Tag Archives: ilişkiler

Bugün Yeni Ay… Önce Kendimizle Başlıyoruz.

Standard

500Sabah 6’da başlayan ikizler burcundaki Yeni Ay süreci devam ediyor.

Ayın belirgin bir fazındayız. Bildiğimiz Yeni Ay’lardan farklı bir enerji taşıyor bu ay. Yeni ve temiz başlangıçlara ancak eski defterlerdeki hesapları kapatarak adım atabiliriz, işte şimdi bu gerçeklik yüzümüze vuruluyor. Güneş/Venüs/Ay etkileşimi, Neptün ve Satürn bu sürecin baş oyuncuları. Kurguladığımız hayal alemninden uyanıp, almamız gereken dersleri almadan, yaşamımızın sorumluluğunu almadan rahat edemeyeceğimizi gösteriyorlar.

Bu Yeni Ay bize gölgelerimizi yok saymadan, mutsuzluğumuzun üzerini örtmeden sahip olduğumuz yaşama cesurca bakmayı tembihliyor. Yalanlar üzerine inşaa edilen mutluluğun ne kadar geçici olduğunu er geç öğrenir insan. İşte bize bir fırsat, derin bilgeliği yaşamımıza davet edelim. Bize, çözemediklerimizi, göremediklerimizi, bilemediklerimizi göstersin, göstersin ki yolda dürüstlükle ilerlemeye devam edebilelim. Göstersin ki, nereye gittiğimizi hiç unutmayalım, unuttuğumuzda hatırlatacak dostlar olsun yanımızda.

Teslimiyet, bir diğer yayılan ve desteklenen engin bir hissiyat bu süreçte. Teslimiyetin süreci olmaz elbet, kalbin yolcusu ne zaman teslimiyet hallerini davet edeceğini bilir. Aktif teslimiyet nedir bilir, yaşatır.

Gölgelerimizi görme niyeti ve gördüklerimizle yüzleşip aşabilme cesareti için dua ettikten sonra, sessizce teslimiyete alan açalım. Teslimiyete, durup, sakince, sessizce kalmaya alan açalım. Her gün.

Hem içeride hem dışarda kafa karışıklığı uzun bir süredir hakim, berraklık için beden hissiyatlarında kalalım, bedeni işgal edelim, geçmiş ve geleceğe sürekli zar atan yönler vermekle kaybettiğimiz enerjimizi şimdiye, an’a getirelim. Aradığınız kelimelerin arasındaki boşlukta, iki nefesin ortasında, ölüm ve yaşam arasında gizli.

Nefeste kalalım. Ve iç sessizliğe alan açalım.

Tüm maneviyat ilişkilere odaklıdır. Bu Yeni Ay’da biraz farklı olarak odağımızı başkaları ile olan ilişkimizden kendimizle olan ilişkimize çeviriyoruz.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Reklamlar

Yaz döngüsü, değişim, gelişim…

Standard
726986e024f4

Yediburunlar Lighthouse

Bahar döngüsü yerini yaza bırakırken, bitkilerden bal toplayan arılar bolluğun biraz daha tadını çıkarıyorlar. Zaman döngüsü, mevsimler, yıllar geçiyor. İnsanoğlu dönüşüyor, Toprak Ana değişiyor…

Geçtiğimiz günlerde blog istatistiklerine bir göz attım. Sesim, blogu açtığım 2012 yılından beri toplam 287.862 net kişiye ulaşmış, 554.062 görüntülenme almış. Ne mutlu emeklerin uzaklardakilere dahi ulaşabilmesine. Aslına bakarsanız benim hissiyatım bu rakamlarla eş gitmiyor yani ben sanki yakın ve birkaç dostla yazışıyormuşcasına yazıyorum her zaman.

Geçtiğimiz haftasonu Vipassana inzivası bu sefer öncekilerden daha farklıydı, aslında her çalışma farklı oluyor çünkü dönüşüm baki. Kendi dönüşümümle birlikte, verdiğim eğitim alanı da dönüşüyor doğal olarak. En nihayetinde enerji değişiyor, bilinç gelişiyor. Teknikler benzer olsa da ardındaki enerji genişliyor, daha da fazlasını kapsıyor.

 

Bu yaz yine harika eğitimler bizi bekler. Bazılarında kontenjan doldu, bazılarında hala yer var, bazıları ise daha derine inmeye hazır eski öğrencilerime göre tasarlandı.

İki yeni eğitmenlik programı var önümüzde. Gizemli Dişilik Eğitmenlik‘te yerimiz kalmadı. YogANA eğitmenlik programı kayıtlarını ise yeni açtık. Gizemli Dişilik Kampı, muhteşem doğası ve yüksek enerjili Yediburunlar Lighthouse’da gerçekleşecek yine. Bu mekanda çok eğitim verdim ve her seferinde tadından doyulmaz haller yaşıyoruz. Bu kamp transformatif dansla, psiko-spiritüel öğretilerle dolu enerjetik bir program. Hemen ardından her yaz düzenlediğim Mistik Tanrıça Ritüeli var. Bu çalışmada kullanacağımız etkin tekniklerle yaşam amacımızı gözden geçirip, kabimizi nerelerde dinliyor nerelerde dinleyemiyoruz bakıp, bolluk ve bereket akışının önünde duran inanç kalıplarını dönüştüreceğiz.

Yaz sonuna ise sürpriz bir etkinlik geliyor! Gizemli Dişilik Festivali… hummalı bir hazırlık var, detayları çok yakında duyurmaya başlayacağız, takipte kalın.

Hepimize güzelliklerle dolu, bolluk ve bereketin doğal hakkımız olduğunun idrakinde, yaşam amacımı tezahür ettirebildiğimiz, enerjik ve huzurlu bir yaz diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pemaji

*Gülenay Pema’nin verdiği eğitim ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Bu yaz yine harika bir kamptayız…

Standard
Bu yaz 23-26 Haziran'da Yediburunlar Lighthouse'dayız.
Erken kayıt indirimi ise 15 Nisan'a kadar.

Gizemli Dişilik Kampı, güzellik, kız kardeşlik, Doğa Ana ve sessizlikle bağlantı, dans ve meditasyona ev sahipliği yapacak. Muhteşem doğası ve uyumlu enerjiler barındIMG_1798ıran bir mekanda içimizde esas olan otantik kadını geri çağıracağız. Bilmediğimiz ya da unuttuğumuz özelliklerimizi keşfedeceğiz. Yeni ifade şekilleri bulacağız. Duygularımızı dansımıza katmayı yaşamla dans etmenin pratik yöntemlerini öğreneceğiz.

Rahmin bilgeliğine giriş yaparak, ananelerimizden getirdiğimiz şamanik, şifalı ve derin mirası açığa çıkarmak için ritüeller uygulayacağız.

Kendi kanımızla, ay döngümüzle olan bağımızın biyolojik, enerjetik, duygusal, zihinsel ve manevi yönlerini tecrübe edeceğiz. Sahip olduğumuz bu gizemli hazineyi yaşantımızda ve ilişkilerimizde nasıl kullandığımızı ya da boşa harcadığımızı analiz ederek, enerjimizi efektif kullanmayı öğreneceğiz.

Kalbimizin kapandığı yerlere ışık tutup, yaralı yönlerimizi sararak kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek için, şartlanmaların ötesine geçebilmek için kalbin yolunda kadim öğretilerle ilerleyeceğiz.

Detaylar için tıklayın.

Kayıt için buradaki formu doldurabilirsiniz.

İç anne ve iç çocuk…

Standard

Anne…

Herkes için farklı manaya geliyor ‘anne’ kelimesi.

Kelime anlamının halihazırda dolu dolu olmasının yanında her birey için ‘anne’ farklı yaşlarda, farklı dönemlerde kişiye özel hissiyatlar demek.

Herkesin anne hissiyatı kendine özel.

Aynı şeyi acılar için de söyleyebiliriz.

Herkesin acısı kendisine özel.

Kimsenin diğerinden daha fazla acı çektiğgülenay pema anneini söylemek doğru olmaz çünkü birisi ölüm yaşar etkilenmez, diğeri annesinden yeterince sevgi göremediğini hissettiği için derin keder içinde acısının nedenini bile anlayamadan bir ömür geçirir.

Öyleyse acı da kişiye özel ve ancak yaşayana bir mana ifade eder.

Anne hissiyatı gibi.

Peki bu ikisi bir araya geldiğinde ne oluşur?

Varoluşmuzun köküne kadar gidebilecek bir yaradan bahsediyor olabiliriz.

‘Anne’ olgusu ister fiziksel olsun ister olmasın hepimizin içinde sürekli yaşattığımız bir hissiyat. Kendimiz anne olduğumuzda farklı bir hal alan, anne olmasak dahi ‘annelik’ içgüdüsü ile yaşadığımız olaylar…

İlişkilerde ‘anne’ ve ‘annelik’ rolünü farklı durumlara göre değiştirebiliyoruz. Kadın arkadaşlar olarak birbirimize ya evladımız gibi davranıyoruz, annelik yapıyoruz ya da anne arıyoruz.

Tüm maskülen ve feminen enerji makalelerimde de yazdığım gibi her insan hem maskülen hem feminen enerji taşır. Yaşamda ilişkiler aracılığı ile bu ikisinin uyumlu dansını keşfetmeye çalışır, kendimizi tanırız. Her dansta olduğu gibi bu dansın da farklı stilleri ve müzikleri var elbet. Ancak bu makalede anne enerjisine odaklanmak istiyorum.

Annemizle yaşadığımız ilişkinin diğer ilişkilerden farkları var elbet ama en temel farklı bu bağın sürekli olmasıdır.

Yaşadığımız ilişkilerin bazıları biter, yenileri başlar ama anne ile olan ilişkimiz daimidir. Annenizle duygusal olarak nerede olursanız olun, his bağımız hep tazedir. Annemiz fiziksel olarak yanımızda olmasa dahi bağ hep oradadır. Ancak bu bağ annenin kimliği gibi geçici bir olguya değildir, daha derin bir şeyedir.

Annemizle bağımız anne rahmine düşmemiz ile başlar ve dokuz ay anne ile birlik tecrübe ederiz. Anne ile yaşanan bu birlik aslında yaşamla hissedilen birliktir. Dokuz ay korunaklı bir alanda bu bağ sağlamlaşır. Annemizle kurduğumuz bu bağa, alışırız. Dünyaya gelen bebek, akciğerlerine oksijen dolduğu andan itibaren rahmin korunaklı hissiyatını kaybetmenin şokuyla, tekrar bu güveni bulabilme arayışına girer. Birey için tüm ilişkiler kaybedilen bu bağın bir arayışı halini alır.

Karşı cins ile olan ilişkilerimizde bu bağı arar, kaybettiğimiz güveni tekrar kurabilmek üzere ilişkileri kurgular ve olayları yansıtırız. Annemizden dolayısıyla yaşamdan koptuğumuz an, ilk yaramız oluşur. Yaşam boyunca da bu yarayı başkalarının aracılığı ile iyileştirmeye çalışırız.

Devamını okumak için tıklayın.

Feminen Doğanızı Uyandırmanın 15 Efektif Yolu

Standard

GulenayPemaHerkesin kim olduğunu tanımlayan feminen ve maskülen nitelikleri vardır.

Hedef odaklı, ilerleyen, işleri sonuna erdiren ve ileriye götüren bir ifadede, maskülen doğadayızdır. Hayatın akışında kaldığımızda, yaratıcı enerjiyle olduğumuzda, dans ettiğimizde, sevgi dolu olduğumuzda, yaşamdan keyf aldığımızda ve iç hissiyatlarımızla uyumda olduğumuzda da feminen doğayı ifade ediyoruzdur.

İki karşıt enerji gerekiyor ki bütün bir insan olarak hissedebilelim. Varoluşun temeli de budur, dualite, karşı kutupların etkileşimi. Erkekler daha ziyade maskülen enerji ile kendilerini tanımlasalar da onlar da olayları akışına bırakmaktan zevk alırlar, ama aynı zamanda net, yön verici ve ilerleyen ifadede kalmayı severler.

Hepimiz için hem maskülen hem de feminen eğilimleri ifade etmek yaşamda tatmin hissettirir.

Kültürümüzde maskülen değerler ilerleme ve geleceğe yönelik olmayı ifade ettikleri için daha ‘değerli’ görülürler. Bu durum dengenin bozulmasına neden olur, hem bireysel hem küresel boyutta.

Maskülenliğe olması gerektiğinden daha fazla değer verdiğimizde, zamanımızın çoğunu iş peşinde koşarak, hedefleri tutturmaya çalışarak, sürekli geleceği düşünerek geçirir, dinlenmeye, tatil yapmaya ve başkaları ile spontane iletişim kurmaya çok az zaman ayırırız. Maskülenliğe daha çok değer verdiğimizde, insan-üretimi şeylere daha bağımlı olmaya başlarız, akıllı telefonlar, ipadler, bilgisayarlar… ve doğada git gide daha az zaman geçirip, yaratıcı doğamızı ifade etmez hale geliriz.

Daha fazla maskülen olup, feminen değerleri arka plana attığımızda, bu durum bize hep eksik olduğumuz hissiyatı verir ve bir şeylere özlem hissettirir, ne olduğunu bilmesek bile. Bazen kendini tazelemeye, bazen çılgınca yaşamaya, bazen kaynakları bol olan bir yaşama, bazen doğal ve spontane olmaya… ama neyin hasretini çektiğimizi, neden tatminini hissetmediğimizi bilmeyiz… Oysa ne kadar da çok çalışıyoruzdur tatmin olabilmek için.

Hasretini çektiğimiz şey, feminendir. Bilmesek de aradığımız feminen enerjidir.

Eğer stres altındaysak ve tazelenme arayışındaysak, emin olun buna sahip olabilirsiniz. Size bu makalede feminen enerjiyi tekrar canlandırmanın ve hayatınızda ve dünyada yaşatmanın 15 farklı ve efektif yönünü anlatacağım.

Devamını okumak için tıklayın.

Sevdiğinizi nasıl anlarsınız?

Standard

Birisini sevdiğinizi nasıl anlarsınız?

Sabah kalktığınızda ve yatmadan önce aklınızdaki kişi içinizde hoş hissiyatlar uyandıyor ise. Tabi bu kişiler birden fazla da olabilir: Canım dediğiniz kişiler ve kendi Can’ınız. Bir güzel güne daha uyandık, bereket ve sevgi içinde. Şükür.

Sevgi, Aşk kelimeleri biz insanlar tarafından oldukça mana yüklenen kelimeler. Malum, hem dil bu hem de herkesin kendi tanımı var, kendi yaşam tecrübesine göre.

Velhasıl, gerçekten sevgi hissiyatı hissetmediğinde bile insan “Seni Seviyorum” diyiveriyor. Ağız alışkanlığı gibi. Tabi gündelik yaşamda kayıp gidiyor asıl, gerçek hissiyatlı manası. İşte böyle kolayca aşığım diyiveren kişiler, aşık olduğunu idda ettiği, zannettiği kişiye de, kendine de, çevresine de, gerçek “Aşk”ın yaydığı, huzurlu, keyifli, olumlu, bereketli, tek yönlü, şevkatli, anlayışlı titreşimleri yayamıyor.

Nerede olumsuzluk, endişe, beklenti, sıkıntı, kafa karışıklığı var, orada Aşk yoktur, sevgi yoktur. Bu salt gerçeklik.

O yüzden “seni seviyorum” derken bir nefes alıp, kalbinize bakıp orada o hissiyat gerçekten var mı, dinlemek gerek. Önce kendimize dürüst olmalıyız. Orada eğer yoksa sevgi, bunu dürüstçe farketmek, bilmek, en büyük adım Aşk yolunda. Yalan, uykuda bir hayat yaşamaktansa, gerçeklikle paralel bir hayat içinize sinen bir hayattır, huzur tohumları ekilmiş…

Orada bir his olmadığını dürüstlükle itiraf etmek. Orada bir boşluk var. Güzel, demek ki doldurulacak bir alan yarattınız. İşte şimdi sevgiyi alacak yer var.

Gerçek sevgiyi.

Önce kendimizi sevgi ile doldurarak başlamak gerekiyor. Zira olmayanı nasıl verebiliriz? Olmayınca da hep karşıdakinden dilenme durumu açığa çıkmıyor mu?

Sevgiye yapılan bir hakaret değil mi bu?

Bu süreçte “şükretmek” en güzel şey. “Seviyorum” yerine “Şükrediyorum”, çok daha dürüstçe ve harika bir titreşimdir.

Sevgilerimle

Gülenay Pemaji

IMG_0280.JPG

*GülenayPema’nım verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Pema ile Gizemli Dişilik Dönüşüm Prog. – 13-27 Eylül

Standard

11500Pema ile Gizemli Dişilik Dönüşüm Programı psiko-spiritüel bir temele yerleşerek kadınların, fiziksel-duygusal-zihinsel ve manevi varlıkları arasındaki bütünlüğün sağlanması amacı ile gerçekleştirilmektedir.

Çalışmada bu üç seviye (fiziksel-duygusal-zihinsel) üzerindeki farkındalığın arttırılması, blokajların tanımlanması ve çözümlenmesi için aktif ve etkili teknikler sunulmaktadır. Sonuçları kanıtlanmış kadim öğretilere yer verilen Gizemli Dişilik Dönüşüm Programı katılımcıların teoriyi adım adım inşa ederek uygulamaya aktarabilmelerini sağlayan 5 haftalık bir sürece yayılmaktadır.

Pema’nın yıllardır kadınlarla yaptığı dişil enerji çalışmalarının amacı günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş dişil erdemlerin yeniden keşfedilerek dişil doğaya hak ettiği, doğru ifade edilen gücünü geri vermektir.

Ancak dünyevi dişil erdemler keşfedildiğinde ilahi, kutsal ve mistik olan Dişilik anlayışının kapıları açılabilmektedir.

Çalışmada Pema, çözülümlere ve farkındalığa zemin sağlayacak kutsal ve güvenli ortamı sağlamaktadır.

Gizemli Dişilik Dönüşüm Programında Kapsanan Konular

– Kadın Üreme Organları Anatomisine Giriş

– Aybaşı Döngüsü ve Psiko-Spiritüel Etkileri

– Menüstrasyona Manevi Bakış ve Ruhani Dönüşüm Aracı Olarak Kullanılması

– Rahim Bilgeliği & Şifa Tekniği

– Maskülen & Feminen Enerjiye Giriş

– Kadınlara Özel Yoga Asanaları

– Kadınlar için Nefes Teknikleri

– Şiva (Rahman), Şakti (Rahim) Varoluşları

– Kalbin Yolu

– Enerji Gelişimi ve Yönetimi

– Ezoterik Çakra Öğretileri

– Meditasyon

Kayıt ve detaylar için tıklayınız.