Tag Archives: Aşk

Akrep Yeni Ay’ı; Karanlıktan Aydınlığa Keskin Çıkış

Standard

Bu akşam saat 7’de Akrep Burcu’nda Yeni Ay gerçekleşecek.

Ayın her fazı gezegenimizde belirli bir döngüyle ilgilidir. Ay suları yönetir ve su elementi de duyguları. İnsan bedeninde ise 2. çakra olarak adlandırılan Swadistana’yı. Akrep Burcu bu düzlemde en etkin burçtur çünkü 2. çakranın yöneticisidir.

Ayın yeni döngüsü adından da anlaşılacağı gibi yeniyi, yenilenmeyi, tazelenmeyi temsil eder, sadece temsil etmez bunun için gerekli titreşimi yayarak bizi etkiler. Hayatlarını özellikle beden farkındalığı ve enerjilere duyarlı olarak yaşayan kişiler göğe bakmadan dahi ayın fazlarını hissedebilirler.

İnsan bedeninin yaklaşık %70’i sudan ibarettir. Ayın suları yönettiğini belirtmiştim ki okyanuslardaki med ceziri, bitkilerin ve toprağın ayın fazları ile uyumlu su tutma kapasiteleri bilimseldir. 

Şimdi insan bu bahsettiğim doğadan farklı mıdır? 

Değildir elbet. 

Tek farkı dikkatini kendi doğasında, bedeninde cereyan eden akışlardan koparıp, sadece materyal olana odaklanmış oluşudur. Bu da kendi doğasından ve Doğa Ana’dan kopuk, materyal alemde yaşayan bir toplumu yaygınlaştırdı. 

Velhasıl tüm insanoğlu bu durumda değil, kendi doğasıyla, doğayla uyumlu yaşayanlar ve bu yöne eğilim gösterenler hızla artıyor. 

Gelelim Akrep Yeni Ay’ının bize sunduğu nimetlere, derslere ve testlere. 

Akrep Burcu’nu oldum olası sevmişimdir. 

Benim için karanlıktan korkmayan, cesur bir savaşçıyı temsil eder. Ateşin üzerinde yürünecekse akrep en ön sıradadır, rekabet ya da başka bir egosal nedenle değil, içgüdüsel olarak. İşte bu şu günlerde aktif olan enerjilerden birisi.

Akrebin affetmeyen, keskin hakikat göstergesi manevi yolda emin adımlarla yürümek isteyenlerin pusulasıdır.

Bu arada retroda olan Balık Neptün’ü ile kesişen Akrep Yeni Ay’ı hakikati daha net görebilmemize destek oluyor. 

Milyarlarca kilometre ötedeki gezegenlerin buradaki yaşamınızı etkilediğine, astrolojinin etkilerine inanan bir insan topluluğunun kendi ebedi ruhunun yaydığı bilinç ve titreşimi yok sayması bir paradoks, bir kendi kendini aldatma, öyle değil mi. Bunun nedenlerinden birisi kişinin kendi yüceliğinden korkması. İlginç değil mi, günün sonunda herkes mutlu, tatmin, bolluk ve güçlü bir yaşam isterken tüm bunlara ve daha ötesine ulaşmaktan korkuyor. 

Bu Yeni Ay bize hem atalarımız hem de anaelerimizden genetik ve enerjetik kodlarla gelen bilgeliğin gücünü benimsememiz için bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda semavi alemlerden gezegenimize gelen destek bu günlerde oldukça yüksek. Bu günleri dünyanın farklı gelenekleri Samhain, Diwali gibi güçlü törenlerle kutluyor. 

Şimdi Akrep, keskin dürüstlüğü ve korkusuz gücü ile Yeni Ay’da bize kendi karanlığımızdan korkmadan yüzleşebilmek için gerekli enerjiyi veriyor. 

Hatalarından, gurura yenik düşmeden öğrenebilme yetisinin, yani tevazunun gücünü bize hatırlatıyor. Zira manevi olgunluk tevazu temellidir.

Akrep Yeni Ay’ı, karanlık yönlerine keskin bir kartal gözü ile bakıp, kangrenli yerleri kesip atma yetisini veriyor bize.

Böylece karanlığın içinden aydınlığı görerek yükselen bir adanmışlık ve disipline sahip olmak ne demek anlayabiliyoruz. Zira bu ikisi olmadan zihnin, egonun ya da alt benliğin zindanlarından çıkmak mümkün değil. 

Bu akşam kendin için bir yeni ay ritüeli ile atalarından ve ruhsal rehberlerinden gelen, Yaradan’dan yükselen bilince kendini açabilirsin. Kendine sessiz bir alan açıp, bir mum yakıp, bir süre kalbindeki ateşle mumun alevini uyumlayıp başlayabilirsin. Sonrasında ayı görebileceğin tarafa yüzünü dönüp (güneşin battığı istikamete) ya da ayı gözünde imgeleyerek kalbinin sesini dinlemeye odaklanabilirsin.

Aşağıda size destek olması için bu yeni ay için seçtiğim sevdiğim bir sanatçı arkadaşımın oldukça etkili müziği ve kısa filmini de paylaşacağım. 

Kalbin gizemlerini yaşayabileceğin, sadece bedenden ibaret olmadığını idrak edebileceğin anlar diliyorum.


Sevgilerimle,


Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yeni Ay Ritüeli için seçtiğim video:

https://youtu.be/kHuY62rbHho


Yaklaşmakta Olan Eğitimler

* 21-23 Aralık – Kalbin Yolu İnzivası – İç-Çocuk & İç-Anne, Aytepe Yaylası, İzmit

* 22 Şubat – 3 Mart – Hindistan İnzivası

Eğitim detayları için tıklayınız

Reklamlar

Kadın Ruhunun Şifalı ve Yaratıcı Mucizesi

Standard

Kadın doğasının yaratıcı ilüstrasyonlarını yapan Duvet Days isimli organizasyon, kadına uygulanan şiddet ve tecavüze dikkat çekme misyonunu üsleniyor.

Yaratımın kadın bedeni ve mucizevi döngüleri aracılığıyla oluşunu, birçok kadının unuttuğu ya da önemsemediği ancak bünyesinin her ay gerçekleştirdiği bir yaratım sürecinden bahsediyoruz. Bu görseller iki boyutlu düzlemde göze ve kadın ruhuna enfes bir güzellik sunuyor, öyle değil mi?

Gizemli Dişilik ve kadın bilgelik eğitimlerim, kadının mucizevi döngülerini hatırlayıp, öğrenip kucaklayarak hayatını ve sağlığını kendi ellerine alabilmesi için ihtiyacı olan her şeyi sağlayabilmeyi amaçlıyor.

Bu yönde son 8 yıldır kayda değer adımlar da attık. Gerçek şifalanmalara, yaşamını kökten değiştirenlere, uzun süre hamile kalamayıp kalanlara, yeni yaşamların doğuşuna, kalıcı dönüşümlere, mutluluk gözyaşlarına şahit oluyorum. Kadim öğretiler emek vererek, kendine dürüst ve öz-sorumluluğunu alarak uyguladığında mucizeler yaşamın doğal bir akışı haline geliyor.

Feminen enerjinin gücü de burada yatıyor. Kendi değerini bilmek, öz-şefkatle yaşamına yön verebilmek, zihnin ve kalbinin sesi arasındaki farka vakıf olmak. Dişil Maneviyat olarak adlandırdığım tam olarak da bu. Bu temelde verdiğim uzun soluklu dönüşümsel eğitimlerden birisi de Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı.

Bu program 100 saatlik bir içeriğe sahip, ancak tabiki bu saatin çok üzerine çıkıyoruz diğer programlarımda da olduğu gibi.

Bu özel programda sizlerin süreçleri ile birebir ilgileniyorum, maksimum 16 katılımcı alıyorum, bu konuda yetişmiş tecrübeli asistan eğitmenlerimle kapsamlı destek veriyoruz, online platformda sürekli bir bağımız oluyor program süresince ve bittiğinde de kalıcı bir paylaşım alanı ve gerçek kadın dayanışmasına dayalı ender bulunan dostluklar ediniyorsunuz.

Eğitimlerimi yerel taş mimariye ve doğaya uygun inşa ettiğimiz sadece eğitimlerime özel kullandığımız ArıKuşu Retreat’te Doğa Ana’nın kucağında veriyorum, aldığımız gıdalar özenli el emeği, organik sertifikalı ve atalık tohumla üretim yapan çiftliğimizden geliyor.

Kendinize ve kadınlığınıza bir hediye vermek istiyorsanız Gizemli Dişilik eğitimi işte o eğitim.

İki yıllık bir aradan sonra yeni içerik ve formatla Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı 25 Ekim’de başlıyor.

💌 Detaylar için tıklayın.

Sekiz yıldır 100’lerce kadının yaşamını dönüştüren ve kalıcı etkilerle ilham olan Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nda, kadınlığımızı doyasıya yaşayıp, ananelerimizden kalan rahim bilgeliğini tecrübe edip, kadınlara özel kadim tantrik öğretilere giriş yapacağız. Bu mucizevi programın kapsamındakilerden bazıları:

🌀 Gizemli Dişilik Öğretisi

🌀 Dişil Döngüler

🌀 Rahim Yogası

🌀 Tantrik & Taoist Öğretiler

🌀 Maskülen & Feminen Enerji

🌀 Arınma & Şifa Teknikleri

🌀 Mistik Shakti Öğretileri – Mahavidyalar’a Giriş

🌀Dişil Maneviyat Öğretileri

100 saate yayılan dönüşümsel programda bir çok kadim ve modern uygulamalı öğretiyi paylaşacağım.

Kadınlığınızı derinden şifalandırıp, feminen enerjinin gizemleri ile maskülen enerji bilincini dengelemek istiyorsanız bu programı kaçırmayın derim.

🦉İndirim ve taksit olanakları için gulenaypema@gmail.com a yazabilir ya da www.gizemlidisilik.com u inceleyebilirsiniz.

2019’a yeni bir bakış ve kalp hissiyatlarında, kendi yaşamını istediğin gibi yaratarak girebilirsin, her yolculuk ilk adımla başlar!

Balık Burcu Dolunayı; Kendine Şefkatli Ol

Standard

Bugün saat 15:00’a birkaç dakika kala Balık Burcu’nda bir dolunay gerçekleşecek.

İçinde bulunduğumuz ay ve güneş tutulma serilerinin açığa çıkardığı güçlü karmik temizlik bazılarımızı oldukça sarsmış ve yormuş olabilir. Her yoğun süreç, sakinlikle dengelendiğinde şifanın görevini yapabilmesine alan açmış oluruz.

Bu dolunay şefkat enerjisi taşıyan balık burcuyla birlikte es verip, kendimize zaman ayırıp, olanlara kuş bakışı bakarak öğrendiklerimizin ya da yaralarımızın zamana ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor.

Şahsen kendine alan açmanın günümüz kaotik dünyasında elzem olduğunu biliyor ve bunu uyguluyorum. Eskiden bu bir lükstü, bencillik gibi algılanıyordu, ancak zaman algısı öyle hızlı ilerliyor ki durup bünyemize hakettiği sakin ve sessiz alanı vermek boynumuzun borcu halini aldı.

Balık burcu su elementini yönetir, ay da öyle. İkisi birlikte bize duygularımızın su gibi sakin bir alana ihtiyacı olduğunu öğretiyor.

Bu şifalı ve şefkat yüklü balık dolunayı sırasında, bugün, bu gece ve yarın su elementini şifa aracı olarak kullanalım. Çiçek ve aromaterapi banyoları yapmak, tuzlu denizde şifa için zaman geçirmek, su içerken şükretmek ve sessizce nefesinizin akışıyla dinlenmek, usul usul mantra ya da ilahi söylemek kendinize vereceğiniz en güzel ve verimli hediye olur.

Ayın su üzerindeki yansımasına dalarak saatler geçirmek ne kadar da sakinleştirici.

Balık burcunun yöneticisi Neptün hayal gücümüze destek olarak, geçtiğimiz zorlu ayların karmik temizliğini nasıl yeniden yapılandıracağımızı öğretiyor. Bu yaratıcı, anaç, şefkatli ve vizyoner enerjiye kendimizi açalım.

Suların usul usul akışının şifasını doya doya içimize çekelim, çekelim ki önümüzdeki döneme dinlenmiş, zinde ve yaratıcı potansiyelimizi hakkıyla kullanıp yaşamımızı yaratabilecek öz-bilgiye sahip olarak girelim.

Bir balık burcu olarak size kalbinizdeki şefkatli özle başbaşa kaldığınız keyifli ve kozmik bir dolunay diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Ay Tutulması – Kendini kendine ada…

Standard

Bu haftasonu 27 Temmuz Cuma gece yarısına yakın Kova Burcu’nda bir ay tutulması gerçekleşiyor. Ay tutulmaları her daim çok önemli titreşimsel bir süreci açığa çıkarır.

Genel olarak ayın suları yönettiğini su elementinin de duygulara ait olduğunu biliyoruz. Dolunay zamanları duygu bedenimizin tıpkı med-cezir gibi yükselerek kabardığı zamanlar. Ay tutulması bu yükselişi daha da arttırıyor.

Bu ay tutulması ile gezegenimizde önemli bir enerjetik portal açılıyor.

21. yüzyılın en uzun ay tutulması oluşu gücünü katlıyor ve şu an göremediğimiz bir çok dönüşümün başlangıcı, halihazırda başlamış dönüşüm ve değişimlerin de hızlandırıcı ve kolaylaştırıcısı oluyor.

Ay tutulmaları bize derinden ve kalıcı dönüşümler için imkan verir. Özellikle geçmişten gelen kalıpları fark etmek, dönüştürmek için bundan daha efektif bir süreç olamaz. Tutulma doğum haritanızda nereye denk geliyorsa sizin için o alanda karmik temizlik ve genişleme mümkün.

Ancak fark ettiğimiz yönlerimizi şifalandırabilir, dönüştürebiliriz.

Dolunay bizden duygularımızın hikayesine kulak vermemizi talep ediyor. Şifa için duyguları su yüzüne çıkarıyor.

Bu dolunayın Kova’da oluşu ise oldukça manidar. Kova duygularına mesafeli yaklaşır ve çoğu zaman bunu bilinçsizce yapar. Ve ne zaman yoğun duygularla karşılaşma ihtimali olsa kendince dostani çıkış ya da yadsıma yolları bulur. Ancak bu tavır tekamülü ertelemekten, günü kurtarmaktan başka işe yaramaz. Öyleyse burada bize bir ders var.

Ay tutulmasının gücü duygularımızın farkına vararak ve bize anlattıkları hikayelere kulak vererek, bizi ruhun derinliklerine taşıyor.

Kalbin yani ruhun derinliklerine ancak duygularının içinden geçerek ulaşabilirsin.

Gökler bizden yana, haydi cesaret!

Biz bu haftasonu tam da tutulma vakti Kalbin Yolu İç-Çocuk & İç-Anne İnzivası’nda olacağız. Zamanlama harika.

Bu haftasonu Vedik Astroloji’de aynı zamanda içsel guruya yani içimizdeki öğreticiye adalı bir haftasonu.

Gurupurnima adı verilen bu günün bende yeri çok değerli. Atalarımız dememiş mi ‘bana bir kelime öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diye, işte böyle hissediyorum ben de yolu mu açan her öğretici kişi ve olay için. Derin bir minnet duyuyorum ve bunu sık sık içimde yaşatıyorum.

Gurupurnima, şimdiye kadar kalbimin sesini duymama destek olan üstadlarıma minnete adadığım, içimdeki rehbere daha derinden bağlanıp birlik yaşadığım, günümü dua ve mantralarla geçirdiğim yükselten, ümit tazeleyen, vizyon açan, coşkulu bir süreç.

Önümüzde çok güçlü günler var. Kendinize ait zamanlar yaratıp, öğrendiğiniz teknikleri uygulayarak, yaşam amacınızın, dönüştürmek istediklerinizin üzerine tefekkür ederek değerlendirebileceğiniz çok etkili bir zaman.

Bir başka etkili uygulama da su orucu, ya da sebze suyu orucu tutarak pişmiş yemek yememek. Ay tutulması sırasında normalde 1 ayda olan süreç birkaç saat içinde gerçekleşir. Bu da gezegendeki bir çok yaşam sürecinin çok hızlı ilerlemesi demek.

Bu dolunay ve ay tutulmasında her şeyi bir kenara bırakın ve kendinizi kendinize adayın.

Mucize dediğin kendini kalbine adadığında başlar.

Ege’nin huzurlu topraklarından, ArıKuşu Retreat’den, Ağustos böceklerinin ve suyun titreşiminin şifalı enerjisini, nilüferlerden yayılan cesaret ve güven hislerini gönderiyorum size.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

——————

Yaklaşan Eğitimler

▪ 4-5 Ağustos – Gizemli Dişilik 1 & 2 – Çeşme

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan dolu-yedek liste açık)

2 Ağustos4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu)

13 Eylül 201820 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Son 3 kişilik yer)

▪ Kalbin Yolu Dönüşümsel Prog. – 100 Saat (Yeni İçerik) – Ekim-Ocak, ArıKuşu Retreat, Bodrum & Aytepe, İzmit (Ön kayıt)

▪ 8-17 Şubat 2019 – Pema ile Hindistan İnzivası (Öğrencilere özel)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

▪ Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Geçmişi Şifalandırmak…

Standard

geçmişi şifalandırmak gulenay pemaGünler, haftalar, yıllar göz kapatıp açıncaya kadar geçiyor.

Geçiyor ama insan geriye dönüp baktığında, anda yaşadığın huzur, tatmin ve mutluluğa geçen yılların nasıl da katkıda bulunduğunu görüyorsun.

Nihayetinde kişinin tüm bir yaşam hikayesi, şu anı, bugününü örüyor.

Yaşamını bu şekilde görmeye başladığında, acısıyla tatlısıyla sadece ve yanlızca sana ait bir hikaye olduğunu fark etmeye başlıyorsun.

Tamamiyle kendine ait bir yaşam.

Bazılarınızın ‘ya ne olacak, tabi ki benim hayatım’ dediğini duyar gibiyim. Peki öyle ise neden bazı yönlerini, ki özellikle güzel ve mutlu anları hatırlayıp, acı dolu, olumsuz olayları unutma eyiliminde oluyor insan?

Eğer bu hayat tamamiyle bana ait bir hikayeden oluşuyorsa, başrol bana ait. Burada anlatmaya çalıştığım şey, yaşamımızı kendimizin tasarladığı, düşüncelerin kelimelere, kelimelerin tanımlara ve eylemlere dönüşmesinden bahsediyorum. Kendi yaşamını kendinin kurgulamasından, yaratmasından bahsediyorum.

Geçmişte yaşadıklarımız şu anı tanımlıyor ama geleceği tanımlamak durumunda değil. Burada her an işleyen bir özgür irade kanunu söz konusu. Evet geçmişi değiştiremeyiz ama ona bakış açımızı değiştirdiğimizde bugün ve gelecek de bu orantıda değişir.

Devamını okumak için tıklayın

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

.

Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk

Standard

Gizemli Dişilik_Gülenay PemaZor zamanlarda kalıcı mutluluk, iki şey aşikar zor zamanlarda, karanlık zamanlarda olduğumuz ve insanoğlunun her daim kalıcı mutluluğu aradığı. İçinde bulunduğumuz ve Hintlilerin Kali Yuga adını verdikleri Karanlık Çağ’ın son evrelerindeyiz. Kaynaklarda bu süreçler zaman hesapları ile net olarak belirtiliyor ve son yıllarda üstatlar bizlere içinde bulunduğumuz dönemle ilgili bilgilendiriyor, dışarıda gördüğümüz karanlığın içerideki artan karanlığın bir yansıması olduğunu aktarıyorlardı. Bu zor sürece birden bire girmedik elbet, doğa adım adım ilerliyor. Doğa Ana’nın dengesi ise adım adım bozuldu, insanoğlu tarafından, karanlığı ile yüzleşmekten çekinen, bilemeyen, gerçek doğasını, doğanın bir parçası olduğunu unutan insanoğlu…

Sizlere olduğundan da karanlık bir tablo çizmek değil amacım ancak artık ‘polyannacılık’ devrinin de kendiliğinden kapandığını görüyoruz.

Yalanların en büyük ve acı dolu olanı insanın kendisine söylediği. Ve yalanın baş kumandanı illüzyon. Yani kişi kendine yalan söylediğinin bile farkında olmadığı hülyalı bir kişisel hikayede cebelleşiyor.

Ancak her zaman dediğimiz gibi karanlık tek başına var olamaz, karanlık aydınlığın olmamasıdır. Yıllardır blogumdan bu konu üzerine makaleler yazıyor, eğitimler veriyorum. Ve kendi karanlığı ile yüzleşip, ışıkla arındıranların kalıcı mutluluğa, dolayısıyla şifaya ve berekete ulaştıklarını görüyorum.

Sonuç itibari ile bu öğretiler ebedi öğretiler, senin benim kişisel gerçekliğimiz değil, hakikat tek ve bir.

Gerçek özüne doğru yürüdüğün yolda, desteklenirsin çünkü yaptığın şey dışardan nasıl gözükürse gözüksün eğer temelinde dürüstlük ve anlayış varsa seni hakikate er ya da geç ulaştıracaktır.

Verdiğim eğitimler son yıllarda bu karanlıkla yüzleşme üzerine odaklanıyor. Ve böyle olduğunda da gerçekten zor badireler atlatılıyor. Esasen zor diyerek ürkütmek istemem çünkü zorluk dahi insan yaratımı. Bir şeye, kişiye ya da olaya bağınız ne kadar güçlü ise acı da o kadar güçlü olur. Bu dünyada her şey geçicilik kanununa tabi. Gün gelir, en sevdiğinize olan bağınız dahi test edilir, buradaki gizli hakikati ise ancak bu yolda karanlığı ile yüzleşme cesaretinde olanlar bir nebze hissedebilir.

Karanlık her ne kadar tek başına var olmasa da gücünü yadsımak aptallık olur. Öyle ki çalışmalarımda kendine dair fikirlerine sıkı sıkı bağlı olan kişiler çalışmadan kaçma eğiliminde, ya da benden nefret etme 🙂 Yaptığım iş tıpkı arı kovanına çomak sokmaya benziyor bazen. Çomağı soktuğunda kızgın arılar üstüne öldüresiye geliyorlar, ve eğer arı sokmasına alerjin varsa ölürsün. İş bu kadar ciddi. Ben eğitimlerimde hakikatin yolunda mertebelere ulaşmış üstatlardan öğrendiğim ve faydasını gördüğüm teknikleri tatbik ederken yani bir nevi karanlıkla savaşırken, ‘polyanna’ yengeç gibi yan yan kaçmaya başlıyor ve çaktırmadan alandan kayboluyor. Çünkü ego yok olmak istemez. O kadar yıl emek vermişsin kişisel gelişimle büyüttüğün kimliği gelmiş birileri test ediyor, olacak iş mi? Bazen katılımcılar çalışmalara herkesi, tüm dünyanın insanları çok sevdiklerini, kimseye nefret beslemediklerini hiç öfkeleri kıskançlıkları olmadıklarını söyleyerek başlar, çalışma derinleştikçe, dürüstlük açığa çıktıkça en yakınları ile kavgalı olduğu açığa çıkar aynı kişilerin. Şimdi bu dışardan çok kolay görülebilen bir şeyken ‘iyi insan’, ‘mutlu insan’, ‘herkesle hoş’ insan maskesine sıkı sıkı tutunan bir kişi için işkencedir.

Oysa yapılan işkence kişinin kendi kendine yaptığı. Biz işkenceyi gösteren işaretiz. Sevginin nasıl unutulduğunu, üzeri sahteliklerle örtülen geçici mutluluk ve yüzeysel samimiyetleri gösteren yolcuyuz.

Güzel haber ise karanlık çağın içinde kendine has bir aydınlık çağının olduğu. Yukarda bahsettiğim eğitimlerime gelen ender ‘polyanna’ların da boş dönmediklerini biliyorum. Amaç kendileri ile yüzleşmek ve kalpte buluşmaksa bunu herkes ruhunun çizgisinde yapıyor. Aksi düşünülemez, tek bir yaprak bile tesadüfen düşmez. Her şey tam da olması gerektiği gibi gerçekleşir.

Kalbim ve dualarım beni tanıyan tanımayan herkesin kalbinin sevgiye açılması için.

Gelelim daha da güzel haberlere, bu yazı dört harika kamp ile tamamladık. Harika dönüşümler, dostluklar, yüzleşmeler ve aydınlanmalar gerçekleşti. Devam eden Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı verdiğim teknikleri uygulayan adaylar için gittikçe derinleşiyor bayramda üçüncü kamp için hazırlanıyoruz. Eylül sonunda yeni bir Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı‘na başlıyoruz. Kimileriniz üzülecek belki ama bu vereceğim son Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı olacak. YogANA Kadınlar için Eğitmenlik Programı ise Ekim sonunda başlıyor, kayıtlar aylar öncesinden doldu otelde ufak bir tadilat yapıp son bir kişilik kontenjan açtım, katılmak isteyen varsa hemen yazsın. Bir güzel birliktelik de bu hafta sonu olacak Gizemli Dişilik Festivali kadınlara özel ilk festival. İstanbul’a iki saat uzaklıktaki bir yaylada buluşacağız. Detaylar web sitesinde. İstanbul’da da eğitimler devam ediyor. GD1, GD2 ve Gizemli Dişilik 3 eğitimlerini hafta sonları Etiler’de veriyoruz. Ve tabi her yıl olduğu gibi bu yıl da inziva için öğrencilerimle Hindistan’da olacağız

Daha verecek bir çok yeni ve güzel haberler var; bitkisel şifalanma için özel üretimimiz Arıkuşu Botanik ve Arıkuşu Ekolojik Çiftlik & İnziva Merkezimiz gibi ancak burada daha fazla lafı uzatmak istemiyorum.

Gizemli Dişilik Eğitimleri’ni tecrübe etmek isteyenleri festivale bekliyorum, hem bu kadar eğitimi bir arada bulamazsınız hem de çok hesaplıya geliyor. Kayıt için: festival@gizemlidisilik.com

Bir sonraki makalemde Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk için teknikler vereceğim.

Herkesin kalbinin sevgiye ve huzura açılması niyetiyle,

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Edin’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

Bugün Yeni Ay… Önce Kendimizle Başlıyoruz.

Standard

500Sabah 6’da başlayan ikizler burcundaki Yeni Ay süreci devam ediyor.

Ayın belirgin bir fazındayız. Bildiğimiz Yeni Ay’lardan farklı bir enerji taşıyor bu ay. Yeni ve temiz başlangıçlara ancak eski defterlerdeki hesapları kapatarak adım atabiliriz, işte şimdi bu gerçeklik yüzümüze vuruluyor. Güneş/Venüs/Ay etkileşimi, Neptün ve Satürn bu sürecin baş oyuncuları. Kurguladığımız hayal alemninden uyanıp, almamız gereken dersleri almadan, yaşamımızın sorumluluğunu almadan rahat edemeyeceğimizi gösteriyorlar.

Bu Yeni Ay bize gölgelerimizi yok saymadan, mutsuzluğumuzun üzerini örtmeden sahip olduğumuz yaşama cesurca bakmayı tembihliyor. Yalanlar üzerine inşaa edilen mutluluğun ne kadar geçici olduğunu er geç öğrenir insan. İşte bize bir fırsat, derin bilgeliği yaşamımıza davet edelim. Bize, çözemediklerimizi, göremediklerimizi, bilemediklerimizi göstersin, göstersin ki yolda dürüstlükle ilerlemeye devam edebilelim. Göstersin ki, nereye gittiğimizi hiç unutmayalım, unuttuğumuzda hatırlatacak dostlar olsun yanımızda.

Teslimiyet, bir diğer yayılan ve desteklenen engin bir hissiyat bu süreçte. Teslimiyetin süreci olmaz elbet, kalbin yolcusu ne zaman teslimiyet hallerini davet edeceğini bilir. Aktif teslimiyet nedir bilir, yaşatır.

Gölgelerimizi görme niyeti ve gördüklerimizle yüzleşip aşabilme cesareti için dua ettikten sonra, sessizce teslimiyete alan açalım. Teslimiyete, durup, sakince, sessizce kalmaya alan açalım. Her gün.

Hem içeride hem dışarda kafa karışıklığı uzun bir süredir hakim, berraklık için beden hissiyatlarında kalalım, bedeni işgal edelim, geçmiş ve geleceğe sürekli zar atan yönler vermekle kaybettiğimiz enerjimizi şimdiye, an’a getirelim. Aradığınız kelimelerin arasındaki boşlukta, iki nefesin ortasında, ölüm ve yaşam arasında gizli.

Nefeste kalalım. Ve iç sessizliğe alan açalım.

Tüm maneviyat ilişkilere odaklıdır. Bu Yeni Ay’da biraz farklı olarak odağımızı başkaları ile olan ilişkimizden kendimizle olan ilişkimize çeviriyoruz.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.