Tag Archives: Kişisel Gelişim

Balık Burcu Dolunayı; Kendine Şefkatli Ol

Standard

Bugün saat 15:00’a birkaç dakika kala Balık Burcu’nda bir dolunay gerçekleşecek.

İçinde bulunduğumuz ay ve güneş tutulma serilerinin açığa çıkardığı güçlü karmik temizlik bazılarımızı oldukça sarsmış ve yormuş olabilir. Her yoğun süreç, sakinlikle dengelendiğinde şifanın görevini yapabilmesine alan açmış oluruz.

Bu dolunay şefkat enerjisi taşıyan balık burcuyla birlikte es verip, kendimize zaman ayırıp, olanlara kuş bakışı bakarak öğrendiklerimizin ya da yaralarımızın zamana ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor.

Şahsen kendine alan açmanın günümüz kaotik dünyasında elzem olduğunu biliyor ve bunu uyguluyorum. Eskiden bu bir lükstü, bencillik gibi algılanıyordu, ancak zaman algısı öyle hızlı ilerliyor ki durup bünyemize hakettiği sakin ve sessiz alanı vermek boynumuzun borcu halini aldı.

Balık burcu su elementini yönetir, ay da öyle. İkisi birlikte bize duygularımızın su gibi sakin bir alana ihtiyacı olduğunu öğretiyor.

Bu şifalı ve şefkat yüklü balık dolunayı sırasında, bugün, bu gece ve yarın su elementini şifa aracı olarak kullanalım. Çiçek ve aromaterapi banyoları yapmak, tuzlu denizde şifa için zaman geçirmek, su içerken şükretmek ve sessizce nefesinizin akışıyla dinlenmek, usul usul mantra ya da ilahi söylemek kendinize vereceğiniz en güzel ve verimli hediye olur.

Ayın su üzerindeki yansımasına dalarak saatler geçirmek ne kadar da sakinleştirici.

Balık burcunun yöneticisi Neptün hayal gücümüze destek olarak, geçtiğimiz zorlu ayların karmik temizliğini nasıl yeniden yapılandıracağımızı öğretiyor. Bu yaratıcı, anaç, şefkatli ve vizyoner enerjiye kendimizi açalım.

Suların usul usul akışının şifasını doya doya içimize çekelim, çekelim ki önümüzdeki döneme dinlenmiş, zinde ve yaratıcı potansiyelimizi hakkıyla kullanıp yaşamımızı yaratabilecek öz-bilgiye sahip olarak girelim.

Bir balık burcu olarak size kalbinizdeki şefkatli özle başbaşa kaldığınız keyifli ve kozmik bir dolunay diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Reklamlar

Ay Tutulması – Kendini kendine ada…

Standard

Bu haftasonu 27 Temmuz Cuma gece yarısına yakın Kova Burcu’nda bir ay tutulması gerçekleşiyor. Ay tutulmaları her daim çok önemli titreşimsel bir süreci açığa çıkarır.

Genel olarak ayın suları yönettiğini su elementinin de duygulara ait olduğunu biliyoruz. Dolunay zamanları duygu bedenimizin tıpkı med-cezir gibi yükselerek kabardığı zamanlar. Ay tutulması bu yükselişi daha da arttırıyor.

Bu ay tutulması ile gezegenimizde önemli bir enerjetik portal açılıyor.

21. yüzyılın en uzun ay tutulması oluşu gücünü katlıyor ve şu an göremediğimiz bir çok dönüşümün başlangıcı, halihazırda başlamış dönüşüm ve değişimlerin de hızlandırıcı ve kolaylaştırıcısı oluyor.

Ay tutulmaları bize derinden ve kalıcı dönüşümler için imkan verir. Özellikle geçmişten gelen kalıpları fark etmek, dönüştürmek için bundan daha efektif bir süreç olamaz. Tutulma doğum haritanızda nereye denk geliyorsa sizin için o alanda karmik temizlik ve genişleme mümkün.

Ancak fark ettiğimiz yönlerimizi şifalandırabilir, dönüştürebiliriz.

Dolunay bizden duygularımızın hikayesine kulak vermemizi talep ediyor. Şifa için duyguları su yüzüne çıkarıyor.

Bu dolunayın Kova’da oluşu ise oldukça manidar. Kova duygularına mesafeli yaklaşır ve çoğu zaman bunu bilinçsizce yapar. Ve ne zaman yoğun duygularla karşılaşma ihtimali olsa kendince dostani çıkış ya da yadsıma yolları bulur. Ancak bu tavır tekamülü ertelemekten, günü kurtarmaktan başka işe yaramaz. Öyleyse burada bize bir ders var.

Ay tutulmasının gücü duygularımızın farkına vararak ve bize anlattıkları hikayelere kulak vererek, bizi ruhun derinliklerine taşıyor.

Kalbin yani ruhun derinliklerine ancak duygularının içinden geçerek ulaşabilirsin.

Gökler bizden yana, haydi cesaret!

Biz bu haftasonu tam da tutulma vakti Kalbin Yolu İç-Çocuk & İç-Anne İnzivası’nda olacağız. Zamanlama harika.

Bu haftasonu Vedik Astroloji’de aynı zamanda içsel guruya yani içimizdeki öğreticiye adalı bir haftasonu.

Gurupurnima adı verilen bu günün bende yeri çok değerli. Atalarımız dememiş mi ‘bana bir kelime öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diye, işte böyle hissediyorum ben de yolu mu açan her öğretici kişi ve olay için. Derin bir minnet duyuyorum ve bunu sık sık içimde yaşatıyorum.

Gurupurnima, şimdiye kadar kalbimin sesini duymama destek olan üstadlarıma minnete adadığım, içimdeki rehbere daha derinden bağlanıp birlik yaşadığım, günümü dua ve mantralarla geçirdiğim yükselten, ümit tazeleyen, vizyon açan, coşkulu bir süreç.

Önümüzde çok güçlü günler var. Kendinize ait zamanlar yaratıp, öğrendiğiniz teknikleri uygulayarak, yaşam amacınızın, dönüştürmek istediklerinizin üzerine tefekkür ederek değerlendirebileceğiniz çok etkili bir zaman.

Bir başka etkili uygulama da su orucu, ya da sebze suyu orucu tutarak pişmiş yemek yememek. Ay tutulması sırasında normalde 1 ayda olan süreç birkaç saat içinde gerçekleşir. Bu da gezegendeki bir çok yaşam sürecinin çok hızlı ilerlemesi demek.

Bu dolunay ve ay tutulmasında her şeyi bir kenara bırakın ve kendinizi kendinize adayın.

Mucize dediğin kendini kalbine adadığında başlar.

Ege’nin huzurlu topraklarından, ArıKuşu Retreat’den, Ağustos böceklerinin ve suyun titreşiminin şifalı enerjisini, nilüferlerden yayılan cesaret ve güven hislerini gönderiyorum size.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

——————

Yaklaşan Eğitimler

▪ 4-5 Ağustos – Gizemli Dişilik 1 & 2 – Çeşme

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan dolu-yedek liste açık)

2 Ağustos4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu)

13 Eylül 201820 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Son 3 kişilik yer)

▪ Kalbin Yolu Dönüşümsel Prog. – 100 Saat (Yeni İçerik) – Ekim-Ocak, ArıKuşu Retreat, Bodrum & Aytepe, İzmit (Ön kayıt)

▪ 8-17 Şubat 2019 – Pema ile Hindistan İnzivası (Öğrencilere özel)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

▪ Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Öyle güzel geçti ki, yenisine yol açıldı…

Standard
Yeni bir kamp haberi! 4-7 Ağustos'ta Gizemli Dişilik Kampı için Kaş'ta
buluşuyoruz.Erkenci kuş indirimi ise 15 Temmuz'a kadar.

Gizemli dişilik kamp

Geçtiğimiz haftalarda Fethiye’nin cennet bir köşesinde harika ve derin bir Gizemli Dişilik Kampı gerçekleştirdik. Birbirinden güzel kadınlar, kalplerine doğru çıktıkları yolculuktan muazzam keşiflerle döndüler. Çalışma sonunda harika ve kalıcı açılımlarla yıllardır kısır döngüde kalan alışkanlık kalıpları çözüldü, yaşam akışına yer açıldı. Ve aslında o kadar da zor olmadığı, biraz emek ve cesaretle mucizeler başarılabileceği tecrübe edildi. Her birini tekrar kutluyorum!

Kamp öyle güzel geçti ki yeni açtığım YogANA Eğitmenlik Programı ile yolculuğuna devam etmek isteyenler kontenjanı doldurdu. Ve durum böyle olunca yaz programıma yeni bir Gizemli Dişilik Kampı ekledim. 4-7 Ağustos’ta bu sefer Kaş’ta olacağız. Detaylar ve kayıt için tıklayın.

Gizemli Dişilik Kampı, güzellik, kız kardeşlik, Doğa Ana ve sessizlikle bağlantı, dans ve meditasyona ev sahipliği yapacak. Muhteşem doğası ve uyumlu enerjiler barındıran bir mekanda içimizde esas olan otantik kadını geri çağıracağız. Bilmediğimiz ya da unuttuğumuz özelliklerimizi keşfedeceğiz. Yeni ifade şekilleri bulacağız. Duygularımızı dansımıza katmayı yaşamla dans etmenin pratik yöntemlerini öğreneceğiz.

Rahmin bilgeliğine giriş yaparak, ananelerimizden getirdiğimiz şamanik, şifalı ve derin mirası açığa çıkarmak için ritüeller uygulayacağız.

Kendi kanımızla, ay döngümüzle olan bağımızın biyolojik, enerjetik, duygusal, zihinsel ve manevi yönlerini tecrübe edeceğiz. Sahip olduğumuz bu gizemli hazineyi yaşantımızda ve ilişkilerimizde nasıl kullandığımızı ya da boşa harcadığımızı analiz ederek, enerjimizi efektif kullanmayı öğreneceğiz.

Kalbimizin kapandığı yerlere ışık tutup, yaralı yönlerimizi sararak kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek için, şartlanmaların ötesine geçebilmek için kalbin yolunda kadim öğretilerle ilerleyeceğiz.

Detaylar için tıklayın.

GülenayPema Eğitim Takvimi – Yaz Kampları – Sertifika Programları

Standard

sarasvatiGülenayPema Eğitim Takvimi

– Yoga’nın ABC’si 2. Seviye – 13 Nisan-27 Nisan, Levent
Gizemli Dişilik 2 – 18 Nisan – 18:00-20:00, Levent
Gizemli Dişilik 1 – 26 Nisan 15:00-17:30, Levent
Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. Tanıtım Semineri – 30 Nisan – 19:00-20:00, Levent
– Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. 130 Saat – 7 Haziran – Aralık
Yoga & Flow Dans Psiko-Spiritüel Kamp – 24-28 Haziran, Fethiye
Mistik Tanrıça Ritüeli – 2-5 Temmuz, Fethiye
– YogANA Yoga Eğitmenliği Programı 200 Saat – Kasım-Mayıs 2016

Detaylar & Kayıt için: gulenaypema@gmail.com

Ses Terapisi & Flow Dans Kampı, 21-24 Ağustos, Fethiye’de

Standard

Pema ile Ses Terapisi & Flow Dans kampı, ses ve bedeni dinamik ve şifa temeline yerleşen tekniklerle kapsayan yoğunlaştırılmış bir içeriğe sahiptir.

Ses terapisi tekniklerinin ilk aşamasında beden-duygular ve zihin üzerinde arınma, şifa sağlanırken, ilerleyen seviyede Flow Dans ile birleşen teknik transformatif bir alan oluşturarak titreşim frekansının yükselmesini sağlar.

Alfa frekanslarının da üzerine çıkma potansiyeli taşıyan eğitim programında sezgisel gücün artışı ile yaşamsal kalıplara daha berrak ve çözümsel bakabileceğiniz açılara sahip olursunuz. Yükselen enerji frekansı zinde, sağlıklı bir beden, doğru ifade edilen duygular, aktif-dengeli bir zihne sahip olmamızı sağlar.

Detaylar ve kayıt için tıklayın.

20140725-091222-33142629.jpg

‘Düşük Ben’ = Ego = Zihin

Standard
marianne williamson“Geçmişi, geçmişte yaşayarak iyileştiremeyiz. Şimdide yaşayarak iyileştiririz”

– Marianne Williamson

Marianne Williamson Amerika’nın yetiştirdiği özel ve tevekkülü sağlam ruhani hocalardan. Mesajları her zaman sevgi ve dua çerçevesinde odaklanıyor. Bir çok kitabı var ve oldukça geniş bir kitleye hitap ediyor. Bu yıl ilginç bir atak yaparak politikaya atıldı. Maneviyatı, şifayı ve sevginin her şeyi mümkün kılar olduğunu uygulamalı olarak gösterebilmek için.

Hepimiz Yaradan’ın izni ve şefkati ile yeteneklerimize ayıp, bu çerçevede hizmet edebilmek için bu dünyaya geldik.

Her kim ki bu yolda yürümeye başladı, Allah ve rehberleri her zaman yanındadır. Zira gerçek yaşam amacını gerçekleştirmeye başlayan kişi sevgi ile dolup taşar ve bunu yetenekleri aracılığıyla aktarıp, sunar. Bu yol ilahi bir yoldur ve ilahi yolda ilerleyenler hiç bir zaman yalnız değildir.

Bu sevgiyi açığa çıkarabilmek için ise ‘düşük ben’ ya da ego dediğimiz kişiliğimizin, zihnin tüm perdelerini, oyunlarını tanımlamak gerek. Tanımlanan şeyler, su yüzüne çıkar, artık karanlıkta ya da bilinç altında değildir. Böyle olduğunda da bizi yönetemezler.

Düşük ben sizi yönetmediğinde derinlerden açığa çıkan ruhunuz, yüksek benliğinize yol verir. Ve mucizeler ardına mucizeler hayatınızı bürürken, acının da, zorluğun da kayıbın da hikmetini idrak edersiniz.

Bu durum manevi olgunluk halini getirir. Bu da dışarıda ve içeride huzurun ve sükunetin yer etmesi ile kendini belli eder.

Dünyayla ve insanlarla savaşmak yerine dengeli bir ruh haline sahip olur, aksiyonlarınızı bu dengeli merkezden alırsınız. Bu şekilde sizin için en doğru olanı, en doğru anda ve şekilde yaptığınız hissiyatı sizi bırakmaz. Ve yaşamınız bir çatışma yerine ılıman bir meltem gibi akar.
Tatminlik ve hoşnutluk hissiyatlarıyla.

Bu kıvama gelebilmek için yani ‘düşük ben’in, egonun yönlerini tanımlayabilmek için disiplin, azim ve bu yola adanmışlık şart.

Olaylar zorlamaya başlayınca ego’nun tekmeleri de güçlü gelir. Ya hocanızı, ya tekniği, ya kendinizi ya da ailenizi, döversiniz, itersiniz, suçlarsınız. Ancak bunların hepsi ölmekte olan ego’nun çırpınışlarıdır. Disiplin, azim ve adanmışlığınız test edilmekte.

Bu yolda ancak cesareti açığa çıkaranlar yürüyebilir ve bu cesaret herkesin içine ekilmiştir. İnsanoğlu olarak içimize ekilen sevgi, erdem ve bilgelik tohumlarını yeşertmek ve meyva veren bir ağaç olana kadar beslemek ve bakmak yegane görevimizdir.

Vakitimiz tahmin edildiği kadar uzun olmayabilir.

Hindistan’dan sevgilerimle.
&lt

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Hindistan Yolculuğu Öncesinde…

Standard

611Yine yılın o vakti geldi…

1998 yılında başladığım manevi yolculuklar, uzun yıllar beni o toprakları sindire sindire yaşamaya sevk etti, aşık etti, aklımı çeldi, huzur verdi.

Her manevi yolculuğa çıkışımda niyetim, muazzam bir dönüşüme daha şahit olabilmek, kendini daha derinden görebilmek, kalbindeki sevgiyi daha da genişletebilmek, kadim, gönül dostlarıyla aynı yerde olabilimek. Ve her seferinde bu niyetim gerçekleşti.

Fiziksel görünüm aynı olsa da, hala aynı tavır ve isimle çağırılsan da, insan dönüşüm ve kendi öz-benliğini keşif yolunda ilerledikçe, yaşadığı dünyanın bir rüya olduğunu daha da net görmeye başlıyor. İçerdeki sessizlik daha da derinleşiyor ve dışarda ne olursa olsun içerdeki huzurun bakiliği, insanı coşku ve güven hissiyatı ile Yaradan varlığında olmanın verdiği tarifsiz hissiyatlara taşıyor.

Yaşanılan her tecrübenin kıymeti ve verdiği ders, anlamında baki oluyor. Her tecrübenin değeri ve neden yaşanması gerektiği anlaşılıyor.

Artık neredeyse her gün yaşadığım dönüşüm hissiyatına, değişime rağmen bunca yıldır değişmeyen iki şey oldu, birisi öz-benlik keşfine doğru olan heves, diğeri de cesaret. Katman katman benliğin ilüzyonları, perdeleri kalkarken, bu ikisi arttı. Peşi sıra da yaşam sevinci, coşku ve güven arttı. Testler geldi, gitmek için. Önümde durup, kendini gösterip, selamı alıp yoluna devam etmek için. Her ne kadar ben gidiyormuşum gibi gözükse de aslında, “Ben” sabit, gelen geliyor ve gidiyor. Tek kalan gözlemlenen şeyin kendisi ile bütünlük. Zira o da geçince salt gözlemci kalıyor, değişmeyen, her ne hal ve durum olursa olsun orada gece-gündüz, uykuda uyanışta, gözlemleyen iç-gözlemci.

Bu yolculukları neden yapıyorsun diye hiç soran olmadı bana, belki de belli olduğundandır neden yaptığım. Ancak ben gene de cevap vereyim; Aşk’a yakın olan, gerçek özgürlük nedir yaşayan, bilgelik tecrübe eden, erdem ve irade abidesi olan kişilerin olduğu topraklarda benim gibi binlerce pınarın kaynağından kana kana su içmek isteyenlerle birlikte, o Kaynak’ı kendi içimde de açığa çıkarmaya bir nebze daha yaklaşmak için.

Bu bir yolculuk ama dışarıya doğru değil, hiç olmadı. 30’dan fazla ülke gördüm, bir kaçında yaşadım ama yolum hep ermişlerin toprağına, kadim bilgelerin evlerine, münzevilerin mağaralarına, arındırmak için akan nehirlere, Aşk’la kucaklayan dağlara, adanmışlıkla bakan gözlere, teslimiyetle esen rüzgarın kaynağına gider.

Bu yıl geçen yıla nazaran daha uzun kalıyor olacağım, kısmetse. Hem Türkiye’den gelenlerle inziva yapıyor olacağız hem de her gün sevgili hocam Prem Baba’nın engin huzurunda olup kendisi ile bir de 16 günlük uzun sessiz inzivaya katılıyor olacağım, dünyanın en eski şehirlerinden Varanasi’de.

Uzun yıllar hazır olmayı beklediğim bir diğer çalışma da Bodhgaya’da olacak, Buddha’nın aydınlandığı yerde. Bu konuda dünyada birkaç yetkin kişiden biri olan Tibetli bir rahipten alacağım eğitim daha doğrusu “el” kısmetse beni son yolculuğuna çıkan kişilere o sırada rehberlik yapabileceğim bir yere getirecek. Hem kendim hem de son yolculuklarında ruhani rehberlik almak isteyenlere bu desteği verebiliyor olacağım, kısmetse.

Eğitimlere tekrar 2014 Nisan ayında başlıyor olacağız, o da eğer kısmetse. Her şey, her zaman değişebilir, ancak sevgi bakidir…

Sevgilerimle.

Gülenay Pema