Tag Archives: ilişkiler

Kadınlara Özel Mucizevi Uygulama & Ücretsiz Eğitim – Online

Standard

Yüzlerce yıldır ananelerimizin hem burada, Anadolu topraklarında hem de dünyanın farklı kültürlerine ait şifacı kadınların harika ve efektif bir yöntemi vajinal buhar.

Yıllar önce Amerika’lı bir kadından öğrendiğimden beri aylık ritüellerim arasında. Gizemli Dişilik eğitimlerimin bir vazgeçilmezi. YoniSpa nedir ve neden uygulanır diye soranları gayet net duyabiliyorum. Öncelikle kendi öğrencilerim düzenli ve doğru kullanarak (yanlış kullanımlar fayda değil zarara yol açıyor) hangi sonuçlar elde ettiler aşağıda sıralıyorum.

Ve uzun süredir bakit bulup yaptırmak istediğim Yoni Spa özel set de artık hazır. 2,5 yıldır yüzlerce kadının rahminin ve yumurtalıklarının şifalanmasına destek olan Yoni Spa yani bitkisel vajinal buhar setini sizlere duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Artık doğal kızıl çam ve dayanıklı kestane ağacından özel olarak tasarladığımız ve ürettiğimiz YoniSpaTaburesi ile birlikte satın alabiliyor.

Yoni Spa ile hangi rahatsızlıklar şifalandı derseniz kendini şifalandıran kadınların bize yazdığı hastalıklar şöyle:

🌸Hamile kalanlar,

🌸Miyom, kist, endometriözü iyileşen ya da küçülenler,

🌸Adet öncesi sıkıntıları azalan bazen tamamen yok olanlar,

🌸Aşırı kanaması azalanlar,

🌸Düzensiz adetleri düzene girenler,

🌸Erken menepozdan dönüp düzenli adet görenler,

🌸Cinsel ilişkide tatmini artanlar,

🌸Kadın bedenlerini keyifle onurlandıranlar ve ritüel haline getirerek diğer Gizemli Dişilik uygulamalarıyla feminen enerjilerini uyumlu bir şekilde arttıranlar,

🌸Öz-Şefkati artanlar,

🌸Gece rahat uyumaya başlayanlar

Bunlar yıllar içinde aldığımız sonuçlar. Hem kendi hem de öğrencilerimin tecrübeleri.

Yoni Spa, içerdiği özel şifalı bitkilerle vajina ve rahim yolunda arınma, tazelenme, temizlik, onarım ve hareketlilik sağlayarak bir önceki adetten kalan eski hücrelerin rahim astarından sökülüp atılmasına destek oluyor. Bu şekilde rahminiz olması gerektiği gibi arınmış, tazelenmiş ve farklı şifalı bitkilerin etken maddeleri ile istenilen spesifik şifalanma süreçlerine girmiş oluyor.

Her durum için özenle seçtiğimiz farklı bitkiler var. Her kadının aybaşı döngüsü kendine has bu yüzden her kadının adet döngüsünü detaylı inceliyoruz ve beslenmeyi de kapsıyoruz.

Yediklerimiz ve yemediklerimiz sağlığımızda bir numaralı etken. Kanser ya da kandida gibi daha ciddi süreçlerde ise doktorunuzla birlikte ilerliyoruz.

Siparişleriniz için buraya tıklayınız.

Yarın (20 Mayıs) saat 16:00’da ücretsiz bir seminer veriyorum. Kayıt için bana yazabilirsiniz.

Reklamlar

Geçmişi Şifalandırmak…

Standard

geçmişi şifalandırmak gulenay pemaGünler, haftalar, yıllar göz kapatıp açıncaya kadar geçiyor.

Geçiyor ama insan geriye dönüp baktığında, anda yaşadığın huzur, tatmin ve mutluluğa geçen yılların nasıl da katkıda bulunduğunu görüyorsun.

Nihayetinde kişinin tüm bir yaşam hikayesi, şu anı, bugününü örüyor.

Yaşamını bu şekilde görmeye başladığında, acısıyla tatlısıyla sadece ve yanlızca sana ait bir hikaye olduğunu fark etmeye başlıyorsun.

Tamamiyle kendine ait bir yaşam.

Bazılarınızın ‘ya ne olacak, tabi ki benim hayatım’ dediğini duyar gibiyim. Peki öyle ise neden bazı yönlerini, ki özellikle güzel ve mutlu anları hatırlayıp, acı dolu, olumsuz olayları unutma eyiliminde oluyor insan?

Eğer bu hayat tamamiyle bana ait bir hikayeden oluşuyorsa, başrol bana ait. Burada anlatmaya çalıştığım şey, yaşamımızı kendimizin tasarladığı, düşüncelerin kelimelere, kelimelerin tanımlara ve eylemlere dönüşmesinden bahsediyorum. Kendi yaşamını kendinin kurgulamasından, yaratmasından bahsediyorum.

Geçmişte yaşadıklarımız şu anı tanımlıyor ama geleceği tanımlamak durumunda değil. Burada her an işleyen bir özgür irade kanunu söz konusu. Evet geçmişi değiştiremeyiz ama ona bakış açımızı değiştirdiğimizde bugün ve gelecek de bu orantıda değişir.

Devamını okumak için tıklayın

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

.

Bugün Yeni Ay… Önce Kendimizle Başlıyoruz.

Standard

500Sabah 6’da başlayan ikizler burcundaki Yeni Ay süreci devam ediyor.

Ayın belirgin bir fazındayız. Bildiğimiz Yeni Ay’lardan farklı bir enerji taşıyor bu ay. Yeni ve temiz başlangıçlara ancak eski defterlerdeki hesapları kapatarak adım atabiliriz, işte şimdi bu gerçeklik yüzümüze vuruluyor. Güneş/Venüs/Ay etkileşimi, Neptün ve Satürn bu sürecin baş oyuncuları. Kurguladığımız hayal alemninden uyanıp, almamız gereken dersleri almadan, yaşamımızın sorumluluğunu almadan rahat edemeyeceğimizi gösteriyorlar.

Bu Yeni Ay bize gölgelerimizi yok saymadan, mutsuzluğumuzun üzerini örtmeden sahip olduğumuz yaşama cesurca bakmayı tembihliyor. Yalanlar üzerine inşaa edilen mutluluğun ne kadar geçici olduğunu er geç öğrenir insan. İşte bize bir fırsat, derin bilgeliği yaşamımıza davet edelim. Bize, çözemediklerimizi, göremediklerimizi, bilemediklerimizi göstersin, göstersin ki yolda dürüstlükle ilerlemeye devam edebilelim. Göstersin ki, nereye gittiğimizi hiç unutmayalım, unuttuğumuzda hatırlatacak dostlar olsun yanımızda.

Teslimiyet, bir diğer yayılan ve desteklenen engin bir hissiyat bu süreçte. Teslimiyetin süreci olmaz elbet, kalbin yolcusu ne zaman teslimiyet hallerini davet edeceğini bilir. Aktif teslimiyet nedir bilir, yaşatır.

Gölgelerimizi görme niyeti ve gördüklerimizle yüzleşip aşabilme cesareti için dua ettikten sonra, sessizce teslimiyete alan açalım. Teslimiyete, durup, sakince, sessizce kalmaya alan açalım. Her gün.

Hem içeride hem dışarda kafa karışıklığı uzun bir süredir hakim, berraklık için beden hissiyatlarında kalalım, bedeni işgal edelim, geçmiş ve geleceğe sürekli zar atan yönler vermekle kaybettiğimiz enerjimizi şimdiye, an’a getirelim. Aradığınız kelimelerin arasındaki boşlukta, iki nefesin ortasında, ölüm ve yaşam arasında gizli.

Nefeste kalalım. Ve iç sessizliğe alan açalım.

Tüm maneviyat ilişkilere odaklıdır. Bu Yeni Ay’da biraz farklı olarak odağımızı başkaları ile olan ilişkimizden kendimizle olan ilişkimize çeviriyoruz.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaz döngüsü, değişim, gelişim…

Standard
726986e024f4

Yediburunlar Lighthouse

Bahar döngüsü yerini yaza bırakırken, bitkilerden bal toplayan arılar bolluğun biraz daha tadını çıkarıyorlar. Zaman döngüsü, mevsimler, yıllar geçiyor. İnsanoğlu dönüşüyor, Toprak Ana değişiyor…

Geçtiğimiz günlerde blog istatistiklerine bir göz attım. Sesim, blogu açtığım 2012 yılından beri toplam 287.862 net kişiye ulaşmış, 554.062 görüntülenme almış. Ne mutlu emeklerin uzaklardakilere dahi ulaşabilmesine. Aslına bakarsanız benim hissiyatım bu rakamlarla eş gitmiyor yani ben sanki yakın ve birkaç dostla yazışıyormuşcasına yazıyorum her zaman.

Geçtiğimiz haftasonu Vipassana inzivası bu sefer öncekilerden daha farklıydı, aslında her çalışma farklı oluyor çünkü dönüşüm baki. Kendi dönüşümümle birlikte, verdiğim eğitim alanı da dönüşüyor doğal olarak. En nihayetinde enerji değişiyor, bilinç gelişiyor. Teknikler benzer olsa da ardındaki enerji genişliyor, daha da fazlasını kapsıyor.

 

Bu yaz yine harika eğitimler bizi bekler. Bazılarında kontenjan doldu, bazılarında hala yer var, bazıları ise daha derine inmeye hazır eski öğrencilerime göre tasarlandı.

İki yeni eğitmenlik programı var önümüzde. Gizemli Dişilik Eğitmenlik‘te yerimiz kalmadı. YogANA eğitmenlik programı kayıtlarını ise yeni açtık. Gizemli Dişilik Kampı, muhteşem doğası ve yüksek enerjili Yediburunlar Lighthouse’da gerçekleşecek yine. Bu mekanda çok eğitim verdim ve her seferinde tadından doyulmaz haller yaşıyoruz. Bu kamp transformatif dansla, psiko-spiritüel öğretilerle dolu enerjetik bir program. Hemen ardından her yaz düzenlediğim Mistik Tanrıça Ritüeli var. Bu çalışmada kullanacağımız etkin tekniklerle yaşam amacımızı gözden geçirip, kabimizi nerelerde dinliyor nerelerde dinleyemiyoruz bakıp, bolluk ve bereket akışının önünde duran inanç kalıplarını dönüştüreceğiz.

Yaz sonuna ise sürpriz bir etkinlik geliyor! Gizemli Dişilik Festivali… hummalı bir hazırlık var, detayları çok yakında duyurmaya başlayacağız, takipte kalın.

Hepimize güzelliklerle dolu, bolluk ve bereketin doğal hakkımız olduğunun idrakinde, yaşam amacımı tezahür ettirebildiğimiz, enerjik ve huzurlu bir yaz diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pemaji

*Gülenay Pema’nin verdiği eğitim ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Bu yaz yine harika bir kamptayız…

Standard
Bu yaz 23-26 Haziran'da Yediburunlar Lighthouse'dayız.
Erken kayıt indirimi ise 15 Nisan'a kadar.

Gizemli Dişilik Kampı, güzellik, kız kardeşlik, Doğa Ana ve sessizlikle bağlantı, dans ve meditasyona ev sahipliği yapacak. Muhteşem doğası ve uyumlu enerjiler barındIMG_1798ıran bir mekanda içimizde esas olan otantik kadını geri çağıracağız. Bilmediğimiz ya da unuttuğumuz özelliklerimizi keşfedeceğiz. Yeni ifade şekilleri bulacağız. Duygularımızı dansımıza katmayı yaşamla dans etmenin pratik yöntemlerini öğreneceğiz.

Rahmin bilgeliğine giriş yaparak, ananelerimizden getirdiğimiz şamanik, şifalı ve derin mirası açığa çıkarmak için ritüeller uygulayacağız.

Kendi kanımızla, ay döngümüzle olan bağımızın biyolojik, enerjetik, duygusal, zihinsel ve manevi yönlerini tecrübe edeceğiz. Sahip olduğumuz bu gizemli hazineyi yaşantımızda ve ilişkilerimizde nasıl kullandığımızı ya da boşa harcadığımızı analiz ederek, enerjimizi efektif kullanmayı öğreneceğiz.

Kalbimizin kapandığı yerlere ışık tutup, yaralı yönlerimizi sararak kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek için, şartlanmaların ötesine geçebilmek için kalbin yolunda kadim öğretilerle ilerleyeceğiz.

Detaylar için tıklayın.

Kayıt için buradaki formu doldurabilirsiniz.

İç anne ve iç çocuk…

Standard

Anne…

Herkes için farklı manaya geliyor ‘anne’ kelimesi.

Kelime anlamının halihazırda dolu dolu olmasının yanında her birey için ‘anne’ farklı yaşlarda, farklı dönemlerde kişiye özel hissiyatlar demek.

Herkesin anne hissiyatı kendine özel.

Aynı şeyi acılar için de söyleyebiliriz.

Herkesin acısı kendisine özel.

Kimsenin diğerinden daha fazla acı çektiğgülenay pema anneini söylemek doğru olmaz çünkü birisi ölüm yaşar etkilenmez, diğeri annesinden yeterince sevgi göremediğini hissettiği için derin keder içinde acısının nedenini bile anlayamadan bir ömür geçirir.

Öyleyse acı da kişiye özel ve ancak yaşayana bir mana ifade eder.

Anne hissiyatı gibi.

Peki bu ikisi bir araya geldiğinde ne oluşur?

Varoluşmuzun köküne kadar gidebilecek bir yaradan bahsediyor olabiliriz.

‘Anne’ olgusu ister fiziksel olsun ister olmasın hepimizin içinde sürekli yaşattığımız bir hissiyat. Kendimiz anne olduğumuzda farklı bir hal alan, anne olmasak dahi ‘annelik’ içgüdüsü ile yaşadığımız olaylar…

İlişkilerde ‘anne’ ve ‘annelik’ rolünü farklı durumlara göre değiştirebiliyoruz. Kadın arkadaşlar olarak birbirimize ya evladımız gibi davranıyoruz, annelik yapıyoruz ya da anne arıyoruz.

Tüm maskülen ve feminen enerji makalelerimde de yazdığım gibi her insan hem maskülen hem feminen enerji taşır. Yaşamda ilişkiler aracılığı ile bu ikisinin uyumlu dansını keşfetmeye çalışır, kendimizi tanırız. Her dansta olduğu gibi bu dansın da farklı stilleri ve müzikleri var elbet. Ancak bu makalede anne enerjisine odaklanmak istiyorum.

Annemizle yaşadığımız ilişkinin diğer ilişkilerden farkları var elbet ama en temel farklı bu bağın sürekli olmasıdır.

Yaşadığımız ilişkilerin bazıları biter, yenileri başlar ama anne ile olan ilişkimiz daimidir. Annenizle duygusal olarak nerede olursanız olun, his bağımız hep tazedir. Annemiz fiziksel olarak yanımızda olmasa dahi bağ hep oradadır. Ancak bu bağ annenin kimliği gibi geçici bir olguya değildir, daha derin bir şeyedir.

Annemizle bağımız anne rahmine düşmemiz ile başlar ve dokuz ay anne ile birlik tecrübe ederiz. Anne ile yaşanan bu birlik aslında yaşamla hissedilen birliktir. Dokuz ay korunaklı bir alanda bu bağ sağlamlaşır. Annemizle kurduğumuz bu bağa, alışırız. Dünyaya gelen bebek, akciğerlerine oksijen dolduğu andan itibaren rahmin korunaklı hissiyatını kaybetmenin şokuyla, tekrar bu güveni bulabilme arayışına girer. Birey için tüm ilişkiler kaybedilen bu bağın bir arayışı halini alır.

Karşı cins ile olan ilişkilerimizde bu bağı arar, kaybettiğimiz güveni tekrar kurabilmek üzere ilişkileri kurgular ve olayları yansıtırız. Annemizden dolayısıyla yaşamdan koptuğumuz an, ilk yaramız oluşur. Yaşam boyunca da bu yarayı başkalarının aracılığı ile iyileştirmeye çalışırız.

Devamını okumak için tıklayın.

Feminen Doğanızı Uyandırmanın 15 Efektif Yolu

Standard

GulenayPemaHerkesin kim olduğunu tanımlayan feminen ve maskülen nitelikleri vardır.

Hedef odaklı, ilerleyen, işleri sonuna erdiren ve ileriye götüren bir ifadede, maskülen doğadayızdır. Hayatın akışında kaldığımızda, yaratıcı enerjiyle olduğumuzda, dans ettiğimizde, sevgi dolu olduğumuzda, yaşamdan keyf aldığımızda ve iç hissiyatlarımızla uyumda olduğumuzda da feminen doğayı ifade ediyoruzdur.

İki karşıt enerji gerekiyor ki bütün bir insan olarak hissedebilelim. Varoluşun temeli de budur, dualite, karşı kutupların etkileşimi. Erkekler daha ziyade maskülen enerji ile kendilerini tanımlasalar da onlar da olayları akışına bırakmaktan zevk alırlar, ama aynı zamanda net, yön verici ve ilerleyen ifadede kalmayı severler.

Hepimiz için hem maskülen hem de feminen eğilimleri ifade etmek yaşamda tatmin hissettirir.

Kültürümüzde maskülen değerler ilerleme ve geleceğe yönelik olmayı ifade ettikleri için daha ‘değerli’ görülürler. Bu durum dengenin bozulmasına neden olur, hem bireysel hem küresel boyutta.

Maskülenliğe olması gerektiğinden daha fazla değer verdiğimizde, zamanımızın çoğunu iş peşinde koşarak, hedefleri tutturmaya çalışarak, sürekli geleceği düşünerek geçirir, dinlenmeye, tatil yapmaya ve başkaları ile spontane iletişim kurmaya çok az zaman ayırırız. Maskülenliğe daha çok değer verdiğimizde, insan-üretimi şeylere daha bağımlı olmaya başlarız, akıllı telefonlar, ipadler, bilgisayarlar… ve doğada git gide daha az zaman geçirip, yaratıcı doğamızı ifade etmez hale geliriz.

Daha fazla maskülen olup, feminen değerleri arka plana attığımızda, bu durum bize hep eksik olduğumuz hissiyatı verir ve bir şeylere özlem hissettirir, ne olduğunu bilmesek bile. Bazen kendini tazelemeye, bazen çılgınca yaşamaya, bazen kaynakları bol olan bir yaşama, bazen doğal ve spontane olmaya… ama neyin hasretini çektiğimizi, neden tatminini hissetmediğimizi bilmeyiz… Oysa ne kadar da çok çalışıyoruzdur tatmin olabilmek için.

Hasretini çektiğimiz şey, feminendir. Bilmesek de aradığımız feminen enerjidir.

Eğer stres altındaysak ve tazelenme arayışındaysak, emin olun buna sahip olabilirsiniz. Size bu makalede feminen enerjiyi tekrar canlandırmanın ve hayatınızda ve dünyada yaşatmanın 15 farklı ve efektif yönünü anlatacağım.

Devamını okumak için tıklayın.