Tag Archives: prem baba

Kalbi açılanlar…

Standard

Geçtiğimiz hafta tamamlanan Kalbin Yolu İnzivası’ndan sonra kalp açan bir paylaşım:

‘Gülenay Hocam merhaba,

Arıkuşunndan bedenen dönmüş olabilirim fakat sanırım bir parçam hala orada kaldı. Gözümü ne zaman kapatsam kendimi yoga salonunda buluyorum. İçimde bir yerler titreşiyor.

Pazartesi günü ofise geldim ve canım hiç konuşmak istemedi.

Sonra, öğlene doğru birden sesim kısıldı. Fiziksel olarak hiç bir sıkıntı hissetmediğim halde …

Bir şeyim olmadığını gayet iyi bilerek iş yeri hekimine gittim. Beni teyid etti, hiç bir şeyin yok dedi. Sadece konuşmak istemediğim için sesim içime kaçmıştı, o kadar. Tuhaf ama net olarak bu olay işimi kolaylaştırdı. Konuşmak zorunda kalmadım 🙂 Sonra da ertesi gün kalktığımda geçmişti zaten.

Ben uzun mesafe koşuyorum ve koşmaya 31 yaşında başladım. İlk başladığımda 100 mt koşamaz iken şimdi bir seferde dağ bayır 50 Km koşabiliyorum. Limitli bedenim emekle, devamlı idman, adanmışlık ve sabır ile bu kadar gelişebildi ise ruhun nerelere gidebileceğini hayal etmek bile beni heyecanlandırıyor. Yine bu koşu deneyiminden yolun ne kadar sancılı ve sabır gerektirdirdiğinin, hiç bir şeyin hemen bir anda gerçekleşmeyeceğinin gayet iyi farkındayım ama umut hep var. Adım adım ilerlemenin de tadı başka. Bu kısa zamanda içimde çözülenler bana herşeye rağmen çok huzur verdi.

Bu yolda bana rehberlik ettiğiniz için size çok ama çok teşekkür ederim. Durmadan yollarımızı bir şekilde keşiştiren yüce Rabbime şükrediyorum, bana bu deneyimi nasip etti. Allah sizden razı olsun !

Bir de Niyazi Misri’nin sözlerinin türkü hali kafamda Pazar gününden beri dönüp duruyor. Sanırım benim bütün hislerimi özetlemiş 🙂

‘Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş.

Burhan sorardım aslıma, aslım bana Burhan imiş.’

Aşağıdaki linkten tamamını dinleyebilirsiniz:

Sevgilerimle, D.E.’

📷 Lotus/Nilüfer fotoğrafı bahçemde, ArıKuşu Çiftliği’nde dün açana ait.

Reklamlar

Ay Tutulması – Kendini kendine ada…

Standard

Bu haftasonu 27 Temmuz Cuma gece yarısına yakın Kova Burcu’nda bir ay tutulması gerçekleşiyor. Ay tutulmaları her daim çok önemli titreşimsel bir süreci açığa çıkarır.

Genel olarak ayın suları yönettiğini su elementinin de duygulara ait olduğunu biliyoruz. Dolunay zamanları duygu bedenimizin tıpkı med-cezir gibi yükselerek kabardığı zamanlar. Ay tutulması bu yükselişi daha da arttırıyor.

Bu ay tutulması ile gezegenimizde önemli bir enerjetik portal açılıyor.

21. yüzyılın en uzun ay tutulması oluşu gücünü katlıyor ve şu an göremediğimiz bir çok dönüşümün başlangıcı, halihazırda başlamış dönüşüm ve değişimlerin de hızlandırıcı ve kolaylaştırıcısı oluyor.

Ay tutulmaları bize derinden ve kalıcı dönüşümler için imkan verir. Özellikle geçmişten gelen kalıpları fark etmek, dönüştürmek için bundan daha efektif bir süreç olamaz. Tutulma doğum haritanızda nereye denk geliyorsa sizin için o alanda karmik temizlik ve genişleme mümkün.

Ancak fark ettiğimiz yönlerimizi şifalandırabilir, dönüştürebiliriz.

Dolunay bizden duygularımızın hikayesine kulak vermemizi talep ediyor. Şifa için duyguları su yüzüne çıkarıyor.

Bu dolunayın Kova’da oluşu ise oldukça manidar. Kova duygularına mesafeli yaklaşır ve çoğu zaman bunu bilinçsizce yapar. Ve ne zaman yoğun duygularla karşılaşma ihtimali olsa kendince dostani çıkış ya da yadsıma yolları bulur. Ancak bu tavır tekamülü ertelemekten, günü kurtarmaktan başka işe yaramaz. Öyleyse burada bize bir ders var.

Ay tutulmasının gücü duygularımızın farkına vararak ve bize anlattıkları hikayelere kulak vererek, bizi ruhun derinliklerine taşıyor.

Kalbin yani ruhun derinliklerine ancak duygularının içinden geçerek ulaşabilirsin.

Gökler bizden yana, haydi cesaret!

Biz bu haftasonu tam da tutulma vakti Kalbin Yolu İç-Çocuk & İç-Anne İnzivası’nda olacağız. Zamanlama harika.

Bu haftasonu Vedik Astroloji’de aynı zamanda içsel guruya yani içimizdeki öğreticiye adalı bir haftasonu.

Gurupurnima adı verilen bu günün bende yeri çok değerli. Atalarımız dememiş mi ‘bana bir kelime öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diye, işte böyle hissediyorum ben de yolu mu açan her öğretici kişi ve olay için. Derin bir minnet duyuyorum ve bunu sık sık içimde yaşatıyorum.

Gurupurnima, şimdiye kadar kalbimin sesini duymama destek olan üstadlarıma minnete adadığım, içimdeki rehbere daha derinden bağlanıp birlik yaşadığım, günümü dua ve mantralarla geçirdiğim yükselten, ümit tazeleyen, vizyon açan, coşkulu bir süreç.

Önümüzde çok güçlü günler var. Kendinize ait zamanlar yaratıp, öğrendiğiniz teknikleri uygulayarak, yaşam amacınızın, dönüştürmek istediklerinizin üzerine tefekkür ederek değerlendirebileceğiniz çok etkili bir zaman.

Bir başka etkili uygulama da su orucu, ya da sebze suyu orucu tutarak pişmiş yemek yememek. Ay tutulması sırasında normalde 1 ayda olan süreç birkaç saat içinde gerçekleşir. Bu da gezegendeki bir çok yaşam sürecinin çok hızlı ilerlemesi demek.

Bu dolunay ve ay tutulmasında her şeyi bir kenara bırakın ve kendinizi kendinize adayın.

Mucize dediğin kendini kalbine adadığında başlar.

Ege’nin huzurlu topraklarından, ArıKuşu Retreat’den, Ağustos böceklerinin ve suyun titreşiminin şifalı enerjisini, nilüferlerden yayılan cesaret ve güven hislerini gönderiyorum size.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

——————

Yaklaşan Eğitimler

▪ 4-5 Ağustos – Gizemli Dişilik 1 & 2 – Çeşme

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan dolu-yedek liste açık)

2 Ağustos4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu)

13 Eylül 201820 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Son 3 kişilik yer)

▪ Kalbin Yolu Dönüşümsel Prog. – 100 Saat (Yeni İçerik) – Ekim-Ocak, ArıKuşu Retreat, Bodrum & Aytepe, İzmit (Ön kayıt)

▪ 8-17 Şubat 2019 – Pema ile Hindistan İnzivası (Öğrencilere özel)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

▪ Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Kalbin Karşısında Ne Kanser Durabilir, Ne Ölüm … Gerçek bir yaşam hikayesi

Standard

narın altında gülenay pemaBu satırları kırmızı çiçeklerini rüzgarda dağıtan nar ağacının altından yazıyorum. Narlar olgunlaşmaya başladı. Çiçeği mi yoksa meyvesi mi daha güzel, karar vermek imkansız. Hem neden birini diğerine tercih edelim değil mi, neden karar verelim?

2012 yılıdan beri bu blogda makaleler paylaşıyorum. Blog istatistiklerine göre şimdiye kadar 413.074 kişi bloguma girmiş, 800 bine yakın görüntülenme almış.

Bu verileri yazmamın nedeni rakamlarla değerimi biçtirmek değil. Bu rakamlarla paylaşmak istediğim, şimdiye kadar bu kadar kişinin makalelerimi okuyup, makalelerin yazarı, yaşam hikayesi hakkında neredeyse hiç bir şey bilmiyor oluşu.

Bu bir tesadüf değil. Böyle olmasını bilinçli olarak tercih ettim. Yıllar evvel blogumu ve sosyal medya hesabımı açarken, amacım kişisel paylaşım yapmak değildi, yıllarca edindiğim öğretileri ve tecrübeleri paylaşmak için kullanacaktım ve öyle de oldu.

İstedim ki insanlar öğretilere ulaşsın, kadim tekniklere, ilham alacakları örneklere, dönüşümsel astrolojiye, yogaya, şifaya …

Amacım her zaman faydalı olmak oldu. Paylaştığım konularla bazen yüreklere su serpmek, bazen acıları dindirmek, bazen ümit vermek, bazen huzur aktarmak istedim. Hiç tanımadığım kişilerden aldığım email’lerden bu yönde bir değer kattığımı görebiliyorum, hissedebiliyorum.

Şimdi ise ilk kez kendimden, kendi yaşam ve manevi yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. En azından bir kısmından.

Bu paylaşımın şimdi olması bir tesadüf değil, meyve olgunlaştığında düşer dalından. Ben de yaşam tecrübemi, okuyanlara ilham olacak değere ve olgunluğa geldiğinde paylaşmak istedim. Edindiğim tecrübelerin egonun eline düşmesini istemedim, buna özen gösterdim. Kimliğimin, yaşam hikayemin öğretilerin önüne geçmesini istemedim. Şimdi o denge kuruldu.

Bugün Ege’nin kırsal bir köyünde yaşıyorum.

Çam ormanlı tepenin yamacında, iki yıl önce eşimle yerel taş mimariye uygun inşa ettiğimiz evimizin bahçesinde, 70 yıllık narın gölgesindeyim. Organik ürünler yetiştirdiğimiz bir çiftliğimiz ve öğrencilerimi ağırladığım bir inziva, şifa alanımız da var.

Çok severek yaptığım, yaşamlara ve kalplere dokunduğum, kendime zaman ayırabildiğim, sağlık, bolluk ve bereket içinde bir yaşamım var. Tüm bu saydıklarım hayatımın her evresinde var mıydı diye soracak olursanız cevabım net olarak; hayır yoktu olur. Dibe düştüğüm, uzun süre meteliksiz kaldığım, ümitsizlik ile sessiz depresyonlara girdiğim, haykırarak ağladığım, öfke ile kırıp döktüğüm, ölümden döndüğüm haller yok muydu, bol bol vardı.

Bugün bu satırları minnetle yazabiliyorsam, gerçekten şükür edebildiğim şeyler olduğu için.

Yaşamımda kazandığım her zerre kendi emeğimle gerçekleşti. Emeği gördüğümde büyük saygı duymam bundandır.

Ardımda bıraktığım yıllar boyunca bir şey vardı beni hep ayakta tutan, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmamı sağlayan, içimin derinlerinde hissettiğim bir his. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğu yerler hep oldu, ama bir şey vardı, o hiç eksik olmadı; Yaradan’a, evrene, görünen gerçekliğin ötesindekine inancım. Bu inanç benim hayatımı kurtardı, beni ölümden döndürdü. Kelimenin tam anlamıyla.

2013 yılı Nisan ayıydı. Hemen her yıl belirli aylar yaşadığım Hindistan seyahatinden yeni dönmüştüm. Son 12 yıldır Tayland ve Hindistan’da kendime yeten, kazandıklarımla geçinebileceğim mütevazi bir yaşam kurduğum için Türkiye’ye de hiç bir birikimim olmadı. Yıllar sonra ülkeme kesin dönüş yaptığımda dönüşüm baba evine oldu. Neyse ki odam hala duruyordu.

Devamı için tıklayın.

 

Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerine ulaşmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kalbiniz hangi yolu izliyor…

Standard

Yaşamda sessizlik anlarında açığa çıkan usul bir öğreti vardır, adına kalbin öğretisi dediğimiz. Tek şartı içsel sessizliktir. Bu hal gerçekleştiğinde içses belirgin olur. Öz-benlikten gelen şevkat bilgeliği ile dolu içsözler.

Ötenizden gelen fısıltılar. Yüce Kalp tarafından söylenen fısıltılar. O, oyunun yönetmeni ve bize ipucu ve yönlendirmeler verir.

Peki, içsesi duyacak kadar sessizleşebilir misiniz?

Kalpten gelen yönlendirmeler her zaman dinlemek veya izlemek istediğiniz türden olmayabilir. Bu altın değerindeki sözler, sizi öylece hemen özgürlüğe ve akışa taşımazlar. İlk temasta daha önce tatmadığınız güzellikte bir huzur ve coşku olur ancak bunun hemen sonrası yüzleşmeler olması kaçınılmaz. Hakiki huzur ve coşkuda kalmayı sürdürmenize engel tüm bağımlılıklarınızla yüzleşmeye yönlendirilirsiniz.

Dile getirmekte en çok zorlandığınız konuşmalara yönlendirilirsiniz.

Dürüstlük olgusunu tekrar tekrar tanımlayacağınız, hayatınızı ortaya koyacağınız yerlere götürülürsünüz.

Materyal alemde her şeyin bir bedeli olduğunu tecrübe ediyoruz, manevi alemin bedeli de kalbi bağımlılıklardan, negatif tekrarlardan ve dolayısıyla sevgisizlikten arındırma çabasıdır.

Bu süreç zorlu olsa da muazzam mükâfatlı, paha biçilmez bir süreçtir. Karanlık karşılaşmalarda kendi doğanızı gerçek anlamda öğrenirsiniz. Bunu öğrenmenin başka bir yolu da yoktur, acıların bilgeliği içinden geçerken öğrenilir.

Karanlık köşelerle yüzleşildiğinde, virajlar dönüldüğünde, karanlık harika ve alçakgönüllü yeni bir ışığa dönüşür.

Gurur tevazuya, nefret sevgiye, korku cesarete dönüşür.

Kalbiniz hangi rotayı izlemek istiyor?

Gülenay Pema

————–

Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu, yedek liste açık)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Hindistan’dan Namaste!

Standard

gulenay pemaYine yılın o zamanları, Hindistan’dayım.

Bu yıl Hindistan’a seyahatime eşimle birlikte Güney Hindistan’dan, eski bir Portekiz koloni yerleşimi olan Goa’dan başladık. 2003-2009 yılları arasında Goa’da yaşadım. Goa eyaleti benim gibi yabancı ülkelerden gelip okyanus kenarında, yarı tropik iklimde yavaş bir yaşam yaşamak isteyen kişilerle doluydu ve hala da öyle.

Ben de Goa’da bulunduğum yıllar bu eyaletin nimetlerinden yararlanıp kendi yolculuğuma çok şey kattım. Dünyanın farklı yerlerinden gelen alternatif tedavi uzmanları, yoga, Tai Chi, meditasyon, dans eğitmenleri ve üstadları ile yollarımız kesişti.

O yıllarda beş yıl süreyle Türkiye’deki bir dergiye makale yazıyor ve fotoğraflarımı veriyordum. Bunun yanında yerel kumaşlardan modern-etnik tasarımlarla kadın terzilerle çalışarak ürettiğim Harem İllusions adındaki markamı hem Türkiye’de hem de Goa’daki butiğimde satıyordum.

O yıllarda, sırt çantamı alıp 1998 yılında tek başıma çıktığım Nepal yolculuğu ile başlayan tek başıma ve uzun süreli seyahatlerim bir çok kişiye ilham oldu. Doğal olarak da bu seyahatler boyunca geçimimi nasıl sağladığım sık soruluyor, o nedenle bu detayları bir kez daha yazmak istedim.

Çıktığım yol salt merak için değildi, kalbimin yolunu bulmak, sesini yakından duymak içindi.

İnsan kalbinin sesini dinlediğinde yaşamsal şartları bu sesin yolunda uyumlanıyor. Dış şartlar tam da ihtiyacın olan şekilde şekilleniyor. Ancak burada aşırı pozitivist bir yaklaşımım olduğu düşünülmesin. Azim, disiplin, kendine dürüstlük, kendine şefkat, yaşamının ve eylemlerinin sorumluluğunu almak bu yolu açan ve sürdüren özellikler. Keyif yapmak ile emek vermek arasında kurulan denge benim için dış ve iç dünyada başarılı olmanın sırrıdır.

İstediğin şeyler için emek vermek, adım atmak, ezberleri, inanç kalıplarını kaldırmak, feragat etmek, öncelik belirlemek, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmak, destek istemek, destek olmak, soluklanmak, sebat etmek. Nerede teslim olup, akışa bırakıp nerede eyleme geçip çaba vereceğinin kararını tutturmak. Ve bunu hata yapma cesaretiyle risk alarak, rahat alanından çıkarak yapmak. Hata yapınca, enerjini hatadan öğrenmek için harcamak, hayıflanmak ve şikayet için değil.

Bu seferki Goa ziyaretimiz hem dinlenme hem de her gün İspanyol bir doktorun kliniğine giderek hem tedavi almak hem de öğrenmek için geçti. Organlar arasındaki psikolojik etkileşime odaklı bir tedavi şekli uygulayan sevgili David aynı zamanda bir psikolog. Böyle olduğunda bütünsel bir tedavi yaklaşımı ile uyguluyor akupunkturu. Kendisinin tamamlayıcı tedavi dalında mükemmeliyet ödülü de var ve oldukça saygı duyguğum bir üstad kendisi. Bu konu hakkında ilerleyen zamanlarda yazmaya çalışacağım.

Şimdi Kuzey Hindistan’da Rishikesh’te, Kutsal Ganj Nehri’nin kaynağına yakın ermişlerin şehrindeyiz bir kez daha. Artık biliyorsunuz ki her yıl 2-3 ay buraya sevgili Brezilyalı hocam Sri Prem Baba’nın öğretisini almaya geliyorum. Bu yıl Instagram ve Facebook hesaplarım üzerinden canlı yayınla kalbin yolu öğretisini de paylaşıyorum. Arzu edenler takip edebilirler. ( http://www.instagram.com/gulenay_pema ) Ayrıca bir süredir kadınlar için ücretsiz online eğitimler verdiğim bir Facebook grubu var. Kayıt için gulenaypema@gmail.com adresine email atabilirsiniz.

Paylaşmak istediğim bir çok şey var ancak bugün sözü burada kesmek ve yaklaşmakta olan eğitimler hakkında bilgi vermek istiyorum. Bazı eğitimlerde kontenjan hızlı doluyor. Bu yaz bir çok inziva, eğitmenlik ve sertifika programları var. Eğitimleri inzivalar için özel olarak doğal mimari ile uyum içinde inşaa ettiğimiz ArıKuşu Retreat’te veriyorum. Bu ortamı katılımcılara sunulan bir şifa alanı olarak bize bahşedilen bir lütuf olarak görüyorum.

Yaşamlarını değiştirmek, manevi temelli bir meslek ve diğer kadınlara dolayısıylada çevresine destek olmak isteyenler için YogANA Yoga Eğitmenliği Programı kayıtları hızla devam ediyor. Son 4 kişilik yerimiz var. Erken kayıt indiriminden faydalanmak isteyenler için 1 Mart son gün aklınızda olsun.

160 saatlik Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı‘nın yenisi de bu yaz bekliyor. Bir önceki programda mucizevi şifalanmalar tecrübe eden arkadaşlarım oldu, şifa yolculuklarını ilgili program sayfalarından okuyabilir, videolarını izleyebilirsiniz. Her kadın kendisinin şifasıdır en sevdiğim ve yaşattığım yaklaşım.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

 

 

Şifanın Yol Haritası

Standard

Gulenay Pema şifanın haritası

Şifanın yol haritasını oluşturma niyetiyle yazdığım makalemden önce bir kaç yeni eğitimden bahsetmek istiyorum.

Her yıl muazzam dönüşümlere, kalp açılımlarına ve huzur gözyaşlarına tanık olduğumuz Hindistan İnzivası bu sene 9-18 Şubat tarihleri arasında olacak. Bu sene de benimle manevi yolculuklarında daha derine inmek isteyenler ile Himalayalar’ın eteklerinde, Kutsal Ganj Nehri’nin kollarında buluşuyoruz. Detaylar ve kayıt için buradaki formu doldurabilirsiniz.

Yeni bir eğitim haberi de uzun zamandır planladığım ve ihtiyacı gördüğüm bir çalışma. Kalbin Yolu İnzivaları’nın ilkinde İç Çocuk & İç Anne odaklı olarak 15-17 Aralık’ta İstanbul’a iki saat mesafedeki derin ormanların ve kanyonun arasında, Doğa Ana’nın kucağında başlayacağız. Bu çalışma çocukluk anılarımıza, yaralarımıza ve kabul edemediğimiz olaylara derinden bakma fırsatını yakalayacağımız, öz-şefkatte yol katedeceğimiz, sessizlik merkezli bir inziva. İnziva detayları için buradan bilgi edinebilirsiniz.

Son olarak yeni YogANA Yoga Eğitmenliği Programı tarihleri belli oldu. 2 Mayıs 2018’de bu derin dönüşüm yolculuğuna baharla birlikte başlıyacağız.

Ve yeni makale…

Şifa, şifalanmak…

Bir çoğumuzun dilinden düşmeyen, yaralar, iç çocuk ve şifalanmaları. Bunun yanında fiziksel rahatsızlıklar ve şifalanma.

Peki şifa nedir?

Neredeyse yaşamla eş manaya gelen şifa nasıl gerçekleşir?

Kimler şifaya ulaşabilir? Bir hak mıdır, yolu yordamı mı vardır, herkese açık mıdır, bir şeyler mi yapmak gerekir?

Eminim hepimiz bu sorulardan en az birini yaşamımızın bir anında sormuşuzdur.

Sorular zihne ait olsa da bilgi insan için, doğru kullanıldığında insanın yolunu açar.

Ancak konu şifa olduğunda önemli bir gerçekle yüz yüze geliriz; şifanın mantıkla ilgisi yoktur.

Şifa ve mantık aynı yerde durmuyorlarsa şifaya zihin yoluyla ulaşamıyorsak, nasıl ulaşabiliriz?

Şifanın temelinde kabul, anlayış ve bağışlama yer alır.

Bu her biri başlı başına kitap yazılabilecek (ki yazılmıştır da) konular olsa da konuya şifaya ihtiyaç duyduğumuz ‘yara’ unsuruyla başlamayı uygun buluyorum.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

  • 15-17 Aralık –  Pema ile Kalbin Yolu İnzivası – İç Çocuk & İç Anne, Aytepe, İzmit
  • 9-18 Şubat 2018 – Pema ile Hindistan İnzivası, Rishikesh, Hindistan
  • 3 Mayıs – 26 Ağustos 2018 – YogANA Yoga Eğitmenliği Prog. 200 Saat – Bodrum

Eğitim detayları ve kayıt için tıklayınız

.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Bir tek nefesle…

Standard

gulenay pemaKendimize doğru yürüdüğümüz yol, kalbe doğru, gerçekten kim olduğumuza doğru… ‘Neden bu hayata geldim?’ sorusu birçoğumuzun erken yaşlarda sorduğu sorulardan. Sizlerle ara ara bana yazılan ve ilham veren dönüşüm hikayelerini paylaşıyorum. İşte yine nadide berraklıkta ve kalbin güzelliğinde dökülmüş satırlar…

“Acıdan Mutluluğa” yolculuğum 2013 yılı Aralık ayında başladı. Her zaman, herkes için böyle olmak zorunda mı ? bilemem.  Ama 2013 öncesinde içinden geçtiğim acılı dönem, benim öğretmenim oldu ve beni “Ben kimim” sorusu ile  karşı karşıya bıraktı. Zannederim kalben çok dua etmişim ki, bir gün sosyal medyada çıktın karşıma Gülenay Hocam. Hindistan’a gittiğini ve sana katılacak öğrencilerine seslendiğini yazıyordun. Görür görmez, sana yazıp , “gelmek istiyorum ama hiç yoga yapmadım”, dediğimi hatırlıyorum. Bana “nefes alabiliyorsun di mi?” dediğini de çok net hatırlıyorum. İşte böyle başladığı yolculuğum;  bir tek nefesle.

Orda geçirdiğimiz büyülü 10 gün , ben fark etmesem de beni dönüştürmüş olmalı ki, sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Tam 3 sene aldı, senin, Rishikesh’in, aşramın, Prem Baba’nın hayatımda tesadüfü bir karşılaşma olmadığını anlamam.

Oldum olası felsefe, psikoloji, sosyoloji sever,  kişisel gelişim olayına inanır, çalıştığım kurumda bu alandaki tüm eğitimlerin en sadık öğrencisi olur, yetmez her fırsatta kendim olanaklar yaratır, insan bilgisi derslerimi hep ciddiye alırdım. Son 3 sene de bu konudaki ilgim ve arayışım devam etti. Sanki Hindistan ve kapsadıkları bir üniversite idi ve ben daha liseyi bitirmemiştim. Sonra bir cesaret, biraz da azim yazdım yine. “Ben yoga hiç yapmadım ama öğrenmek istiyorum, Yoga Eğitmenlik programına gelebilir miyim?” diye. Yine her zamanki gibi kapsayıcı bir şekilde döndün dileğime. “Biraz cesaret ve biraz azim.” İhtiyaç duyulan tek şeymiş meğer.

Öğretin ve çizdiğin yol laylaylom değildi tabi ki. Beklenti bu oluyor yolun başlangıcında.  Senin disiplinin, ciddiyetin , icra ettiğin sanata saygın, korkuttu beni de başlangıçta. Ama bir o kadar da güven verdi. Farklı bir şefkatin vardı; gönül gözüyle bakanın görebildiği.  Ve yaşam değiştiren bir 6 ay başladı. Hani “biri daha önceden size tüm olacakları ve yaşanacak zorlukları gösterse acaba anne olur muydunuz?” sorusu vardır ya.   Hani her anne zaman zaman kendini sorarmış denir. Sonra şu motto gelir arkasından.  “Ama onun gülüşü her şeye değer”. İşte değişim süreci de aynen böyle.  Zor ama bir o kadar da her şeye değer.  Bizler için de. Bizlerle sabırla yürürken senin için de.

Meğer ben içten içe Yoga’nın ne değerli olduğunu hissetsem de, her yolculuğa niyetlendiğimde “Ben Yoga bilmiyorum” diye başlasam da; aslında zihnimde bir jimnastik olduğunu düşünüyormuşum. Mükemmel bir deneyim harika bir programdı hocam. Yüzleşmelerimizle, sorgulamalarımızla, sıklıkla 100 watt ampul gibi yanan farkındalıklarımızla, öğrenmelerimizle derin ve hızlı geçti aylar. Ne çok şey öğrendik. Beslenmeden, arınmaya;  bilimden, ilime ve değerlerden, kadim öğretilere uzanan. Programın içinde; bozulmuş maskülenden, dişiliğe merhaba ise promosyon gibi oldu benim için.

Halen hayatımı sadeleştirme, fazlalıklardan kurtulma ve gerçekten değerli olana yer açma sürecim devam ediyor. Daha nice niceleri…

Programın en güçlü yanı ise yaşayarak öğrenmek idi. Bilmek, yapabilmek, olmak yolculuğunda, çok şey öğrenip, biraz da yapabildiğimi düşünmekteydim. Şimdi olmak adına bazı deneyimler yaşadığımda mutluluk duyuyorum. Aslında halen çok zor gibi görünen şeyler; bir o kadar da kolay. Öyle yıllar yıllar değil, kısa bir süre deneyimlemek bile yeterli imiş. Dediğiniz gibi sen bir adım atarsan, o sana bin adım atar.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı