GülenayPema Hindistan Ganj Ana

Güneşin batarken bıraktığı görkemli hissiyatlarını, yakut yeşili sularının aksında takip ettiğinizi, kutsal Ganj Nehri’nin kıyısındaki basamaklarda huzur içinde oturduğunuzu hayal edin.

Ben bunu defalarca yaptım ve her yaptığımda ömrüme ömür, gönlüme ferahlık, zihnime berraklık ve varlığıma minnet doldu.

Ganj Nehri’nin Himalayalar’daki kaynağına yakın bir yerdeyim, dolayısıyla da nehrin suyu berrak ve insanın içini ferahlatan, adeta ruhunu yıkayan, mis, taze bir aroma yayıyor.

Ganj kıyılarında her akşam Ganga Aarti adı verilen ve etrafa muhteşem melodi ve his yayan ritüelin tam ortasındayım. Etrafta tıpkı benim gibi huzur içinde gün batımını ve yayılan hisleri içine çeken envai çeşit ülkeden kişi ve yerel halk var. Ortam huzurlu olduğu kadar renkli ve neşeli de.

Her gün Ganj’a adanan bu ritüel yaydığı huzur hissiyatları ile adeta bir şifacı gibi beni yıkar.

Yoga-in-Rishikesh-8730O tılsımın içinde ruhum belki de milyonlarca yıldır taşıdığı yüklerden kurtulur.

Bir anda bırakıverirsin yakut yeşili sulara dertleri, zincirleri, tasaları… Yerine zamansız bir tatmin alır insanı, keyifli bir huzur. Başka olunacak bir yer yoktur, bedenin, zihnin, duyguların ve ruhun evinde olmanın tatmini ile dolup taşar.

Gönlün kabarır.

Etrafına bakarsın, senin gibi gönlü zenginleşen ruhlarla göz göze gelirsin. Geldiğin anlar tarifsizdir. Hiç tanımadığın insanlar bir anda gönül dostu hissiyatına gelir. Ezelden beri tanışırcasına güven doğar içine.

Akar gidersin Ganj Ana gibi ümitle; bazen coşkulu, bazen sakin, bazen güçlü, bazen zayıf…

Evindesindir.

Ebedi evinde.

Yoga-in-Rishikesh-9130

Yabancı, diğeri, kavramları yok olur, kalbin herkesi tanır, sever, anlar.

İşte bu anlar Rişikeş’de olduğum sürelerde sık sık yaşadığım haller.

2000 yılında Kuzey Hindistan’ın Dharamsala kasabası ile başladığım bu mistik yolculuk her yıl daha da zenginleşti ve derinleşti.

17 yıldır hemen her yıl Hindistan’la buluşurum. Bu buluşmalar benim için tarifsiz buluşmalardır ve her birinden birer kitap çıkacak hikayelerim var. Bazı buluşmalarımız yıllar sürdü ayrılamadığım, bırakamadığım, doyamadığım için.

Yüzyıllardır susamış biri gibi kana kana pınarlarından içmek için, annesini kaybedip de bulmuş küçük bir kızın özlemiyle varırım bu topraklara. 17 yıl sonra susuzluğun biraz dindi mi diye soracak olursanız, ‘anne kucağının sıcaklığına hiç doyum olur mu?’ diye cevap vermek isterim.

Bunca yıl boyunca, dostlar edindim, kadim, samimi, gönülden.

Üstadlar tanıdım hakikate ermiş, tevazu içinde yaşayan huzurlarında kendi imanımı bulduğum, öğrenciler gördüm hürmeti ile gözlerime yaşlar, gönlüme güller dolduran. Yaşamlar gördüm içimi burkan, insan olmaktan utandıran. Dersler aldım her şeyin benim yanılsamam olduğunu, ‘ne verirsen onu alırsın’ı hiç vakit kaybetmeden gösteren.

Ve hiç bitmeyen bir şey vardı bu yolculuklarda… Her şey bitiyor, değişiyor, tükeniyor bu sevgi hiç bitmiyordu. Bu alemin kanunu buydu, eyvallah.

main-qimg-c2dee845739ce04f52ac1808e1288c62

Ama, Ganj Anam beni beslemeyi hiç bırakmadı…

Hindistan’a çok şey borçluyum ama bu kadar cömert bir Ana’nın bana borç yazmadığını da çok iyi biliyorum.

Keza her buluşmamızda uçak alçalmaya geçtiği andan itibaren, o muhteşem özlemle kavuşma hisleri beni benden alır. Havalimanından itibaren gülümseyen hücrelerime karşılık bulmak, ‘shanti’ yani huzur-barış kelimesini lügatının orta yerine koymuş, her filminde çılgınca dans etmeyi bilen, yaşamı kutlamayı öğrendiğim Hint halkı için hiç zor değil. Öyle tatlı gülüşler olur ki, bazen kendini gerçekten de küçük bir kız gibi hissedersin bu samimiyet karşısında.

Son yıllardaki ziyaretlerimde hiç ayrılmamış, daha dün oradaymışım gibi hissetmeye başladım. Kalbimde Hint toprakları benim hem kendi ülkemin topraklarına olan minnet ve sevgimi hem de tüm gezegendeki farklı topraklara duyduğum ilgiyi ve sevgiyi arttırma yolunda büyük bir adım oluyor.

Ruhumun beslendiği bu topraklar her seferinde beni büyülerken, kendime ve kendi kültürüme daha da yakınlaştırıyor. Böyle olduğu için minnetim daha da artıyor.

İnsanın gönülden sevdiği iki memleketi olur mu?

Evet oluyormuş.

Hindistan’ın o harika selamı ile makalemi sonlandırmak istiyorum; Namaste!

Anlamı: İçimdeki İlahi Olan, içindeki İlahi Olanı Selamlıyor.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

Reklamlar