Tag Archives: blog

Hindistan’dan Namaste!

Standard

gulenay pemaYine yılın o zamanları, Hindistan’dayım.

Bu yıl Hindistan’a seyahatime eşimle birlikte Güney Hindistan’dan, eski bir Portekiz koloni yerleşimi olan Goa’dan başladık. 2003-2009 yılları arasında Goa’da yaşadım. Goa eyaleti benim gibi yabancı ülkelerden gelip okyanus kenarında, yarı tropik iklimde yavaş bir yaşam yaşamak isteyen kişilerle doluydu ve hala da öyle.

Ben de Goa’da bulunduğum yıllar bu eyaletin nimetlerinden yararlanıp kendi yolculuğuma çok şey kattım. Dünyanın farklı yerlerinden gelen alternatif tedavi uzmanları, yoga, Tai Chi, meditasyon, dans eğitmenleri ve üstadları ile yollarımız kesişti.

O yıllarda beş yıl süreyle Türkiye’deki bir dergiye makale yazıyor ve fotoğraflarımı veriyordum. Bunun yanında yerel kumaşlardan modern-etnik tasarımlarla kadın terzilerle çalışarak ürettiğim Harem İllusions adındaki markamı hem Türkiye’de hem de Goa’daki butiğimde satıyordum.

O yıllarda, sırt çantamı alıp 1998 yılında tek başıma çıktığım Nepal yolculuğu ile başlayan tek başıma ve uzun süreli seyahatlerim bir çok kişiye ilham oldu. Doğal olarak da bu seyahatler boyunca geçimimi nasıl sağladığım sık soruluyor, o nedenle bu detayları bir kez daha yazmak istedim.

Çıktığım yol salt merak için değildi, kalbimin yolunu bulmak, sesini yakından duymak içindi.

İnsan kalbinin sesini dinlediğinde yaşamsal şartları bu sesin yolunda uyumlanıyor. Dış şartlar tam da ihtiyacın olan şekilde şekilleniyor. Ancak burada aşırı pozitivist bir yaklaşımım olduğu düşünülmesin. Azim, disiplin, kendine dürüstlük, kendine şefkat, yaşamının ve eylemlerinin sorumluluğunu almak bu yolu açan ve sürdüren özellikler. Keyif yapmak ile emek vermek arasında kurulan denge benim için dış ve iç dünyada başarılı olmanın sırrıdır.

İstediğin şeyler için emek vermek, adım atmak, ezberleri, inanç kalıplarını kaldırmak, feragat etmek, öncelik belirlemek, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmak, destek istemek, destek olmak, soluklanmak, sebat etmek. Nerede teslim olup, akışa bırakıp nerede eyleme geçip çaba vereceğinin kararını tutturmak. Ve bunu hata yapma cesaretiyle risk alarak, rahat alanından çıkarak yapmak. Hata yapınca, enerjini hatadan öğrenmek için harcamak, hayıflanmak ve şikayet için değil.

Bu seferki Goa ziyaretimiz hem dinlenme hem de her gün İspanyol bir doktorun kliniğine giderek hem tedavi almak hem de öğrenmek için geçti. Organlar arasındaki psikolojik etkileşime odaklı bir tedavi şekli uygulayan sevgili David aynı zamanda bir psikolog. Böyle olduğunda bütünsel bir tedavi yaklaşımı ile uyguluyor akupunkturu. Kendisinin tamamlayıcı tedavi dalında mükemmeliyet ödülü de var ve oldukça saygı duyguğum bir üstad kendisi. Bu konu hakkında ilerleyen zamanlarda yazmaya çalışacağım.

Şimdi Kuzey Hindistan’da Rishikesh’te, Kutsal Ganj Nehri’nin kaynağına yakın ermişlerin şehrindeyiz bir kez daha. Artık biliyorsunuz ki her yıl 2-3 ay buraya sevgili Brezilyalı hocam Sri Prem Baba’nın öğretisini almaya geliyorum. Bu yıl Instagram ve Facebook hesaplarım üzerinden canlı yayınla kalbin yolu öğretisini de paylaşıyorum. Arzu edenler takip edebilirler. ( http://www.instagram.com/gulenay_pema ) Ayrıca bir süredir kadınlar için ücretsiz online eğitimler verdiğim bir Facebook grubu var. Kayıt için gulenaypema@gmail.com adresine email atabilirsiniz.

Paylaşmak istediğim bir çok şey var ancak bugün sözü burada kesmek ve yaklaşmakta olan eğitimler hakkında bilgi vermek istiyorum. Bazı eğitimlerde kontenjan hızlı doluyor. Bu yaz bir çok inziva, eğitmenlik ve sertifika programları var. Eğitimleri inzivalar için özel olarak doğal mimari ile uyum içinde inşaa ettiğimiz ArıKuşu Retreat’te veriyorum. Bu ortamı katılımcılara sunulan bir şifa alanı olarak bize bahşedilen bir lütuf olarak görüyorum.

Yaşamlarını değiştirmek, manevi temelli bir meslek ve diğer kadınlara dolayısıylada çevresine destek olmak isteyenler için YogANA Yoga Eğitmenliği Programı kayıtları hızla devam ediyor. Son 4 kişilik yerimiz var. Erken kayıt indiriminden faydalanmak isteyenler için 1 Mart son gün aklınızda olsun.

160 saatlik Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı‘nın yenisi de bu yaz bekliyor. Bir önceki programda mucizevi şifalanmalar tecrübe eden arkadaşlarım oldu, şifa yolculuklarını ilgili program sayfalarından okuyabilir, videolarını izleyebilirsiniz. Her kadın kendisinin şifasıdır en sevdiğim ve yaşattığım yaklaşım.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

 

 

Reklamlar

Sen olduğun için, Var olduğun için

Standard

large

İnsanoğlu yaşadığı dünyada kendine yaklaşabilmek için farklı yollar arar ve dener. Bu arayış varoluşun ilk anlarından beri süregelen bir kavuşma arzusu, kaynak arayışı esasen.

Kendimize doğru aldığımız bu yol bizi Mevlana’nın da şiirlerinde sıkça söz ettiği gerçek evimize ulaştıracak. Velhasıl, bu yolculuk uzaktaki bir hedefe ulaşma çabasından ziyade kendi başına bir açılım. Her adımı ayrı anlam ve mana taşıyan bir öz-yolculuk…

Bu yolculuğa kalbin yolculuğu denmesi hiç de yanlış bir tanım değil. Nihayetinde kalbimize doğru yol alıyoruz, gizemle dolu bir yol.

Gizemler sırlar demek değildir. Gizem aralanmayı bekler ve aralandıkça genişletir, geliştirir, çoğaltır. Ruhun bizden beklentisi de tam budur; varoluşumuzun gizemlerini aralamak.

Yaşamın koşuşturmacasında gizem yerini ondan çok uzak materyal olgulara bırakır.

İnsan adeta materyal alemden büyülenmiş gibi, hep bir sonraki, bir başkası, diğeri, sonraki, öteki…

Durmak ve sessizlik, sıkıntı ve tembellikle eş anlama gelmeye başlar çünkü durmak ve beyhude bile olsa aramayı bırakmak istemez insan. Daha iyisini, daha yenisini, daha güzelini, daha kalitelisini, daha ve dahasını.

Sıkılmamak için sarf edilen onca çaba aynı oranda bizi kendimizden uzaklaştırıyor. Uzaklaştıkça da kendimizden korkmaya başlıyor, öz-keşif olgusu manasızlaşıyor.

Devamını okumak için tıklayın

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerimizi ve sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

.

Ganj Ana & Kızı

Standard

GülenayPema Hindistan Ganj Ana

Güneşin batarken bıraktığı görkemli hissiyatlarını, yakut yeşili sularının aksında takip ettiğinizi, kutsal Ganj Nehri’nin kıyısındaki basamaklarda huzur içinde oturduğunuzu hayal edin.

Ben bunu defalarca yaptım ve her yaptığımda ömrüme ömür, gönlüme ferahlık, zihnime berraklık ve varlığıma minnet doldu.

Ganj Nehri’nin Himalayalar’daki kaynağına yakın bir yerdeyim, dolayısıyla da nehrin suyu berrak ve insanın içini ferahlatan, adeta ruhunu yıkayan, mis, taze bir aroma yayıyor.

Ganj kıyılarında her akşam Ganga Aarti adı verilen ve etrafa muhteşem melodi ve his yayan ritüelin tam ortasındayım. Etrafta tıpkı benim gibi huzur içinde gün batımını ve yayılan hisleri içine çeken envai çeşit ülkeden kişi ve yerel halk var. Ortam huzurlu olduğu kadar renkli ve neşeli de.

Her gün Ganj’a adanan bu ritüel yaydığı huzur hissiyatları ile adeta bir şifacı gibi beni yıkar.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

  • 15-17 Aralık –  Pema ile Kalbin Yolu İnzivası – İç Çocuk & İç Anne, Aytepe, İzmit
  • 9-18 Şubat 2018 – Pema ile Hindistan İnzivası, Rishikesh, Hindistan
  • 3 Mayıs – 26 Ağustos 2018 – YogANA Yoga Eğitmenliği Prog. 200 Saat – Bodrum

Eğitim detayları ve kayıt için tıklayınız

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yeni Bir Yıl, Yeni Bir Döngü

Standard

gulenay-pema-yeni-yilGeçtiğimiz günlerde gezegenimiz köklü değişim sürecine girdi ve bu süreç bir süre daha devam edecek. Gündönümü ve dünyanın gök kubbedeki kuzeye doğru hareketi (Uttayana) ile tüm yaşamın Güneş ile olan ilişkisinde bir değişim olmakta. Biliyoruz ki Güneş, gezegenimize etki eden en büyük prana, yaşam kaynağı. Güneşin olmadığı 48 saat içinde bu gezegende yaşam son buluyor. Dolayısıyla da Güneş ile ilgili her hareket önemli yankı ve etkilere sahip.

Gündönümleri Kuzey yarımkürede yeni başlangıçları, yeni fırsatları, yeni yaşamı temsil eder. Kışa hazırlanan doğa, filizlendireceği tohumlar, açacağı çiçekler ve vereceği meyveler için hazırlığa başlar.

Biz de tarlamızı sürdürdük, organik çavdar ektik, birkaç güne de karabuğday (greçka), atalardan kalma karakılçık buğdayı ve badem ekeceğiz. Gerisi Toprak Ana’ya teslim.

Bugün, gezegende yaşayan insanlar için bir yılın bitişi ve yeni bir yılın başlangıcı. Her ne kadar sadece bir rakamdan, insan yapımı sistemden oluşuyor olsa da döngüsel bir tabiatı var bu gezegendeki canlıların. Sistemsel bir rakam olsa da, bugün dünya üzerindeki bir çok insan için yılın sonu ve yenisinin başı. Bu durum kendi başına büyük bir güç alanı oluşturuyor.

Her yıl başı yeni başlangıçlar, yeni bakış açıları için niyet etme zamanı. Bu süreç bir portal ve dünyada hemen herkes mutlu olmak için aktif bir niyette ve kutlamada.

Hem kendi hem de herkes için iyi niyet, aydınlık, sevgi dilemek ve dua etmek için verimli zamanlardan biri.

Geçen yılı gözden geçirip, neler olduğuna bakmak, kazandıklarımıza şükretmek, artık bize hizmet etmeyen, miladı dolan, zorlayan, üzen düşünceleri, davranış kalıplarını geride bırakmaya niyet etmek. Makalemin sonunda bunun için etkili bir uygulama önereceğim.

Ancak uygulamadan önce bugünü nasıl kutladığımıza dikkat çekmek istiyorum. Kutlama fikrini yeniden tanımlayıp, gelmekte olan yılda şimdiye kadar yaptıklarımızdan, kendimizden ve kişisel ihtiyaçlarımızdan daha da büyük bir şey yapacağımıza dair bir niyeti ve bu niyete adanmışlığımızı kutlamaktan…

Devamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema Eğitim Takvimi

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

İkizler Dolunayı – Bilmemenin Gücü Adına!

Standard

Bu gece bazılarımızın uyumayacağı ve belki de son bir kaç gecedir sizi tesiri altına alarak uyutmayan güçlü dolunay tam olarak Çarşamba sabahı 02:07’de İkizler Burcu’nda gerçekleşecek. Dolunay zamanı duygular ve ayın bulunduğu burcun ve etkileşimde olduğu gezegenlerin etkisi katlanır. Kendinizi yoğun duygu gelgitleri ve çelişkili düşünceler içinde buluyorsanız, nefes alamıyor, daralı430891_448734425191800_2035591717_np boğulacak gibi oluyorsanız, dünyanın da sizin gibi benzer bir süreçte olduğunu unutmayın. Gaia, Toprak Ana, bizden farklı değil, üzerinde yaşayan canlılarla bağlı ve bütün.

Bu nedenle eğer kendinizi çatışmalı düşünceler ve yorucu duygusallıkta buluyorsanız, size tavsiyem doğaya çıkın ve gerçekten derin derin nefes alın. Sadece nefes almanız yetmeyecek biliyorum, ‘bir nefes alın geçip gider mi bunca acı ve yoğunluk’ diyeceksiniz, tabi ki böylesine derin acıları ‘nefes al-ver, geçer’ ile avutmaya çalışmıyoruz, ancak düzlüğe çıkabilmek için bir kaç adım atmak gerekir. Ve bu adımlardan en ulaşılabiliri doğa, yeşillik, temiz hava ama sadece bu kadar değil, çok sevdiğiniz bir sanatsal ortam, müzik de benzeri de bu işlevi görür. Burada bazılarınızın acılardan ‘kaçış’ yada duyguları ‘bastırmaya’ meyilli hareketlerden usanmış olabileceğinizi de sezebiliyorum ancak, önce kendimizi düze çıkartmalıyız. Boğulurken çırpınmanın faydası olmaz, ters etki yapar. Oysa zamanı yavaşlatmak, size biraz huzur, sükun, netlik verecek aktivite ve kişilere odaklanmak gerçekçi çözüme giden yolda atılacak ilk ve önemli bir adımdır.

Güneş Yay burcunda ve ay ikizler burcunda olduğunda yayılan enerji, gündelik olayların ağırlığına rağmen büyük resmi görebilmek, ‘yapıcı’ düşüncelerde ve temiz bir sağduyuda kalabilmeyi gösteriyor. Bunu yapmayı başarabilen, bu titreşimi yayan bireylere şimdi her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bu bireyler birer baz istasyonu gibi, üzerlerinde taşıdıkları berrak sağ duyu ve net bir bilinci yayarak, sadece kendilerinin değil çevrelerinin de önünü açar, yola ışık olurlar.

Bu dönemde zihnin çok çalışacağı aşikar, malum İkizler Burcu etkisinde bir Dolunay’dan bahsediyoruz. Transitteki Yaralı Şifacı Kiron ile açı yapan İkizler Dolunayı oldukça huzursuz ve stresli enerjiler yayıyor. Hali hazırda yokmuş gibi diyeceksiniz.

Öncelikle kendinize haksızlık etmeyin, cezacı ve sabotajcı düşüncelerinizi görün ve kendinizi bu düşüncelerden yalıtın. En azından bu süreçte. Bu neden önemli? Önemli çünkü her ne kadar bu suçlayan, sabote eden ve cezacı huylar, düşünceler ve kalıplar size ait olsa da bu dönem olduğundan daha kalabalık orduyla üzerinize hücum ediyorlar. Bu kadar yükü tek seferde taşımanıza gerek yok.

Dolunaylar maneviyat yolunda, psiko-spiritüel süreçte değerlendirdiğimiz önemli süreçler. Ancak kişinin kendine iyi derecede dürüst olması ve kendi dahil kimseyi suçlamayan bir yerde olması uygun olur böyle bir süreçte ilelermek için. Eğer tüm kabarıp su yüzüne çıkanları bir kendini-tanıma ve arınma süreci olarak değerlendirmek istiyorsanız güçlü duygusal bel kemiğine, dengeli ve berrak bir zihne, iyi bir bünyeye ve sağduyuya ihtiyacınız var.

Bu dolunayda ben bu seferlik bunun tam tersini yapmanızı önereceğim. Zihninizde yeterince ‘analizci’ kimlik dolaşıyor, ‘yargıç’ var, ‘suçlayan’, ‘şikayetçi’ var. Bunları biliyoruz. Bu sefer, hiç bir şeyi analiz etmeden, ‘neden’ sorusunu sormaMAya davet ediyorum sizi.

Bu seferlik, bırakalım, bilmeyelim.

Bilmemenin, ‘bilmiyorum’ demenin kendine has ferahlatan bir enerjisi var, denemenizi tavsiye ederim.

Makalenin devamını okumak için tıklayınız.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Takvimi

  • 17-18 Aralık, Gizemli Dişilik Dönüşüm Kampı (Kontenjan doldu)
  • 21 Aralık, Awaken Love Türkiye Kadınları Güçlendirme & Şifa Çalıştayı, Bilgi Üniversitesi
  • 8 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Ankara
  • 14 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Hatay
  • 2-11 Şubat 2017, Hindistan İnzivası (Turistik gezi değildir)
  • 27 Nisan-1 Ekim 2017, YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi yazabilirsiniz.

 

Hayallerin dansı…

Standard

Ne zaman bir karahindiba görse, hemen üflemeye hazır insanlar tanıyorum. Çocuk gibi bir edayla koparıp üfleyen. Bazıları üflerken dilek tutar, bazıları sırf tohumların etrafta uçuşundan keyif alır…

Evet o üflediğiniz tüyleri uçuşan bitkinin adı karahindiba, çiçeklendiğinde yeşil meraları sapsarı çiçeklerle bezemekten tam da o sorumludur.

Tohumken ne kadar da çok kişinin hayallerine tanık olmuştur karahindiba.

Üzerine üflenen yüzlerce dileği, tohumlarının kanatlarında taşır.

Rüzgarın kardeşliğiyle başlar gizemli yolculuğuna.

Kim bilir rüzgar onu nerelere taşır, hangi toprakları geçer, hangi ağaçlara selam durur, bulutları taklit eder…

Bir kuş gibi özgürülüğün tadına vararak salınır oradan oraya. Vakti gelir kendini bırakıverir, öylece, güvenle bırakır yeryüzüne.

Toprak Ana’nın kucağıyla buluştuğunda tazelenen güveniyle bir ‘oh’ çeker ve yeni bir macera için heyecanla evini bulmak için bu sefer de yuvarlanmaya başlar. Bu yuvarlanışın da başka bir tadı, başka bir manası vardır. Mana aleminde yaşayanlar bilir.

Yeni evini bulana kadar biraz da yeryüzü canlılarıyla dostluk kurar. Tohumunu çatlatacak kadar rahata erdiğindeyse güneşle ve suyla tanışır, ebediyete kadar devam edecek dostlukları da böylece başlamış olur.

Başını dostu güneşe uzatırken, su kardeşi köklerini toprağa sarmasında ona destek olur.

Günü gelince de, tek tek  goncasından salar sarı saçlarını yeşilliklere.

Gülenay Pema

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.