Tag Archives: dönüşüm

Balık Burcu Dolunayı; Kendine Şefkatli Ol

Standard

Bugün saat 15:00’a birkaç dakika kala Balık Burcu’nda bir dolunay gerçekleşecek.

İçinde bulunduğumuz ay ve güneş tutulma serilerinin açığa çıkardığı güçlü karmik temizlik bazılarımızı oldukça sarsmış ve yormuş olabilir. Her yoğun süreç, sakinlikle dengelendiğinde şifanın görevini yapabilmesine alan açmış oluruz.

Bu dolunay şefkat enerjisi taşıyan balık burcuyla birlikte es verip, kendimize zaman ayırıp, olanlara kuş bakışı bakarak öğrendiklerimizin ya da yaralarımızın zamana ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor.

Şahsen kendine alan açmanın günümüz kaotik dünyasında elzem olduğunu biliyor ve bunu uyguluyorum. Eskiden bu bir lükstü, bencillik gibi algılanıyordu, ancak zaman algısı öyle hızlı ilerliyor ki durup bünyemize hakettiği sakin ve sessiz alanı vermek boynumuzun borcu halini aldı.

Balık burcu su elementini yönetir, ay da öyle. İkisi birlikte bize duygularımızın su gibi sakin bir alana ihtiyacı olduğunu öğretiyor.

Bu şifalı ve şefkat yüklü balık dolunayı sırasında, bugün, bu gece ve yarın su elementini şifa aracı olarak kullanalım. Çiçek ve aromaterapi banyoları yapmak, tuzlu denizde şifa için zaman geçirmek, su içerken şükretmek ve sessizce nefesinizin akışıyla dinlenmek, usul usul mantra ya da ilahi söylemek kendinize vereceğiniz en güzel ve verimli hediye olur.

Ayın su üzerindeki yansımasına dalarak saatler geçirmek ne kadar da sakinleştirici.

Balık burcunun yöneticisi Neptün hayal gücümüze destek olarak, geçtiğimiz zorlu ayların karmik temizliğini nasıl yeniden yapılandıracağımızı öğretiyor. Bu yaratıcı, anaç, şefkatli ve vizyoner enerjiye kendimizi açalım.

Suların usul usul akışının şifasını doya doya içimize çekelim, çekelim ki önümüzdeki döneme dinlenmiş, zinde ve yaratıcı potansiyelimizi hakkıyla kullanıp yaşamımızı yaratabilecek öz-bilgiye sahip olarak girelim.

Bir balık burcu olarak size kalbinizdeki şefkatli özle başbaşa kaldığınız keyifli ve kozmik bir dolunay diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Reklamlar

Kalbin Yolu İnzivası – 28-30 Eylül

Standard

kalbin yolu inzivası

Bir önceki Kalbin Yolu İnzivası’nın etkileri sürerken yenisinin tarihleri belli oldu. Bir önceki kampta uzunca bir yedek liste oluşmuştu, katılamayanlar için bu 2. bir fırsat.

28-30 Eylül’de yine derin ve muazzam şifalı bir yolculuğa çıkıyoruz.

Kalbin Yolu İnzivaları’nda çocukluğumuza adım adım geri dönüyoruz. Bu yoğun inziva sürecinde, davranış kalıplarımızı ve kişiliğimizi tanımlayan çocukluk deneyimlerimize, içimizdeki çocuğu tanımaya doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir dizi etkili teknik kullanarak, çocukluğumuzda yaşadığımız duyguları, çocukken bizim için zor olan deneyimlerimizi bir kez daha hissediyoruz. Bu deneyimleri açığa çıkararak, çocukken acıya dayanamadığımız ve izin verilmediği için ifade edemediğimiz duyguların ifadesine izin veriyoruz.

Bu öğretinin arkasında yatan gerçek, duygularımızın dünyadaki en önemli ifademiz olmasıdır: gözyaşları ve kahkaha vücudumuzun doğal şifa gücüdür. Son yıllardaki araştırmalar çocukken yaşadığımız deneyimlerimize yetişkin olarak geri dönmeye izin verdiğimizde, uzun yıllar boyunca bizimle olan derin yaralar ve acılardan kurtulabildiğimiz yönünde. Bu çalışma sayesinde, kendi kendinizi iyileştirme ve doğal kabiliyetinize güvenmeyi öğreneceğiniz araçlara sahip olacaksınız.

Kalbin Yolu İnzivası ile, yaşadığımız sorunların kaynaklarını keşfetmeye olanak vererek yetişkin olarak kim olduğumuz konusunda derinden bilgi edineceğimiz bir yol açıyoruz. Günlük yaşamlarımızda netlik ve farkındalık kazanmamızı, kendimizi en derin şekilde tanımamızı sağlayan kalıcı teknikler öğreniyoruz.

Kullanılan Tekniklerden Bazıları

– Gestalt,

– Somatik,

– Bio-enerjetik,

– Beden-zihin uygulamaları,

– Nefes teknikleri,

– İmgeleme,

– Regresyon,

– Meditasyon,

– Derin Rahatlama,

– Ses Terapi

ve diğer etkin teknikler kullanılır.

Kalbin Yolu Öğretisinde inzivalar farklı temalarda işlenir ve odağı bu tema çerçevesinde olur. Bu inzivada ‘iç-anne & iç-çocuk’ a odaklanacağız.

28-30 Eylül, ArıKuşu Retreat, Bodrum

Kayıt ve detaylar için tıklayınız.

#KalbinYolu #Yaralıçocuk #içselçocuk #manevi

Kalbi açılanlar…

Standard

Geçtiğimiz hafta tamamlanan Kalbin Yolu İnzivası’ndan sonra kalp açan bir paylaşım:

‘Gülenay Hocam merhaba,

Arıkuşunndan bedenen dönmüş olabilirim fakat sanırım bir parçam hala orada kaldı. Gözümü ne zaman kapatsam kendimi yoga salonunda buluyorum. İçimde bir yerler titreşiyor.

Pazartesi günü ofise geldim ve canım hiç konuşmak istemedi.

Sonra, öğlene doğru birden sesim kısıldı. Fiziksel olarak hiç bir sıkıntı hissetmediğim halde …

Bir şeyim olmadığını gayet iyi bilerek iş yeri hekimine gittim. Beni teyid etti, hiç bir şeyin yok dedi. Sadece konuşmak istemediğim için sesim içime kaçmıştı, o kadar. Tuhaf ama net olarak bu olay işimi kolaylaştırdı. Konuşmak zorunda kalmadım 🙂 Sonra da ertesi gün kalktığımda geçmişti zaten.

Ben uzun mesafe koşuyorum ve koşmaya 31 yaşında başladım. İlk başladığımda 100 mt koşamaz iken şimdi bir seferde dağ bayır 50 Km koşabiliyorum. Limitli bedenim emekle, devamlı idman, adanmışlık ve sabır ile bu kadar gelişebildi ise ruhun nerelere gidebileceğini hayal etmek bile beni heyecanlandırıyor. Yine bu koşu deneyiminden yolun ne kadar sancılı ve sabır gerektirdirdiğinin, hiç bir şeyin hemen bir anda gerçekleşmeyeceğinin gayet iyi farkındayım ama umut hep var. Adım adım ilerlemenin de tadı başka. Bu kısa zamanda içimde çözülenler bana herşeye rağmen çok huzur verdi.

Bu yolda bana rehberlik ettiğiniz için size çok ama çok teşekkür ederim. Durmadan yollarımızı bir şekilde keşiştiren yüce Rabbime şükrediyorum, bana bu deneyimi nasip etti. Allah sizden razı olsun !

Bir de Niyazi Misri’nin sözlerinin türkü hali kafamda Pazar gününden beri dönüp duruyor. Sanırım benim bütün hislerimi özetlemiş 🙂

‘Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş.

Burhan sorardım aslıma, aslım bana Burhan imiş.’

Aşağıdaki linkten tamamını dinleyebilirsiniz:

Sevgilerimle, D.E.’

📷 Lotus/Nilüfer fotoğrafı bahçemde, ArıKuşu Çiftliği’nde dün açana ait.

Ay Tutulması – Kendini kendine ada…

Standard

Bu haftasonu 27 Temmuz Cuma gece yarısına yakın Kova Burcu’nda bir ay tutulması gerçekleşiyor. Ay tutulmaları her daim çok önemli titreşimsel bir süreci açığa çıkarır.

Genel olarak ayın suları yönettiğini su elementinin de duygulara ait olduğunu biliyoruz. Dolunay zamanları duygu bedenimizin tıpkı med-cezir gibi yükselerek kabardığı zamanlar. Ay tutulması bu yükselişi daha da arttırıyor.

Bu ay tutulması ile gezegenimizde önemli bir enerjetik portal açılıyor.

21. yüzyılın en uzun ay tutulması oluşu gücünü katlıyor ve şu an göremediğimiz bir çok dönüşümün başlangıcı, halihazırda başlamış dönüşüm ve değişimlerin de hızlandırıcı ve kolaylaştırıcısı oluyor.

Ay tutulmaları bize derinden ve kalıcı dönüşümler için imkan verir. Özellikle geçmişten gelen kalıpları fark etmek, dönüştürmek için bundan daha efektif bir süreç olamaz. Tutulma doğum haritanızda nereye denk geliyorsa sizin için o alanda karmik temizlik ve genişleme mümkün.

Ancak fark ettiğimiz yönlerimizi şifalandırabilir, dönüştürebiliriz.

Dolunay bizden duygularımızın hikayesine kulak vermemizi talep ediyor. Şifa için duyguları su yüzüne çıkarıyor.

Bu dolunayın Kova’da oluşu ise oldukça manidar. Kova duygularına mesafeli yaklaşır ve çoğu zaman bunu bilinçsizce yapar. Ve ne zaman yoğun duygularla karşılaşma ihtimali olsa kendince dostani çıkış ya da yadsıma yolları bulur. Ancak bu tavır tekamülü ertelemekten, günü kurtarmaktan başka işe yaramaz. Öyleyse burada bize bir ders var.

Ay tutulmasının gücü duygularımızın farkına vararak ve bize anlattıkları hikayelere kulak vererek, bizi ruhun derinliklerine taşıyor.

Kalbin yani ruhun derinliklerine ancak duygularının içinden geçerek ulaşabilirsin.

Gökler bizden yana, haydi cesaret!

Biz bu haftasonu tam da tutulma vakti Kalbin Yolu İç-Çocuk & İç-Anne İnzivası’nda olacağız. Zamanlama harika.

Bu haftasonu Vedik Astroloji’de aynı zamanda içsel guruya yani içimizdeki öğreticiye adalı bir haftasonu.

Gurupurnima adı verilen bu günün bende yeri çok değerli. Atalarımız dememiş mi ‘bana bir kelime öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diye, işte böyle hissediyorum ben de yolu mu açan her öğretici kişi ve olay için. Derin bir minnet duyuyorum ve bunu sık sık içimde yaşatıyorum.

Gurupurnima, şimdiye kadar kalbimin sesini duymama destek olan üstadlarıma minnete adadığım, içimdeki rehbere daha derinden bağlanıp birlik yaşadığım, günümü dua ve mantralarla geçirdiğim yükselten, ümit tazeleyen, vizyon açan, coşkulu bir süreç.

Önümüzde çok güçlü günler var. Kendinize ait zamanlar yaratıp, öğrendiğiniz teknikleri uygulayarak, yaşam amacınızın, dönüştürmek istediklerinizin üzerine tefekkür ederek değerlendirebileceğiniz çok etkili bir zaman.

Bir başka etkili uygulama da su orucu, ya da sebze suyu orucu tutarak pişmiş yemek yememek. Ay tutulması sırasında normalde 1 ayda olan süreç birkaç saat içinde gerçekleşir. Bu da gezegendeki bir çok yaşam sürecinin çok hızlı ilerlemesi demek.

Bu dolunay ve ay tutulmasında her şeyi bir kenara bırakın ve kendinizi kendinize adayın.

Mucize dediğin kendini kalbine adadığında başlar.

Ege’nin huzurlu topraklarından, ArıKuşu Retreat’den, Ağustos böceklerinin ve suyun titreşiminin şifalı enerjisini, nilüferlerden yayılan cesaret ve güven hislerini gönderiyorum size.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

——————

Yaklaşan Eğitimler

▪ 4-5 Ağustos – Gizemli Dişilik 1 & 2 – Çeşme

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan dolu-yedek liste açık)

2 Ağustos4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu)

13 Eylül 201820 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Son 3 kişilik yer)

▪ Kalbin Yolu Dönüşümsel Prog. – 100 Saat (Yeni İçerik) – Ekim-Ocak, ArıKuşu Retreat, Bodrum & Aytepe, İzmit (Ön kayıt)

▪ 8-17 Şubat 2019 – Pema ile Hindistan İnzivası (Öğrencilere özel)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

▪ Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Gündönümü & Yaklaşan Eğitimler

Standard

gündönümü gulenay pema

Miladi takvime göre her yıl 21 Haziran ile birlikte Gündönümü’ne giriyoruz.

Kuşkusuz ki Güneş gezegenimizin en büyük prana yani yaşam enerjisi kaynağı.

Güneş’in her hareketi gezegenimiz üzerindeki yaşamı birebir etkiler. Güneş’in bir çok farklı hareketi var ancak bunlardan en genel ve tüm yaşama hitap edenlerinden ikisi kış ve yaz gündönümleri.

Gündönümü, Yaz’a girdiğimizin resmi göstergesi, Güneş’in gökyüzünde en yüksek olduğu zaman. Işığın en çok olduğu döngü ve önümüzdeki ışık dolu günlerin başlangıcı.

Yaz Gündönümü ışığın kutsamasını alabildiğimiz, şükredecek çok şeyimiz olduğunu hatırladığımız özel günler.

Kadının yaz döngüsü gibi gibi yaz gündönümü döngüsü de kendimize ayırdığımız, enerjimizi yükselttiğimiz, spiritüel yolculuğumuz için güç topladığımız ve yaşamı kutladığımız enfes bir dönem.

Güneş’le gelen bu doğa döngüsü ile siz nasıl buluşuyorsunuz?

Biz yazın geleneksel hale gelen Gizemli Dişilik Kampı, çocukluk yaralarına inip şifalandırdığımız Kalbin Yolu İnzivası, dişilik öğretilerine giriş yaptığımız Gizemli Dişilik 1, Bütünsel Yoga’da ilerlediğimiz YogANA Eğitimenlik Eğitimi ve Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı ile yazın bu güçlü enerjisini boşa harcamadan en verimli şekilde kullanmaya niyet ediyoruz.


Yaklaşan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kalbin Karşısında Ne Kanser Durabilir, Ne Ölüm … Gerçek bir yaşam hikayesi

Standard

narın altında gülenay pemaBu satırları kırmızı çiçeklerini rüzgarda dağıtan nar ağacının altından yazıyorum. Narlar olgunlaşmaya başladı. Çiçeği mi yoksa meyvesi mi daha güzel, karar vermek imkansız. Hem neden birini diğerine tercih edelim değil mi, neden karar verelim?

2012 yılıdan beri bu blogda makaleler paylaşıyorum. Blog istatistiklerine göre şimdiye kadar 413.074 kişi bloguma girmiş, 800 bine yakın görüntülenme almış.

Bu verileri yazmamın nedeni rakamlarla değerimi biçtirmek değil. Bu rakamlarla paylaşmak istediğim, şimdiye kadar bu kadar kişinin makalelerimi okuyup, makalelerin yazarı, yaşam hikayesi hakkında neredeyse hiç bir şey bilmiyor oluşu.

Bu bir tesadüf değil. Böyle olmasını bilinçli olarak tercih ettim. Yıllar evvel blogumu ve sosyal medya hesabımı açarken, amacım kişisel paylaşım yapmak değildi, yıllarca edindiğim öğretileri ve tecrübeleri paylaşmak için kullanacaktım ve öyle de oldu.

İstedim ki insanlar öğretilere ulaşsın, kadim tekniklere, ilham alacakları örneklere, dönüşümsel astrolojiye, yogaya, şifaya …

Amacım her zaman faydalı olmak oldu. Paylaştığım konularla bazen yüreklere su serpmek, bazen acıları dindirmek, bazen ümit vermek, bazen huzur aktarmak istedim. Hiç tanımadığım kişilerden aldığım email’lerden bu yönde bir değer kattığımı görebiliyorum, hissedebiliyorum.

Şimdi ise ilk kez kendimden, kendi yaşam ve manevi yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. En azından bir kısmından.

Bu paylaşımın şimdi olması bir tesadüf değil, meyve olgunlaştığında düşer dalından. Ben de yaşam tecrübemi, okuyanlara ilham olacak değere ve olgunluğa geldiğinde paylaşmak istedim. Edindiğim tecrübelerin egonun eline düşmesini istemedim, buna özen gösterdim. Kimliğimin, yaşam hikayemin öğretilerin önüne geçmesini istemedim. Şimdi o denge kuruldu.

Bugün Ege’nin kırsal bir köyünde yaşıyorum.

Çam ormanlı tepenin yamacında, iki yıl önce eşimle yerel taş mimariye uygun inşa ettiğimiz evimizin bahçesinde, 70 yıllık narın gölgesindeyim. Organik ürünler yetiştirdiğimiz bir çiftliğimiz ve öğrencilerimi ağırladığım bir inziva, şifa alanımız da var.

Çok severek yaptığım, yaşamlara ve kalplere dokunduğum, kendime zaman ayırabildiğim, sağlık, bolluk ve bereket içinde bir yaşamım var. Tüm bu saydıklarım hayatımın her evresinde var mıydı diye soracak olursanız cevabım net olarak; hayır yoktu olur. Dibe düştüğüm, uzun süre meteliksiz kaldığım, ümitsizlik ile sessiz depresyonlara girdiğim, haykırarak ağladığım, öfke ile kırıp döktüğüm, ölümden döndüğüm haller yok muydu, bol bol vardı.

Bugün bu satırları minnetle yazabiliyorsam, gerçekten şükür edebildiğim şeyler olduğu için.

Yaşamımda kazandığım her zerre kendi emeğimle gerçekleşti. Emeği gördüğümde büyük saygı duymam bundandır.

Ardımda bıraktığım yıllar boyunca bir şey vardı beni hep ayakta tutan, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmamı sağlayan, içimin derinlerinde hissettiğim bir his. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğu yerler hep oldu, ama bir şey vardı, o hiç eksik olmadı; Yaradan’a, evrene, görünen gerçekliğin ötesindekine inancım. Bu inanç benim hayatımı kurtardı, beni ölümden döndürdü. Kelimenin tam anlamıyla.

2013 yılı Nisan ayıydı. Hemen her yıl belirli aylar yaşadığım Hindistan seyahatinden yeni dönmüştüm. Son 12 yıldır Tayland ve Hindistan’da kendime yeten, kazandıklarımla geçinebileceğim mütevazi bir yaşam kurduğum için Türkiye’ye de hiç bir birikimim olmadı. Yıllar sonra ülkeme kesin dönüş yaptığımda dönüşüm baba evine oldu. Neyse ki odam hala duruyordu.

Devamı için tıklayın.

 

Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerine ulaşmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Rahim Olan’a, Kutsal Güç Şakti’ye Adanmak…

Standard
Fotoğraf: Ramesstudios

Fotoğraf: Ramesstudios

Son iki yıldır Mistik Tanrıça Ritüeli düzenlemiyorum. Bunun farklı nedenleri var, önemli bir nedenini bu yazımda aktaracağım. Katılımcılara açmasam da kendi yaşam ritüelim tezahür etmiş her şeyin Kozmik Anne’si ile birliktelik ve ona niyaz içeriyor.

Rahim Olan, Tanrıça, Kutsal Dişi, İlahi Feminen, Şakti gibi farklı adları tek bir Güç’ü temsil ediyor: Rahman olanın, tezahür etmiş enerji prensibi Rahim’i.

Kültürümüzde bu bağ çok hatırlanmasa da hepimiz içten içe varlığını içimizde hissederiz.

Hint ve Tibet kozmolojisinde Şakti yani Tanrıça günlük ve manevi yaşamın ayrılmaz bir parçası.

Kadın bedeninde yoğunlukla tezahür eden Şakti enerjisi, kadın üreme sistemi ile madde dünyasında yerini buluyor.

Hindistan’da Tanrıça tapınaklarının önünde Kutsal Dişi’nin yoni’si (vajina) vardır. Üzerinde kanı temsil eden kırmızı toz vardır ve çiçeklerle süslüdür. Yaratımın bir fiil tezahür ettiği yer olarak yoni, kutsaldır. Tanrıçanın vasıflarını yaşamlarında tecrübe etmek isteyenler bir çok farklı ritüel gerçekleştiriler.

Yaratıma kanal olan dişil prensibin maddesel simgesi yoni kutsal, bundan gayri düşünülebilir mi?

Analarımız olmasa bu gezegende yaşam da olmazdı. Bundan daha kutsal bir şey olabilir mi?

Elbette yoni yaşama kanal olarak tapılası bir olguyu temsil ediyor. Ve evet tapınılıyor.

Kültürümüzdeki tapınma kelimesi üzerindeki negatif algıya burada girmeyeceğim, sizin değerlendirmenize bırakıyorum. Ancak tek bir söz yazacak olursam o da; tapınmak adanmaktır.

Burada bir kişiye, bir kadına, bir puta, bir heykele ya da karaktere adanılmıyor, burada tezahür etmeyen, hiçliğin, Kutsal Eril’in, Rahman Olan Şiva’nın ayrılmaz eşi, tezahür etmiş yaratıcısı Şakti’ye adanılıyor.

Şakti’ye adanırken elbet Şiva’ya da adanıyorsun.

Rahman ve Rahim ayrılmaz bir bütünün iki parçası. Birisi olmadan diğeri olamaz.

Devamını okumak için tıklayın.

 *Gülenay Pema’nin eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan kutuya email adresinizi bırakabilirsiniz.


Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (1 kişilik yer)

▪ 13 Eylül 2018 – 20 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Erken kayıt indirimi 10 Temmuz’a Kadar!)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter