Category Archives: manevi rehber

Yaşam Enerjisi

Standard

Yaşam enerjisi içimizde hızlı bir nehir gibi akar ve ona engel olabilecek hiçbir şey yoktur.

Relaxing Exercises On Beach At Sunset

Enerji ile ilgili makaleme geçmeden evvel iki güzel haber vermek istiyorum. Birincisi her yıl düzenlediğim mistik topraklar Hindistan’da inziva. Brezilya’lı üstadım Sevgili Sri Prem Baba’nın öğretisi ile dolup taştığımız mucizevi bir içsel yolculuk. Detaylar için gulenaypema@gmail.com a yazabilirsiniz.

Diğer bir güzellikte muazzam dönüşümlere, şifalanmalara, farkındalıklara yolu açan YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı’nın yeni dönemi. Hali hazırda devam eden YogANA biterken Ekim’de yenisine başlıyoruz, şimdiden yerler dolmaya başladı. Erkenci kuş indirimi ise 2 Ağustos’a kadar, bu derin ve kalıcı dönüşüm fırsatını, yeni bir yaşama doğru atacağınız esaslı adımı kaçırmayın derim.

Ve son olarak bir çok kişiyi sevindirecek ve uzun süredir talep aldığım online eğitim modülü. Kadın Bilgeliğe Giriş Online Eğitim Programı Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarında olup eğitimlerime katılmak isteyip katılamayanlar için de harika bir program olacak. Mekan engelini aradan kaldırmış olacağız. Kadın Bilgeliğe Giriş Online Programı kadın bedeni, hormonlar, feminen-maskülen enerji ve rahim bilgeliği konularına giriş yaptığımız 4 haftaya yayılan 4 modülden oluşan, bir çok bilgiye ulaşabileceğiniz kısa ve temel bir program. 10 Eylül’de başlıyoruz, detayları yakında paylaşacağım.

——

Tüm varlıkların özü enerjidir.

Fiziksel ve eterik bedenelerimiz bütünlüğün ve zindeliğin kaynağı olan kesintisiz yaşam enerjisi akışına bağlıdır. Bu enerjinin aktığı kanallar açık sistemler olsa da ve kontrolümüz dışındaki dış unsurlardan etkilense de bunların hayatımıza nasıl etki edeceğini sonunda biz seçeriz.

Akışın korunmasını sağlamak için enerji alanımızdaki blokajları tanımlayıp bunları temizlemek bize kalmıştır. Sağlıklı, topraklanmış bireyler, diğer insanların ve çevrenin enerjisinin bir kısmını alır ama bu onları besleyen dengeli enerjinin devamlı akışını bozmaz. Aynı birey, stres ve kederle de yapıcı bir şekilde başa çıkar ve çoğunlukla olumsuzluğu beraberinde getiren cansızlığa maruz kalmaz.

Enerjinin bedenimizde ve etrafında ahenkli bir şekilde akmasını sağladığımızda doğal olarak sağlıklı, canlı ve huzurlu oluruz.

Makalenin devamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler:

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Bir tek nefesle…

Standard

gulenay pemaKendimize doğru yürüdüğümüz yol, kalbe doğru, gerçekten kim olduğumuza doğru… ‘Neden bu hayata geldim?’ sorusu birçoğumuzun erken yaşlarda sorduğu sorulardan. Sizlerle ara ara bana yazılan ve ilham veren dönüşüm hikayelerini paylaşıyorum. İşte yine nadide berraklıkta ve kalbin güzelliğinde dökülmüş satırlar…

“Acıdan Mutluluğa” yolculuğum 2013 yılı Aralık ayında başladı. Her zaman, herkes için böyle olmak zorunda mı ? bilemem.  Ama 2013 öncesinde içinden geçtiğim acılı dönem, benim öğretmenim oldu ve beni “Ben kimim” sorusu ile  karşı karşıya bıraktı. Zannederim kalben çok dua etmişim ki, bir gün sosyal medyada çıktın karşıma Gülenay Hocam. Hindistan’a gittiğini ve sana katılacak öğrencilerine seslendiğini yazıyordun. Görür görmez, sana yazıp , “gelmek istiyorum ama hiç yoga yapmadım”, dediğimi hatırlıyorum. Bana “nefes alabiliyorsun di mi?” dediğini de çok net hatırlıyorum. İşte böyle başladığı yolculuğum;  bir tek nefesle.

Orda geçirdiğimiz büyülü 10 gün , ben fark etmesem de beni dönüştürmüş olmalı ki, sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Tam 3 sene aldı, senin, Rishikesh’in, aşramın, Prem Baba’nın hayatımda tesadüfü bir karşılaşma olmadığını anlamam.

Oldum olası felsefe, psikoloji, sosyoloji sever,  kişisel gelişim olayına inanır, çalıştığım kurumda bu alandaki tüm eğitimlerin en sadık öğrencisi olur, yetmez her fırsatta kendim olanaklar yaratır, insan bilgisi derslerimi hep ciddiye alırdım. Son 3 sene de bu konudaki ilgim ve arayışım devam etti. Sanki Hindistan ve kapsadıkları bir üniversite idi ve ben daha liseyi bitirmemiştim. Sonra bir cesaret, biraz da azim yazdım yine. “Ben yoga hiç yapmadım ama öğrenmek istiyorum, Yoga Eğitmenlik programına gelebilir miyim?” diye. Yine her zamanki gibi kapsayıcı bir şekilde döndün dileğime. “Biraz cesaret ve biraz azim.” İhtiyaç duyulan tek şeymiş meğer.

Öğretin ve çizdiğin yol laylaylom değildi tabi ki. Beklenti bu oluyor yolun başlangıcında.  Senin disiplinin, ciddiyetin , icra ettiğin sanata saygın, korkuttu beni de başlangıçta. Ama bir o kadar da güven verdi. Farklı bir şefkatin vardı; gönül gözüyle bakanın görebildiği.  Ve yaşam değiştiren bir 6 ay başladı. Hani “biri daha önceden size tüm olacakları ve yaşanacak zorlukları gösterse acaba anne olur muydunuz?” sorusu vardır ya.   Hani her anne zaman zaman kendini sorarmış denir. Sonra şu motto gelir arkasından.  “Ama onun gülüşü her şeye değer”. İşte değişim süreci de aynen böyle.  Zor ama bir o kadar da her şeye değer.  Bizler için de. Bizlerle sabırla yürürken senin için de.

Meğer ben içten içe Yoga’nın ne değerli olduğunu hissetsem de, her yolculuğa niyetlendiğimde “Ben Yoga bilmiyorum” diye başlasam da; aslında zihnimde bir jimnastik olduğunu düşünüyormuşum. Mükemmel bir deneyim harika bir programdı hocam. Yüzleşmelerimizle, sorgulamalarımızla, sıklıkla 100 watt ampul gibi yanan farkındalıklarımızla, öğrenmelerimizle derin ve hızlı geçti aylar. Ne çok şey öğrendik. Beslenmeden, arınmaya;  bilimden, ilime ve değerlerden, kadim öğretilere uzanan. Programın içinde; bozulmuş maskülenden, dişiliğe merhaba ise promosyon gibi oldu benim için.

Halen hayatımı sadeleştirme, fazlalıklardan kurtulma ve gerçekten değerli olana yer açma sürecim devam ediyor. Daha nice niceleri…

Programın en güçlü yanı ise yaşayarak öğrenmek idi. Bilmek, yapabilmek, olmak yolculuğunda, çok şey öğrenip, biraz da yapabildiğimi düşünmekteydim. Şimdi olmak adına bazı deneyimler yaşadığımda mutluluk duyuyorum. Aslında halen çok zor gibi görünen şeyler; bir o kadar da kolay. Öyle yıllar yıllar değil, kısa bir süre deneyimlemek bile yeterli imiş. Dediğiniz gibi sen bir adım atarsan, o sana bin adım atar.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

Yaşamın Amacı

Standard

yaşam amacı gülenay pema

Hayatın amacı nedir? Amacınız nedir?

Klişe olduğu kadar önemli bir konu. Birçok kişiye ilham verdiği kadar uğraştırmış, başarılı olduğu alanlarda dahi kalbinin tatmin olmadığını hissedip arayışı sürdürmeye devam ettiği bir konu.

Çoğu zaman hayatın amacından bir “şey” olarak, uğrunda yaşamamız gereken bir ideal, netleştirmemiz gereken bir tanım olarak söz ederiz. Onu bulduğumuzda ise onu yaşamaya koyulabiliriz.

Ben onu bir “şeyolarak görmüyorum. Bir “şey” olsa bulunabilirdi. Bir kaya parçası ya da bir köy gibi. O içinizden açığa çıkan ve onu sizin dışınızdaki dünyaya vermenizi isteyen bir karşılaşma, bir duruş, bir potansiyel.

Yaşam amacımız, büyük yaradılış oyunundaki rolümüz…

Amacınız, büyük hayat tiyatrosundaki rolünüzü yerine getirmek.

Ve bu rol önceden yazılmış değil.

Yüce Yönetmen, performansınızı yargılamayacak. Konuşan bir robot gibi tekrarlamanız gereken replikleriniz yok. Uymanız gereken doğru bir senaryo da yok.

Ama bu demek değil ki yaşam belirsiz. Esasen rolünüz yazılmış olmasa da bir şekli var, yani yol yordam doğduğunuz anda sizinle. Buna potansiyel yetenek diyoruz.

Size bir isim ve bir yaradılış verilmiş. Bir tat ve his verilmiş. Bir geçmiş ve olası bir gelecek de. Ruhun bu hatlarını değiştiremezsiniz.

Görevimiz, rolümüzü yaşamak ve onu oynadıkça açığa çıkarmak, oynadıkça onu keşfetmek. Ortaya çıkan hikayeyi doğaçlarken karakterimizin orijinal doğasına dalmak.

Yaşam amacımızın yolunda yürürken en gizemli çatışmaları oynamalıyız. Yönetmenin talimatına teslim olarak, doğaçlama oluşturduğumuz anlatımlar yaratarak.

Ve evet her ikisini de yaparak.

Teslimiyet içinde aktif rol alarak. Ben buna aktif teslimiyet diyorum. Çünkü sanılanın aksine teslimiyet eli kolu bağlı, boyun eğmek demek değildir. Boyun eğme fikri insan zihnine ait bir olgu iken teslimiyet ilahidir. Böyle olduğunda içimizde nasıl bir sese ve ne şekilde teslim olduğumuzu dinlemek önemli tabi.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

Endişe, Kadın ve Hormon Üçgeni

Standard

kadın ve hormonlar

Gecenin bir yarısı endişe içinde mi uyanıyorsunuz?

İş yetiştirmeniz gereken belirli bir tarih veya büyük bir sosyal etkinlik olduğunda fazlaca kaygılı mı oluyorsunuz?

Belki de panik atak yaşıyor ve farkında değilsiniz?

Yalnız değilsiniz.

Kadınların kaygı sorunları yaşama olasılığı erkeklere göre %60 daha yüksek ve insanların çoğu, güçsüz bırakan bir unsur olan stresi yaşıyor.

Neden diyecek olursanız yazdığım bir çok makalede değindiğim gibi kadınların bir canlı doğurma, taşıma ve besleme süreçlerinin hassasiyet ve bununla gelen empati kapasitesine sahip oluşu ve çevre şartları ile uyumlanamayışı bunun en büyük etkeni. Kadın olmak kutsal iken şartların ağır olduğu günümüzde, bu hassasiyeti anlamlandırmak ve bir lütuf olduğu gerçekliğini yaşatmak gittikçe zorlaşıyor.

Evet belki zor ama mümkün, gayet mümkün. Çünkü esas olana zaten sahibiz.

Çağ, zaman, teknoloji değişiyor. Zamanın daha hızlı yaşandığı hissini hepimiz tecrübe ediyoruz ve bu sanal değil bir gerçek. Hem kuantum boyutunda hem elle tutulan fiziksel boyutta, zaman çok hızlı, tüketim hızlı, yaşam hızlı…

Bu hıza ayak uydurmaya çalışmak sadece kadınlar için değil tüm canlılar için cambazlık. Bu endişeli hal birlikte dengesizliği getiriyor.

Bunlar bildiğimiz şeyler. Makro boyutta daha fazla zaman geçirmeden mikro, kadın boyutunda kalmak istiyorum ki size faydalı ve etkili bilgiler aktarabileyim.

Maalesef birçok insan, her biri bir dizi yan etkiye sahip güçlü ilaçların tek çözüm yolu olduğuna inanıyor.

Neyse ki gerçek tam olarak böyle değil. Stresi hafifletmenin doğal yolları mevcut.

Bu neden oluyor? Pek çoğumuz hayatımızın bir bölümünde aşırı stresle mücadele etmek durumunda kalırız (dışsal stres unsurlarından ötürü). İçinde bulunduğunuz koşullar ne olursa olsun sürekli diken üstünde gibi hissetmeye başladığınızda zihinsel sağlığınızı desteklemek için fiziksel sağlığınıza (veya içsel stres unsurlarına) bakma zamanı gelmiş demektir.

Günlük hayatın zorluklarıyla karşı karşıya kaldığınızda bozguna uğramış gibi hissetmek yerine dayanıklı, kendinden emin ve güçlü olmak sizi çözüme ulaştıracak yolları açar.

Stres ve Hormonlarınız

Fiziksel olarak iş hormonlara dayanıyor. Özellikle stres hormonu olan kortizol hormonuna. Vücudumuzun kortizolu yönetme şekli stresle başa çıkışımıza yansır. Bedeninizin çalışma biçimini ve kortizol üretimini etkileyen bazı yaşam tarzı unsurları vardır:

Devamını okumak için tıklayın:

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Ego & Yüksek Benlik Üzerine

Standard

Yuksek BenlikEgo kelimesine bazılarımız tüm yönleri ile vakıf, bazılarımız sadece kibir olarak algılar bazılarımız da bu yaradılışta oynadığı elzem rolü fark etme yolundadır.

Ego, kendimiz üzerinde çalışıp kendimizi anlarken aynı zamanda çevremizdeki dünyanın da üzerinde çalışıp onu anlamamızın bir yoludur.

Çoğu spritüel ortamda egonun namı oldukça kötüdür. Bunun nedeni egonun bir dereceye kadar zihnimizdeki bizi birbirimizden ayıran prensip olmasıdır. Ruh ise bize böyle bir ayrımın var olmadığını gösterir. Bazen ego, gerçek doğamızı fark etmemize engel olan neredeyse şeytansı bir figür olarak tasvir edilir. Ama çok temel olarak ego, bizim dünyada işlev sağlayabilmemiz için kişiliğimizin bazı yönlerini organize etmemize yardımcı olan basit bir araçtır. Bu bağlamda ego, kendimiz üzerinde çalışıp kendimizi anlarken aynı zamanda çevremizdeki dünyanın da üzerinde çalışıp onu anlamamızın bir yoludur.

Ego, dünyada yönümüzü belirleme aracımızdır.

Sorun, egonun bazen kontrolden çıkmasıdır. Bu kontrolden çıkma, öz-benlik, kalp, ruh gibi bir çok tanımla işaret edilen, Yüksek Benliğin, zihin üzerinde hakimiyetini kaybettiği zaman olur. O zaman zihin, asla liderlik etme amacıyla tasarlanmamış bir varlık olan egonun liderliği altına girer.

Ego aslında Yüksek Benliğe hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. Bu ilişki, işlevini yerine getirdiğinde ego bütün benliği temsil etmede faydalı bir araçtır fakat kendisinin bütün benlik olduğunu düşünemez. Bu durumda ego, neredeyse benliğin “Ben” adı verilen ayrı varlık olduğunu varsayar. Varsayımlar egonun alanıdır ve doğası gereği limitlidir. Çünkü ego bilgisi referansa dayanır, yani geçmiş göreceli tecrübesine ya da başkasının ikinci el göreceli tecrübesine ki iki durumda da tek bir gerçeklikten bahsedemeyiz, her bakış açısında farklılık ve değişkenlik gösterir. Zihnin yani egonun doğası bu şekilde ilerler.

Devamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Bir Kadının En Benzersiz Özelliği Nedir?

Standard

Geçtiğimiz aylarda 6 aylık Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nı tamamlayan bir öğrencimin ilham veren dönüşüm hikayesini paylaşmak istiyorum. Bir kadının bilgeliğin izinde kalbini, gizemli kadınlığını ve yaşam amacını keşfetme yolculuğu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

“Bir kadının en benzersiz özelliği nedir?” sorusuna bir kadın olarak “kadının rahmi” ve “yaratım gücü” cevaplarını veremediğimi ilk kez bu eğitimde fark ettim ve bu benim için kadınlık algımla ilgili önemli bir yüzleşme oldu. Bir kadın hisseder, haz alır, dans eder, nehir gibi akar kavramları bu eğitim sayesinde girdi hayatıma.

Gizemli Dişilik Programı’na başlarken niyetim ve dileğim, dişil enerjimi fark etmek ve bunu ortaya çıkarıp yaşamaktı. Coşkulu, neşeli, tatmin dolu yaşamak istiyordum hayatımı. Karar vermem gereken en ufak bir konuda bile ne hissettiğimi bilemediğimi, duygularımı tanımlayamadığımı görmek beni üzüyordu ve bu daha da kapanmama neden oluyordu. Tüm bunları hayatıma katabilmek için, bir kadın olarak kendimi bilme yolunda, bastırdığım dişilik enerjimi canlandırmam ve artırmam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmiştim.

Gülenay Pema ile Gizemli Dişilik Eğitmenlik Eğitimi sayesinde dişil enerjimi artırmaya, kendi değerimi artırmaya, haz almaya, şifalanmaya yönelik çeşitli yogik teknikleri ve uygulamaları, beslenme ve arınma yöntemlerini öğrendim ve hayatımın içine katarak yaşamaya başladım.

Başladığım ilk günden bugüne baktığımda ne çok şey öğrendiğimi görmek bir mucize gibi geliyor, eski halimi hatırlayamıyorum bile. Dişiliğin bilgeliği ile tanışmış olduğum için, varlığını öğrendiğim için şükrediyorum. Ben artık müzik duyduğumda yerimde salınmaya başladığımı fark ediyorum. Haz duygumu yaşamaktan utanmıyorum. Kendime koyduğum etiketleri fark ediyorum ve üzerimden atıp devam ediyorum hayata. Dans ederken kendimi özgür bırakabiliyorum, yaptığım şey her ne ise tadına varıyorum artık, nasıl görünüyorum ya da bana ne derler diye düşünmüyorum. Doğada kuşların seslerini dinliyorum, ağaçların enerjisini hissedebiliyorum. Zihnimde yarattığım kalıpları, kurguları, yargıları değiştirebildiğimi somut bir şekilde görmek ve en önemlisi özgürleşebilmek özgüveni ve tatmin duygusunu yaşatıyor bana. Benim enerjim değiştikçe, bana verilen karşılıkların, davranışların değiştiğini görüyorum.

Devamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

  • 6-7 MayısGizemli Dişilik 1, 2 & 3Antalya
  • 12-14 Mayıs – Awaken Love Sessiz Meditasyon İnzivası – AW Retreat Bodrum
  • 16 Haziran19 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. 160 Saat – AW Retreat Bodrum & Aytepe – Kontenjanda son yerler!
  • 13-16 TemmuzGizemli Dişilik Kampı – AW Retreat Bodrum

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Ruhun Karanlık Gecesi

Standard

darknight.jpgRuhun Karanlık Gecesi ile tam olarak neden bahsettiğimi bazılarınız çok iyi bilir. Ne zaman bir terim çok kullanılsa genellikle yanlış kullanılır ve zamanla anlamını yitirmeye başlar. Örneğin çoğu zaman kısa süreli bir depresyon hissini ya da dönemsel bir kafa karışıklığını Ruhun Karanlık Gecesi olarak tanımlarız. Fakat bunların her ikisi de bu tanıma uymaz.

Ruhun Karanlık Gecesi, bazılarımızın manevi yolculuğumuz sırasında karşılaştığımız çok belirgin bir deneyimdir.

Ruhun Karanlık Gecesi ile hiç karşılaşmamış kişiler de var elbet. Fakat karşılaşanların, bu sürecin bir eşik olduğunu, daha yüksek bilince açılma sürecinin bir parçası olduğunu anlamaları önemlidir. Bu anlayış, her şeyin olması gerektiği gibi olduğunun idrakini getirir. Ve bu süreçte bu anlayış elzemdir.

Ruhun Karanlık Gecesi, egonun kimliğinin sınırlarını her yönü ile fark etmeye çağırır.

Bu süreçte, ışığa ve dışarıya erişim imkanı vermeyen bir hapishanedeymiş gibi hissedebilirsiniz. Kişi buraya yüksek bir bilgelik konumundan gelir ve bazılarımız yüksek bilincin ışığına ulaşmak için çok zaman ve enerji harcamıştır. Karanlık gecedeyken çaresizlik hissiyatlarının baskın olması bu yüzdendir: Fark ettiğimizi sandığımız şeyden aniden koparız. Bu kopma ile birlikte duyduğumuz duygusal acı son derece gerçektir. Hatta çözdüğümüzü, farkına varıp aştığımızı sandığımız her şeyin bir yanılsamadan ibaret olduğunu ve bu karanlığın içinde sonsuza dek kaybolduğumuzu hissetmeye bile başlayabiliriz. Zemin ayaklarımızın altından kayıp gidermiş gibi, inandığımız her şeyin kayboluşuna şahit oluruz. Debelendikçe işler daha da karanlıklaşır, ta ki sonunda ne yapacağımızı, nasıl düşüneceğimizi ve ne yöne bakacağımızı bilmeyişimize teslim olana dek. İşte kontrolde olma duyumuzu kaybettiğimiz bu noktada ego, ya çatırdamaya başlar ya da yumuşar. Kalkanlarını indirir. Pes eder. Böylece ışığın girme olasılığı gerçeğe dönüşür.

Devamını okumak için tıklayın

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

  • 6-7 MayısGizemli Dişilik 1, 2 & 3Antalya
  • 12-14 Mayıs – Awaken Love Sessiz Meditasyon İnzivası – AW Retreat Bodrum
  • 16 Haziran19 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. 160 Saat – AW Retreat Bodrum & Aytepe – Erkenci kuş indirimi 1 Mayıs’a kadar!
  • 13-16 TemmuzGizemli Dişilik Kampı – AW Retreat Bodrum

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

.