Tag Archives: beden

Mutluluk ve Beden Farkındalığı

Standard

pema_uddhita_ard_dhanurasana1Bu makalemde beden farkındalığı ve mutluluğun arasındaki ayrılmaz ilişkiye bir giriş yapacağız. Makaleden önce yeni eğitimlerden bahsetmek istiyorum. Dolu dolu bir yaz geçti bir çok kamp ve eğitmenlik programı tamamlandı, yenileri devam ediyor. Sonbahar’a da aynı verimde girdik. Yoga’nın ABC’si sınıfları açıldı, yeni 1. seviye açılacak, Gizemli Dişilik 5 ayrı ilde düzenleniyor. Tüm bunların yanında gönüllü girişimimiz Ganga Project ile mülteci kadınlara ve çocukları ile hassas gruba giren kadınlara kadın şifacılık üzerine ücretsiz eğitimler veriyoruz. Bu kış Şubat ayında öğrencilerimle Hindistan’da buluşup derin bir inziva gerçekleştireceğiz.

Bahar aylarında ise kadınlar için yoga eğitmenliği programı YogANA’nın yenisini açacağım. Bir de heyecanlı yeni bir eğitim var 2017 baharı ile sunacağım Kadın Şifacılık Sertifika Programı. İki modülden oluşacak bu programda, bir çok kadınsal şifa tekniğine yer vereceğiz. Uzun süredir eğitimlerimin ve yeni ekolojik çiftlik ve inziva merkezimizin inşaatı nedeniyle sizlere yazamadım. Şimdi Ege’nin yazdan kalma güneşinden faydalanırken, dalgaların ve meltemin eşliğinde size mutluluk ile ilgili yazıyorum.

Güncel Eğitim Takvimi

  • 23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler
  • Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)
  • 27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)
  • 12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin (Kayıtlar açık)
  • 13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana (Son yerler)
  • 19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir (Son yerler)
  • 20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)
  • 22 Kasım – Yoga’nın ABC’si Yeni 1. Seviye (Kayıtlar açık)
  • 10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler (Kayıtlar açık)
  • 16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit (Ön kayıt)
  • Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat (Ön kayıt)
  • Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül (Ön kayıt)
  • Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül (Ön Kayıt)

——-

Çoğu kişi mutluluğun başarı, sağlık ve iyi insan ilişkilerinden geldiğine inanır. Aslında doğru olan bu prensibin tersidir; yani başarı, sağlık ve iyi insan ilişkileri, mutlu olmanın kaçınılmaz sonucudur.

Çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bunun doğru olduğunu anlayabiliriz. Başarılı ve ünlü insanların mutsuz hayatları meşhurdur. Sağlıklı olmanın kıymeti bilinmez ve mutlu aileler bile beklenmedik bir trajediye maruz kalabilir. Peki, biz neden hala başarı, sağlık ve ilişkilerin mutlu olmamız için gereken tek şey olduğu yanılgısına düşmeye devam ederiz?

Eski Hindistan Vedik ve Budist geleneklerinde acı ve mutsuzlukla ilişkilendirilen beş sebep vardır:

  1. Gerçek kimliğini bilmemek
  2. Doğası itibariyle fani olan bir dünyada kalıcı olma düşüncesine takılı kalmak
  3. Değişiklikten korkmak
  4.  Ego denilen sosyal uyarımlı ilüzyonla özdeşleşme
  5. Ölüm korkusu

Bu makalede mutsuzluğun sadece ilk prensibine odaklanalım, yani gerçek kimliğinizi bilmemeye. Gerçek kimliğinizi bildiğiniz zaman çektiğiniz tüm acılar diner. Aydınlanma gerçekten kim olduğunuzu bilmektir.

Aşağıdaki adımlar sizi kendini-tanımaya yöneltecek. Mutluluğunuzun açığa çıkmasına izin verirken iki katmanlı bir yoldasınız; karanlıktan çıkıp ışığı içeri aladığınız…

İlk Anahtar: Bedeninin Farkında Ol

Bedeninin ve evren tek bir enerji, bilgi ve bilinç alanıdır. Bedenini dinleyip onun farkındalığına yanıt vererek sonsuz olasılıklar dünyasına adım atarsın ve burada doğal bir şekilde yaşanan şey huzur, uyum ve neşedir.

Tam şu anda ne kadar mutlu olduğunuzu anlamak istiyorsanız en güvenilir rehberiniz bedeninizdir. Birçoğumuz bedenimizin bize gönderdiği sinyalleri hafife alma eğilimi gösteririz. Bunlar rahatlık, rahatsızlık, üzüntü veya neşe gibi oldukça ince mesajlardır. Bu ilk anahtarı anlamak için her zamanki zihin/beden bölünmesinin ötesine bakmamız ve zihinle bedeni, iki varlık olarak ayıran bir sınır olmaksızın tek bir güç alanı olarak görmeye başlamamız gerek.

Mutluluk kapasitemizi artırmak için kendi duyularımızla bağlantı kurmamız gerek. Farkındalığımızı artırdığımızda bedenimizin bize söylediği önemli mesajları daha net bir şekilde anlayacak durumda oluruz. Bedenimizden gelen önemli mesajları daha iyi anladığımızda, zihin, beden ve ruhumuz arasındaki uyumu yaratmak için ne yapmamız (veya yapmamamız) gerektiğini içgüdüsel bir şekilde biliriz.

Mutsuzluk, zihin, beden ve ruh arasındaki uyumsuzluğun bir sonucudur.

Farkında olmayı bıraktığınızda ne olur? Bedeninizin gönderdiği sinyallere dikkat etmeyi bıraktığınızda zihin-beden güç alanınızda aksamalar yaratırsınız. Bu aksamalar kendisini birçok alanda açığa çıkarabilir. Örneğin bedeniniz 8 saat uykuya ihtiyaç duyduğu halde tüm gece çalışmak durumunda kalmak veya ruh haliniz ve enerji seviyeniz üzerinde olumsuz etkileri olmasına rağmen abur cubur yemek gibi. Bedenin hatırı sayılır şekilde beslenme, dinlenme ve sevgiye ihtiyaç duyarken siz farkındalıktan uzaklaşarak bedeninizin yardım çığlıklarını görmezden gelirsiniz.

Bedenlerimizin daha çok farkında olabilmek için bedenimizin bizim için yaptığı her şey için minnet duymaya zaman ayırmamız gerek. Öncelikle bedenimizde var olan sonsuz zekayı düşünün: biz farkında bile olmadan, insan bedeni geleceği hayal edebilir, bir enstrüman çalabilir, yeni hücreler üretebilir, kalp atışını izleyebilir, zararlı bakterilerle savaşabilir, rahmin içinde yeni bir yaşam meydana getirebilir ve bunların hepsini aynı anda yapar.

Bedenlerimizin ayrıca muhteşem bir sonsuz yaratıcılık kapasitesi vardır. Yeni bir beceri edindiğimizde veya nefes aldığımız yerin irtifasını değiştirdiğimizde bedenimiz bu yeni koşullara içgüdüsel olarak adapte olur ve bu yeni değişime karşı koymaz. Bir daha yeni bir spor yapmayı öğrenirken ya da yeme alışkanlıklarınızı tamamen değiştirirken bunu bir düşünün.

Üçüncü olarak bedenlerimiz, mikroskopik hücrelerimizin, normal şartlarda yaşamı desteklemeyecek çevresel koşullarda dahi hayatta kalmasına, büyüyüp evrimleşmesine imkan tanıyan uçsuz bucaksız bir güç kaynağına bağlıdır. Bedenimizin, iç sistemimize girebilecek virüs, mikrop, kanser hücreleri ve diğer zararlı unsurlara karşı kendini savunmasına imkan veren de yine bu güç kaynağıdır.

O halde kendi bedenlerimizin ve onların yaptığı her şeyin daha fazla farkında nasıl oluruz? Bu aslında düşünüldüğünden çok daha basittir. Bir sonraki kendinizle baş başa kaldığınız sessiz anda, sadece hissettiğiniz fiziksel duyulara kendinizi açın. Bedeninizde özellikle gergin hissettiğiniz belirli bölgeler var mı? Yüzünüz, boynunuz veya sırtınız gibi. Bedeninizin belirli bir bölgesine tüm dikkatinizi verdiğinizde ne oluyor?

Fiziksel rahatsızlık duyduğunuz bir sonraki sefer, sadece derin bir nefes alın ve rahatsızlık veren hisleri yargılamadan onlar kendiliğinden kaybolana kadar gözlemleyin. Her dikkatiniz dağıldığında, stresli veya belirsiz hissettiğinizde bu alıştırmayı yapın. Böylece farkındalık kaslarınızı oluşturmaya başlayacaksınız ve bu, hayatınızın geri kalan kısmında sizi ve çevrenizdeki insanlar için çok faydalı olacak.

İlk Anahtarı günlük hayatta aktive etmek üzere size aşağıda kolay bir teknik önereceğim:

  1. Bedenimdeki enerjiyi maksimuma çıkarmak üzere seçimler yapacağım. Herhangi bir şekilde enerji eksikliği hissediyorsam kendimizin tamamen farkında olduğumuz zaman hepimizin bağlı olduğu sonsuz kaynağın akışına direnç gösteriyorum demektir.
  2. Herhangi bir duyguyla hareket geçmeden önce kalbime danışacağım. Kalbim, duygusal zeka konusunda benim en güvenilir rehberimdir.
  3. Bedenimde ağırlık veya donukluk hissedersem özellikle dikkatimi vereceğim çünkü bu duygular atalet çektiğimin sinyalleridir ve her anın potansiyelini deneyimlemek yerine alışkanlıkların dayatmasını yaşamaktır.

Hepimize bedenin farkındalığının arttığı, bedenimizi sahiplendiğimiz ve kendini şifalandırabilen bir bünye diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Güncel Eğitim Takvimi

23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler

Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)

27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)

12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin

13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana

19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir

20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)

10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler

16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit

Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat

Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül

Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Reklamlar

Havadisler Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Standard

Gulenay Pema YogANA

Enfes Balık Dolunay’ın mistik açılımlarına şahit olurken, yaşam hızlı akışına devam ediyor. Bizlere düşen her şeye rağmen ruhumuzu besleyecek, gerçek benliğimizin sesini duyarak alanlar yaratmak. Güç toplamak, ektiğimiz sevgi, bolluk bereket ve güzellik tohumlarını beslemek, korumak ve ışığın temsilcileri olarak insanlığa hizmet etmek. Bazen olduğumuz yerden, bazen bir gülümseme ile bazen de köklü değişikliklere aktif olarak katılarak. Her insanın yeteneği ve hüneri kendine has ve yaşam amacını bulmasında anahtar. Kendi değerimizi anlayabilmemiz için yeteneklerimizi keşfedip, insanlığa sunmaya başlamak gerekiyor. Çünkü bizler materyal tecrübe yaşayan ruhani varlıklarız. Bu materyal alemde ziyaretçiyiz, kaşifiz… Ruhumuzu binbir çeşit tecrübeden geçirip, tekamülde ilerliyoruz. Kalpleri sevgiye, dürüstlüğe, barışa, sağlığa ve berekete açmak için.

Görev görece basit ancak manevi yolda olanların bileceği gibi ciddi fedakarlıklar, disiplin ve azim gerektiriyor. Bunların ardındaki ateş ise tevekkül, iman…

Bu yolda eğitimler devam ediyor. Bazı eğitimlere henüz aylar olmasına rağmen kontenjan hızla doluyor. Kendi verdiğim eğitimlerin yanı sırara sevgili psikolog, şaman ve ermiş olan Brezilya’lı hocam Prem Baba’nın bizzat içeriğini oluşturduğu programları da Türkiye’ye getirmeye başladık. Bunlardan ilki Kalbe Hoşgeldin 19 Eylül’de gerçekleşecek. Ancak bu eğitimin kontenjanı yüksek olmasına rağmen haftalar öncesinden doldu ve yedek liste açıldı. Bu eğitimle birlikte daha derin çalışmalara da yol açmış oluyoruz. Hocamın rehberliğinde verdiğim diğer eğitimlerin detaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

Aralarda talebi karşılamak için ek eğitimler ekliyorum yeni eklenen eğitimleri Facebook, Twitter ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

GülenayPema Eğitim Programı
Gizemli Dişilik Dönüşüm Programı, 5-6 Eylül, Büyükada, İstanbul (son iki kişi)
Vipassana Sessiz Meditasyon İnzivası, 25-27 Eylül, Aytepe, İzmit (kısıtlı yer)
YogANA Kadınlar için Yog Eğitmenliği Programı 200 Saat, Kaım-Mayıs (kısıtlı yer)
Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı 130 Saat, Aralık-Haziran (kayıtlar açık)

Detaylar & Kayıt için: gulenaypema@gmail.com

Organlar ve Metafiziksel Anlamları: Karaciğer

Standard

gulenay pemaYine yeni bir makale serisine başlıyorum. Organların bizimle konuşma dillerine ve derin dokularına girip onları nasıl şifalandıracağımıza biraz değineceğim. Başlı başına oldukça kapsamlı bir konuya bir giriş yapıyorum.

Bu faydalı konuya girmeden evvel bazı güzel haberler vermek istiyorum. Geçen yıl başladığımız 130 saatlik ve 8 aya yayılan dönüşüm odaklı Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı son sürecine girerken bu Pazar başlayacak yeni bir süreç için heyecanlıyız. Bu sefer 7 ay sürecek bir dönüşüm programı. Her eğitimimde olduğu gibi kendi dönüşüm sürecim ve her yıl edindiğim tecrübe ve yeni uygulamalarla programlar bir diğerinden farklı oluyor. Katılımcılar da buna önemli bir etken. Bu yüzden katılımcılar gibi ben de bu yeni süreci hevesle bekliyorum. Yaz kamplarından Yoga & Flow Dans Terapi kampı bugün bu makalede de değindiğim bedende sıkışıp kalan ve hastalıklara yol açan ifade edilmemiş duygulara odaklanıyor. Psiko-spiritüel ve derin bir çalışma olacak, Fethiye’de kekik ve lavanta kokuları ile bezeli yüksek irtifada arınıyor olacağız. Hemen ardından da Mistik Tanrıça Ritüeli ile kendimizi mistik hissiyatlara teslim edeceğiz. Kasım ayında ise uzun zamandır temelini attığım ve kapsamını sağlamlaştırdığım YogANA yoga eğitmenliği programı başlıyor. Çok özel, tek ve derin ve beni oldukça tatmin eden dönüşümlere gebe bir program oluşuyor yine. Sözü fazla uzatmadan ve sizi sıkmadan makalenin konusuna dönüyorum.

Makale konularını içinde bulunduğum hissiyat ve yaşam terübelerim doğrultusunda yazıyorum. Bugünkü hissiyatım karaciğer toksikliği hakkında yazmak. Her ne kadar karaciğerimde toksidite bir çok kişiye göre minimal olsa da (2004 yılından beri damla alkol girmeyen ve düzenli detoks gören bir karaciğerden bahsediyoruz). Karaciğer, birden fazla işlevi olan bir organ ve onun temel görevlerine başka bir makalenin konusu. Karaciğer toksikliğinin ise en önemli sebebi aşırı alkol tüketimi. Bazı ilaçlar da karaciğer hastalığına katkıda bulunabiliyor. Ayrıca bazı bitkiler ve yüksek dozlarda alınan belirli vitaminler de potansiyel sebepler arasında sayılabilir.

Eğer alkol sizin için bir bağımlılıksa, okumaya devam etmeden önce bağımlılığın metafiziksel (doğaüstü) anlamına bakmanız gerekiyor. Çünkü karaciğer toksikliğinin derinde yatan asıl nedeni büyük ihtimalle bağımlılığın da nedenidir.

Herkesin en az bir bağımlılığı olduğuna inanıyorum. Ruhani şartlarda bu bağlılık olarak da tanımlanabilir ve çoğumuz aslında herkesin bir tür bağlılığı olduğunu kabul ederiz. Herkesin ayrıca korkuları da vardır ve bağımlılık en derinlerdeki bazı korkularımızı dışa vurum şeklimiz olabilir.

Bu yüzden kendi kendini şifalandırma yolculuğumuzda, eğer iyileşmek istiyorsak kendimize bağımlılıklarımız ve bağlılıklarımız hakkında dürüst olmamız çok önemlidir. Sonra da en derin korkularımızı ele alırken kendimizi bu işe adamış ve nazik olmamız gerek. O korkular çocukluk yaralarımızdan ya da bundan önceki hayatımızdan kaynaklanıyor olabilir. Bunlar geçerli ve önemli korkular ve bizim titiz ve şefkatli dikkatimizi hak ediyorlar.

Son zamanlarda şifalanma alanında kendi beden ve hissiyatlarımla keşfettiğim yeni açılımlar oldu. Karaciğer toksikliğinin ardındaki metafiziksel anlam söz konusu olduğunda meditasyonda yeni bir yaklaşım keşfettim. Bedendeki organlarla konuştuğum yeni bir dil. Burada söz konusu karaciğer oldu, nedeni yüzeyde belirgin değil. Yani tıbben bir ‘hastalık’ söz konusu değil. Zira sadece hastalanınca doktora gidilmesi Batı’ya ait bir kavram. Oysa biz zinde, sağlıklı ve uzun ve mutlu bir yaşam için kendimize bakıyor, bedenin sinyallerini dinliyoruz.

Benim de karaciğerim batı tıbbında herhangi bir semptomal özellik göstermese de hem kendi tetkiklerim hem de Çin ve alternatif tıp alanlarında yaptırdığım tanılarda aktivitesinin yavaş olduğunu söylüyor. Bu biraz ender bir durum olabilir çünkü genelde karaciğer çok çalışıp sorun çıkartır. Benim durumumda karaciğer tembellik yapıp pankreasın daha fazla çalışmasını sağlıyor. Ona yükleniyor. Bu ‘yüklenme’ konusu karaciğerin ‘sadist’ olarak adlandırılan ve yeni yeni öğrendiğim bir yönü. Karaciğerimin neden böyle bir tavır sergilediğini sorguladığımda ki bu sorgulama yıllardır yaptığım çalışmaların bir özeti mahiyetinde daha da net açığa çıkıyor, orjinal nedene, kökenine inebiliyorum. Çok küçük yaşta tecrübe ettiğim bir olaya kodlu, enerjetik bir blokaj. Bu blokaja kendimle yaptığım çalışmalarda his boyutunda temasa girebildim ki nedeni ancak ilgili duyguya dokunup tekrar yaşayıp, erittiğinizde ortadan kalkar. Burası kesin. Yani zihinsel nedenini bularak blokajı kaldıramazsınız. Orjinal yaraya dokunup, hissedip, eritmelisiniz. Bu süre. hem zor, hem destek isteyen hem de sancılı ve bol şifanın ve şefkatin aktığı güvenli bir ortam gerektirir. Ve tabi tüm bunların sonunda kuş gibi hafif hisseder, kalbin açılması ne demek tecrübe etmeye başlarsınız. Kalbin üzerinde bunun gibi bir çok katman var.

Makalenin devamını okumak için tıklayın.

Feminen Doğanızı Uyandırmanın 15 Efektif Yolu

Standard

GulenayPemaHerkesin kim olduğunu tanımlayan feminen ve maskülen nitelikleri vardır.

Hedef odaklı, ilerleyen, işleri sonuna erdiren ve ileriye götüren bir ifadede, maskülen doğadayızdır. Hayatın akışında kaldığımızda, yaratıcı enerjiyle olduğumuzda, dans ettiğimizde, sevgi dolu olduğumuzda, yaşamdan keyf aldığımızda ve iç hissiyatlarımızla uyumda olduğumuzda da feminen doğayı ifade ediyoruzdur.

İki karşıt enerji gerekiyor ki bütün bir insan olarak hissedebilelim. Varoluşun temeli de budur, dualite, karşı kutupların etkileşimi. Erkekler daha ziyade maskülen enerji ile kendilerini tanımlasalar da onlar da olayları akışına bırakmaktan zevk alırlar, ama aynı zamanda net, yön verici ve ilerleyen ifadede kalmayı severler.

Hepimiz için hem maskülen hem de feminen eğilimleri ifade etmek yaşamda tatmin hissettirir.

Kültürümüzde maskülen değerler ilerleme ve geleceğe yönelik olmayı ifade ettikleri için daha ‘değerli’ görülürler. Bu durum dengenin bozulmasına neden olur, hem bireysel hem küresel boyutta.

Maskülenliğe olması gerektiğinden daha fazla değer verdiğimizde, zamanımızın çoğunu iş peşinde koşarak, hedefleri tutturmaya çalışarak, sürekli geleceği düşünerek geçirir, dinlenmeye, tatil yapmaya ve başkaları ile spontane iletişim kurmaya çok az zaman ayırırız. Maskülenliğe daha çok değer verdiğimizde, insan-üretimi şeylere daha bağımlı olmaya başlarız, akıllı telefonlar, ipadler, bilgisayarlar… ve doğada git gide daha az zaman geçirip, yaratıcı doğamızı ifade etmez hale geliriz.

Daha fazla maskülen olup, feminen değerleri arka plana attığımızda, bu durum bize hep eksik olduğumuz hissiyatı verir ve bir şeylere özlem hissettirir, ne olduğunu bilmesek bile. Bazen kendini tazelemeye, bazen çılgınca yaşamaya, bazen kaynakları bol olan bir yaşama, bazen doğal ve spontane olmaya… ama neyin hasretini çektiğimizi, neden tatminini hissetmediğimizi bilmeyiz… Oysa ne kadar da çok çalışıyoruzdur tatmin olabilmek için.

Hasretini çektiğimiz şey, feminendir. Bilmesek de aradığımız feminen enerjidir.

Eğer stres altındaysak ve tazelenme arayışındaysak, emin olun buna sahip olabilirsiniz. Size bu makalede feminen enerjiyi tekrar canlandırmanın ve hayatınızda ve dünyada yaşatmanın 15 farklı ve efektif yönünü anlatacağım.

Devamını okumak için tıklayın.

Unutulan Dişil Enerji & Beden Farkındalığı

Standard

tumbl1_500Sizlere bu yazımda kadınlar için önemli bir konuyu farkındalık çerçevesinde paylaşmak istiyorum.

Lise çağlarımda Amerika’da okurken, kız öğrencilere özel beden farkındalığı ve cinsellik konularındaki seminerlere katılmıştım. Bu seminerlerin bir sonucu olarak yıllarca meme kontrolünün kadın sağlığı açısından önemini bildim.

Genç yaşlarda kız çocuklarını bedenleri ile ilgili bilgilendirmek, doğru yönlendirmek bedenlerini tanımalarında elzem. Doğru bilgilenmeyen, beden farkındalığından kopuk bu genç kızlar, büyüdüklerinde endişe içinde, doğasının bir parçası olan beden ile iletişimini yitirip, durumlarını zihinsel boyut kalıplarına ve duygusal girdaplara taşıyabiliyorlar.

Bu bağlamda bu makaleyi okuyan tüm kadınları meme kontrolü konusunda bilgilenmeye davet ediyorum. Aşağıda bu konuda size destek olabilecek bir web sitesi paylaşıyorum.

Tabi bu tetkikleri yaparken evham ve endişeye kapılmadan, nötr, sağduyulu bir zeminde olabilmek şart. Bunu da bedenin kıymetini yerinde vererek, obsesif bağımlılık hallerine girmeden dengeyi kurarak yapıyoruz. Evet bu beden bir lütuf ancak fani dünyada misafir isek bu beden de bir durak, harika bir durak ancak her şeyde olduğu gibi beden farkındalığında da ‘altın orta yolu’ bulmak gerekiyor.

Yoga yolunda birincil öğrendiğimiz olğu ‘bağsızlık’, ‘detachment’. Zihinsel kalıplara, sıkı sıkı tutunulan alışkanlıklara ve huylara bağımlılıktan feragat etmek. Bağsızlık hali tekrar eden kalıplardan özgür kalabilmek için ilk adım.

Olaylara objektif bir açıdan bakabilmek için ‘bağsızlık’ elzem.

Bunun için birçok tekniği sırasıyla ve sindirerek uyguluyoruz ki ezberler bozulup, yalın yerlere gelebilelim ki oradan da aklı salim kararlar alabilelim.

O yüzden uyguladığınız spiritüel bir teknik bile olsa obsesif ve sonuç odaklı olmak tekniğin işlevi için gerekli olan huzurlu ve sakin alandan sizi uzaklaştırır ve sonuç olarak ya hocanızdan ya da teknikten soğursunuz, beklediğiniz sonucu vermiyor diye.

Manevi yolda dönüşüm hiç beklemediğiniz anlarda beklemediğiniz şekillerde olur. Aksi haller zihni, egoyu tatmin eden, bilindik kalıpların kontrollü halleridir.

Konumuza geri dönecek olursak, kadınların beden farkındalıklarından kopuş hali, dişiliklerini unutmuş olmaları ile birebir bağlantılı.

Devamını okumak için tıklayın.

 

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.