Category Archives: manevi rehber

Yogada Mükemmelliyet İlüzyonu

Standard

5534003731_99ee248464_b

Dün eski bir öğrencimle yazışırken dikkatimi çeken bir yorum yaptı; ‘ileri seviye asanalarda zayıflığımı gidermeye çalışıyorum’. Bu düşünce şekli şu an yogaya bakışını oluşturuyor ve dolayısıyla yaşama bakışını yansıtıyor.

İleri seviyedeki asanalarda zayıflık diye bir terim yoga felsefesine aykırı. Bu bakış mükemmeliyet güdüsü ile, hırsla asanalarda ‘bir yere’ gelmeye çalışan zihnin yer edinme, kimlik bulma çabası. Bu hissiyat hakiki yoga öğretisiyle örtüşmüyor. Çünkü yoga bir yarış değildir, rekabet ve kıyas içermez.

Öz-disiplinle ilerleyerek asanalarda ‘yetkinlik’ kazanmak ise sabırlı, şefkatli ve azimli bir süreç. Bu süreçte kendine alan açarsın, zaman tanırsın, bedenini dinlersin ve bütünsel bir yerden ilerlersin. Bir yarıştaymış gibi final çizgisinde gösterilen asana olmak için kendi öz-değerinden azaltan tanımlarla kendini yarış pistindeymiş gibi zorlamazsın.

Evet kişinin kendi limitlerinin ötesine geçmesi yoganın diğer bir yönü. Ama bu bir üslüp ile yapıldığında adına yoga deniliyor.

Bu üslup beden-zihin-duygu ve manevi bütünlükle yogaya yaklaşarak, yogayı yaşayarak tezahür ediyor.

Yoganın 15 bin yıl önce Adi Yoga tarafından ilk kez tecrübe edildiğini söyler değerli üstadlar, ve o sırada yoga gerçek anlamıyla ‘birlik’ tecrübesi demekti.

Kendinle birlik,

Bedeninle birlik,

Duygularınla birlik,

Zihninle birlik,

Ruhunla birlik,

Doğal döngülerle ve kendi döngülerinle birlik,

Canlılarla birlik,

Evrenin makrokozmosu ile kendini mikrokozmosun arasında birlik.

Peki mükemmel asanayı yapma hedefine odaklı hırslı bir zihin nasıl yoganın yolu gösterdiği ve anlamını taşıdığı birlik halini tecrübe edebilecek?

Devamını okumak için tıklayın.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerimizi ve sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

Reklamlar

Boğa Dolunayı; Öz-değerin Tılsımı

Standard

boga-dolunayi.jpg

Kasım ayının 4’ünde sabah 8:24 saatlerinde Boğa Burcu’nda dolunay gerçekleşecek. Ve bu dolunay bizi sevgi ve bolluk ile yıkayarak 2017 boyunca hasretle beklediğimiz o tılsımlı enerjiyi sağlayacak.

Ekim ve hatta Eylül’den beri bir seri zorlayıcı etki hissetmiş olabilirsiniz. Gördüğüm kadarıyla bir çok kişi bu süreçte çok zorlu anlar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Ekim’deki yeni ay bizi her ne kadar yeni tohumlar atmak için teşvik etmiş olsa da bu zorlu süreçlerde yeniyi görmekte zorlanmış olabiliriz.

Şimdi, Kasım dolunayı ile birlikte ferah bir nefes almaya başladık bile. Biliyorsunuz dolunayların etkisi bazen günler öncesinden kendini belli edip devam eden günlere de yayılır.

Ekim ayında ekemediniz her ne tohum varsa, şimdi onlara tam enerji verme vakti. Ve eğer her şeye rağmen tohumları ekmeyi başardıysanız da şimdi ödüllerini alma vakti.

Boğa dolunayı bize seçtiğimiz yolda ilerleyebilmemiz için bilge ve merhametli bir ana gibi yolu gösterip, teşvik ediyor.

Bu dolunay özellikle de aşkı arayanlara, aşk içinde olmak isteyenlere birebir. Romantizm had safhada. Yeni aşkı bulma yolunda görünür olmak için en doğru zaman! Aşk acısı çekenlere ise şefkatli bir merhem olup, her günün bir yarını olduğunu ve her şeyin geçici olduğunu hatırlatıyor.

İçinde bulunduğumuz günler gerçekten de ahenkli enerjilerle bizi sarıyor. Bu dönemde işaretler, rüyalar, yakın dostlarla yapılan muhabbetler, aile buluşmaları muazzam bir şefkat enerjisi ile sarmalanıyor. Tüm bu destek bizi usun süre etkisinde tutacak.

Yılın başından beri geçmişle yüzleşip, hesaplaşıp yeni bir sayfa açmamız için çağrı alıyoruz. Bizi geride tutan eski kalıplar, düşünce şekilleri, kısır döngüler…

Elbette kemikleşmiş kalıpları, alışkanlıkları dönüştürmek hiç de kolay değil ‘can çıkar huy çıkmaz’ diye boşa dememişler. Ancak bu dolunayla Evren bizim yanımızda olduğunu ve tam da ihtiyacımız olan şeyi vermek üzere burada olduğunu bize hissettiriyor.

Devamını okumak için tıklayın.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Ganj Ana & Kızı

Standard

GülenayPema Hindistan Ganj Ana

Güneşin batarken bıraktığı görkemli hissiyatlarını, yakut yeşili sularının aksında takip ettiğinizi, kutsal Ganj Nehri’nin kıyısındaki basamaklarda huzur içinde oturduğunuzu hayal edin.

Ben bunu defalarca yaptım ve her yaptığımda ömrüme ömür, gönlüme ferahlık, zihnime berraklık ve varlığıma minnet doldu.

Ganj Nehri’nin Himalayalar’daki kaynağına yakın bir yerdeyim, dolayısıyla da nehrin suyu berrak ve insanın içini ferahlatan, adeta ruhunu yıkayan, mis, taze bir aroma yayıyor.

Ganj kıyılarında her akşam Ganga Aarti adı verilen ve etrafa muhteşem melodi ve his yayan ritüelin tam ortasındayım. Etrafta tıpkı benim gibi huzur içinde gün batımını ve yayılan hisleri içine çeken envai çeşit ülkeden kişi ve yerel halk var. Ortam huzurlu olduğu kadar renkli ve neşeli de.

Her gün Ganj’a adanan bu ritüel yaydığı huzur hissiyatları ile adeta bir şifacı gibi beni yıkar.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

  • 15-17 Aralık –  Pema ile Kalbin Yolu İnzivası – İç Çocuk & İç Anne, Aytepe, İzmit
  • 9-18 Şubat 2018 – Pema ile Hindistan İnzivası, Rishikesh, Hindistan
  • 3 Mayıs – 26 Ağustos 2018 – YogANA Yoga Eğitmenliği Prog. 200 Saat – Bodrum

Eğitim detayları ve kayıt için tıklayınız

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Şifanın Yol Haritası

Standard

Gulenay Pema şifanın haritası

Şifanın yol haritasını oluşturma niyetiyle yazdığım makalemden önce bir kaç yeni eğitimden bahsetmek istiyorum.

Her yıl muazzam dönüşümlere, kalp açılımlarına ve huzur gözyaşlarına tanık olduğumuz Hindistan İnzivası bu sene 9-18 Şubat tarihleri arasında olacak. Bu sene de benimle manevi yolculuklarında daha derine inmek isteyenler ile Himalayalar’ın eteklerinde, Kutsal Ganj Nehri’nin kollarında buluşuyoruz. Detaylar ve kayıt için buradaki formu doldurabilirsiniz.

Yeni bir eğitim haberi de uzun zamandır planladığım ve ihtiyacı gördüğüm bir çalışma. Kalbin Yolu İnzivaları’nın ilkinde İç Çocuk & İç Anne odaklı olarak 15-17 Aralık’ta İstanbul’a iki saat mesafedeki derin ormanların ve kanyonun arasında, Doğa Ana’nın kucağında başlayacağız. Bu çalışma çocukluk anılarımıza, yaralarımıza ve kabul edemediğimiz olaylara derinden bakma fırsatını yakalayacağımız, öz-şefkatte yol katedeceğimiz, sessizlik merkezli bir inziva. İnziva detayları için buradan bilgi edinebilirsiniz.

Son olarak yeni YogANA Yoga Eğitmenliği Programı tarihleri belli oldu. 2 Mayıs 2018’de bu derin dönüşüm yolculuğuna baharla birlikte başlıyacağız.

Ve yeni makale…

Şifa, şifalanmak…

Bir çoğumuzun dilinden düşmeyen, yaralar, iç çocuk ve şifalanmaları. Bunun yanında fiziksel rahatsızlıklar ve şifalanma.

Peki şifa nedir?

Neredeyse yaşamla eş manaya gelen şifa nasıl gerçekleşir?

Kimler şifaya ulaşabilir? Bir hak mıdır, yolu yordamı mı vardır, herkese açık mıdır, bir şeyler mi yapmak gerekir?

Eminim hepimiz bu sorulardan en az birini yaşamımızın bir anında sormuşuzdur.

Sorular zihne ait olsa da bilgi insan için, doğru kullanıldığında insanın yolunu açar.

Ancak konu şifa olduğunda önemli bir gerçekle yüz yüze geliriz; şifanın mantıkla ilgisi yoktur.

Şifa ve mantık aynı yerde durmuyorlarsa şifaya zihin yoluyla ulaşamıyorsak, nasıl ulaşabiliriz?

Şifanın temelinde kabul, anlayış ve bağışlama yer alır.

Bu her biri başlı başına kitap yazılabilecek (ki yazılmıştır da) konular olsa da konuya şifaya ihtiyaç duyduğumuz ‘yara’ unsuruyla başlamayı uygun buluyorum.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

  • 15-17 Aralık –  Pema ile Kalbin Yolu İnzivası – İç Çocuk & İç Anne, Aytepe, İzmit
  • 9-18 Şubat 2018 – Pema ile Hindistan İnzivası, Rishikesh, Hindistan
  • 3 Mayıs – 26 Ağustos 2018 – YogANA Yoga Eğitmenliği Prog. 200 Saat – Bodrum

Eğitim detayları ve kayıt için tıklayınız

.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaşam Enerjisi

Standard

Yaşam enerjisi içimizde hızlı bir nehir gibi akar ve ona engel olabilecek hiçbir şey yoktur.

Relaxing Exercises On Beach At Sunset

Enerji ile ilgili makaleme geçmeden evvel iki güzel haber vermek istiyorum. Birincisi her yıl düzenlediğim mistik topraklar Hindistan’da inziva. Brezilya’lı üstadım Sevgili Sri Prem Baba’nın öğretisi ile dolup taştığımız mucizevi bir içsel yolculuk. Detaylar için gulenaypema@gmail.com a yazabilirsiniz.

Diğer bir güzellikte muazzam dönüşümlere, şifalanmalara, farkındalıklara yolu açan YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı’nın yeni dönemi. Hali hazırda devam eden YogANA biterken Ekim’de yenisine başlıyoruz, şimdiden yerler dolmaya başladı. Erkenci kuş indirimi ise 2 Ağustos’a kadar, bu derin ve kalıcı dönüşüm fırsatını, yeni bir yaşama doğru atacağınız esaslı adımı kaçırmayın derim.

Ve son olarak bir çok kişiyi sevindirecek ve uzun süredir talep aldığım online eğitim modülü. Kadın Bilgeliğe Giriş Online Eğitim Programı Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarında olup eğitimlerime katılmak isteyip katılamayanlar için de harika bir program olacak. Mekan engelini aradan kaldırmış olacağız. Kadın Bilgeliğe Giriş Online Programı kadın bedeni, hormonlar, feminen-maskülen enerji ve rahim bilgeliği konularına giriş yaptığımız 4 haftaya yayılan 4 modülden oluşan, bir çok bilgiye ulaşabileceğiniz kısa ve temel bir program. 10 Eylül’de başlıyoruz, detayları yakında paylaşacağım.

——

Tüm varlıkların özü enerjidir.

Fiziksel ve eterik bedenelerimiz bütünlüğün ve zindeliğin kaynağı olan kesintisiz yaşam enerjisi akışına bağlıdır. Bu enerjinin aktığı kanallar açık sistemler olsa da ve kontrolümüz dışındaki dış unsurlardan etkilense de bunların hayatımıza nasıl etki edeceğini sonunda biz seçeriz.

Akışın korunmasını sağlamak için enerji alanımızdaki blokajları tanımlayıp bunları temizlemek bize kalmıştır. Sağlıklı, topraklanmış bireyler, diğer insanların ve çevrenin enerjisinin bir kısmını alır ama bu onları besleyen dengeli enerjinin devamlı akışını bozmaz. Aynı birey, stres ve kederle de yapıcı bir şekilde başa çıkar ve çoğunlukla olumsuzluğu beraberinde getiren cansızlığa maruz kalmaz.

Enerjinin bedenimizde ve etrafında ahenkli bir şekilde akmasını sağladığımızda doğal olarak sağlıklı, canlı ve huzurlu oluruz.

Makalenin devamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler:

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Bir tek nefesle…

Standard

gulenay pemaKendimize doğru yürüdüğümüz yol, kalbe doğru, gerçekten kim olduğumuza doğru… ‘Neden bu hayata geldim?’ sorusu birçoğumuzun erken yaşlarda sorduğu sorulardan. Sizlerle ara ara bana yazılan ve ilham veren dönüşüm hikayelerini paylaşıyorum. İşte yine nadide berraklıkta ve kalbin güzelliğinde dökülmüş satırlar…

“Acıdan Mutluluğa” yolculuğum 2013 yılı Aralık ayında başladı. Her zaman, herkes için böyle olmak zorunda mı ? bilemem.  Ama 2013 öncesinde içinden geçtiğim acılı dönem, benim öğretmenim oldu ve beni “Ben kimim” sorusu ile  karşı karşıya bıraktı. Zannederim kalben çok dua etmişim ki, bir gün sosyal medyada çıktın karşıma Gülenay Hocam. Hindistan’a gittiğini ve sana katılacak öğrencilerine seslendiğini yazıyordun. Görür görmez, sana yazıp , “gelmek istiyorum ama hiç yoga yapmadım”, dediğimi hatırlıyorum. Bana “nefes alabiliyorsun di mi?” dediğini de çok net hatırlıyorum. İşte böyle başladığı yolculuğum;  bir tek nefesle.

Orda geçirdiğimiz büyülü 10 gün , ben fark etmesem de beni dönüştürmüş olmalı ki, sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Tam 3 sene aldı, senin, Rishikesh’in, aşramın, Prem Baba’nın hayatımda tesadüfü bir karşılaşma olmadığını anlamam.

Oldum olası felsefe, psikoloji, sosyoloji sever,  kişisel gelişim olayına inanır, çalıştığım kurumda bu alandaki tüm eğitimlerin en sadık öğrencisi olur, yetmez her fırsatta kendim olanaklar yaratır, insan bilgisi derslerimi hep ciddiye alırdım. Son 3 sene de bu konudaki ilgim ve arayışım devam etti. Sanki Hindistan ve kapsadıkları bir üniversite idi ve ben daha liseyi bitirmemiştim. Sonra bir cesaret, biraz da azim yazdım yine. “Ben yoga hiç yapmadım ama öğrenmek istiyorum, Yoga Eğitmenlik programına gelebilir miyim?” diye. Yine her zamanki gibi kapsayıcı bir şekilde döndün dileğime. “Biraz cesaret ve biraz azim.” İhtiyaç duyulan tek şeymiş meğer.

Öğretin ve çizdiğin yol laylaylom değildi tabi ki. Beklenti bu oluyor yolun başlangıcında.  Senin disiplinin, ciddiyetin , icra ettiğin sanata saygın, korkuttu beni de başlangıçta. Ama bir o kadar da güven verdi. Farklı bir şefkatin vardı; gönül gözüyle bakanın görebildiği.  Ve yaşam değiştiren bir 6 ay başladı. Hani “biri daha önceden size tüm olacakları ve yaşanacak zorlukları gösterse acaba anne olur muydunuz?” sorusu vardır ya.   Hani her anne zaman zaman kendini sorarmış denir. Sonra şu motto gelir arkasından.  “Ama onun gülüşü her şeye değer”. İşte değişim süreci de aynen böyle.  Zor ama bir o kadar da her şeye değer.  Bizler için de. Bizlerle sabırla yürürken senin için de.

Meğer ben içten içe Yoga’nın ne değerli olduğunu hissetsem de, her yolculuğa niyetlendiğimde “Ben Yoga bilmiyorum” diye başlasam da; aslında zihnimde bir jimnastik olduğunu düşünüyormuşum. Mükemmel bir deneyim harika bir programdı hocam. Yüzleşmelerimizle, sorgulamalarımızla, sıklıkla 100 watt ampul gibi yanan farkındalıklarımızla, öğrenmelerimizle derin ve hızlı geçti aylar. Ne çok şey öğrendik. Beslenmeden, arınmaya;  bilimden, ilime ve değerlerden, kadim öğretilere uzanan. Programın içinde; bozulmuş maskülenden, dişiliğe merhaba ise promosyon gibi oldu benim için.

Halen hayatımı sadeleştirme, fazlalıklardan kurtulma ve gerçekten değerli olana yer açma sürecim devam ediyor. Daha nice niceleri…

Programın en güçlü yanı ise yaşayarak öğrenmek idi. Bilmek, yapabilmek, olmak yolculuğunda, çok şey öğrenip, biraz da yapabildiğimi düşünmekteydim. Şimdi olmak adına bazı deneyimler yaşadığımda mutluluk duyuyorum. Aslında halen çok zor gibi görünen şeyler; bir o kadar da kolay. Öyle yıllar yıllar değil, kısa bir süre deneyimlemek bile yeterli imiş. Dediğiniz gibi sen bir adım atarsan, o sana bin adım atar.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

Yaşamın Amacı

Standard

yaşam amacı gülenay pema

Hayatın amacı nedir? Amacınız nedir?

Klişe olduğu kadar önemli bir konu. Birçok kişiye ilham verdiği kadar uğraştırmış, başarılı olduğu alanlarda dahi kalbinin tatmin olmadığını hissedip arayışı sürdürmeye devam ettiği bir konu.

Çoğu zaman hayatın amacından bir “şey” olarak, uğrunda yaşamamız gereken bir ideal, netleştirmemiz gereken bir tanım olarak söz ederiz. Onu bulduğumuzda ise onu yaşamaya koyulabiliriz.

Ben onu bir “şeyolarak görmüyorum. Bir “şey” olsa bulunabilirdi. Bir kaya parçası ya da bir köy gibi. O içinizden açığa çıkan ve onu sizin dışınızdaki dünyaya vermenizi isteyen bir karşılaşma, bir duruş, bir potansiyel.

Yaşam amacımız, büyük yaradılış oyunundaki rolümüz…

Amacınız, büyük hayat tiyatrosundaki rolünüzü yerine getirmek.

Ve bu rol önceden yazılmış değil.

Yüce Yönetmen, performansınızı yargılamayacak. Konuşan bir robot gibi tekrarlamanız gereken replikleriniz yok. Uymanız gereken doğru bir senaryo da yok.

Ama bu demek değil ki yaşam belirsiz. Esasen rolünüz yazılmış olmasa da bir şekli var, yani yol yordam doğduğunuz anda sizinle. Buna potansiyel yetenek diyoruz.

Size bir isim ve bir yaradılış verilmiş. Bir tat ve his verilmiş. Bir geçmiş ve olası bir gelecek de. Ruhun bu hatlarını değiştiremezsiniz.

Görevimiz, rolümüzü yaşamak ve onu oynadıkça açığa çıkarmak, oynadıkça onu keşfetmek. Ortaya çıkan hikayeyi doğaçlarken karakterimizin orijinal doğasına dalmak.

Yaşam amacımızın yolunda yürürken en gizemli çatışmaları oynamalıyız. Yönetmenin talimatına teslim olarak, doğaçlama oluşturduğumuz anlatımlar yaratarak.

Ve evet her ikisini de yaparak.

Teslimiyet içinde aktif rol alarak. Ben buna aktif teslimiyet diyorum. Çünkü sanılanın aksine teslimiyet eli kolu bağlı, boyun eğmek demek değildir. Boyun eğme fikri insan zihnine ait bir olgu iken teslimiyet ilahidir. Böyle olduğunda içimizde nasıl bir sese ve ne şekilde teslim olduğumuzu dinlemek önemli tabi.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı