Havadisler & Güncel Eğitim Takvimi

Standard

Awaken Love RetreatYılın ilk Ekinoks’u yaklaşırken bahar papatya ve dağ laleleri ile kuşların şarkılarında coşuyor. Ocak ayında gittiğim verimli bir Hindistan inzivasından sonra köyümün mis havasında, Anadolu topraklarının  şefkatli kucağında olmak, özlem gidermek paha biçilmez duygular uyandırıyor.

Topraklara döner dönmez kolları sıvadık. Köy evimizin bahar hazırlıkları, ekilecek fideler, düzenlenecek bahçe, şifalı bitkiler için kuracağım sera derken toprak ana beni bahara hızlı hazırladı. Bir güzel gelişme de yoga ve inziva merkezimizin hazır oluşu. Doğanın içinde, sadece manevi çalışmalar için doğal taş ustalığı ile inşaa ettiğimiz Awaken Love Retreat’de eğitimler başladı bile. Bir sonraki AW Sessiz Meditasyon İnzivası 12-14 Mayıs’ta gerçekleşecek. Sevgili Brezilyalı hocam Sri Prem Baba‘nın psiko-spritüel öğretisi temelli inziva bizi kalbin derinlerine taşıyacak öz-keşfe çıkaracak.

Bundan sonra eğitimlerimin çoğunu sadece maneviyata adalı ve enerjisi içe dönüşü destekleyen bu doğal ortamda vereceğim. Uzun süredir planladığım bir oluşum artık gerçek oldu. Organik yetiştirdiğimiz bitkiler ile bütünsel bir yaklaşımla beden-zihin-duygu ve ruh bütünlüğüne de destek olacağız.

Dolu dolu bir eğitim programı var önümüzde. Yeni bir sertifika programı olan Kadın Bilgelik ve Şifa Sanatı programını iki modül olarak vereceğim. Bu program için oldukça harika ve zengin bir müfredat oluştu. Herkes çok heyecanlı! Oldukça verimli ve keyifli geçeceği belli. Aktaracak çok şey var tabi, bir sonraki blog paylaşımda olsun onlar da.

Eğitimlerde görüşmek üzere, Sevgiler!

Gülenay Pema

Güncel Eğitim Programı

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

Kutsal Ganj’ın Kollarından Namaste!

Standard

gu%cc%88lenay-pemaYine derin bir Hindistan inzivasını tamamladık. Gerçek ve sahte benlik (ego) arasındaki farkları, sevilmek, onay almak, ilgi toplamak için kullandığımız maskeleri ve neden kullandığımızı anlamaya doğru esaslı bir yolculuk yaptık.

Hakikate ermişlerin binlerce yıldır gelip konumlandığı bu topraklar, Ganj, dağlar, kuşlar ve rüzgar bizi yükseltti, destekledi kendimizle yüzleşirken. Güneşin bizi her yerde ısıtmaya cömertçe ve şefkatle devam edeceği gerçeğini kalplere yazarak dönüş yoluna çıkılıyor.

Yaradan merhametinin enginliği, inayetinin gücü ile bir çok formda tezahür eder. O’nu arayanlar hem kalplerinde hem de kalpleri yükselten yerlerde O’nu bulurlar. Ne demişler; ‘Sen Yaradan’a doğru bir adım at O sana on adım atar’.

Biz gerçek evimize olan yolumuzda kalbimizi arındırarak devam ediyoruz. Dua ile kalplerimizi ısıtıyor, disiplinle irademizi kuvvetlendiriyoruz. Bu karanlık dünyanın güçlü çekimine daha güçlü olan iman ile göğüs gerip, aslında karanlığın ilüzyon perdesinden başka bir şey olmadığını keşfediyoruz, yavaş yavaş içimizde. Ve içinde tecrübe ettiğin gerçek sana aittir. Bu nedenle kendini karanlığının içinden farkındalığını arttırmış bir bilinçle geçirdiğinde orayı aydınlatır ve dönüştürürsün. Karanlığı aydınlığa dönüştürürsün. Evrenin kanunu böyle işliyor çünkü karanlık tek başına var olamaz, ışığın yokluğudur. Işıkları açarsın karanlık dağılır. Tek gereken ışığı içinde açacak yeri bulup iradenle hevesinle tekrar tekrar kalbini arındırmaya adanmak. Gerisi Allah’a emanet!

Öğrencilerim Türkiye’ye döndü ama ben burada sevgili Brezilyalı hocam ile kalbin yolunda devam ediyorum. Bazılarınızın artık bildiği gibi 1998 yılından beri yolum Nepal ve Hindistan’a doğru oluyor. Hindistan’da altı yıl yaşayarak kendimi bu ülke ve gelenekleri ile, yoga ve meditasyon ile, muazzam dostluklarla bütünleştiren tecrübeler yaşama şansını da yakaladım. O zamandan beri Tayland’da geçirdiğim 1.5 yıl hariç her yıl 2-3 ay geçirip, kalbi arındırma yolunda psiko-spiritüel öğretisini özümsüyorum, tecrübe edip maneviyatta gelişiyorum. 

Şu an Kuzey Hindistan’da Himalayalar’ın eteklerinde Kutsal Ganj Nehri’nin doğduğu yere çok yakın yoganın merkezi olarak bilinen Rişikeş’teyim. Sevgili üstadım Sri Prem Baba burada Hintli hocasının aşramında binlerce kişiye hergün kalbin yolunda ücretsiz rehberlik ediyor. Kendisi bir psikolog, Amazon Şamanı, fizyoterapist ve hakikate ermiş bir üstad. Dünyada milyonlarca takipçisi var, gördüğüm en tevazu sahibi, en dürüst, en sevgi dolu insan. Öğretiyi herkesi ve her şeyi kapsayarak, asla dışlamadan, birleştirerek, ahenkle aktarıyor. Bu ayakları yere basan, bilimsel, dogmadan ve kör inançtan uzak öğretiye ulaşabildiğim için şükrediyorum. Her geçen zaman kalbim biraz daha duru, biraz daha kapsayıcı, biraz daha minnet, sevgi ve bilgelik doluyor. Ve bu ışığı Türkiye’ye getirip sadece ve sadece amacı sevgiye uyanmak ve uyandırmak olan AwakenLove oluşumu içinde olmak mutmain kılıyor. Sevgili Sri Prem Baba nın öğretisine Türkçe yayınlanan #AcıdanMutluluğa kitabından, günlük yayınladığımız özlü sözlerinden, ücretsiz seminerlerimizden ve sosyal medyadaki videolarından ulaşabilirsiniz.

Türkiye’ye dönüşüme henüz var ancak çalışmalarıma devam ediyorum öğrencilerimle. İnternet’in faydalarından yararlanıyoruz. Holistik bireysel seanslarım devam ederken YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı’nda kayıtlar hızlandı ve kontenjanda yerler azalmaya başlıyor. Programın bazı kamplarını eğitimlerime verimli bir ortam sağlamak için  Bodrum’da yerel taş mimarisine uygun olarak kendi elimizle inşa ettiğimiz ve Awaken Love (Sevgiyi Uyandır) Evi adını verdiğimiz inziva merkezinde yapacağız. Bazıları da son beş yıldır kampları verdiğim İstanbul’a iki saat mesafedeki dağ evinde olmaya devam edecek. YogANA programı çok özel bir program, eğitmen adaylarını, feminen doğayı açığa çıkarırken maskülen doğayı dengeleyerek içsel enerjileri uyumlu seviyelere getirip, kadınlığa dair kapsamlı bir içerikle esaslı bir dönüşüm ve arınma yolculuğuna çıkarıyor. 18 yıllık tecrübem ile geniş bir müfredata sahip YogANA’da dönüşüm ve uygulamalar adaylar tarafından tatbik edilebilmesi için 200 saat 5 aylık bir sürece yayılıyor. YogANA müfredatını kendim de uluslararası sertifikaya sahip olduğum için uluslararası yoga eğitmenlik standartları baz alınarak hazırladım. Programda başarılı olan adaylar Hamile Yogası Eğitmeni de olarak çifte sertifika da alabiliyorlar. Hamile Yogası Eğitmenlik modülü konusunda uzman misafir eğitmen arkadaşlarım tarafından veriliyor. Daha detaylı bilgilere buradan ulaşabilirisiniz.

Bu yaz yine geleneksel olarak her yıl düzenlediğim bir çok eğitim ve kamp olacak. Onları da bir sonraki paylaşımda aktaracağım.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Suçlama Oyunu

Standard

suc%cc%a7lama-oyunu-gu%cc%88lenay-pemaKişisel-keşif yolculuğunda, yani gerçekte kim olduğunu keşfetme yolunda sahte olan benlikle hakikat arasındaki farkları görmeye başladığımızda, dışımızdaki dünyanın ve çevremizdeki insaların iç dünyamızın bir yansıması olduğunu anlamaya başlarız.

Bu anlayış kim olduğunu anlama yolunda önemli bir seviyedir.

Bu anlayışa gelinceye kadar diğer insanların davranışlarının bizimle hiç alakası olmadığını, yaşamın karşımıza çıkarttığı kişi ve olaylarda bizim hiç bir etkimiz ve sorumluluğumuz olmadığını düşünüp, ya suçlayıp ya omuz silkip ya öc alıp ya da kapıyı kapatıp hiç olmamış gibi davranmış olabiliriz. Ancak bu şekilde davrandığımızda o olay ile yüzleşmeyip, başka bir zaman farklı yer ve kişiler üzerinden tekerrür ettiğini de görürüz.

Burada bir uyanış vardır. Bazen kişi hayatında tekrar eden negatif olayların farkına varabilir, bazense fark edemez, çünkü olayın duygusal ve zihinsel boyutunda şartlanmış zihinle birlikte bir tanımlama içerisindedir.

Negatif ve istenmeyen olayların, yaşamında farklı kişiler ve zamanlar da olsa tekrar ettiğini fark eden kişi için dönüşüm süreci başlar.

Farkında olunamayan süreçlerde ise suçlama oyununun tuzağında, kısır döngülerin tekrarında kalınır. Tekrarında kalınır derken bile farkında olmayan bir anlayışın ağzından konuşuyorum çünkü, dışardaki dünyanın iç dünyasının bir yansıması olduğunu idrak eden kişi şu şekilde bir ifade kullanırdı; ‘kısır döngüleri tekrar ettiriyorum, bilinçli ya da bilinçsiz olarak’. Bu bakış kişisel-sorumluluğunu alma yoluna yeni yeni adım atanlar için kendini suçlamak gibi görünebilir ancak buradaki hissiyat bambaşkadır, ne kendini ne başkasını suçlama vardır, olmakta olana objektif, olanı olduğu gibi görebilmeye, tarafsız kalıp dışardan bakabilmeye doğru bir adım vardır. Bu idrakin sırrı da içinde gizlidir; dönüşüm hissiyatı.

Kısır döngülerden ve tekrar eden negatif kalıplardan çıkış için bu elzem bir idraktir.

Dış dünyayı değiştirmek için kişi muazzam efor sarfedebilir, başkalarını değiştirmek, olayları ve kişileri istediğiniz şekle getirmek için bir ömür bile verebilirsiniz ve bazen yine de tam istediğiniz gibi olmaz. Dış şartları değiştirme konusunda bazıları o kadar enerji ve imkana sahip olmaya da bilir, böyle olduğunda da çaresizlik içinde ya dünyaya küser, ya aşırı hırsının kurbanı olur ya da hesabı başkalarına kesme çabası ile ömrünü ve sağlığını tüketir. Bu pahalı bir oyundur, bedelini çok değerli zamanımızla ödeyeceğimiz.

Devamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın eğitimleri ve yayınladığı makaleleri takip etmek için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Yeni Bir Yıl, Yeni Bir Döngü

Standard

gulenay-pema-yeni-yilGeçtiğimiz günlerde gezegenimiz köklü değişim sürecine girdi ve bu süreç bir süre daha devam edecek. Gündönümü ve dünyanın gök kubbedeki kuzeye doğru hareketi (Uttayana) ile tüm yaşamın Güneş ile olan ilişkisinde bir değişim olmakta. Biliyoruz ki Güneş, gezegenimize etki eden en büyük prana, yaşam kaynağı. Güneşin olmadığı 48 saat içinde bu gezegende yaşam son buluyor. Dolayısıyla da Güneş ile ilgili her hareket önemli yankı ve etkilere sahip.

Gündönümleri Kuzey yarımkürede yeni başlangıçları, yeni fırsatları, yeni yaşamı temsil eder. Kışa hazırlanan doğa, filizlendireceği tohumlar, açacağı çiçekler ve vereceği meyveler için hazırlığa başlar.

Biz de tarlamızı sürdürdük, organik çavdar ektik, birkaç güne de karabuğday (greçka), atalardan kalma karakılçık buğdayı ve badem ekeceğiz. Gerisi Toprak Ana’ya teslim.

Bugün, gezegende yaşayan insanlar için bir yılın bitişi ve yeni bir yılın başlangıcı. Her ne kadar sadece bir rakamdan, insan yapımı sistemden oluşuyor olsa da döngüsel bir tabiatı var bu gezegendeki canlıların. Sistemsel bir rakam olsa da, bugün dünya üzerindeki bir çok insan için yılın sonu ve yenisinin başı. Bu durum kendi başına büyük bir güç alanı oluşturuyor.

Her yıl başı yeni başlangıçlar, yeni bakış açıları için niyet etme zamanı. Bu süreç bir portal ve dünyada hemen herkes mutlu olmak için aktif bir niyette ve kutlamada.

Hem kendi hem de herkes için iyi niyet, aydınlık, sevgi dilemek ve dua etmek için verimli zamanlardan biri.

Geçen yılı gözden geçirip, neler olduğuna bakmak, kazandıklarımıza şükretmek, artık bize hizmet etmeyen, miladı dolan, zorlayan, üzen düşünceleri, davranış kalıplarını geride bırakmaya niyet etmek. Makalemin sonunda bunun için etkili bir uygulama önereceğim.

Ancak uygulamadan önce bugünü nasıl kutladığımıza dikkat çekmek istiyorum. Kutlama fikrini yeniden tanımlayıp, gelmekte olan yılda şimdiye kadar yaptıklarımızdan, kendimizden ve kişisel ihtiyaçlarımızdan daha da büyük bir şey yapacağımıza dair bir niyeti ve bu niyete adanmışlığımızı kutlamaktan…

Devamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema Eğitim Takvimi

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

İkizler Dolunayı – Bilmemenin Gücü Adına!

Standard

Bu gece bazılarımızın uyumayacağı ve belki de son bir kaç gecedir sizi tesiri altına alarak uyutmayan güçlü dolunay tam olarak Çarşamba sabahı 02:07’de İkizler Burcu’nda gerçekleşecek. Dolunay zamanı duygular ve ayın bulunduğu burcun ve etkileşimde olduğu gezegenlerin etkisi katlanır. Kendinizi yoğun duygu gelgitleri ve çelişkili düşünceler içinde buluyorsanız, nefes alamıyor, daralı430891_448734425191800_2035591717_np boğulacak gibi oluyorsanız, dünyanın da sizin gibi benzer bir süreçte olduğunu unutmayın. Gaia, Toprak Ana, bizden farklı değil, üzerinde yaşayan canlılarla bağlı ve bütün.

Bu nedenle eğer kendinizi çatışmalı düşünceler ve yorucu duygusallıkta buluyorsanız, size tavsiyem doğaya çıkın ve gerçekten derin derin nefes alın. Sadece nefes almanız yetmeyecek biliyorum, ‘bir nefes alın geçip gider mi bunca acı ve yoğunluk’ diyeceksiniz, tabi ki böylesine derin acıları ‘nefes al-ver, geçer’ ile avutmaya çalışmıyoruz, ancak düzlüğe çıkabilmek için bir kaç adım atmak gerekir. Ve bu adımlardan en ulaşılabiliri doğa, yeşillik, temiz hava ama sadece bu kadar değil, çok sevdiğiniz bir sanatsal ortam, müzik de benzeri de bu işlevi görür. Burada bazılarınızın acılardan ‘kaçış’ yada duyguları ‘bastırmaya’ meyilli hareketlerden usanmış olabileceğinizi de sezebiliyorum ancak, önce kendimizi düze çıkartmalıyız. Boğulurken çırpınmanın faydası olmaz, ters etki yapar. Oysa zamanı yavaşlatmak, size biraz huzur, sükun, netlik verecek aktivite ve kişilere odaklanmak gerçekçi çözüme giden yolda atılacak ilk ve önemli bir adımdır.

Güneş Yay burcunda ve ay ikizler burcunda olduğunda yayılan enerji, gündelik olayların ağırlığına rağmen büyük resmi görebilmek, ‘yapıcı’ düşüncelerde ve temiz bir sağduyuda kalabilmeyi gösteriyor. Bunu yapmayı başarabilen, bu titreşimi yayan bireylere şimdi her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bu bireyler birer baz istasyonu gibi, üzerlerinde taşıdıkları berrak sağ duyu ve net bir bilinci yayarak, sadece kendilerinin değil çevrelerinin de önünü açar, yola ışık olurlar.

Bu dönemde zihnin çok çalışacağı aşikar, malum İkizler Burcu etkisinde bir Dolunay’dan bahsediyoruz. Transitteki Yaralı Şifacı Kiron ile açı yapan İkizler Dolunayı oldukça huzursuz ve stresli enerjiler yayıyor. Hali hazırda yokmuş gibi diyeceksiniz.

Öncelikle kendinize haksızlık etmeyin, cezacı ve sabotajcı düşüncelerinizi görün ve kendinizi bu düşüncelerden yalıtın. En azından bu süreçte. Bu neden önemli? Önemli çünkü her ne kadar bu suçlayan, sabote eden ve cezacı huylar, düşünceler ve kalıplar size ait olsa da bu dönem olduğundan daha kalabalık orduyla üzerinize hücum ediyorlar. Bu kadar yükü tek seferde taşımanıza gerek yok.

Dolunaylar maneviyat yolunda, psiko-spiritüel süreçte değerlendirdiğimiz önemli süreçler. Ancak kişinin kendine iyi derecede dürüst olması ve kendi dahil kimseyi suçlamayan bir yerde olması uygun olur böyle bir süreçte ilelermek için. Eğer tüm kabarıp su yüzüne çıkanları bir kendini-tanıma ve arınma süreci olarak değerlendirmek istiyorsanız güçlü duygusal bel kemiğine, dengeli ve berrak bir zihne, iyi bir bünyeye ve sağduyuya ihtiyacınız var.

Bu dolunayda ben bu seferlik bunun tam tersini yapmanızı önereceğim. Zihninizde yeterince ‘analizci’ kimlik dolaşıyor, ‘yargıç’ var, ‘suçlayan’, ‘şikayetçi’ var. Bunları biliyoruz. Bu sefer, hiç bir şeyi analiz etmeden, ‘neden’ sorusunu sormaMAya davet ediyorum sizi.

Bu seferlik, bırakalım, bilmeyelim.

Bilmemenin, ‘bilmiyorum’ demenin kendine has ferahlatan bir enerjisi var, denemenizi tavsiye ederim.

Makalenin devamını okumak için tıklayınız.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Takvimi

  • 17-18 Aralık, Gizemli Dişilik Dönüşüm Kampı (Kontenjan doldu)
  • 21 Aralık, Awaken Love Türkiye Kadınları Güçlendirme & Şifa Çalıştayı, Bilgi Üniversitesi
  • 8 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Ankara
  • 14 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Hatay
  • 2-11 Şubat 2017, Hindistan İnzivası (Turistik gezi değildir)
  • 27 Nisan-1 Ekim 2017, YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi yazabilirsiniz.

 

Mutluluk ve Beden Farkındalığı

Standard

pema_uddhita_ard_dhanurasana1Bu makalemde beden farkındalığı ve mutluluğun arasındaki ayrılmaz ilişkiye bir giriş yapacağız. Makaleden önce yeni eğitimlerden bahsetmek istiyorum. Dolu dolu bir yaz geçti bir çok kamp ve eğitmenlik programı tamamlandı, yenileri devam ediyor. Sonbahar’a da aynı verimde girdik. Yoga’nın ABC’si sınıfları açıldı, yeni 1. seviye açılacak, Gizemli Dişilik 5 ayrı ilde düzenleniyor. Tüm bunların yanında gönüllü girişimimiz Ganga Project ile mülteci kadınlara ve çocukları ile hassas gruba giren kadınlara kadın şifacılık üzerine ücretsiz eğitimler veriyoruz. Bu kış Şubat ayında öğrencilerimle Hindistan’da buluşup derin bir inziva gerçekleştireceğiz.

Bahar aylarında ise kadınlar için yoga eğitmenliği programı YogANA’nın yenisini açacağım. Bir de heyecanlı yeni bir eğitim var 2017 baharı ile sunacağım Kadın Şifacılık Sertifika Programı. İki modülden oluşacak bu programda, bir çok kadınsal şifa tekniğine yer vereceğiz. Uzun süredir eğitimlerimin ve yeni ekolojik çiftlik ve inziva merkezimizin inşaatı nedeniyle sizlere yazamadım. Şimdi Ege’nin yazdan kalma güneşinden faydalanırken, dalgaların ve meltemin eşliğinde size mutluluk ile ilgili yazıyorum.

Güncel Eğitim Takvimi

  • 23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler
  • Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)
  • 27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)
  • 12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin (Kayıtlar açık)
  • 13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana (Son yerler)
  • 19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir (Son yerler)
  • 20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)
  • 22 Kasım – Yoga’nın ABC’si Yeni 1. Seviye (Kayıtlar açık)
  • 10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler (Kayıtlar açık)
  • 16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit (Ön kayıt)
  • Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat (Ön kayıt)
  • Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül (Ön kayıt)
  • Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül (Ön Kayıt)

——-

Çoğu kişi mutluluğun başarı, sağlık ve iyi insan ilişkilerinden geldiğine inanır. Aslında doğru olan bu prensibin tersidir; yani başarı, sağlık ve iyi insan ilişkileri, mutlu olmanın kaçınılmaz sonucudur.

Çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bunun doğru olduğunu anlayabiliriz. Başarılı ve ünlü insanların mutsuz hayatları meşhurdur. Sağlıklı olmanın kıymeti bilinmez ve mutlu aileler bile beklenmedik bir trajediye maruz kalabilir. Peki, biz neden hala başarı, sağlık ve ilişkilerin mutlu olmamız için gereken tek şey olduğu yanılgısına düşmeye devam ederiz?

Eski Hindistan Vedik ve Budist geleneklerinde acı ve mutsuzlukla ilişkilendirilen beş sebep vardır:

  1. Gerçek kimliğini bilmemek
  2. Doğası itibariyle fani olan bir dünyada kalıcı olma düşüncesine takılı kalmak
  3. Değişiklikten korkmak
  4.  Ego denilen sosyal uyarımlı ilüzyonla özdeşleşme
  5. Ölüm korkusu

Bu makalede mutsuzluğun sadece ilk prensibine odaklanalım, yani gerçek kimliğinizi bilmemeye. Gerçek kimliğinizi bildiğiniz zaman çektiğiniz tüm acılar diner. Aydınlanma gerçekten kim olduğunuzu bilmektir.

Aşağıdaki adımlar sizi kendini-tanımaya yöneltecek. Mutluluğunuzun açığa çıkmasına izin verirken iki katmanlı bir yoldasınız; karanlıktan çıkıp ışığı içeri aladığınız…

İlk Anahtar: Bedeninin Farkında Ol

Bedeninin ve evren tek bir enerji, bilgi ve bilinç alanıdır. Bedenini dinleyip onun farkındalığına yanıt vererek sonsuz olasılıklar dünyasına adım atarsın ve burada doğal bir şekilde yaşanan şey huzur, uyum ve neşedir.

Tam şu anda ne kadar mutlu olduğunuzu anlamak istiyorsanız en güvenilir rehberiniz bedeninizdir. Birçoğumuz bedenimizin bize gönderdiği sinyalleri hafife alma eğilimi gösteririz. Bunlar rahatlık, rahatsızlık, üzüntü veya neşe gibi oldukça ince mesajlardır. Bu ilk anahtarı anlamak için her zamanki zihin/beden bölünmesinin ötesine bakmamız ve zihinle bedeni, iki varlık olarak ayıran bir sınır olmaksızın tek bir güç alanı olarak görmeye başlamamız gerek.

Mutluluk kapasitemizi artırmak için kendi duyularımızla bağlantı kurmamız gerek. Farkındalığımızı artırdığımızda bedenimizin bize söylediği önemli mesajları daha net bir şekilde anlayacak durumda oluruz. Bedenimizden gelen önemli mesajları daha iyi anladığımızda, zihin, beden ve ruhumuz arasındaki uyumu yaratmak için ne yapmamız (veya yapmamamız) gerektiğini içgüdüsel bir şekilde biliriz.

Mutsuzluk, zihin, beden ve ruh arasındaki uyumsuzluğun bir sonucudur.

Farkında olmayı bıraktığınızda ne olur? Bedeninizin gönderdiği sinyallere dikkat etmeyi bıraktığınızda zihin-beden güç alanınızda aksamalar yaratırsınız. Bu aksamalar kendisini birçok alanda açığa çıkarabilir. Örneğin bedeniniz 8 saat uykuya ihtiyaç duyduğu halde tüm gece çalışmak durumunda kalmak veya ruh haliniz ve enerji seviyeniz üzerinde olumsuz etkileri olmasına rağmen abur cubur yemek gibi. Bedenin hatırı sayılır şekilde beslenme, dinlenme ve sevgiye ihtiyaç duyarken siz farkındalıktan uzaklaşarak bedeninizin yardım çığlıklarını görmezden gelirsiniz.

Bedenlerimizin daha çok farkında olabilmek için bedenimizin bizim için yaptığı her şey için minnet duymaya zaman ayırmamız gerek. Öncelikle bedenimizde var olan sonsuz zekayı düşünün: biz farkında bile olmadan, insan bedeni geleceği hayal edebilir, bir enstrüman çalabilir, yeni hücreler üretebilir, kalp atışını izleyebilir, zararlı bakterilerle savaşabilir, rahmin içinde yeni bir yaşam meydana getirebilir ve bunların hepsini aynı anda yapar.

Bedenlerimizin ayrıca muhteşem bir sonsuz yaratıcılık kapasitesi vardır. Yeni bir beceri edindiğimizde veya nefes aldığımız yerin irtifasını değiştirdiğimizde bedenimiz bu yeni koşullara içgüdüsel olarak adapte olur ve bu yeni değişime karşı koymaz. Bir daha yeni bir spor yapmayı öğrenirken ya da yeme alışkanlıklarınızı tamamen değiştirirken bunu bir düşünün.

Üçüncü olarak bedenlerimiz, mikroskopik hücrelerimizin, normal şartlarda yaşamı desteklemeyecek çevresel koşullarda dahi hayatta kalmasına, büyüyüp evrimleşmesine imkan tanıyan uçsuz bucaksız bir güç kaynağına bağlıdır. Bedenimizin, iç sistemimize girebilecek virüs, mikrop, kanser hücreleri ve diğer zararlı unsurlara karşı kendini savunmasına imkan veren de yine bu güç kaynağıdır.

O halde kendi bedenlerimizin ve onların yaptığı her şeyin daha fazla farkında nasıl oluruz? Bu aslında düşünüldüğünden çok daha basittir. Bir sonraki kendinizle baş başa kaldığınız sessiz anda, sadece hissettiğiniz fiziksel duyulara kendinizi açın. Bedeninizde özellikle gergin hissettiğiniz belirli bölgeler var mı? Yüzünüz, boynunuz veya sırtınız gibi. Bedeninizin belirli bir bölgesine tüm dikkatinizi verdiğinizde ne oluyor?

Fiziksel rahatsızlık duyduğunuz bir sonraki sefer, sadece derin bir nefes alın ve rahatsızlık veren hisleri yargılamadan onlar kendiliğinden kaybolana kadar gözlemleyin. Her dikkatiniz dağıldığında, stresli veya belirsiz hissettiğinizde bu alıştırmayı yapın. Böylece farkındalık kaslarınızı oluşturmaya başlayacaksınız ve bu, hayatınızın geri kalan kısmında sizi ve çevrenizdeki insanlar için çok faydalı olacak.

İlk Anahtarı günlük hayatta aktive etmek üzere size aşağıda kolay bir teknik önereceğim:

  1. Bedenimdeki enerjiyi maksimuma çıkarmak üzere seçimler yapacağım. Herhangi bir şekilde enerji eksikliği hissediyorsam kendimizin tamamen farkında olduğumuz zaman hepimizin bağlı olduğu sonsuz kaynağın akışına direnç gösteriyorum demektir.
  2. Herhangi bir duyguyla hareket geçmeden önce kalbime danışacağım. Kalbim, duygusal zeka konusunda benim en güvenilir rehberimdir.
  3. Bedenimde ağırlık veya donukluk hissedersem özellikle dikkatimi vereceğim çünkü bu duygular atalet çektiğimin sinyalleridir ve her anın potansiyelini deneyimlemek yerine alışkanlıkların dayatmasını yaşamaktır.

Hepimize bedenin farkındalığının arttığı, bedenimizi sahiplendiğimiz ve kendini şifalandırabilen bir bünye diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Güncel Eğitim Takvimi

23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler

Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)

27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)

12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin

13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana

19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir

20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)

10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler

16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit

Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat

Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül

Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Dolunay, Balık Burcu ve Yaralı Şifacı

Standard

chiron

Son bir haftadır Balık Dolunay’ı ve ay tutulması etkisindeyiz. Ay tutulmasının etkisi birkaç hafta daha devam edecek.

Bu Dolunay, astrolojide yaralı şifacı Kiron (Şiron, Chiron) etkisinde bize yaralarımızın içinden geçerek şifalanmanın birçoğumuz için elzem olduğunu hatırlatıyor.

Mistik Balık Burcu ise yaralar şifalanmadan mistik haller tecrübe edilemeyeceğini çok iyi biliyor.

Yoğun bir dişil enerji altındaki dolunayın teması yaralarınızın içinden geçerek şifalanmanızı bizzat kendi elinizle sağlamak.

Kendi kendinizin şifası olmak.

Bu konuya hem derslerimde hem de makalelerimde sıkça değiniyorum; yükselmek dönüşmek için gölgelerimiz dediğimiz yaralarımızı bulup, yüzleşip şifa için alan açmak elzem.

Hemen herkes kendi yaralarının az çok farkındadır. Bilinmeyen şey ise yaraların nasıl şifalanacağı.

Size ilk adım olarak yaralarınızdan korkmamanız gerektiğini söyleyebilirim.

Hangi yaralarınız var bakarak, alan açarak, zaman tanıyarak, su yüzüne çıkmalarına niyet ederek. İlk adım bu şekilde atılır.

İlk adımın atılmasıyla birlikte şifalanma sürecinde biraz daha ilerlemeye başlarız. Emin olun açılan yara, içinden geçildikçe şifalanacaktır. Tıpkı karanlığa tutulan ışığın orayı aydınlatması gibi, kendinize doğru yönelip, yaranızı sarma niyetiyle yola çıktığınız anda şifalanma başlar. Tam o anda…

Siz yaralarınızın içinde onları şifalandırmak için yoğun çaba verirken azılı güçler sarar çevrenizi. Bu azılı güçlerden en bilineni korkudur. Güçlüdür, evet, düşmanımızı tanımalıyız, ama yenilmez değildir.

Korku sık sık yoklar, ama her yokladığında yaramızı biraz daha şifalandırma şansımız da olur. Bu gizemin tam da merkez noktasıdır, burada başlar.

Korkuyla iş birliği yapan zihin kafa karıştırır, şüphe duyar, cesaret kırar, karalar. Zihnin işi budur. Sizi varoluşsal, dönülmez ve içinden çıkılmaz zannettiren yerlere götürür. Ve siz o yerleri gerçek sanarsınız, ama bu bir sanıdır, zemini olmayan. Her ne kadar zemini varmış gibi gözükse de sanı oluşunun en belirgin ispatı geçiciliğidir.

Sanıların ötesine geçmeye başladığınız, yaralarınızı sarmaya başladığınız yerdir.

Zihin elbet zorlar; gücünü, bildiği ve yönettiği yaralar üzerindeki kontrolünü kaybetmek istemez. Türlü kurnazlıklarla yaranızı şifalandırmaya değil, kaşıyıp salgın gibi büyümesi için sizi kandırır. Bazen başarılı da olur hani, zihin dediğimiz, ego dediğimiz, karanlık dediğimiz düşük benlik. Ancak bu bir zafer değildir, geçici bir geri çekilmedir. Güç toplamak için, bunu asla unutmayın. Zihin asla kalbi yenemez, geçici olarak kurnazlıklarla gücü elinde tutar gibi görünür ama asla kalbi yenemez.

Balık Dolunay’ında Kiron yaralarımızı şifalandırmak için gizemli kapıları bize açıyor, destek getiriyor. Tek şartı, dürüstçe ve cesurca yaralarını görmek ve şifalandırmak için niyet edip, adım atmak. Bu şekilde Yaralı Şifacı, güçlenmeye ve yükselmeye başlar.

Kalp, gözüpek, yaranın merkezine inmeye niyet yeniler.

Telaşsız ve huzurlu.

İteklemeden, akışında.

Zorlamadan ama azimli.

Dişil enerji ile; anlayışla, sebatle, şefkatle yaraları kucaklayarak.

Öfke çıkıyorsa, izin vererek ancak öfkeyi körüklemeden ya da birisine yöneltmeden. Tıpkı basınç azaltır gibi. Dökülecek gözyaşlarına izin vererek, üzgün olmaya izin vererek. Kırılgan olmayı kucaklayarak. Yorulduğunda, dinlenerek. Kendine annelik yaparak, şefkatle yaralarını şifalandırırsın.

Acelesiz, anlayışlı, aktif ve duru.

Hassasiyet kalbin yolcusunun en değerli erdemidir.

Hassasiyet, tevazudur, olmadan maneviyatta derinleşemezsin.

Ben bu mistik zamanı 15 öğrencimle doğa ananın kucağında, kadın kadına yaralarımızı paylaşıp, sessizliğin mistik dokusuyla nakşederek geçireceğim. Bir balık burcu olarak inziva için dolunay ve ay tutulmasını seçmem tesadüf değil elbet. Eşzamanlılıklar Yaradan’ın bizimle konuştuğu lisan. Ve sessiz olduğumuzda, kalbin sessizliğinde lisan gün yüzü gibi net ve açık olur.

Destek var, şefkat var, şifa var, huzur var…

Hiç bir zaman yanlız değiliz… Yanlızlık bir yanılsama…

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Güncel Eğitim Takvimi