Tag Archives: şükür

Bu Haftasonu Sessizliğe Yer Açıyoruz

Standard

vipassana gülenay pema

Bu haftasonu yine doğa ananın kucağında iç sessizliğe yer açacağız. Ormanın havasını içimize çekip, daha önce hiç duymadığımız kuş seslerine şahit olup, sağlıklı besleneceğiz. Sabah güneşle kalkıp, güneşle devam edip, ay ve yıldızlarla geceye sarılacağız.

Tamamen sessizlik yani “mauna” içersinde gerçekleşecek inzivada, dış etkenlerden mümkün olduğunda yalıtılıp, kendimize zaman ayıracağız.

Birbirine yakın zamanda bu ikinci inzivamız, eğitim takvimimdeki diğer programlar nedeni ile uzunca bir süre Vipassana inzivası yapamayacağım. Katılmak isteyenlerin haberi olsun.

Ne Zaman: 27-29 Mayıs 2016, 3 Gün, 2 Gece.

Nerede: Aytepe, İzmit. Kayıt ve otel hakkında bilgi almak için tıklayınız.

Kayıt: Katılımcı sayısı sınırlı olduğundan bir an önce kaydınızı yaptırmanız önerilir. Ön kayıt için buradaki formu doldurabilirsiniz.

Reklamlar

Mavi Dolunay… İnançlar tazeleniyor.

Standard

dolunayMerkür retrosunun sonuna yaklaşırken Yay Burcu’nda gerçekleşen Mavi Dolunay 22 Mayıs saat 00:14’a doğru gerçekleşecek. Gezegenimizi yine Ay’ın cömert ışığı ile aydınlanacak. Bu ay döngüsü önümüzdeki yıla açılan bilgelik köprülerinin ilk ayağı. Geçmişte olanları gözden geçirip, yeni doğmaya başlayanlar arasındaki uyumlanma sürecine destek oluyor.

Bir ateş burcuna denk gelmesi dolunayı oldukça aktif kılar. Bu aktif enerji sizi hazır olmadığınız bir sürede yakaladıysa, huzursuzluk, sabırsızlık, iritasyon ya da kafa karışıklığı hissettirebilir. Tüm bunlar zihinsel egonun sizi yolunuzdan alı koymak için oynadığı oyunlardır, şimdi de mavi ayın ışığı altında gün yüzüne çıkıyorlar.

Her zaman olduğu gibi seçim bizim, ortaya çıkanlarla ne yapacağımızın kararı sadece bize ait. Zihinsel ego tüm karışığı, ilahi doğamızdan kopmamız için, küçük ve çaresiz hissetmemiz için kullanır. Şimdi bu oyunlara yenilmeden, daha yükseğe, kalbinizin sesine doğru yürüyebilmek için gereken destek daha yakın.

Zaman, daha yüksek hedefler için inanç tazeleme zamanı.

Dolunay süresince açığa çıkan olaylar, yeni bir gözle bakılıp dönüştürmeniz için fırsat tanır. Geçmiş olaylar hortlar ve aynı kısır döngüyü tekrarlamamanız için daha derinden bakmanıza destek olur.

Ortam ve enerjiler hazırken bu fırsatı kaçırmanızı istemem. Madem sıkıldık, madem sıkıştık, madem kafamız karıştı, bir nedeni var elbet.

Yaradılıştaki her şey neden-sonuç kanununa bağlı. Ve hangi olayda neden-sonuç ikilisini keşfederseniz orada bir cevher sizi bekler.

Şimdi uygulaması kolay ve bir o kadar etkili bir teknik paylaşmak istiyorum.

Devamını okumak için tıklayın.

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Çocuklar için Mantra… Hem içerdeki hem dışardaki çocuk için…

Standard
Belki kendimiz anneyiz, etrafımızda canımız kadar değerli bir ufaklık var, gözlerimizin içine bakan…
Ya da belkide içimizde taşıdığımız çocuğa açıyoruz, onu dinlemeye başlıyoruz yavaş yavaş.
Ne diyor, dertleri neler, ne istiyor, ne bekliyor…
Hepimiz Toprak Ana’nın, Dünya gezegenimizin çocukları olarak, saf ve naif varlıklarız. Varlığımızı bütünüyle, ışığı ve gölgeleriyle, kendi gerçekliğimizle, doğallığımızla sevip, beslediğimizde üzerimize muazzam bir şefkat yağar, Yaradan’dan… Onun bahşettiklerini seviyoruz, değerini biliyoruz. Bu aktif bir şükürdür, sözde değil.
Kendimizi ve etrafımızdaki canları besleyerek yaratıcı doğamızı besleriz ve dünyaya geliş amacımızı ve ruhumuzun yolunu korkusuzca yürümeye devam ederiz.

Bugün sizleri Om Kumara mantrasını sesli olarak söylemey davet ediyorum, ta ki içimizdeki çocuğun titreşimlerini hissedinceye kadar. ​İçimizdeki çocuk kutsanıncaya kadar. Ne kadar uzakta olursa olsun Toprak Ana’nın bağrındaki tüm çocuklar bu titreşimle beslendiğini, sevildiğini hissedene kadar.

Hepimizin içindeki ve dışındaki çocuğun sevgi ile dolup, aradığı kucağı, besini bulması niyetiyle!
Om Kumara Kushalo, Dayayei Namaha
“Salutations to the divine mother, who brings blessings to children”
“Çocukları kutsayan, gözeten, İlahi Anne’ye selam olsun”

*GülenayPema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Sağlıklıyken şükür halindeyiz, hasta iken hangi haldeyiz?

Standard

Beden hasta olsa bile ruh bununla başa çıkıp, en Yüce olana adanmışlığından zerre kaybetmeden, coşkuyla yaşamaya devam ediyor.

Hastalık anları, özellikle de ciddi olanları yaşayanlara Yaradan bir fırsat sunuyor. Sağlıklıyken şükür halindeyiz, eyvallah, hasta iken hangi haldeyiz?

İşte asıl test orada başlıyor. Yaşam ayaklarının altından çekilirken, yakınların endişeli gözlerle bakıp, panik yaşarken, doktorlar anlamadığın bir dil konuşurken, dostların, sen herşeye rağmen gülümseyen bir halde durumunu anlatırken gözleri yaşlı çaresiz gözlerle sana bakarken, coşku ve teslimiyet ile kalabiliyor musun?

Bu anları ancak yaşayanlar bilir. Bazı hastalıklar kişide muazzam spiritüel açılımlar yaratma kapasitesine sahip.

Hiç bir şey yok yere, nedensiz gerçekleşmiyor. Yaradan her şeyi hesabını çoktan yapmış. Bize düşen nefs’in, bedenin her halinde adanmışlık ve şükür hissiyatıyla çoşkulu kalıp, yanlızca bedenden ibaret olmadığımızı tekrar tekrar hatırlamak.

Herkese, her halde şükür, coşku, ve teslimiyetle dolu haller diliyorum.

Siz bedeniniz, duygularınız ya da zihniniz değilsiniz. Çok daha Yüce bir varlığın tezahürüsünüz.

Bu hissiyatı aldığınız anların gittikçe çoğalması tüm temennim ve uğraşım.

Sevgi ve zindelik dileklerimle,

Gülenay Pemaji

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

IMG_9927.PNG

Sevdiğinizi nasıl anlarsınız?

Standard

Birisini sevdiğinizi nasıl anlarsınız?

Sabah kalktığınızda ve yatmadan önce aklınızdaki kişi içinizde hoş hissiyatlar uyandıyor ise. Tabi bu kişiler birden fazla da olabilir: Canım dediğiniz kişiler ve kendi Can’ınız. Bir güzel güne daha uyandık, bereket ve sevgi içinde. Şükür.

Sevgi, Aşk kelimeleri biz insanlar tarafından oldukça mana yüklenen kelimeler. Malum, hem dil bu hem de herkesin kendi tanımı var, kendi yaşam tecrübesine göre.

Velhasıl, gerçekten sevgi hissiyatı hissetmediğinde bile insan “Seni Seviyorum” diyiveriyor. Ağız alışkanlığı gibi. Tabi gündelik yaşamda kayıp gidiyor asıl, gerçek hissiyatlı manası. İşte böyle kolayca aşığım diyiveren kişiler, aşık olduğunu idda ettiği, zannettiği kişiye de, kendine de, çevresine de, gerçek “Aşk”ın yaydığı, huzurlu, keyifli, olumlu, bereketli, tek yönlü, şevkatli, anlayışlı titreşimleri yayamıyor.

Nerede olumsuzluk, endişe, beklenti, sıkıntı, kafa karışıklığı var, orada Aşk yoktur, sevgi yoktur. Bu salt gerçeklik.

O yüzden “seni seviyorum” derken bir nefes alıp, kalbinize bakıp orada o hissiyat gerçekten var mı, dinlemek gerek. Önce kendimize dürüst olmalıyız. Orada eğer yoksa sevgi, bunu dürüstçe farketmek, bilmek, en büyük adım Aşk yolunda. Yalan, uykuda bir hayat yaşamaktansa, gerçeklikle paralel bir hayat içinize sinen bir hayattır, huzur tohumları ekilmiş…

Orada bir his olmadığını dürüstlükle itiraf etmek. Orada bir boşluk var. Güzel, demek ki doldurulacak bir alan yarattınız. İşte şimdi sevgiyi alacak yer var.

Gerçek sevgiyi.

Önce kendimizi sevgi ile doldurarak başlamak gerekiyor. Zira olmayanı nasıl verebiliriz? Olmayınca da hep karşıdakinden dilenme durumu açığa çıkmıyor mu?

Sevgiye yapılan bir hakaret değil mi bu?

Bu süreçte “şükretmek” en güzel şey. “Seviyorum” yerine “Şükrediyorum”, çok daha dürüstçe ve harika bir titreşimdir.

Sevgilerimle

Gülenay Pemaji

IMG_0280.JPG

*GülenayPema’nım verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.