Tag Archives: yogAna

Ay & Kadın Arasındaki Gizem

Standard

gulenay pemaAy dönümünün son 3 günü hayatınızda değiştirmek ve temizlemek istediğiniz ne varsa bunların gitmesine izin verme zamanıdır.

Eski zamanlarda ay tanrıça olarak nitelendirilirdi ve ayın her aşaması, hilal, dolunay ve karanlık ayın kadının hayatının üç aşamasına karşılık geldiği söylenirdi; kız, anne ve yaşlı kadın.

Ay, kadın kendini bildiğinden beri içindeki güç ile ilişkilendirilir ama ayın gücüyle bağlantı kurmak için kadın olmanız gerekmiyor elbette. Ancak kadınların aylık regl döngüsü ile ayın döngüleri arasında gizemli bir bağ vardır.

Yaşlılık dönemiyle ilişkilendirilen karanlık ay her ay dönümünün son 3 aşaması sırasında gökyüzünde belirir. İnsan gözüyle görülemez ama yeni bir gün dönümü başlayana ve yeni ay belirlemeye hazır olana kadar karanlık ay gökyüzünde hüküm sürer. “Ölü ay” olarak da adlandırılan karanlık ay, aslında ölümü temsil etmez. Fakat hayatı zenginleştiren bitişlerin ve yeni başlangıçların zamanıdır.

Karanlık ay ortaya çıktığında gereksiz duygusal yüklerimizi bırakmamız ve bize artık hizmet etmeyen veya hayatımıza değer katmayan fikir ve kişilerden kendimizi özgürleştirmemiz daha kolay hale gelir. Bu, yeni olana yer açmak için kendimizde temizlik yapma zamanıdır. Birçok insan için karanlık ay dinlenme, iç-gözlem yapma ve enerji depolama zamanıdır. Güçlü, şifalı rüyaların karanlık ay döneminde gerçekleştiği bilinir. Karanlık ay döneminde meditasyon yapma, içgüdüsel yeteneklerinizi keşfetme, geçmiş anıları hatırlama veya ruhunuzun derinliklerine inme isteğinin arttığını fark edebilirsiniz.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

Bir Kadının En Benzersiz Özelliği Nedir?

Standard

Geçtiğimiz aylarda 6 aylık Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nı tamamlayan bir öğrencimin ilham veren dönüşüm hikayesini paylaşmak istiyorum. Bir kadının bilgeliğin izinde kalbini, gizemli kadınlığını ve yaşam amacını keşfetme yolculuğu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

“Bir kadının en benzersiz özelliği nedir?” sorusuna bir kadın olarak “kadının rahmi” ve “yaratım gücü” cevaplarını veremediğimi ilk kez bu eğitimde fark ettim ve bu benim için kadınlık algımla ilgili önemli bir yüzleşme oldu. Bir kadın hisseder, haz alır, dans eder, nehir gibi akar kavramları bu eğitim sayesinde girdi hayatıma.

Gizemli Dişilik Programı’na başlarken niyetim ve dileğim, dişil enerjimi fark etmek ve bunu ortaya çıkarıp yaşamaktı. Coşkulu, neşeli, tatmin dolu yaşamak istiyordum hayatımı. Karar vermem gereken en ufak bir konuda bile ne hissettiğimi bilemediğimi, duygularımı tanımlayamadığımı görmek beni üzüyordu ve bu daha da kapanmama neden oluyordu. Tüm bunları hayatıma katabilmek için, bir kadın olarak kendimi bilme yolunda, bastırdığım dişilik enerjimi canlandırmam ve artırmam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmiştim.

Gülenay Pema ile Gizemli Dişilik Eğitmenlik Eğitimi sayesinde dişil enerjimi artırmaya, kendi değerimi artırmaya, haz almaya, şifalanmaya yönelik çeşitli yogik teknikleri ve uygulamaları, beslenme ve arınma yöntemlerini öğrendim ve hayatımın içine katarak yaşamaya başladım.

Başladığım ilk günden bugüne baktığımda ne çok şey öğrendiğimi görmek bir mucize gibi geliyor, eski halimi hatırlayamıyorum bile. Dişiliğin bilgeliği ile tanışmış olduğum için, varlığını öğrendiğim için şükrediyorum. Ben artık müzik duyduğumda yerimde salınmaya başladığımı fark ediyorum. Haz duygumu yaşamaktan utanmıyorum. Kendime koyduğum etiketleri fark ediyorum ve üzerimden atıp devam ediyorum hayata. Dans ederken kendimi özgür bırakabiliyorum, yaptığım şey her ne ise tadına varıyorum artık, nasıl görünüyorum ya da bana ne derler diye düşünmüyorum. Doğada kuşların seslerini dinliyorum, ağaçların enerjisini hissedebiliyorum. Zihnimde yarattığım kalıpları, kurguları, yargıları değiştirebildiğimi somut bir şekilde görmek ve en önemlisi özgürleşebilmek özgüveni ve tatmin duygusunu yaşatıyor bana. Benim enerjim değiştikçe, bana verilen karşılıkların, davranışların değiştiğini görüyorum.

Devamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

  • 6-7 MayısGizemli Dişilik 1, 2 & 3Antalya
  • 12-14 Mayıs – Awaken Love Sessiz Meditasyon İnzivası – AW Retreat Bodrum
  • 16 Haziran19 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. 160 Saat – AW Retreat Bodrum & Aytepe – Kontenjanda son yerler!
  • 13-16 TemmuzGizemli Dişilik Kampı – AW Retreat Bodrum

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yepyeni Bir Program: Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. – 160 Saat

Standard
16 Haziran'da başlıyoruz... 
Erkenci kuş indirimi 1 Mayıs'a kadar, kaçırmayın!

Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı

🌿Dünyayı kadınların şefkati, anlayışı ve bilgeliği kurtaracak.

🌿İnsan medeniyetinin başlangıcından bu güne kadın şifacılar doğa ananın döngülerini, zamanlamasını ve ruhunu gözlemledi ve onurlandırdı. Kadın şifacılar bilgelikleri ve yetenekleriyle çevrelerine ebelik, manevi şifa, bitkisel tıp, beslenme, masaj, dua, ritüel, dans, şarkı, müzik ve rüyalar aracılığı ile hizmet ettiler. Bilge kadınlar doğumdan ölüme, rahimden mezara kadar şifalı destek sundular. Kadının şifalı yöntemleri gezegenimizin her kültüründe kendisini göstermeye devam ediyor. Biz de Anadolu kültüründeki şifacı anaların, lokman hekimelerin ve ebelerin mirasını tekrar keşfetmek için yola çıkıyoruz.

🌿Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı ananelerimizden kalan mirası tekrar sahiplenmek ve yaşatmak için sizleri bu mucizevi keşif yolculuğuna çıkarıyor.

🌿Programda kendimizi doğal yollarla şifalandırmayı, ailemize destek olmayı ve diğer kadınlara da bunu nasıl yapacaklarını göstermeyi öğreneceğiz. Kadim kadın şifacıların geleneklerini benimseyip, modern şifacılık ile harmanlayıp sağlıklı feminen enerjiyi tekrar tekrar uyandıracağız.

🌿Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı içeriği iki modüle ayrılarak öncelikle kapsamlı teori ve bilgilere daha sonra da uygulamalı olarak şifa tekniklerinin tatbikine yer vereceğiz. Yine harika bir program oluştu. Özel inziva alanlarında, Toprak Ana ile baş başa, unutamayacağınız güzellikte ve enderlikte anlar yaşayacağınızı şimdiden hissedebiliyorum.

🌿Tüm kadınlarımızın evrene şifa yayan varlıklar olması niyetiyle…

Eğer bu mucizevi yolda yürümeye hazırsanız sizleri bekliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Program içeriğine göz atmak için tıklayın.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

.

İkizler Dolunayı – Bilmemenin Gücü Adına!

Standard

Bu gece bazılarımızın uyumayacağı ve belki de son bir kaç gecedir sizi tesiri altına alarak uyutmayan güçlü dolunay tam olarak Çarşamba sabahı 02:07’de İkizler Burcu’nda gerçekleşecek. Dolunay zamanı duygular ve ayın bulunduğu burcun ve etkileşimde olduğu gezegenlerin etkisi katlanır. Kendinizi yoğun duygu gelgitleri ve çelişkili düşünceler içinde buluyorsanız, nefes alamıyor, daralı430891_448734425191800_2035591717_np boğulacak gibi oluyorsanız, dünyanın da sizin gibi benzer bir süreçte olduğunu unutmayın. Gaia, Toprak Ana, bizden farklı değil, üzerinde yaşayan canlılarla bağlı ve bütün.

Bu nedenle eğer kendinizi çatışmalı düşünceler ve yorucu duygusallıkta buluyorsanız, size tavsiyem doğaya çıkın ve gerçekten derin derin nefes alın. Sadece nefes almanız yetmeyecek biliyorum, ‘bir nefes alın geçip gider mi bunca acı ve yoğunluk’ diyeceksiniz, tabi ki böylesine derin acıları ‘nefes al-ver, geçer’ ile avutmaya çalışmıyoruz, ancak düzlüğe çıkabilmek için bir kaç adım atmak gerekir. Ve bu adımlardan en ulaşılabiliri doğa, yeşillik, temiz hava ama sadece bu kadar değil, çok sevdiğiniz bir sanatsal ortam, müzik de benzeri de bu işlevi görür. Burada bazılarınızın acılardan ‘kaçış’ yada duyguları ‘bastırmaya’ meyilli hareketlerden usanmış olabileceğinizi de sezebiliyorum ancak, önce kendimizi düze çıkartmalıyız. Boğulurken çırpınmanın faydası olmaz, ters etki yapar. Oysa zamanı yavaşlatmak, size biraz huzur, sükun, netlik verecek aktivite ve kişilere odaklanmak gerçekçi çözüme giden yolda atılacak ilk ve önemli bir adımdır.

Güneş Yay burcunda ve ay ikizler burcunda olduğunda yayılan enerji, gündelik olayların ağırlığına rağmen büyük resmi görebilmek, ‘yapıcı’ düşüncelerde ve temiz bir sağduyuda kalabilmeyi gösteriyor. Bunu yapmayı başarabilen, bu titreşimi yayan bireylere şimdi her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bu bireyler birer baz istasyonu gibi, üzerlerinde taşıdıkları berrak sağ duyu ve net bir bilinci yayarak, sadece kendilerinin değil çevrelerinin de önünü açar, yola ışık olurlar.

Bu dönemde zihnin çok çalışacağı aşikar, malum İkizler Burcu etkisinde bir Dolunay’dan bahsediyoruz. Transitteki Yaralı Şifacı Kiron ile açı yapan İkizler Dolunayı oldukça huzursuz ve stresli enerjiler yayıyor. Hali hazırda yokmuş gibi diyeceksiniz.

Öncelikle kendinize haksızlık etmeyin, cezacı ve sabotajcı düşüncelerinizi görün ve kendinizi bu düşüncelerden yalıtın. En azından bu süreçte. Bu neden önemli? Önemli çünkü her ne kadar bu suçlayan, sabote eden ve cezacı huylar, düşünceler ve kalıplar size ait olsa da bu dönem olduğundan daha kalabalık orduyla üzerinize hücum ediyorlar. Bu kadar yükü tek seferde taşımanıza gerek yok.

Dolunaylar maneviyat yolunda, psiko-spiritüel süreçte değerlendirdiğimiz önemli süreçler. Ancak kişinin kendine iyi derecede dürüst olması ve kendi dahil kimseyi suçlamayan bir yerde olması uygun olur böyle bir süreçte ilelermek için. Eğer tüm kabarıp su yüzüne çıkanları bir kendini-tanıma ve arınma süreci olarak değerlendirmek istiyorsanız güçlü duygusal bel kemiğine, dengeli ve berrak bir zihne, iyi bir bünyeye ve sağduyuya ihtiyacınız var.

Bu dolunayda ben bu seferlik bunun tam tersini yapmanızı önereceğim. Zihninizde yeterince ‘analizci’ kimlik dolaşıyor, ‘yargıç’ var, ‘suçlayan’, ‘şikayetçi’ var. Bunları biliyoruz. Bu sefer, hiç bir şeyi analiz etmeden, ‘neden’ sorusunu sormaMAya davet ediyorum sizi.

Bu seferlik, bırakalım, bilmeyelim.

Bilmemenin, ‘bilmiyorum’ demenin kendine has ferahlatan bir enerjisi var, denemenizi tavsiye ederim.

Makalenin devamını okumak için tıklayınız.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Takvimi

  • 17-18 Aralık, Gizemli Dişilik Dönüşüm Kampı (Kontenjan doldu)
  • 21 Aralık, Awaken Love Türkiye Kadınları Güçlendirme & Şifa Çalıştayı, Bilgi Üniversitesi
  • 8 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Ankara
  • 14 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Hatay
  • 2-11 Şubat 2017, Hindistan İnzivası (Turistik gezi değildir)
  • 27 Nisan-1 Ekim 2017, YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi yazabilirsiniz.

 

Mutluluk ve Beden Farkındalığı

Standard

pema_uddhita_ard_dhanurasana1Bu makalemde beden farkındalığı ve mutluluğun arasındaki ayrılmaz ilişkiye bir giriş yapacağız. Makaleden önce yeni eğitimlerden bahsetmek istiyorum. Dolu dolu bir yaz geçti bir çok kamp ve eğitmenlik programı tamamlandı, yenileri devam ediyor. Sonbahar’a da aynı verimde girdik. Yoga’nın ABC’si sınıfları açıldı, yeni 1. seviye açılacak, Gizemli Dişilik 5 ayrı ilde düzenleniyor. Tüm bunların yanında gönüllü girişimimiz Ganga Project ile mülteci kadınlara ve çocukları ile hassas gruba giren kadınlara kadın şifacılık üzerine ücretsiz eğitimler veriyoruz. Bu kış Şubat ayında öğrencilerimle Hindistan’da buluşup derin bir inziva gerçekleştireceğiz.

Bahar aylarında ise kadınlar için yoga eğitmenliği programı YogANA’nın yenisini açacağım. Bir de heyecanlı yeni bir eğitim var 2017 baharı ile sunacağım Kadın Şifacılık Sertifika Programı. İki modülden oluşacak bu programda, bir çok kadınsal şifa tekniğine yer vereceğiz. Uzun süredir eğitimlerimin ve yeni ekolojik çiftlik ve inziva merkezimizin inşaatı nedeniyle sizlere yazamadım. Şimdi Ege’nin yazdan kalma güneşinden faydalanırken, dalgaların ve meltemin eşliğinde size mutluluk ile ilgili yazıyorum.

Güncel Eğitim Takvimi

  • 23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler
  • Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)
  • 27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)
  • 12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin (Kayıtlar açık)
  • 13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana (Son yerler)
  • 19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir (Son yerler)
  • 20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)
  • 22 Kasım – Yoga’nın ABC’si Yeni 1. Seviye (Kayıtlar açık)
  • 10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler (Kayıtlar açık)
  • 16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit (Ön kayıt)
  • Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat (Ön kayıt)
  • Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül (Ön kayıt)
  • Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül (Ön Kayıt)

——-

Çoğu kişi mutluluğun başarı, sağlık ve iyi insan ilişkilerinden geldiğine inanır. Aslında doğru olan bu prensibin tersidir; yani başarı, sağlık ve iyi insan ilişkileri, mutlu olmanın kaçınılmaz sonucudur.

Çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bunun doğru olduğunu anlayabiliriz. Başarılı ve ünlü insanların mutsuz hayatları meşhurdur. Sağlıklı olmanın kıymeti bilinmez ve mutlu aileler bile beklenmedik bir trajediye maruz kalabilir. Peki, biz neden hala başarı, sağlık ve ilişkilerin mutlu olmamız için gereken tek şey olduğu yanılgısına düşmeye devam ederiz?

Eski Hindistan Vedik ve Budist geleneklerinde acı ve mutsuzlukla ilişkilendirilen beş sebep vardır:

  1. Gerçek kimliğini bilmemek
  2. Doğası itibariyle fani olan bir dünyada kalıcı olma düşüncesine takılı kalmak
  3. Değişiklikten korkmak
  4.  Ego denilen sosyal uyarımlı ilüzyonla özdeşleşme
  5. Ölüm korkusu

Bu makalede mutsuzluğun sadece ilk prensibine odaklanalım, yani gerçek kimliğinizi bilmemeye. Gerçek kimliğinizi bildiğiniz zaman çektiğiniz tüm acılar diner. Aydınlanma gerçekten kim olduğunuzu bilmektir.

Aşağıdaki adımlar sizi kendini-tanımaya yöneltecek. Mutluluğunuzun açığa çıkmasına izin verirken iki katmanlı bir yoldasınız; karanlıktan çıkıp ışığı içeri aladığınız…

İlk Anahtar: Bedeninin Farkında Ol

Bedeninin ve evren tek bir enerji, bilgi ve bilinç alanıdır. Bedenini dinleyip onun farkındalığına yanıt vererek sonsuz olasılıklar dünyasına adım atarsın ve burada doğal bir şekilde yaşanan şey huzur, uyum ve neşedir.

Tam şu anda ne kadar mutlu olduğunuzu anlamak istiyorsanız en güvenilir rehberiniz bedeninizdir. Birçoğumuz bedenimizin bize gönderdiği sinyalleri hafife alma eğilimi gösteririz. Bunlar rahatlık, rahatsızlık, üzüntü veya neşe gibi oldukça ince mesajlardır. Bu ilk anahtarı anlamak için her zamanki zihin/beden bölünmesinin ötesine bakmamız ve zihinle bedeni, iki varlık olarak ayıran bir sınır olmaksızın tek bir güç alanı olarak görmeye başlamamız gerek.

Mutluluk kapasitemizi artırmak için kendi duyularımızla bağlantı kurmamız gerek. Farkındalığımızı artırdığımızda bedenimizin bize söylediği önemli mesajları daha net bir şekilde anlayacak durumda oluruz. Bedenimizden gelen önemli mesajları daha iyi anladığımızda, zihin, beden ve ruhumuz arasındaki uyumu yaratmak için ne yapmamız (veya yapmamamız) gerektiğini içgüdüsel bir şekilde biliriz.

Mutsuzluk, zihin, beden ve ruh arasındaki uyumsuzluğun bir sonucudur.

Farkında olmayı bıraktığınızda ne olur? Bedeninizin gönderdiği sinyallere dikkat etmeyi bıraktığınızda zihin-beden güç alanınızda aksamalar yaratırsınız. Bu aksamalar kendisini birçok alanda açığa çıkarabilir. Örneğin bedeniniz 8 saat uykuya ihtiyaç duyduğu halde tüm gece çalışmak durumunda kalmak veya ruh haliniz ve enerji seviyeniz üzerinde olumsuz etkileri olmasına rağmen abur cubur yemek gibi. Bedenin hatırı sayılır şekilde beslenme, dinlenme ve sevgiye ihtiyaç duyarken siz farkındalıktan uzaklaşarak bedeninizin yardım çığlıklarını görmezden gelirsiniz.

Bedenlerimizin daha çok farkında olabilmek için bedenimizin bizim için yaptığı her şey için minnet duymaya zaman ayırmamız gerek. Öncelikle bedenimizde var olan sonsuz zekayı düşünün: biz farkında bile olmadan, insan bedeni geleceği hayal edebilir, bir enstrüman çalabilir, yeni hücreler üretebilir, kalp atışını izleyebilir, zararlı bakterilerle savaşabilir, rahmin içinde yeni bir yaşam meydana getirebilir ve bunların hepsini aynı anda yapar.

Bedenlerimizin ayrıca muhteşem bir sonsuz yaratıcılık kapasitesi vardır. Yeni bir beceri edindiğimizde veya nefes aldığımız yerin irtifasını değiştirdiğimizde bedenimiz bu yeni koşullara içgüdüsel olarak adapte olur ve bu yeni değişime karşı koymaz. Bir daha yeni bir spor yapmayı öğrenirken ya da yeme alışkanlıklarınızı tamamen değiştirirken bunu bir düşünün.

Üçüncü olarak bedenlerimiz, mikroskopik hücrelerimizin, normal şartlarda yaşamı desteklemeyecek çevresel koşullarda dahi hayatta kalmasına, büyüyüp evrimleşmesine imkan tanıyan uçsuz bucaksız bir güç kaynağına bağlıdır. Bedenimizin, iç sistemimize girebilecek virüs, mikrop, kanser hücreleri ve diğer zararlı unsurlara karşı kendini savunmasına imkan veren de yine bu güç kaynağıdır.

O halde kendi bedenlerimizin ve onların yaptığı her şeyin daha fazla farkında nasıl oluruz? Bu aslında düşünüldüğünden çok daha basittir. Bir sonraki kendinizle baş başa kaldığınız sessiz anda, sadece hissettiğiniz fiziksel duyulara kendinizi açın. Bedeninizde özellikle gergin hissettiğiniz belirli bölgeler var mı? Yüzünüz, boynunuz veya sırtınız gibi. Bedeninizin belirli bir bölgesine tüm dikkatinizi verdiğinizde ne oluyor?

Fiziksel rahatsızlık duyduğunuz bir sonraki sefer, sadece derin bir nefes alın ve rahatsızlık veren hisleri yargılamadan onlar kendiliğinden kaybolana kadar gözlemleyin. Her dikkatiniz dağıldığında, stresli veya belirsiz hissettiğinizde bu alıştırmayı yapın. Böylece farkındalık kaslarınızı oluşturmaya başlayacaksınız ve bu, hayatınızın geri kalan kısmında sizi ve çevrenizdeki insanlar için çok faydalı olacak.

İlk Anahtarı günlük hayatta aktive etmek üzere size aşağıda kolay bir teknik önereceğim:

  1. Bedenimdeki enerjiyi maksimuma çıkarmak üzere seçimler yapacağım. Herhangi bir şekilde enerji eksikliği hissediyorsam kendimizin tamamen farkında olduğumuz zaman hepimizin bağlı olduğu sonsuz kaynağın akışına direnç gösteriyorum demektir.
  2. Herhangi bir duyguyla hareket geçmeden önce kalbime danışacağım. Kalbim, duygusal zeka konusunda benim en güvenilir rehberimdir.
  3. Bedenimde ağırlık veya donukluk hissedersem özellikle dikkatimi vereceğim çünkü bu duygular atalet çektiğimin sinyalleridir ve her anın potansiyelini deneyimlemek yerine alışkanlıkların dayatmasını yaşamaktır.

Hepimize bedenin farkındalığının arttığı, bedenimizi sahiplendiğimiz ve kendini şifalandırabilen bir bünye diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Güncel Eğitim Takvimi

23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler

Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)

27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)

12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin

13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana

19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir

20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)

10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler

16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit

Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat

Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül

Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Yaz döngüsü, değişim, gelişim…

Standard
726986e024f4

Yediburunlar Lighthouse

Bahar döngüsü yerini yaza bırakırken, bitkilerden bal toplayan arılar bolluğun biraz daha tadını çıkarıyorlar. Zaman döngüsü, mevsimler, yıllar geçiyor. İnsanoğlu dönüşüyor, Toprak Ana değişiyor…

Geçtiğimiz günlerde blog istatistiklerine bir göz attım. Sesim, blogu açtığım 2012 yılından beri toplam 287.862 net kişiye ulaşmış, 554.062 görüntülenme almış. Ne mutlu emeklerin uzaklardakilere dahi ulaşabilmesine. Aslına bakarsanız benim hissiyatım bu rakamlarla eş gitmiyor yani ben sanki yakın ve birkaç dostla yazışıyormuşcasına yazıyorum her zaman.

Geçtiğimiz haftasonu Vipassana inzivası bu sefer öncekilerden daha farklıydı, aslında her çalışma farklı oluyor çünkü dönüşüm baki. Kendi dönüşümümle birlikte, verdiğim eğitim alanı da dönüşüyor doğal olarak. En nihayetinde enerji değişiyor, bilinç gelişiyor. Teknikler benzer olsa da ardındaki enerji genişliyor, daha da fazlasını kapsıyor.

 

Bu yaz yine harika eğitimler bizi bekler. Bazılarında kontenjan doldu, bazılarında hala yer var, bazıları ise daha derine inmeye hazır eski öğrencilerime göre tasarlandı.

İki yeni eğitmenlik programı var önümüzde. Gizemli Dişilik Eğitmenlik‘te yerimiz kalmadı. YogANA eğitmenlik programı kayıtlarını ise yeni açtık. Gizemli Dişilik Kampı, muhteşem doğası ve yüksek enerjili Yediburunlar Lighthouse’da gerçekleşecek yine. Bu mekanda çok eğitim verdim ve her seferinde tadından doyulmaz haller yaşıyoruz. Bu kamp transformatif dansla, psiko-spiritüel öğretilerle dolu enerjetik bir program. Hemen ardından her yaz düzenlediğim Mistik Tanrıça Ritüeli var. Bu çalışmada kullanacağımız etkin tekniklerle yaşam amacımızı gözden geçirip, kabimizi nerelerde dinliyor nerelerde dinleyemiyoruz bakıp, bolluk ve bereket akışının önünde duran inanç kalıplarını dönüştüreceğiz.

Yaz sonuna ise sürpriz bir etkinlik geliyor! Gizemli Dişilik Festivali… hummalı bir hazırlık var, detayları çok yakında duyurmaya başlayacağız, takipte kalın.

Hepimize güzelliklerle dolu, bolluk ve bereketin doğal hakkımız olduğunun idrakinde, yaşam amacımı tezahür ettirebildiğimiz, enerjik ve huzurlu bir yaz diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pemaji

*Gülenay Pema’nin verdiği eğitim ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Güzelliklere devam…

Standard

YogANA-Gulenay-PemaGeçtiğimiz haftasonu papatyalar arasında ve kuşların meraklı bakışları altında YogANA eğitmen adayları prova derslerini verdiler. Her aday kendine has bir yorumla derse girdi ve aktardı. 200 saat ve 6 aya yayılan bir sürede kendilerine doğru emek verdiler.

Yaptığım işin en güzel yanı emeğimin karşılığını alabilmek, işte bu bana tatmin veriyor. Peki emeğimin karşılığı maddi olabilir mi, olabilir tabi onun da yeri var ekmeğimiz, çatımız, bereketimiz, ama benim bahsettiğim böyle bir tatmin değil. Manevi tatminden bahsediyorum. Ve emeğimin karşılığını manevi olarak alabilmem öğrencilerimin dönüşümü ile doğru orantılı. İşte bu benim yaşam amacım. Kalpleri açmak, dürüstlük ve kişisel-sorumluluk almada rehberlik etmek ki karanlıktan korkmadan aydınlığı yaşatalım. Ben daha fazla uzatmadan sözü Özge’ye bırakıyorum, onun kaleminden okuyalım.

“Pema Hocam ile ve bilinçli olarak Yoga’ yla tanışmam YogAna programı sayesinde oldu.

YogAna tamamıyle kendine has bir eğitim programı. Öncelikle klasik bir Yoga eğitmenliği olmadığını ilk başta söylemek isterim. Program içeriği, hani o aklınıza ilk gelen bildiğimiz stüdyo Yoga’larına hiç mi hiç benzemiyor. Yani bu programda sadece Yoga Asana’larını öğrenmiyorsunuz; Yoga’yı hayatınızın tam da merkezine oturtarak, aynı zamanda kaçınılmaz bir kişisel dönüşüm yolcuğunu da kendinizde başlatmış oluyorsunuz… hem de tüm boyutlarıyla… Boyutları derken fiziksel, duygusal ve zihinsel dönüşümlerden bahsediyorum. Bunlardan kendim üzerinden örnek vermem gerekirse, öncelikle program süresince uyguladığımız beslenme yöntemi, bedenimi derin bir toksik arınmadan geçirdi.

Hocamızın her aşamasını bizzat takip edip, yönlendirdiği çeşitli detoks kürleri sayesinde fiziğim inceldi. Fazla kilolarımdan kurtuldum, kendimi daha fit ve sağlıklı hissediyorum. Bilinçli beslenmeye başladım. Kan değerlerim düzeldi. Daha program sona ermeden 5 yıldır taşıdığım şeker hastalığından kurtuldum. Doktorumun tavsiyesiyle günlük ilaçlarımı artık almıyorum.

Bu derin program sayesinde hayata bakış açım, nerede durduğum, hangi yöne gittiğim, neyi “gerçekten” istediğim, kısacası “tüm hayatım” temelden değişti. Kendimle adeta yeniden tanıştım.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.