Tag Archives: kutsal

Ganj Ana & Kızı

Standard

GülenayPema Hindistan Ganj Ana

Güneşin batarken bıraktığı görkemli hissiyatlarını, yakut yeşili sularının aksında takip ettiğinizi, kutsal Ganj Nehri’nin kıyısındaki basamaklarda huzur içinde oturduğunuzu hayal edin.

Ben bunu defalarca yaptım ve her yaptığımda ömrüme ömür, gönlüme ferahlık, zihnime berraklık ve varlığıma minnet doldu.

Ganj Nehri’nin Himalayalar’daki kaynağına yakın bir yerdeyim, dolayısıyla da nehrin suyu berrak ve insanın içini ferahlatan, adeta ruhunu yıkayan, mis, taze bir aroma yayıyor.

Ganj kıyılarında her akşam Ganga Aarti adı verilen ve etrafa muhteşem melodi ve his yayan ritüelin tam ortasındayım. Etrafta tıpkı benim gibi huzur içinde gün batımını ve yayılan hisleri içine çeken envai çeşit ülkeden kişi ve yerel halk var. Ortam huzurlu olduğu kadar renkli ve neşeli de.

Her gün Ganj’a adanan bu ritüel yaydığı huzur hissiyatları ile adeta bir şifacı gibi beni yıkar.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

  • 15-17 Aralık –  Pema ile Kalbin Yolu İnzivası – İç Çocuk & İç Anne, Aytepe, İzmit
  • 9-18 Şubat 2018 – Pema ile Hindistan İnzivası, Rishikesh, Hindistan
  • 3 Mayıs – 26 Ağustos 2018 – YogANA Yoga Eğitmenliği Prog. 200 Saat – Bodrum

Eğitim detayları ve kayıt için tıklayınız

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Reklamlar
Alıntı

photo

Bu gece paylaşacaklarımı dürüstlükle okumak, yüzleşmek cesaret isteyecek. Yarın sabah Aslan burcunda gerçekleşecek Dolunay etkisi olsa gerek, böyle net ve cesur bir yazı paylaşıyorum. Aslına bakarsanız, verdiğim eğitimler ve özellikle birebir yaptığımız çalışmalarda, her insanda olan “gölgeler” ile yüzleşmeler yaşanıyor. Çocukluktan kalan acılı izler, düğümler çözülmek üzere sandıklardan gün yüzüne çıkarılıyor.

Kendini bilme yolu cesurların yoludur, adanmışların yoludur. Kendinden daha Yüce olanı görmeden, oraya doğru ilerleme cesaretinde bulunanların yoludur. Kendini, sonunu görmediği bir uçuruma, kalbinde çocuksu bir güvenle atabilenlerin yoludur. Gerçek Sevgi’nin tohumlarını atma yoludur.

Görmediğine ulaşmaya çalışmanın verdiği yücelik, kutsallık ve azimin de elbet mükafatı muazzamdır.

“İnsan merkezi olmayan bir çember gibidir. Yaşamı yüzeyseldir; yaşamı yalnızca çeperdedir. Dışarıda yaşarsın, asla içeride yaşayamazsın. Bir merkez bulunmadığı sürece içeride yaşayamazsın. İçeride yaşayamazsın, aslında bir içerisi yoktur. Merkezsizsin, yalnızda dışarısı var. İşte bu yüzden içerisi hakkında konuşup duruyoruz, içeriye nasıl gidileceği, insanın kendini nasıl bileceği, nasıl işleyeceği hakkında konuşup duruyoruz, ama bu sözler gerçek bir anlam taşımıyor. Sözcüklerin ne anlama geldiklerini biliyor, ama ne anlama geldiklerini hissedemiyorsun çünkü asla içeride değilsin. Asla içeride olmadın.

Yalnızken bile zihninde kalabalıksın. Orada dışarıda kimse yokken sen yine de içeride değilsin. Diğerlerini düşünmeye devam ediyorsun; dışarıda hareket etmeye devam ediyorsun. Uykunda bile başkalarını düşünüyorsun, içeride değilsin. Yalnızca çok derin uykuda, düş yokken, içerdesin, ama o zaman bilinçsiz oluyorsun. Bu gerçeği hatırla: Bilinçli iken asla içeride değilsin ve derin uykuda içeride iken bilinçsiz oluyorsun. Bu yüzden bütün bilincin dışarıdan oluşuyor. Ve ne zaman içeriye gitmekten bahsetsen, sözler anlaşılıyor, anlamı anlaşılmıyor. Çünkü anlam sözlerle aktarılamaz, anlam deneyimden gelir.

Sözcükler anlamsızdır. Ben “içerisi” dediğimde sözcüğü anlıyorsun. Ama yalnızca sözcüğü, anlamını değil. İçerinin ne olduğunu bilmiyorsun çünkü bilinçli olarak hiç içeride bulunmadın. Zihnin hep dışadönük. İçsel olanın ne anlama geldiği ya da ne olduğu hakkında hiçbir duygun yok. Devamını okumak için tıklayın.

Ya dışındasın çemberin ya da içinde…