Tag Archives: gölgeler

Kalbin Yolu İnzivası – 28-30 Eylül

Standard

kalbin yolu inzivası

Bir önceki Kalbin Yolu İnzivası’nın etkileri sürerken yenisinin tarihleri belli oldu. Bir önceki kampta uzunca bir yedek liste oluşmuştu, katılamayanlar için bu 2. bir fırsat.

28-30 Eylül’de yine derin ve muazzam şifalı bir yolculuğa çıkıyoruz.

Kalbin Yolu İnzivaları’nda çocukluğumuza adım adım geri dönüyoruz. Bu yoğun inziva sürecinde, davranış kalıplarımızı ve kişiliğimizi tanımlayan çocukluk deneyimlerimize, içimizdeki çocuğu tanımaya doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir dizi etkili teknik kullanarak, çocukluğumuzda yaşadığımız duyguları, çocukken bizim için zor olan deneyimlerimizi bir kez daha hissediyoruz. Bu deneyimleri açığa çıkararak, çocukken acıya dayanamadığımız ve izin verilmediği için ifade edemediğimiz duyguların ifadesine izin veriyoruz.

Bu öğretinin arkasında yatan gerçek, duygularımızın dünyadaki en önemli ifademiz olmasıdır: gözyaşları ve kahkaha vücudumuzun doğal şifa gücüdür. Son yıllardaki araştırmalar çocukken yaşadığımız deneyimlerimize yetişkin olarak geri dönmeye izin verdiğimizde, uzun yıllar boyunca bizimle olan derin yaralar ve acılardan kurtulabildiğimiz yönünde. Bu çalışma sayesinde, kendi kendinizi iyileştirme ve doğal kabiliyetinize güvenmeyi öğreneceğiniz araçlara sahip olacaksınız.

Kalbin Yolu İnzivası ile, yaşadığımız sorunların kaynaklarını keşfetmeye olanak vererek yetişkin olarak kim olduğumuz konusunda derinden bilgi edineceğimiz bir yol açıyoruz. Günlük yaşamlarımızda netlik ve farkındalık kazanmamızı, kendimizi en derin şekilde tanımamızı sağlayan kalıcı teknikler öğreniyoruz.

Kullanılan Tekniklerden Bazıları

– Gestalt,

– Somatik,

– Bio-enerjetik,

– Beden-zihin uygulamaları,

– Nefes teknikleri,

– İmgeleme,

– Regresyon,

– Meditasyon,

– Derin Rahatlama,

– Ses Terapi

ve diğer etkin teknikler kullanılır.

Kalbin Yolu Öğretisinde inzivalar farklı temalarda işlenir ve odağı bu tema çerçevesinde olur. Bu inzivada ‘iç-anne & iç-çocuk’ a odaklanacağız.

28-30 Eylül, ArıKuşu Retreat, Bodrum

Kayıt ve detaylar için tıklayınız.

#KalbinYolu #Yaralıçocuk #içselçocuk #manevi

Reklamlar

Rahim Olan’a, Kutsal Güç Şakti’ye Adanmak…

Standard
Fotoğraf: Ramesstudios

Fotoğraf: Ramesstudios

Son iki yıldır Mistik Tanrıça Ritüeli düzenlemiyorum. Bunun farklı nedenleri var, önemli bir nedenini bu yazımda aktaracağım. Katılımcılara açmasam da kendi yaşam ritüelim tezahür etmiş her şeyin Kozmik Anne’si ile birliktelik ve ona niyaz içeriyor.

Rahim Olan, Tanrıça, Kutsal Dişi, İlahi Feminen, Şakti gibi farklı adları tek bir Güç’ü temsil ediyor: Rahman olanın, tezahür etmiş enerji prensibi Rahim’i.

Kültürümüzde bu bağ çok hatırlanmasa da hepimiz içten içe varlığını içimizde hissederiz.

Hint ve Tibet kozmolojisinde Şakti yani Tanrıça günlük ve manevi yaşamın ayrılmaz bir parçası.

Kadın bedeninde yoğunlukla tezahür eden Şakti enerjisi, kadın üreme sistemi ile madde dünyasında yerini buluyor.

Hindistan’da Tanrıça tapınaklarının önünde Kutsal Dişi’nin yoni’si (vajina) vardır. Üzerinde kanı temsil eden kırmızı toz vardır ve çiçeklerle süslüdür. Yaratımın bir fiil tezahür ettiği yer olarak yoni, kutsaldır. Tanrıçanın vasıflarını yaşamlarında tecrübe etmek isteyenler bir çok farklı ritüel gerçekleştiriler.

Yaratıma kanal olan dişil prensibin maddesel simgesi yoni kutsal, bundan gayri düşünülebilir mi?

Analarımız olmasa bu gezegende yaşam da olmazdı. Bundan daha kutsal bir şey olabilir mi?

Elbette yoni yaşama kanal olarak tapılası bir olguyu temsil ediyor. Ve evet tapınılıyor.

Kültürümüzdeki tapınma kelimesi üzerindeki negatif algıya burada girmeyeceğim, sizin değerlendirmenize bırakıyorum. Ancak tek bir söz yazacak olursam o da; tapınmak adanmaktır.

Burada bir kişiye, bir kadına, bir puta, bir heykele ya da karaktere adanılmıyor, burada tezahür etmeyen, hiçliğin, Kutsal Eril’in, Rahman Olan Şiva’nın ayrılmaz eşi, tezahür etmiş yaratıcısı Şakti’ye adanılıyor.

Şakti’ye adanırken elbet Şiva’ya da adanıyorsun.

Rahman ve Rahim ayrılmaz bir bütünün iki parçası. Birisi olmadan diğeri olamaz.

Devamını okumak için tıklayın.

 *Gülenay Pema’nin eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan kutuya email adresinizi bırakabilirsiniz.


Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (1 kişilik yer)

▪ 13 Eylül 2018 – 20 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Erken kayıt indirimi 10 Temmuz’a Kadar!)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

Geçmişi Şifalandırmak…

Standard

geçmişi şifalandırmak gulenay pemaGünler, haftalar, yıllar göz kapatıp açıncaya kadar geçiyor.

Geçiyor ama insan geriye dönüp baktığında, anda yaşadığın huzur, tatmin ve mutluluğa geçen yılların nasıl da katkıda bulunduğunu görüyorsun.

Nihayetinde kişinin tüm bir yaşam hikayesi, şu anı, bugününü örüyor.

Yaşamını bu şekilde görmeye başladığında, acısıyla tatlısıyla sadece ve yanlızca sana ait bir hikaye olduğunu fark etmeye başlıyorsun.

Tamamiyle kendine ait bir yaşam.

Bazılarınızın ‘ya ne olacak, tabi ki benim hayatım’ dediğini duyar gibiyim. Peki öyle ise neden bazı yönlerini, ki özellikle güzel ve mutlu anları hatırlayıp, acı dolu, olumsuz olayları unutma eyiliminde oluyor insan?

Eğer bu hayat tamamiyle bana ait bir hikayeden oluşuyorsa, başrol bana ait. Burada anlatmaya çalıştığım şey, yaşamımızı kendimizin tasarladığı, düşüncelerin kelimelere, kelimelerin tanımlara ve eylemlere dönüşmesinden bahsediyorum. Kendi yaşamını kendinin kurgulamasından, yaratmasından bahsediyorum.

Geçmişte yaşadıklarımız şu anı tanımlıyor ama geleceği tanımlamak durumunda değil. Burada her an işleyen bir özgür irade kanunu söz konusu. Evet geçmişi değiştiremeyiz ama ona bakış açımızı değiştirdiğimizde bugün ve gelecek de bu orantıda değişir.

Devamını okumak için tıklayın

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

.