Tag Archives: kadın

Yaşam Dönüştüren Program 8 Kasım’da Başlıyor!

Standard

Kalıcı dönüşümlere vesile olan yeni YogANA Yoga Eğitmenliği Programı 8 Kasım’da başlıyor. Erkenci kuş indirimi 10 Ekim’e kadar, kaçırmayın!

YogANA™ eğitmen adaylarını, feminen doğayı açığa çıkarırken maskülen doğayı dengeleyerek içsel enerjileri uyumlu seviyelere getirip, kadınlığa dair kapsamlı bir içerikle esaslı bir dönüşüm ve arınma yolculuğuna çıkarır.

18 yıllık tecrübe ile geniş bir müfredata sahip YogANA™’da dönüşüm ve uygulamaların adaylar tarafından gerçek anlamda tatbik edilebilmesi için 200 saatlik program 3 aylık bir sürece yayılmaktadır.

YogANA™ programı kadim ve etkileri ispatlanmış uygulamalarla gerçek bir yogini ve yoga eğitmeni olabilmek için gerekli altyapıyı oluşturur.

Dünyada çok ender ve Türkiye’deki kadınlara özel tek temel yoga eğitmenlik eğitimi YogANA Yoga Eğitmenliği Programı‘nda edineceklerinizden sadece birkaçı:

– 200 Saatlik uluslararası (Yoga Alliance) geçerli temel Hatha & Chakra Yoga Eğitmenliği,

– Chakra Yoga ve Çakraların Beden-Zihin-Duygu Üzerindeki Etkileri & Dönüşümü

– Temel yoga gelenekleri, yoga felsefesi ve kapsamlı teori (JnanaYoga, BhaktiYoga, KarmaYoga, KundaliniYoga),

– Hamile Yogası Eğitmenliği,

– Regl, ovülasyon ve diğer kadınsal döngülerle uyumlu yoga teknikleri,

– Yogik beslenme ve arınma ile hastalıklara karşı güçlü bir bünye,

– Enerji anatomisi ve yönetimi,

– Kadınsal ve diğer hormonlara uygun yoga teknikleri ile dengeleme

– Yogayı yaşamınızın her anına doğal olarak alabileceğiniz ilham ve disiplin,

– 50 Asana ve bünyedeki faydaları,

– Uluslararası geçerli (Yoga Alliance) sertifika,

– Yoga ve fonksiyonel anatomi,

– Gerçek bir yogini pratiği ve dönüşümü ile sağlam bir yoga temeli,

– Eğitmenlik formasyonu,

– Doğa Ana’nın kucağındaki yogaya özel inziva merkezinde,

– 18 yıllık tecrübe,

– Eğitmen ve kurucu Gülenay Pema yoga eğitimini uzun yıllar yaşadığı Hindistan ve Tayland’da almıştır. Uluslararası geçerli E-RYT500 sertifikasına sahip ve hem yurtdışındaki yoga üniversitesinde hem de yurt içinde yoga eğitmenliği tecrübesine sahiptir.

Şu an devam eden YogANA Eğitmenlik Programı ile paralel 8 Kasım’da yeni programa başlıyoruz.

Kontenjanda kısıtlı yerimiz var erkenci kuş indirimi 10 Ekim’e kadar, kaçırmayın!

Detaylar için YogANA web sitesini inceleyebilirsiniz.

Reklamlar

Bir Kadının İlham Veren Yolculuğu

Standard

“YogAna programına başladığım zaman oldukça korkak, sinmiş ve saklanan bir kadındım. Bir çaba vardı hayatımı değiştirmek için ama debelenme gibi daha ziyade, şükürler olsun ki sizinle karşılaştım ve YogAna eğitimine katılmak nasip oldu. Sessiz, içine kapanık gibi sıfatlar ile tanımlıyordum kendimi. Halbuki hiç de öyle olmadığımı farkettim öncelikle. Kafamın içinde devamlı bir yargılama, tartma, değerlendirme sürüp gitmekteydi.

Günlük Sadhana’mı hediye ettiniz bu programla beraber bana. Asanaların büyülü olduğunu düşünüyorum, yaptıkça insanı dönüştürüyor. Sadhanam sayesinde bunu deneyimliyorum, ne amaca hizmet ettiklerini siz oğrettiniz, saygıyla ve sevgiyle, ciddi bir disiplinle ele alınması gerektiğini sizden öğrendim. Şimdi artık rahat rahat konuşmuyorum Yoga hakkında, öğretiye saygı göstermeyi oğrendim. Günlük sadhana uygulamamı yaptıkça, boş boş konuşmaya gerek kalmadı, zaten bize oğrettiğiniz asanalarla hem dem olmak yeterli oluyor.

Korkularım azaldı, özellikle köpeklerden bariz bir korkum vardı. İlk kez YogAna Egitimi sürecinde hayvanlara dokunmaya, sevmeye başladım ve çok mutlu etti bu beni.

Son kampta kendi degerimle ilgili

söyledikleriniz kırdı geçti tabiri caizse ama gerçek yakmakla beraber muthiş ferahlık verdi bana. Nasıl anlatılır bu bilmiyorum. Geri dönmek mümkün değil, ancak tek yön var gidilecek.

Bir gün üniversitede koridorda yürürken kendime bir güven geldi, bu zamana kadar verdiğim emeğin içimde toplanmasi gibi… hoca olduğumu hayal ettim, öyle bir his geldi ve ertesi hafta görüşmeye gittigim bir üniversitede- daha önce yardımcı doçent başvurusunda ret aldığım bir üniversite- daha ben bir cümle etmişken benimle çalışmak istediğini söyledi görüştüğüm kişi.

Kendi hayatımı istediğim gibi inşa edebileceğimi farkettim. Yapamayacağımı söyleyen içsel sabotajcım ile de Yogana eğitimi sırasında tanışma fırsatım oldu. O ortaya çıktığında artık sağlam duruyorum.

Hayatımın en esaslı dönemlerinde biri oldu Yogana Egitmenlik Programı’ndaki sürecim.

Her şey yeni başlıyır. Sizi seviyorum ve özlüyorum. Varlığınıza şükürler olsun. Allah ne muradınız varsa versin.”


Gülenay Pema Eğitim Takvimi

 

  • 22 Şubat – 3 Mart, Hindistan İnzivası (Öğrencilere özel)

 

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kadın Ruhunun Şifalı ve Yaratıcı Mucizesi

Standard

Kadın doğasının yaratıcı ilüstrasyonlarını yapan Duvet Days isimli organizasyon, kadına uygulanan şiddet ve tecavüze dikkat çekme misyonunu üsleniyor.

Yaratımın kadın bedeni ve mucizevi döngüleri aracılığıyla oluşunu, birçok kadının unuttuğu ya da önemsemediği ancak bünyesinin her ay gerçekleştirdiği bir yaratım sürecinden bahsediyoruz. Bu görseller iki boyutlu düzlemde göze ve kadın ruhuna enfes bir güzellik sunuyor, öyle değil mi?

Gizemli Dişilik ve kadın bilgelik eğitimlerim, kadının mucizevi döngülerini hatırlayıp, öğrenip kucaklayarak hayatını ve sağlığını kendi ellerine alabilmesi için ihtiyacı olan her şeyi sağlayabilmeyi amaçlıyor.

Bu yönde son 8 yıldır kayda değer adımlar da attık. Gerçek şifalanmalara, yaşamını kökten değiştirenlere, uzun süre hamile kalamayıp kalanlara, yeni yaşamların doğuşuna, kalıcı dönüşümlere, mutluluk gözyaşlarına şahit oluyorum. Kadim öğretiler emek vererek, kendine dürüst ve öz-sorumluluğunu alarak uyguladığında mucizeler yaşamın doğal bir akışı haline geliyor.

Feminen enerjinin gücü de burada yatıyor. Kendi değerini bilmek, öz-şefkatle yaşamına yön verebilmek, zihnin ve kalbinin sesi arasındaki farka vakıf olmak. Dişil Maneviyat olarak adlandırdığım tam olarak da bu. Bu temelde verdiğim uzun soluklu dönüşümsel eğitimlerden birisi de Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı.

Bu program 100 saatlik bir içeriğe sahip, ancak tabiki bu saatin çok üzerine çıkıyoruz diğer programlarımda da olduğu gibi.

Bu özel programda sizlerin süreçleri ile birebir ilgileniyorum, maksimum 16 katılımcı alıyorum, bu konuda yetişmiş tecrübeli asistan eğitmenlerimle kapsamlı destek veriyoruz, online platformda sürekli bir bağımız oluyor program süresince ve bittiğinde de kalıcı bir paylaşım alanı ve gerçek kadın dayanışmasına dayalı ender bulunan dostluklar ediniyorsunuz.

Eğitimlerimi yerel taş mimariye ve doğaya uygun inşa ettiğimiz sadece eğitimlerime özel kullandığımız ArıKuşu Retreat’te Doğa Ana’nın kucağında veriyorum, aldığımız gıdalar özenli el emeği, organik sertifikalı ve atalık tohumla üretim yapan çiftliğimizden geliyor.

Kendinize ve kadınlığınıza bir hediye vermek istiyorsanız Gizemli Dişilik eğitimi işte o eğitim.

İki yıllık bir aradan sonra yeni içerik ve formatla Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı 25 Ekim’de başlıyor.

💌 Detaylar için tıklayın.

Sekiz yıldır 100’lerce kadının yaşamını dönüştüren ve kalıcı etkilerle ilham olan Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nda, kadınlığımızı doyasıya yaşayıp, ananelerimizden kalan rahim bilgeliğini tecrübe edip, kadınlara özel kadim tantrik öğretilere giriş yapacağız. Bu mucizevi programın kapsamındakilerden bazıları:

🌀 Gizemli Dişilik Öğretisi

🌀 Dişil Döngüler

🌀 Rahim Yogası

🌀 Tantrik & Taoist Öğretiler

🌀 Maskülen & Feminen Enerji

🌀 Arınma & Şifa Teknikleri

🌀 Mistik Shakti Öğretileri – Mahavidyalar’a Giriş

🌀Dişil Maneviyat Öğretileri

100 saate yayılan dönüşümsel programda bir çok kadim ve modern uygulamalı öğretiyi paylaşacağım.

Kadınlığınızı derinden şifalandırıp, feminen enerjinin gizemleri ile maskülen enerji bilincini dengelemek istiyorsanız bu programı kaçırmayın derim.

🦉İndirim ve taksit olanakları için gulenaypema@gmail.com a yazabilir ya da www.gizemlidisilik.com u inceleyebilirsiniz.

2019’a yeni bir bakış ve kalp hissiyatlarında, kendi yaşamını istediğin gibi yaratarak girebilirsin, her yolculuk ilk adımla başlar!

Balık Burcu Dolunayı; Kendine Şefkatli Ol

Standard

Bugün saat 15:00’a birkaç dakika kala Balık Burcu’nda bir dolunay gerçekleşecek.

İçinde bulunduğumuz ay ve güneş tutulma serilerinin açığa çıkardığı güçlü karmik temizlik bazılarımızı oldukça sarsmış ve yormuş olabilir. Her yoğun süreç, sakinlikle dengelendiğinde şifanın görevini yapabilmesine alan açmış oluruz.

Bu dolunay şefkat enerjisi taşıyan balık burcuyla birlikte es verip, kendimize zaman ayırıp, olanlara kuş bakışı bakarak öğrendiklerimizin ya da yaralarımızın zamana ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor.

Şahsen kendine alan açmanın günümüz kaotik dünyasında elzem olduğunu biliyor ve bunu uyguluyorum. Eskiden bu bir lükstü, bencillik gibi algılanıyordu, ancak zaman algısı öyle hızlı ilerliyor ki durup bünyemize hakettiği sakin ve sessiz alanı vermek boynumuzun borcu halini aldı.

Balık burcu su elementini yönetir, ay da öyle. İkisi birlikte bize duygularımızın su gibi sakin bir alana ihtiyacı olduğunu öğretiyor.

Bu şifalı ve şefkat yüklü balık dolunayı sırasında, bugün, bu gece ve yarın su elementini şifa aracı olarak kullanalım. Çiçek ve aromaterapi banyoları yapmak, tuzlu denizde şifa için zaman geçirmek, su içerken şükretmek ve sessizce nefesinizin akışıyla dinlenmek, usul usul mantra ya da ilahi söylemek kendinize vereceğiniz en güzel ve verimli hediye olur.

Ayın su üzerindeki yansımasına dalarak saatler geçirmek ne kadar da sakinleştirici.

Balık burcunun yöneticisi Neptün hayal gücümüze destek olarak, geçtiğimiz zorlu ayların karmik temizliğini nasıl yeniden yapılandıracağımızı öğretiyor. Bu yaratıcı, anaç, şefkatli ve vizyoner enerjiye kendimizi açalım.

Suların usul usul akışının şifasını doya doya içimize çekelim, çekelim ki önümüzdeki döneme dinlenmiş, zinde ve yaratıcı potansiyelimizi hakkıyla kullanıp yaşamımızı yaratabilecek öz-bilgiye sahip olarak girelim.

Bir balık burcu olarak size kalbinizdeki şefkatli özle başbaşa kaldığınız keyifli ve kozmik bir dolunay diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kalbi açılanlar…

Standard

Geçtiğimiz hafta tamamlanan Kalbin Yolu İnzivası’ndan sonra kalp açan bir paylaşım:

‘Gülenay Hocam merhaba,

Arıkuşunndan bedenen dönmüş olabilirim fakat sanırım bir parçam hala orada kaldı. Gözümü ne zaman kapatsam kendimi yoga salonunda buluyorum. İçimde bir yerler titreşiyor.

Pazartesi günü ofise geldim ve canım hiç konuşmak istemedi.

Sonra, öğlene doğru birden sesim kısıldı. Fiziksel olarak hiç bir sıkıntı hissetmediğim halde …

Bir şeyim olmadığını gayet iyi bilerek iş yeri hekimine gittim. Beni teyid etti, hiç bir şeyin yok dedi. Sadece konuşmak istemediğim için sesim içime kaçmıştı, o kadar. Tuhaf ama net olarak bu olay işimi kolaylaştırdı. Konuşmak zorunda kalmadım 🙂 Sonra da ertesi gün kalktığımda geçmişti zaten.

Ben uzun mesafe koşuyorum ve koşmaya 31 yaşında başladım. İlk başladığımda 100 mt koşamaz iken şimdi bir seferde dağ bayır 50 Km koşabiliyorum. Limitli bedenim emekle, devamlı idman, adanmışlık ve sabır ile bu kadar gelişebildi ise ruhun nerelere gidebileceğini hayal etmek bile beni heyecanlandırıyor. Yine bu koşu deneyiminden yolun ne kadar sancılı ve sabır gerektirdirdiğinin, hiç bir şeyin hemen bir anda gerçekleşmeyeceğinin gayet iyi farkındayım ama umut hep var. Adım adım ilerlemenin de tadı başka. Bu kısa zamanda içimde çözülenler bana herşeye rağmen çok huzur verdi.

Bu yolda bana rehberlik ettiğiniz için size çok ama çok teşekkür ederim. Durmadan yollarımızı bir şekilde keşiştiren yüce Rabbime şükrediyorum, bana bu deneyimi nasip etti. Allah sizden razı olsun !

Bir de Niyazi Misri’nin sözlerinin türkü hali kafamda Pazar gününden beri dönüp duruyor. Sanırım benim bütün hislerimi özetlemiş 🙂

‘Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş.

Burhan sorardım aslıma, aslım bana Burhan imiş.’

Aşağıdaki linkten tamamını dinleyebilirsiniz:

Sevgilerimle, D.E.’

📷 Lotus/Nilüfer fotoğrafı bahçemde, ArıKuşu Çiftliği’nde dün açana ait.

Gündönümü & Yaklaşan Eğitimler

Standard

gündönümü gulenay pema

Miladi takvime göre her yıl 21 Haziran ile birlikte Gündönümü’ne giriyoruz.

Kuşkusuz ki Güneş gezegenimizin en büyük prana yani yaşam enerjisi kaynağı.

Güneş’in her hareketi gezegenimiz üzerindeki yaşamı birebir etkiler. Güneş’in bir çok farklı hareketi var ancak bunlardan en genel ve tüm yaşama hitap edenlerinden ikisi kış ve yaz gündönümleri.

Gündönümü, Yaz’a girdiğimizin resmi göstergesi, Güneş’in gökyüzünde en yüksek olduğu zaman. Işığın en çok olduğu döngü ve önümüzdeki ışık dolu günlerin başlangıcı.

Yaz Gündönümü ışığın kutsamasını alabildiğimiz, şükredecek çok şeyimiz olduğunu hatırladığımız özel günler.

Kadının yaz döngüsü gibi gibi yaz gündönümü döngüsü de kendimize ayırdığımız, enerjimizi yükselttiğimiz, spiritüel yolculuğumuz için güç topladığımız ve yaşamı kutladığımız enfes bir dönem.

Güneş’le gelen bu doğa döngüsü ile siz nasıl buluşuyorsunuz?

Biz yazın geleneksel hale gelen Gizemli Dişilik Kampı, çocukluk yaralarına inip şifalandırdığımız Kalbin Yolu İnzivası, dişilik öğretilerine giriş yaptığımız Gizemli Dişilik 1, Bütünsel Yoga’da ilerlediğimiz YogANA Eğitimenlik Eğitimi ve Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı ile yazın bu güçlü enerjisini boşa harcamadan en verimli şekilde kullanmaya niyet ediyoruz.


Yaklaşan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kalbin Karşısında Ne Kanser Durabilir, Ne Ölüm … Gerçek bir yaşam hikayesi

Standard

narın altında gülenay pemaBu satırları kırmızı çiçeklerini rüzgarda dağıtan nar ağacının altından yazıyorum. Narlar olgunlaşmaya başladı. Çiçeği mi yoksa meyvesi mi daha güzel, karar vermek imkansız. Hem neden birini diğerine tercih edelim değil mi, neden karar verelim?

2012 yılıdan beri bu blogda makaleler paylaşıyorum. Blog istatistiklerine göre şimdiye kadar 413.074 kişi bloguma girmiş, 800 bine yakın görüntülenme almış.

Bu verileri yazmamın nedeni rakamlarla değerimi biçtirmek değil. Bu rakamlarla paylaşmak istediğim, şimdiye kadar bu kadar kişinin makalelerimi okuyup, makalelerin yazarı, yaşam hikayesi hakkında neredeyse hiç bir şey bilmiyor oluşu.

Bu bir tesadüf değil. Böyle olmasını bilinçli olarak tercih ettim. Yıllar evvel blogumu ve sosyal medya hesabımı açarken, amacım kişisel paylaşım yapmak değildi, yıllarca edindiğim öğretileri ve tecrübeleri paylaşmak için kullanacaktım ve öyle de oldu.

İstedim ki insanlar öğretilere ulaşsın, kadim tekniklere, ilham alacakları örneklere, dönüşümsel astrolojiye, yogaya, şifaya …

Amacım her zaman faydalı olmak oldu. Paylaştığım konularla bazen yüreklere su serpmek, bazen acıları dindirmek, bazen ümit vermek, bazen huzur aktarmak istedim. Hiç tanımadığım kişilerden aldığım email’lerden bu yönde bir değer kattığımı görebiliyorum, hissedebiliyorum.

Şimdi ise ilk kez kendimden, kendi yaşam ve manevi yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. En azından bir kısmından.

Bu paylaşımın şimdi olması bir tesadüf değil, meyve olgunlaştığında düşer dalından. Ben de yaşam tecrübemi, okuyanlara ilham olacak değere ve olgunluğa geldiğinde paylaşmak istedim. Edindiğim tecrübelerin egonun eline düşmesini istemedim, buna özen gösterdim. Kimliğimin, yaşam hikayemin öğretilerin önüne geçmesini istemedim. Şimdi o denge kuruldu.

Bugün Ege’nin kırsal bir köyünde yaşıyorum.

Çam ormanlı tepenin yamacında, iki yıl önce eşimle yerel taş mimariye uygun inşa ettiğimiz evimizin bahçesinde, 70 yıllık narın gölgesindeyim. Organik ürünler yetiştirdiğimiz bir çiftliğimiz ve öğrencilerimi ağırladığım bir inziva, şifa alanımız da var.

Çok severek yaptığım, yaşamlara ve kalplere dokunduğum, kendime zaman ayırabildiğim, sağlık, bolluk ve bereket içinde bir yaşamım var. Tüm bu saydıklarım hayatımın her evresinde var mıydı diye soracak olursanız cevabım net olarak; hayır yoktu olur. Dibe düştüğüm, uzun süre meteliksiz kaldığım, ümitsizlik ile sessiz depresyonlara girdiğim, haykırarak ağladığım, öfke ile kırıp döktüğüm, ölümden döndüğüm haller yok muydu, bol bol vardı.

Bugün bu satırları minnetle yazabiliyorsam, gerçekten şükür edebildiğim şeyler olduğu için.

Yaşamımda kazandığım her zerre kendi emeğimle gerçekleşti. Emeği gördüğümde büyük saygı duymam bundandır.

Ardımda bıraktığım yıllar boyunca bir şey vardı beni hep ayakta tutan, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmamı sağlayan, içimin derinlerinde hissettiğim bir his. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğu yerler hep oldu, ama bir şey vardı, o hiç eksik olmadı; Yaradan’a, evrene, görünen gerçekliğin ötesindekine inancım. Bu inanç benim hayatımı kurtardı, beni ölümden döndürdü. Kelimenin tam anlamıyla.

2013 yılı Nisan ayıydı. Hemen her yıl belirli aylar yaşadığım Hindistan seyahatinden yeni dönmüştüm. Son 12 yıldır Tayland ve Hindistan’da kendime yeten, kazandıklarımla geçinebileceğim mütevazi bir yaşam kurduğum için Türkiye’ye de hiç bir birikimim olmadı. Yıllar sonra ülkeme kesin dönüş yaptığımda dönüşüm baba evine oldu. Neyse ki odam hala duruyordu.

Devamı için tıklayın.

 

Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerine ulaşmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.