Tag Archives: gulenaypema

Mutluluk ve Beden Farkındalığı

Standard

pema_uddhita_ard_dhanurasana1Bu makalemde beden farkındalığı ve mutluluğun arasındaki ayrılmaz ilişkiye bir giriş yapacağız. Makaleden önce yeni eğitimlerden bahsetmek istiyorum. Dolu dolu bir yaz geçti bir çok kamp ve eğitmenlik programı tamamlandı, yenileri devam ediyor. Sonbahar’a da aynı verimde girdik. Yoga’nın ABC’si sınıfları açıldı, yeni 1. seviye açılacak, Gizemli Dişilik 5 ayrı ilde düzenleniyor. Tüm bunların yanında gönüllü girişimimiz Ganga Project ile mülteci kadınlara ve çocukları ile hassas gruba giren kadınlara kadın şifacılık üzerine ücretsiz eğitimler veriyoruz. Bu kış Şubat ayında öğrencilerimle Hindistan’da buluşup derin bir inziva gerçekleştireceğiz.

Bahar aylarında ise kadınlar için yoga eğitmenliği programı YogANA’nın yenisini açacağım. Bir de heyecanlı yeni bir eğitim var 2017 baharı ile sunacağım Kadın Şifacılık Sertifika Programı. İki modülden oluşacak bu programda, bir çok kadınsal şifa tekniğine yer vereceğiz. Uzun süredir eğitimlerimin ve yeni ekolojik çiftlik ve inziva merkezimizin inşaatı nedeniyle sizlere yazamadım. Şimdi Ege’nin yazdan kalma güneşinden faydalanırken, dalgaların ve meltemin eşliğinde size mutluluk ile ilgili yazıyorum.

Güncel Eğitim Takvimi

  • 23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler
  • Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)
  • 27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)
  • 12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin (Kayıtlar açık)
  • 13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana (Son yerler)
  • 19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir (Son yerler)
  • 20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)
  • 22 Kasım – Yoga’nın ABC’si Yeni 1. Seviye (Kayıtlar açık)
  • 10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler (Kayıtlar açık)
  • 16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit (Ön kayıt)
  • Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat (Ön kayıt)
  • Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül (Ön kayıt)
  • Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül (Ön Kayıt)

——-

Çoğu kişi mutluluğun başarı, sağlık ve iyi insan ilişkilerinden geldiğine inanır. Aslında doğru olan bu prensibin tersidir; yani başarı, sağlık ve iyi insan ilişkileri, mutlu olmanın kaçınılmaz sonucudur.

Çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bunun doğru olduğunu anlayabiliriz. Başarılı ve ünlü insanların mutsuz hayatları meşhurdur. Sağlıklı olmanın kıymeti bilinmez ve mutlu aileler bile beklenmedik bir trajediye maruz kalabilir. Peki, biz neden hala başarı, sağlık ve ilişkilerin mutlu olmamız için gereken tek şey olduğu yanılgısına düşmeye devam ederiz?

Eski Hindistan Vedik ve Budist geleneklerinde acı ve mutsuzlukla ilişkilendirilen beş sebep vardır:

  1. Gerçek kimliğini bilmemek
  2. Doğası itibariyle fani olan bir dünyada kalıcı olma düşüncesine takılı kalmak
  3. Değişiklikten korkmak
  4.  Ego denilen sosyal uyarımlı ilüzyonla özdeşleşme
  5. Ölüm korkusu

Bu makalede mutsuzluğun sadece ilk prensibine odaklanalım, yani gerçek kimliğinizi bilmemeye. Gerçek kimliğinizi bildiğiniz zaman çektiğiniz tüm acılar diner. Aydınlanma gerçekten kim olduğunuzu bilmektir.

Aşağıdaki adımlar sizi kendini-tanımaya yöneltecek. Mutluluğunuzun açığa çıkmasına izin verirken iki katmanlı bir yoldasınız; karanlıktan çıkıp ışığı içeri aladığınız…

İlk Anahtar: Bedeninin Farkında Ol

Bedeninin ve evren tek bir enerji, bilgi ve bilinç alanıdır. Bedenini dinleyip onun farkındalığına yanıt vererek sonsuz olasılıklar dünyasına adım atarsın ve burada doğal bir şekilde yaşanan şey huzur, uyum ve neşedir.

Tam şu anda ne kadar mutlu olduğunuzu anlamak istiyorsanız en güvenilir rehberiniz bedeninizdir. Birçoğumuz bedenimizin bize gönderdiği sinyalleri hafife alma eğilimi gösteririz. Bunlar rahatlık, rahatsızlık, üzüntü veya neşe gibi oldukça ince mesajlardır. Bu ilk anahtarı anlamak için her zamanki zihin/beden bölünmesinin ötesine bakmamız ve zihinle bedeni, iki varlık olarak ayıran bir sınır olmaksızın tek bir güç alanı olarak görmeye başlamamız gerek.

Mutluluk kapasitemizi artırmak için kendi duyularımızla bağlantı kurmamız gerek. Farkındalığımızı artırdığımızda bedenimizin bize söylediği önemli mesajları daha net bir şekilde anlayacak durumda oluruz. Bedenimizden gelen önemli mesajları daha iyi anladığımızda, zihin, beden ve ruhumuz arasındaki uyumu yaratmak için ne yapmamız (veya yapmamamız) gerektiğini içgüdüsel bir şekilde biliriz.

Mutsuzluk, zihin, beden ve ruh arasındaki uyumsuzluğun bir sonucudur.

Farkında olmayı bıraktığınızda ne olur? Bedeninizin gönderdiği sinyallere dikkat etmeyi bıraktığınızda zihin-beden güç alanınızda aksamalar yaratırsınız. Bu aksamalar kendisini birçok alanda açığa çıkarabilir. Örneğin bedeniniz 8 saat uykuya ihtiyaç duyduğu halde tüm gece çalışmak durumunda kalmak veya ruh haliniz ve enerji seviyeniz üzerinde olumsuz etkileri olmasına rağmen abur cubur yemek gibi. Bedenin hatırı sayılır şekilde beslenme, dinlenme ve sevgiye ihtiyaç duyarken siz farkındalıktan uzaklaşarak bedeninizin yardım çığlıklarını görmezden gelirsiniz.

Bedenlerimizin daha çok farkında olabilmek için bedenimizin bizim için yaptığı her şey için minnet duymaya zaman ayırmamız gerek. Öncelikle bedenimizde var olan sonsuz zekayı düşünün: biz farkında bile olmadan, insan bedeni geleceği hayal edebilir, bir enstrüman çalabilir, yeni hücreler üretebilir, kalp atışını izleyebilir, zararlı bakterilerle savaşabilir, rahmin içinde yeni bir yaşam meydana getirebilir ve bunların hepsini aynı anda yapar.

Bedenlerimizin ayrıca muhteşem bir sonsuz yaratıcılık kapasitesi vardır. Yeni bir beceri edindiğimizde veya nefes aldığımız yerin irtifasını değiştirdiğimizde bedenimiz bu yeni koşullara içgüdüsel olarak adapte olur ve bu yeni değişime karşı koymaz. Bir daha yeni bir spor yapmayı öğrenirken ya da yeme alışkanlıklarınızı tamamen değiştirirken bunu bir düşünün.

Üçüncü olarak bedenlerimiz, mikroskopik hücrelerimizin, normal şartlarda yaşamı desteklemeyecek çevresel koşullarda dahi hayatta kalmasına, büyüyüp evrimleşmesine imkan tanıyan uçsuz bucaksız bir güç kaynağına bağlıdır. Bedenimizin, iç sistemimize girebilecek virüs, mikrop, kanser hücreleri ve diğer zararlı unsurlara karşı kendini savunmasına imkan veren de yine bu güç kaynağıdır.

O halde kendi bedenlerimizin ve onların yaptığı her şeyin daha fazla farkında nasıl oluruz? Bu aslında düşünüldüğünden çok daha basittir. Bir sonraki kendinizle baş başa kaldığınız sessiz anda, sadece hissettiğiniz fiziksel duyulara kendinizi açın. Bedeninizde özellikle gergin hissettiğiniz belirli bölgeler var mı? Yüzünüz, boynunuz veya sırtınız gibi. Bedeninizin belirli bir bölgesine tüm dikkatinizi verdiğinizde ne oluyor?

Fiziksel rahatsızlık duyduğunuz bir sonraki sefer, sadece derin bir nefes alın ve rahatsızlık veren hisleri yargılamadan onlar kendiliğinden kaybolana kadar gözlemleyin. Her dikkatiniz dağıldığında, stresli veya belirsiz hissettiğinizde bu alıştırmayı yapın. Böylece farkındalık kaslarınızı oluşturmaya başlayacaksınız ve bu, hayatınızın geri kalan kısmında sizi ve çevrenizdeki insanlar için çok faydalı olacak.

İlk Anahtarı günlük hayatta aktive etmek üzere size aşağıda kolay bir teknik önereceğim:

  1. Bedenimdeki enerjiyi maksimuma çıkarmak üzere seçimler yapacağım. Herhangi bir şekilde enerji eksikliği hissediyorsam kendimizin tamamen farkında olduğumuz zaman hepimizin bağlı olduğu sonsuz kaynağın akışına direnç gösteriyorum demektir.
  2. Herhangi bir duyguyla hareket geçmeden önce kalbime danışacağım. Kalbim, duygusal zeka konusunda benim en güvenilir rehberimdir.
  3. Bedenimde ağırlık veya donukluk hissedersem özellikle dikkatimi vereceğim çünkü bu duygular atalet çektiğimin sinyalleridir ve her anın potansiyelini deneyimlemek yerine alışkanlıkların dayatmasını yaşamaktır.

Hepimize bedenin farkındalığının arttığı, bedenimizi sahiplendiğimiz ve kendini şifalandırabilen bir bünye diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Güncel Eğitim Takvimi

23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler

Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)

27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)

12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin

13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana

19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir

20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)

10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler

16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit

Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat

Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül

Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Kalbin her zaman yolu bilir…

Standard
gulenay pema and the sunKendine vakit ayır, sadece kendinle kal, sözleri olmayan huzurlu bir müzik eşliğinde, sessizce. Kalbine bak ama gerçekten bak, eğer üzüntü bulursan endişe etme. İzin ver kendine, omuzlarından indir dünyanın yükünü.
Sıkıntın sonsuza kadar orada olmayacak, geçecek elbet. Hareket edecek. Çünkü her şey geçer.
Duygularını yaşamaya izin verdiğinde, kabul ettiğinde bir değişim gerçekleşmeye başlar; üzüntün görülmüştür, sıkışık yerinden çıkıp akmasına olanak sağlanmıştır ve bu hareket belki de kederin yıllardır oturduğu ve seni sinsice yönettiği yerinden olmaya başladığını gösterir. O yüzden izin vermen, alan açman, kabul etmen ve zaman tanıman senin için elzem.
Eğer stresin üzüntüye, üzüntün kedere, kederin depresyona ve  yaşamdan ümidini kesmeye, neşeni çalmaya varıyorsa, senin için elzem duygularına izin verip, anlatacağı hikayeye kulak verecek alanı açmak.
Devamını okumak için tıklayın.
*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kötülük ve Kötülüğün Aşılması – 2. Bölüm

Standard

renaissance4Öncelikle Kötülük ve Kötülüğün Aşılması üzerine ilk bölümü okumanız bu bölümü anlamanıza yardımcı olacaktır. Birinci bölümü buradan okuyabilirsiniz.

“Olay her zaman, bilincin ve enerjinin tezahürü ve yoğunlaşması ile ilgilidir. Enerjinin akıp akmayışı ve yoğunlaştığı zaman aldığı form, ‘ardındaki’ bilinç haline ya da o anda yaratımın özündeki özelliğe bağlıdır.

Aynı şekilde, yıkım bilincin başka bir hatalı formudur. Ya doğrudan davranış ile ifade bulur ya da dolaylı olarak inkar, tembellik ya da yaşamı reddetme şekillerinde yönlenir. Bu nedenle sözde negatif duygular aslında arzu edilenlerdir. Örneğin, öfke yaşamı ilerletebilir ve yaşamı red halini önlemeye yönlendirilebilir. Öfkeyi inkar etme durumu ise; düşmanlığa, caniliğe, kine, kendinden nefret etmeye, suçluluğa, başkalarını ve kendini suçlama arasındaki kafa karışıklığına döner. Dolayısıyla da yıkıcı enerji akımıdır.

Enerji statik-durağan olmadığında, hareket etmesine izin verildiğinde ölüm yersiz olur ve aşılır. Bu öncelikle zihin seviyesinde gerçekleşmelidir.  Böylelikle artık özünde daha fazla inkar edilmez ama asimile edilir. En zorlandığınız yer, işte tam olarak budur. Hatta o kadar zorlanırsınız ki; içinizde halihazırda kötülükten ve yıkıcılıktan bağımsız olan özgür, temiz, iyi, güzel ve ilahi yönleri unutmaya meyledersiniz.

Tüm çabanız ve iyi niyetiniz harikuladedir. Hatta vicdanınızın sızlaması, yersiz suçluluk hissiyatına tahammülsüzlük, bilincinizin en güzel ve en iyi tezahürlerinden doğar.

İçinizdeki kötülüğü inkar edip, yok sayıp, tecrübe etmekten kaçındıkça; içinizdeki iyi olanları da inkar edip, yok sayıp tecrübe edemezsiniz. Şu andaki formu ne kadar çirkin olursa olsun, içinizdeki herhangi bir yönünüzü reddettiğinizde, kim olduğunuzla ilgili algınızı bozmuş olursunuz.

Devamını okumak için tıklayın.

Jüpiter Uranüs Mucizevi Kesişim; Radikal’le Flört…

Standard

gulenay pema_500Haziran 22’de muazzam bir gök olayı gerçekleşiyor.

Birçoklarımızın favori gezegenlerinden bolluk bereket şans gezegeni sevgili Jüpiter ile mucit, kaşif, sıradışı, Uranüs bize bir hediye vermek için hizalanıyorlar. Tılsımlı etkiler bizi bekliyor. Aynı buluşma daha önce 2014’ün 25 Eylül’de ve bu yılın 25 Mart’ında da gerçekleştmişti ancak ikisinde de ya Jüpiter ya da Uranüs retrodaydı bu durum da etkilerini farklı düzeyde tuttu.

Bu final kesişmede (trine) Jüpiter ve Uranüs direk olarak buluşacaklar bunun manası; tam güç!

Şimdi en uyumlu şekilde çalışıp bu titreşimleri yayacaklar. Jüpiter’in haritanızda nerede olduğundan ya da sunduğu fırsatlar hakkında neler hissettiğinden bağımsız olarak bu süreçte yapılacak işlerimiz olacak.

Eğer şimdiye kadar Jüpiter biraz ortalığı bulandırdıysa (şahsen çok sevdiğim bir gezegendir Ganesh enerjisiyle, bulandırmasının nedenini retroya bağlamak istiyorum), bunun nedeni sizi bir şeylerden özgür kalmanız için cesaretlendirmesidir. Çünkü Uranüs ve Jüpiter birlikte olduğunda bunun her zaman anlamı özgürlüktür.

Negatif kalıplardan, şartlanmalardan, acılardan, özgürlük…

Bakılacak tek yön ilerisi ve orada geçmişten daha güzel ve yeni tecrübeler bizi bekliyor. Bu yaz günlerinde içinizdeki kaşifi hazırlama vakti geldi.

Radikal bulduklarınızla flört vakti!

Tabi herkes yeniyi hemen kucaklayamıyor, özellikle Uranüs haritanızda güçlü bir yerde değilse ya da Kova değilseniz, ama Jüpiter gibi tatlı bir misafire kim kapısını açmaz ki! Jüpiter ve Uranüs bize şans, fırsat, sürpriz hepsinin karışımını sunuyor…

Ne olabileceği pek heyecanlı ve büyüleyici.

22 Haziran’da pencerenizi açık, ışığınızı göğe yakın tutun derim.

Bol şans!

Gülenay Pema

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Çocuklar için Mantra… Hem içerdeki hem dışardaki çocuk için…

Standard
Belki kendimiz anneyiz, etrafımızda canımız kadar değerli bir ufaklık var, gözlerimizin içine bakan…
Ya da belkide içimizde taşıdığımız çocuğa açıyoruz, onu dinlemeye başlıyoruz yavaş yavaş.
Ne diyor, dertleri neler, ne istiyor, ne bekliyor…
Hepimiz Toprak Ana’nın, Dünya gezegenimizin çocukları olarak, saf ve naif varlıklarız. Varlığımızı bütünüyle, ışığı ve gölgeleriyle, kendi gerçekliğimizle, doğallığımızla sevip, beslediğimizde üzerimize muazzam bir şefkat yağar, Yaradan’dan… Onun bahşettiklerini seviyoruz, değerini biliyoruz. Bu aktif bir şükürdür, sözde değil.
Kendimizi ve etrafımızdaki canları besleyerek yaratıcı doğamızı besleriz ve dünyaya geliş amacımızı ve ruhumuzun yolunu korkusuzca yürümeye devam ederiz.

Bugün sizleri Om Kumara mantrasını sesli olarak söylemey davet ediyorum, ta ki içimizdeki çocuğun titreşimlerini hissedinceye kadar. ​İçimizdeki çocuk kutsanıncaya kadar. Ne kadar uzakta olursa olsun Toprak Ana’nın bağrındaki tüm çocuklar bu titreşimle beslendiğini, sevildiğini hissedene kadar.

Hepimizin içindeki ve dışındaki çocuğun sevgi ile dolup, aradığı kucağı, besini bulması niyetiyle!
Om Kumara Kushalo, Dayayei Namaha
“Salutations to the divine mother, who brings blessings to children”
“Çocukları kutsayan, gözeten, İlahi Anne’ye selam olsun”

*GülenayPema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

GülenayPema Eğitim Takvimi – Yaz Kampları – Sertifika Programları

Standard

sarasvatiGülenayPema Eğitim Takvimi

– Yoga’nın ABC’si 2. Seviye – 13 Nisan-27 Nisan, Levent
Gizemli Dişilik 2 – 18 Nisan – 18:00-20:00, Levent
Gizemli Dişilik 1 – 26 Nisan 15:00-17:30, Levent
Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. Tanıtım Semineri – 30 Nisan – 19:00-20:00, Levent
– Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. 130 Saat – 7 Haziran – Aralık
Yoga & Flow Dans Psiko-Spiritüel Kamp – 24-28 Haziran, Fethiye
Mistik Tanrıça Ritüeli – 2-5 Temmuz, Fethiye
– YogANA Yoga Eğitmenliği Programı 200 Saat – Kasım-Mayıs 2016

Detaylar & Kayıt için: gulenaypema@gmail.com

Her büyük hikayenin bir başlangıcı vardır…

Standard

hayaller Her büyük hikayenin bir başlangıcı vardır.

Her kahraman önünde tam olarak neler var bilmese dahi, kendi yolculuğunda arayışına başlamak için karar vermelidir.

Hayallerinizi hayata geçirmek için, eyleme geçmek ve bu eyleme şimdi başlamak elzemdir.

Bulunduğun yerden, hedefinin olduğu yere nasıl gideceksin bilmiyor olabilirsin.

Varacağın noktayı önceden göremiyor olabilirsin, ancak gitmek istediğin yere ilk adımla başlayıp adım adım (bazıları için bu bir sıçrama da olabilir) ulaşabilirsin.

Ne kadar erken başlarsan, büyük fikirlerini, hedeflerini ve hayallerini tezahür ettirebilirsin.

Bunu yapabilirsin!

Her şeyi bilmen ya da her şeyi planlaman gerekmiyor. Eylemde sihirli bir yön vardır.

Sen bir kez harekete geçtiğinde, evren seni desteklemeye başlar.

Doğa Ana, büyümeyi, hareketi, değişimi ve evrimi çok sever.

Düşüncelere takıldığında, planların içine yoğunlaştığında ve endişe duyup tereddüt ettiğinde, durgunluk enerjisi açığa çıkar.

Harekete geçtiğinde, momentum yaratırsın.

Eğer bir yerde takılıp kalırsan, oradan çıkmak zor olabilir. Kendini başka kişilerin yorumlarına takılır bulursun, tıkanır ve kendi hedeflerine inanmazsın. Ve bu kişiler sana hedefinin, hayalinin ne kadar zor olduğunu, doğru zaman olmadığını söyleyip durduklarında, onlardan etkilenirsin. Kendisi bir yerde takılı kalmış kişiler, başkalarının da aynı yerde kalmasını isterler, bilinçaltı böyle işler. Çünkü kendilerinin eylemsiz alanlarında eylem onları huzursuz eder, reddedişlerini kabullenmek istemezler.

Velhasıl, kendini eyleme geçirdiğinde, tıpkı senin gibi harekete geçmiş kişilerle iletişime geçer ve onlara bağlanırsın. Dünyadaki kollektif eylem enerjisinin bir parçası olursun.

Bu tıpkı, bulunduğun semtten, şehirden çıkmadan her zaman gittiğin kafede her zaman bildiğin insanlarla olmak gibidir. Bu hissiyat elbet samimi ve insana huzur verir, ancak senin gibi hayalini gerçekleştirmek için adım atmış yeni insanlarla tanışma şansı yakalayamazsın, eğer hep aynı şeyleri yapmaya devam edersen.

Eğer seyahate çıkarsan, yeni şehirler, insanlar, restoranlar, kültürler keşfedersin, senin gibi keşfe çıkmış insanlarla olursun, onların hikayelerini dinlersin, ilham alırsın.

Hedefin ne olursa olsun, dünyayı dolaşmak, hep görmek istediğin ülkeye gitmek, işini değiştirmek, büyütmek, aile kurmak, bedeninde daha zinde ve sağlıklı olmak, her zaman bildiklerinin dışında bir eylem yapman gerekir.

Sadece, ve sadece başlayarak yeni fırsat, tecrübe, dostluk ve bilgelik enerjisini harekete geçirmiş olursun.

Hareketlerin evrene ŞİMDİ hazır olduğun mesajını verir, hem de büyük bir kuvvetle!

Başlamanın en iyi yolu, hemen şimdi yapmaktır. Önce emekleyerek, ilk adımla…

Hayallerin neler? Yarına bıraktıkların neler?

Şimdi harekete geçmek için BUGÜN ne yapmalısın?

Hadi bakalım!

Ben sana inanıyorum!

Evrenin nimetleri seninle olsun!

*GulenayPema’nın makale & eğitimlerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.