerken şükretmek ve sessizce nefesinizin akışıyla dinlenmek, usul usul mantra ya da ilahi söylemek kendinize vereceğiniz en güzel ve verimli hediye olur.

Ayın su üzerindeki yansımasına dalarak saatler geçirmek ne kadar da sakinleştirici.

Balık burcunun yöneticisi Neptün hayal gücümüze destek olarak, geçtiğimiz zorlu ayların karmik temizliğini nasıl yeniden yapılandıracağımızı öğretiyor. Bu yaratıcı, anaç, şefkatli ve vizyoner enerjiye kendimizi açalım.

Suların usul usul akışının şifasını doya doya içimize çekelim, çekelim ki önümüzdeki döneme dinlenmiş, zinde ve yaratıcı potansiyelimizi hakkıyla kullanıp yaşamımızı yaratabilecek öz-bilgiye sahip olarak girelim.

Bir balık burcu olarak size kalbinizdeki şefkatli özle başbaşa kaldığınız keyifli ve kozmik bir dolunay diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kalbin Karşısında Ne Kanser Durabilir, Ne Ölüm … Gerçek bir yaşam hikayesi

Standard

narın altında gülenay pemaBu satırları kırmızı çiçeklerini rüzgarda dağıtan nar ağacının altından yazıyorum. Narlar olgunlaşmaya başladı. Çiçeği mi yoksa meyvesi mi daha güzel, karar vermek imkansız. Hem neden birini diğerine tercih edelim değil mi, neden karar verelim?

2012 yılıdan beri bu blogda makaleler paylaşıyorum. Blog istatistiklerine göre şimdiye kadar 413.074 kişi bloguma girmiş, 800 bine yakın görüntülenme almış.

Bu verileri yazmamın nedeni rakamlarla değerimi biçtirmek değil. Bu rakamlarla paylaşmak istediğim, şimdiye kadar bu kadar kişinin makalelerimi okuyup, makalelerin yazarı, yaşam hikayesi hakkında neredeyse hiç bir şey bilmiyor oluşu.

Bu bir tesadüf değil. Böyle olmasını bilinçli olarak tercih ettim. Yıllar evvel blogumu ve sosyal medya hesabımı açarken, amacım kişisel paylaşım yapmak değildi, yıllarca edindiğim öğretileri ve tecrübeleri paylaşmak için kullanacaktım ve öyle de oldu.

İstedim ki insanlar öğretilere ulaşsın, kadim tekniklere, ilham alacakları örneklere, dönüşümsel astrolojiye, yogaya, şifaya …

Amacım her zaman faydalı olmak oldu. Paylaştığım konularla bazen yüreklere su serpmek, bazen acıları dindirmek, bazen ümit vermek, bazen huzur aktarmak istedim. Hiç tanımadığım kişilerden aldığım email’lerden bu yönde bir değer kattığımı görebiliyorum, hissedebiliyorum.

Şimdi ise ilk kez kendimden, kendi yaşam ve manevi yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. En azından bir kısmından.

Bu paylaşımın şimdi olması bir tesadüf değil, meyve olgunlaştığında düşer dalından. Ben de yaşam tecrübemi, okuyanlara ilham olacak değere ve olgunluğa geldiğinde paylaşmak istedim. Edindiğim tecrübelerin egonun eline düşmesini istemedim, buna özen gösterdim. Kimliğimin, yaşam hikayemin öğretilerin önüne geçmesini istemedim. Şimdi o denge kuruldu.

Bugün Ege’nin kırsal bir köyünde yaşıyorum.

Çam ormanlı tepenin yamacında, iki yıl önce eşimle yerel taş mimariye uygun inşa ettiğimiz evimizin bahçesinde, 70 yıllık narın gölgesindeyim. Organik ürünler yetiştirdiğimiz bir çiftliğimiz ve öğrencilerimi ağırladığım bir inziva, şifa alanımız da var.

Çok severek yaptığım, yaşamlara ve kalplere dokunduğum, kendime zaman ayırabildiğim, sağlık, bolluk ve bereket içinde bir yaşamım var. Tüm bu saydıklarım hayatımın her evresinde var mıydı diye soracak olursanız cevabım net olarak; hayır yoktu olur. Dibe düştüğüm, uzun süre meteliksiz kaldığım, ümitsizlik ile sessiz depresyonlara girdiğim, haykırarak ağladığım, öfke ile kırıp döktüğüm, ölümden döndüğüm haller yok muydu, bol bol vardı.

Bugün bu satırları minnetle yazabiliyorsam, gerçekten şükür edebildiğim şeyler olduğu için.

Yaşamımda kazandığım her zerre kendi emeğimle gerçekleşti. Emeği gördüğümde büyük saygı duymam bundandır.

Ardımda bıraktığım yıllar boyunca bir şey vardı beni hep ayakta tutan, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmamı sağlayan, içimin derinlerinde hissettiğim bir his. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğu yerler hep oldu, ama bir şey vardı, o hiç eksik olmadı; Yaradan’a, evrene, görünen gerçekliğin ötesindekine inancım. Bu inanç benim hayatımı kurtardı, beni ölümden döndürdü. Kelimenin tam anlamıyla.

2013 yılı Nisan ayıydı. Hemen her yıl belirli aylar yaşadığım Hindistan seyahatinden yeni dönmüştüm. Son 12 yıldır Tayland ve Hindistan’da kendime yeten, kazandıklarımla geçinebileceğim mütevazi bir yaşam kurduğum için Türkiye’ye de hiç bir birikimim olmadı. Yıllar sonra ülkeme kesin dönüş yaptığımda dönüşüm baba evine oldu. Neyse ki odam hala duruyordu.

Devamı için tıklayın.

 

Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerine ulaşmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kalbiniz hangi yolu izliyor…

Standard

Yaşamda sessizlik anlarında açığa çıkan usul bir öğreti vardır, adına kalbin öğretisi dediğimiz. Tek şartı içsel sessizliktir. Bu hal gerçekleştiğinde içses belirgin olur. Öz-benlikten gelen şevkat bilgeliği ile dolu içsözler.

Ötenizden gelen fısıltılar. Yüce Kalp tarafından söylenen fısıltılar. O, oyunun yönetmeni ve bize ipucu ve yönlendirmeler verir.

Peki, içsesi duyacak kadar sessizleşebilir misiniz?

Kalpten gelen yönlendirmeler her zaman dinlemek veya izlemek istediğiniz türden olmayabilir. Bu altın değerindeki sözler, sizi öylece hemen özgürlüğe ve akışa taşımazlar. İlk temasta daha önce tatmadığınız güzellikte bir huzur ve coşku olur ancak bunun hemen sonrası yüzleşmeler olması kaçınılmaz. Hakiki huzur ve coşkuda kalmayı sürdürmenize engel tüm bağımlılıklarınızla yüzleşmeye yönlendirilirsiniz.

Dile getirmekte en çok zorlandığınız konuşmalara yönlendirilirsiniz.

Dürüstlük olgusunu tekrar tekrar tanımlayacağınız, hayatınızı ortaya koyacağınız yerlere götürülürsünüz.

Materyal alemde her şeyin bir bedeli olduğunu tecrübe ediyoruz, manevi alemin bedeli de kalbi bağımlılıklardan, negatif tekrarlardan ve dolayısıyla sevgisizlikten arındırma çabasıdır.

Bu süreç zorlu olsa da muazzam mükâfatlı, paha biçilmez bir süreçtir. Karanlık karşılaşmalarda kendi doğanızı gerçek anlamda öğrenirsiniz. Bunu öğrenmenin başka bir yolu da yoktur, acıların bilgeliği içinden geçerken öğrenilir.

Karanlık köşelerle yüzleşildiğinde, virajlar dönüldüğünde, karanlık harika ve alçakgönüllü yeni bir ışığa dönüşür.

Gurur tevazuya, nefret sevgiye, korku cesarete dönüşür.

Kalbiniz hangi rotayı izlemek istiyor?

Gülenay Pema

————–

Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu, yedek liste açık)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Aradığın sensin…

Standard

Can durağını arıyorsan ey can;
Can da sensin durak da sensin.
Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun,
Elbet ekmek de sensin.
Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına;
Bil ki her ne arıyorsan o sensin.
– Hz.Mevlana

Diye başalıyor iki gün önce aldığım mektup. İnsanın hayatında anlar vardır, milada kayıt olur. Bu anlar birikir gün olur, günler birikir yıl olur, sonra bakmışsın bir ömür olmuş ardına memnun bir gülümseme ile bakabildiğin anılarla dolu. İşte öyle bir süreci anlatıyor aldığım bu mektup. Herkesin hikayesi kendisine has ve bu kendine haslık samimi bir aktarımla birleştiğinde bir ilham hikayesine dönüyor ve kişisel olmaktan çıkıyor. Şu an ArıKuşu Retreat’te Awaken Love Sessiz İnzivasın’dayız. Bu mektubu bana yazan arkadaşım da bu inzivada, kalbin derinliklerinde ruhunun incelikleriyle nakış örmekte…

gulenay pema 1

“Hiç gerek yok. Gelme!

Ne aradığını bilmiyorsan, laf olsun torba dolsun, bir sertifikam olsun, bu da burada dursun, popüler oldu bu işler bir de ben gidip bakayım neyin nesiymiş diye heves ediyorsan, hiç gelme dostum! burada işin yok.

Ne aradığınla, aslında kim olduğunla yüzleşeceğin derin, meşakkatli ama bir o kadar da değişimlere dönüşümlere vesile olan bir program YogANA. Yoganın ne olup ne olmadığını kavrayacağın, binlerce yıllık kadim bilgilerin ışığında kendi yolunu bulacağın bir program YogANA. Onlarca yoga sertifika programı içinden çok da sorgulamadan ve dahi araştırmadan içimdeki sesi dinleyerek ben kendimi burada buldum ve kelimenin tam anlamıyla da asıl hedefimin kendimi bulmak olduğunu fark ettim.

Devamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.


Gülenay Pema’nın makaleleri ve verdiği eğitimlerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter