YogANA-Gulenay-PemaGeçtiğimiz haftasonu papatyalar arasında ve kuşların meraklı bakışları altında YogANA eğitmen adayları prova derslerini verdiler. Her aday kendine has bir yorumla derse girdi ve aktardı. 200 saat ve 6 aya yayılan bir sürede kendilerine doğru emek verdiler.

Yaptığım işin en güzel yanı emeğimin karşılığını alabilmek, işte bu bana tatmin veriyor. Peki emeğimin karşılığı maddi olabilir mi, olabilir tabi onun da yeri var ekmeğimiz, çatımız, bereketimiz, ama benim bahsettiğim böyle bir tatmin değil. Manevi tatminden bahsediyorum. Ve emeğimin karşılığını manevi olarak alabilmem öğrencilerimin dönüşümü ile doğru orantılı. İşte bu benim yaşam amacım. Kalpleri açmak, dürüstlük ve kişisel-sorumluluk almada rehberlik etmek ki karanlıktan korkmadan aydınlığı yaşatalım. Ben daha fazla uzatmadan sözü Özge’ye bırakıyorum, onun kaleminden okuyalım.

“Pema Hocam ile ve bilinçli olarak Yoga’ yla tanışmam YogAna programı sayesinde oldu.

YogAna tamamıyle kendine has bir eğitim programı. Öncelikle klasik bir Yoga eğitmenliği olmadığını ilk başta söylemek isterim. Program içeriği, hani o aklınıza ilk gelen bildiğimiz stüdyo yogalarına hiç mi hiç benzemiyor. Yani bu programda sadece Yoga Asana’larını öğrenmiyorsunuz; Yoga’yı hayatınızın tam da merkezine oturtarak, aynı zamanda kaçınılmaz bir kişisel dönüşüm yolcuğunu da kendinizde başlatmış oluyorsunuz… hem de tüm boyutlarıyla… Boyutları derken fiziksel, duygusal ve zihinsel dönüşümlerden bahsediyorum. Bunlardan kendim üzerinden örnek vermem gerekirse, öncelikle program süresince uyguladığımız beslenme yöntemi, bedenimi derin bir toksik arınmadan geçirdi.

Hocamızın her aşamasını bizzat takip edip, yönlendirdiği çeşitli detoks kürleri sayesinde fiziğim inceldi. Fazla kilolarımdan kurtuldum, kendimi daha fit ve sağlıklı hissediyorum. Bilinçli beslenmeye başladım. Kan değerlerim düzeldi. Daha program sona ermeden 5 yıldır taşıdığım şeker hastalığından kurtuldum. Doktorumun tavsiyesiyle günlük ilaçlarımı artık almıyorum.

Bu derin program sayesinde hayata bakış açım, nerede durduğum, hangi yöne gittiğim, neyi “gerçekten” istediğim, kısacası “tüm hayatım” temelden değişti. Kendimle adeta yeniden tanıştım.

Üzüntülüyken, kızgınken, sevinçliyken, başarılıyken, başarısızken, dert dinlerken, dert anlatırken, anneyken, eşken, arkadaşken, iş kadınıyken…. Meğer ne çok yüzüm varmış, hepsini gördüm, o yüzlerin arkasındaki duygularla tek tek yüzleştim. Yüzleştikçe özgürleştim, hafifledim, sadeleştim.

Düzenli yaptığımız meditasyon ve nefes çalışmaları sayesinde kendimle yalnız kalmaktan korkan ben artık her fırsat bulduğumda kendimle başbaşa kalmaya başladım. İçimdeki Bilgeyle tanıştım. Daha az konuşur, daha fazla dinler, anlar oldum.

Bu çevremle ilişkilerime de yansıdı. Ailem ve yakın çevrem artık daha mutlu, daha sabırlı, daha sakin, sade, olumlu ve ılımlı olduğumu söylüyorlar. İşimden dolayı karşılaştığım hiç tanımadığım insanlar dahi, benim huzur dolu bir enerji yaydığımdan bahsediyorlar. Bense buna tek kelimeyle “farkındalık” diyorum. Bu program ve Pema Hocam sayesinde farkındalık kavramının gerçek anlamıyla tanıştım.

Zihnim artık daha sakin, dengede, hayata ve kendime dair korkularım kalmadı. Belirsizlikler, kırılganlıklar gitti. Hayata şükürlerim arttı. Artmaktan da öte, hayatın acısıyla, tatlısıyla “şükür hali” ni deneyimlediğimiz bir yolculuk olduğunu tüm kalbimle öğrendim. Maneviyatım kuvvetlendi. Dengemi buldum.

Tüm bunlar, Pema Hocamız’ın ilk bakışta çoğumuza sert gelen, pek de alışık olmadığımız rehberlik tarzının, programda ilerledikçe aslında ne kadar derin, disiplinli, öğretici, tarafsız, net, dürüst, bilge ve dönüşüm için ihtiyacımız olan tavırlar bütünü olduğunu farketmem sayesinde oldu. Bugün geldiğim noktada tüm kalbimle diyorum ki “İyi ki beni bana gösteren Pema Hoca’mla tanışmışım, iyi ki onun sayesinde kalbin yoluna girmişim… şükürler olsun”

Sevgi ve saygılarımla,

Özge K.

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olabilmek için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email’inizi bırakabilirsiniz.