Tag Archives: şefkat

Rahim Olan’a, Kutsal Güç Şakti’ye Adanmak…

Standard
Fotoğraf: Ramesstudios

Fotoğraf: Ramesstudios

Son iki yıldır Mistik Tanrıça Ritüeli düzenlemiyorum. Bunun farklı nedenleri var, önemli bir nedenini bu yazımda aktaracağım. Katılımcılara açmasam da kendi yaşam ritüelim tezahür etmiş her şeyin Kozmik Anne’si ile birliktelik ve ona niyaz içeriyor.

Rahim Olan, Tanrıça, Kutsal Dişi, İlahi Feminen, Şakti gibi farklı adları tek bir Güç’ü temsil ediyor: Rahman olanın, tezahür etmiş enerji prensibi Rahim’i.

Kültürümüzde bu bağ çok hatırlanmasa da hepimiz içten içe varlığını içimizde hissederiz.

Hint ve Tibet kozmolojisinde Şakti yani Tanrıça günlük ve manevi yaşamın ayrılmaz bir parçası.

Kadın bedeninde yoğunlukla tezahür eden Şakti enerjisi, kadın üreme sistemi ile madde dünyasında yerini buluyor.

Hindistan’da Tanrıça tapınaklarının önünde Kutsal Dişi’nin yoni’si (vajina) vardır. Üzerinde kanı temsil eden kırmızı toz vardır ve çiçeklerle süslüdür. Yaratımın bir fiil tezahür ettiği yer olarak yoni, kutsaldır. Tanrıçanın vasıflarını yaşamlarında tecrübe etmek isteyenler bir çok farklı ritüel gerçekleştiriler.

Yaratıma kanal olan dişil prensibin maddesel simgesi yoni kutsal, bundan gayri düşünülebilir mi?

Analarımız olmasa bu gezegende yaşam da olmazdı. Bundan daha kutsal bir şey olabilir mi?

Elbette yoni yaşama kanal olarak tapılası bir olguyu temsil ediyor. Ve evet tapınılıyor.

Kültürümüzdeki tapınma kelimesi üzerindeki negatif algıya burada girmeyeceğim, sizin değerlendirmenize bırakıyorum. Ancak tek bir söz yazacak olursam o da; tapınmak adanmaktır.

Burada bir kişiye, bir kadına, bir puta, bir heykele ya da karaktere adanılmıyor, burada tezahür etmeyen, hiçliğin, Kutsal Eril’in, Rahman Olan Şiva’nın ayrılmaz eşi, tezahür etmiş yaratıcısı Şakti’ye adanılıyor.

Şakti’ye adanırken elbet Şiva’ya da adanıyorsun.

Rahman ve Rahim ayrılmaz bir bütünün iki parçası. Birisi olmadan diğeri olamaz.

Devamını okumak için tıklayın.

 *Gülenay Pema’nin eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan kutuya email adresinizi bırakabilirsiniz.


Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (1 kişilik yer)

▪ 13 Eylül 2018 – 20 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Erken kayıt indirimi 10 Temmuz’a Kadar!)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

Reklamlar

Kalbiniz hangi yolu izliyor…

Standard

Yaşamda sessizlik anlarında açığa çıkan usul bir öğreti vardır, adına kalbin öğretisi dediğimiz. Tek şartı içsel sessizliktir. Bu hal gerçekleştiğinde içses belirgin olur. Öz-benlikten gelen şevkat bilgeliği ile dolu içsözler.

Ötenizden gelen fısıltılar. Yüce Kalp tarafından söylenen fısıltılar. O, oyunun yönetmeni ve bize ipucu ve yönlendirmeler verir.

Peki, içsesi duyacak kadar sessizleşebilir misiniz?

Kalpten gelen yönlendirmeler her zaman dinlemek veya izlemek istediğiniz türden olmayabilir. Bu altın değerindeki sözler, sizi öylece hemen özgürlüğe ve akışa taşımazlar. İlk temasta daha önce tatmadığınız güzellikte bir huzur ve coşku olur ancak bunun hemen sonrası yüzleşmeler olması kaçınılmaz. Hakiki huzur ve coşkuda kalmayı sürdürmenize engel tüm bağımlılıklarınızla yüzleşmeye yönlendirilirsiniz.

Dile getirmekte en çok zorlandığınız konuşmalara yönlendirilirsiniz.

Dürüstlük olgusunu tekrar tekrar tanımlayacağınız, hayatınızı ortaya koyacağınız yerlere götürülürsünüz.

Materyal alemde her şeyin bir bedeli olduğunu tecrübe ediyoruz, manevi alemin bedeli de kalbi bağımlılıklardan, negatif tekrarlardan ve dolayısıyla sevgisizlikten arındırma çabasıdır.

Bu süreç zorlu olsa da muazzam mükâfatlı, paha biçilmez bir süreçtir. Karanlık karşılaşmalarda kendi doğanızı gerçek anlamda öğrenirsiniz. Bunu öğrenmenin başka bir yolu da yoktur, acıların bilgeliği içinden geçerken öğrenilir.

Karanlık köşelerle yüzleşildiğinde, virajlar dönüldüğünde, karanlık harika ve alçakgönüllü yeni bir ışığa dönüşür.

Gurur tevazuya, nefret sevgiye, korku cesarete dönüşür.

Kalbiniz hangi rotayı izlemek istiyor?

Gülenay Pema

————–

Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu, yedek liste açık)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Yogada Mükemmelliyet İlüzyonu

Standard

5534003731_99ee248464_b

Dün eski bir öğrencimle yazışırken dikkatimi çeken bir yorum yaptı; ‘ileri seviye asanalarda zayıflığımı gidermeye çalışıyorum’. Bu düşünce şekli şu an yogaya bakışını oluşturuyor ve dolayısıyla yaşama bakışını yansıtıyor.

İleri seviyedeki asanalarda zayıflık diye bir terim yoga felsefesine aykırı. Bu bakış mükemmeliyet güdüsü ile, hırsla asanalarda ‘bir yere’ gelmeye çalışan zihnin yer edinme, kimlik bulma çabası. Bu hissiyat hakiki yoga öğretisiyle örtüşmüyor. Çünkü yoga bir yarış değildir, rekabet ve kıyas içermez.

Öz-disiplinle ilerleyerek asanalarda ‘yetkinlik’ kazanmak ise sabırlı, şefkatli ve azimli bir süreç. Bu süreçte kendine alan açarsın, zaman tanırsın, bedenini dinlersin ve bütünsel bir yerden ilerlersin. Bir yarıştaymış gibi final çizgisinde gösterilen asana olmak için kendi öz-değerinden azaltan tanımlarla kendini yarış pistindeymiş gibi zorlamazsın.

Evet kişinin kendi limitlerinin ötesine geçmesi yoganın diğer bir yönü. Ama bu bir üslüp ile yapıldığında adına yoga deniliyor.

Bu üslup beden-zihin-duygu ve manevi bütünlükle yogaya yaklaşarak, yogayı yaşayarak tezahür ediyor.

Yoganın 15 bin yıl önce Adi Yoga tarafından ilk kez tecrübe edildiğini söyler değerli üstadlar, ve o sırada yoga gerçek anlamıyla ‘birlik’ tecrübesi demekti.

Kendinle birlik,

Bedeninle birlik,

Duygularınla birlik,

Zihninle birlik,

Ruhunla birlik,

Doğal döngülerle ve kendi döngülerinle birlik,

Canlılarla birlik,

Evrenin makrokozmosu ile kendini mikrokozmosun arasında birlik.

Peki mükemmel asanayı yapma hedefine odaklı hırslı bir zihin nasıl yoganın yolu gösterdiği ve anlamını taşıdığı birlik halini tecrübe edebilecek?

Devamını okumak için tıklayın.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerimizi ve sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

Yeni Bir Yıl, Yeni Bir Döngü

Standard

gulenay-pema-yeni-yilGeçtiğimiz günlerde gezegenimiz köklü değişim sürecine girdi ve bu süreç bir süre daha devam edecek. Gündönümü ve dünyanın gök kubbedeki kuzeye doğru hareketi (Uttayana) ile tüm yaşamın Güneş ile olan ilişkisinde bir değişim olmakta. Biliyoruz ki Güneş, gezegenimize etki eden en büyük prana, yaşam kaynağı. Güneşin olmadığı 48 saat içinde bu gezegende yaşam son buluyor. Dolayısıyla da Güneş ile ilgili her hareket önemli yankı ve etkilere sahip.

Gündönümleri Kuzey yarımkürede yeni başlangıçları, yeni fırsatları, yeni yaşamı temsil eder. Kışa hazırlanan doğa, filizlendireceği tohumlar, açacağı çiçekler ve vereceği meyveler için hazırlığa başlar.

Biz de tarlamızı sürdürdük, organik çavdar ektik, birkaç güne de karabuğday (greçka), atalardan kalma karakılçık buğdayı ve badem ekeceğiz. Gerisi Toprak Ana’ya teslim.

Bugün, gezegende yaşayan insanlar için bir yılın bitişi ve yeni bir yılın başlangıcı. Her ne kadar sadece bir rakamdan, insan yapımı sistemden oluşuyor olsa da döngüsel bir tabiatı var bu gezegendeki canlıların. Sistemsel bir rakam olsa da, bugün dünya üzerindeki bir çok insan için yılın sonu ve yenisinin başı. Bu durum kendi başına büyük bir güç alanı oluşturuyor.

Her yıl başı yeni başlangıçlar, yeni bakış açıları için niyet etme zamanı. Bu süreç bir portal ve dünyada hemen herkes mutlu olmak için aktif bir niyette ve kutlamada.

Hem kendi hem de herkes için iyi niyet, aydınlık, sevgi dilemek ve dua etmek için verimli zamanlardan biri.

Geçen yılı gözden geçirip, neler olduğuna bakmak, kazandıklarımıza şükretmek, artık bize hizmet etmeyen, miladı dolan, zorlayan, üzen düşünceleri, davranış kalıplarını geride bırakmaya niyet etmek. Makalemin sonunda bunun için etkili bir uygulama önereceğim.

Ancak uygulamadan önce bugünü nasıl kutladığımıza dikkat çekmek istiyorum. Kutlama fikrini yeniden tanımlayıp, gelmekte olan yılda şimdiye kadar yaptıklarımızdan, kendimizden ve kişisel ihtiyaçlarımızdan daha da büyük bir şey yapacağımıza dair bir niyeti ve bu niyete adanmışlığımızı kutlamaktan…

Devamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema Eğitim Takvimi

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Çocuklar için Mantra… Hem içerdeki hem dışardaki çocuk için…

Standard
Belki kendimiz anneyiz, etrafımızda canımız kadar değerli bir ufaklık var, gözlerimizin içine bakan…
Ya da belkide içimizde taşıdığımız çocuğa açıyoruz, onu dinlemeye başlıyoruz yavaş yavaş.
Ne diyor, dertleri neler, ne istiyor, ne bekliyor…
Hepimiz Toprak Ana’nın, Dünya gezegenimizin çocukları olarak, saf ve naif varlıklarız. Varlığımızı bütünüyle, ışığı ve gölgeleriyle, kendi gerçekliğimizle, doğallığımızla sevip, beslediğimizde üzerimize muazzam bir şefkat yağar, Yaradan’dan… Onun bahşettiklerini seviyoruz, değerini biliyoruz. Bu aktif bir şükürdür, sözde değil.
Kendimizi ve etrafımızdaki canları besleyerek yaratıcı doğamızı besleriz ve dünyaya geliş amacımızı ve ruhumuzun yolunu korkusuzca yürümeye devam ederiz.

Bugün sizleri Om Kumara mantrasını sesli olarak söylemey davet ediyorum, ta ki içimizdeki çocuğun titreşimlerini hissedinceye kadar. ​İçimizdeki çocuk kutsanıncaya kadar. Ne kadar uzakta olursa olsun Toprak Ana’nın bağrındaki tüm çocuklar bu titreşimle beslendiğini, sevildiğini hissedene kadar.

Hepimizin içindeki ve dışındaki çocuğun sevgi ile dolup, aradığı kucağı, besini bulması niyetiyle!
Om Kumara Kushalo, Dayayei Namaha
“Salutations to the divine mother, who brings blessings to children”
“Çocukları kutsayan, gözeten, İlahi Anne’ye selam olsun”

*GülenayPema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Sevdiğinizi nasıl anlarsınız?

Standard

Birisini sevdiğinizi nasıl anlarsınız?

Sabah kalktığınızda ve yatmadan önce aklınızdaki kişi içinizde hoş hissiyatlar uyandıyor ise. Tabi bu kişiler birden fazla da olabilir: Canım dediğiniz kişiler ve kendi Can’ınız. Bir güzel güne daha uyandık, bereket ve sevgi içinde. Şükür.

Sevgi, Aşk kelimeleri biz insanlar tarafından oldukça mana yüklenen kelimeler. Malum, hem dil bu hem de herkesin kendi tanımı var, kendi yaşam tecrübesine göre.

Velhasıl, gerçekten sevgi hissiyatı hissetmediğinde bile insan “Seni Seviyorum” diyiveriyor. Ağız alışkanlığı gibi. Tabi gündelik yaşamda kayıp gidiyor asıl, gerçek hissiyatlı manası. İşte böyle kolayca aşığım diyiveren kişiler, aşık olduğunu idda ettiği, zannettiği kişiye de, kendine de, çevresine de, gerçek “Aşk”ın yaydığı, huzurlu, keyifli, olumlu, bereketli, tek yönlü, şevkatli, anlayışlı titreşimleri yayamıyor.

Nerede olumsuzluk, endişe, beklenti, sıkıntı, kafa karışıklığı var, orada Aşk yoktur, sevgi yoktur. Bu salt gerçeklik.

O yüzden “seni seviyorum” derken bir nefes alıp, kalbinize bakıp orada o hissiyat gerçekten var mı, dinlemek gerek. Önce kendimize dürüst olmalıyız. Orada eğer yoksa sevgi, bunu dürüstçe farketmek, bilmek, en büyük adım Aşk yolunda. Yalan, uykuda bir hayat yaşamaktansa, gerçeklikle paralel bir hayat içinize sinen bir hayattır, huzur tohumları ekilmiş…

Orada bir his olmadığını dürüstlükle itiraf etmek. Orada bir boşluk var. Güzel, demek ki doldurulacak bir alan yarattınız. İşte şimdi sevgiyi alacak yer var.

Gerçek sevgiyi.

Önce kendimizi sevgi ile doldurarak başlamak gerekiyor. Zira olmayanı nasıl verebiliriz? Olmayınca da hep karşıdakinden dilenme durumu açığa çıkmıyor mu?

Sevgiye yapılan bir hakaret değil mi bu?

Bu süreçte “şükretmek” en güzel şey. “Seviyorum” yerine “Şükrediyorum”, çok daha dürüstçe ve harika bir titreşimdir.

Sevgilerimle

Gülenay Pemaji

IMG_0280.JPG

*GülenayPema’nım verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.