Tag Archives: dişil

Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk

Standard

Gizemli Dişilik_Gülenay PemaZor zamanlarda kalıcı mutluluk, iki şey aşikar zor zamanlarda, karanlık zamanlarda olduğumuz ve insanoğlunun her daim kalıcı mutluluğu aradığı. İçinde bulunduğumuz ve Hintlilerin Kali Yuga adını verdikleri Karanlık Çağ’ın son evrelerindeyiz. Kaynaklarda bu süreçler zaman hesapları ile net olarak belirtiliyor ve son yıllarda üstatlar bizlere içinde bulunduğumuz dönemle ilgili bilgilendiriyor, dışarıda gördüğümüz karanlığın içerideki artan karanlığın bir yansıması olduğunu aktarıyorlardı. Bu zor sürece birden bire girmedik elbet, doğa adım adım ilerliyor. Doğa Ana’nın dengesi ise adım adım bozuldu, insanoğlu tarafından, karanlığı ile yüzleşmekten çekinen, bilemeyen, gerçek doğasını, doğanın bir parçası olduğunu unutan insanoğlu…

Sizlere olduğundan da karanlık bir tablo çizmek değil amacım ancak artık ‘polyannacılık’ devrinin de kendiliğinden kapandığını görüyoruz.

Yalanların en büyük ve acı dolu olanı insanın kendisine söylediği. Ve yalanın baş kumandanı illüzyon. Yani kişi kendine yalan söylediğinin bile farkında olmadığı hülyalı bir kişisel hikayede cebelleşiyor.

Ancak her zaman dediğimiz gibi karanlık tek başına var olamaz, karanlık aydınlığın olmamasıdır. Yıllardır blogumdan bu konu üzerine makaleler yazıyor, eğitimler veriyorum. Ve kendi karanlığı ile yüzleşip, ışıkla arındıranların kalıcı mutluluğa, dolayısıyla şifaya ve berekete ulaştıklarını görüyorum.

Sonuç itibari ile bu öğretiler ebedi öğretiler, senin benim kişisel gerçekliğimiz değil, hakikat tek ve bir.

Gerçek özüne doğru yürüdüğün yolda, desteklenirsin çünkü yaptığın şey dışardan nasıl gözükürse gözüksün eğer temelinde dürüstlük ve anlayış varsa seni hakikate er ya da geç ulaştıracaktır.

Verdiğim eğitimler son yıllarda bu karanlıkla yüzleşme üzerine odaklanıyor. Ve böyle olduğunda da gerçekten zor badireler atlatılıyor. Esasen zor diyerek ürkütmek istemem çünkü zorluk dahi insan yaratımı. Bir şeye, kişiye ya da olaya bağınız ne kadar güçlü ise acı da o kadar güçlü olur. Bu dünyada her şey geçicilik kanununa tabi. Gün gelir, en sevdiğinize olan bağınız dahi test edilir, buradaki gizli hakikati ise ancak bu yolda karanlığı ile yüzleşme cesaretinde olanlar bir nebze hissedebilir.

Karanlık her ne kadar tek başına var olmasa da gücünü yadsımak aptallık olur. Öyle ki çalışmalarımda kendine dair fikirlerine sıkı sıkı bağlı olan kişiler çalışmadan kaçma eğiliminde, ya da benden nefret etme 🙂 Yaptığım iş tıpkı arı kovanına çomak sokmaya benziyor bazen. Çomağı soktuğunda kızgın arılar üstüne öldüresiye geliyorlar, ve eğer arı sokmasına alerjin varsa ölürsün. İş bu kadar ciddi. Ben eğitimlerimde hakikatin yolunda mertebelere ulaşmış üstatlardan öğrendiğim ve faydasını gördüğüm teknikleri tatbik ederken yani bir nevi karanlıkla savaşırken, ‘polyanna’ yengeç gibi yan yan kaçmaya başlıyor ve çaktırmadan alandan kayboluyor. Çünkü ego yok olmak istemez. O kadar yıl emek vermişsin kişisel gelişimle büyüttüğün kimliği gelmiş birileri test ediyor, olacak iş mi? Bazen katılımcılar çalışmalara herkesi, tüm dünyanın insanları çok sevdiklerini, kimseye nefret beslemediklerini hiç öfkeleri kıskançlıkları olmadıklarını söyleyerek başlar, çalışma derinleştikçe, dürüstlük açığa çıktıkça en yakınları ile kavgalı olduğu açığa çıkar aynı kişilerin. Şimdi bu dışardan çok kolay görülebilen bir şeyken ‘iyi insan’, ‘mutlu insan’, ‘herkesle hoş’ insan maskesine sıkı sıkı tutunan bir kişi için işkencedir.

Oysa yapılan işkence kişinin kendi kendine yaptığı. Biz işkenceyi gösteren işaretiz. Sevginin nasıl unutulduğunu, üzeri sahteliklerle örtülen geçici mutluluk ve yüzeysel samimiyetleri gösteren yolcuyuz.

Güzel haber ise karanlık çağın içinde kendine has bir aydınlık çağının olduğu. Yukarda bahsettiğim eğitimlerime gelen ender ‘polyanna’ların da boş dönmediklerini biliyorum. Amaç kendileri ile yüzleşmek ve kalpte buluşmaksa bunu herkes ruhunun çizgisinde yapıyor. Aksi düşünülemez, tek bir yaprak bile tesadüfen düşmez. Her şey tam da olması gerektiği gibi gerçekleşir.

Kalbim ve dualarım beni tanıyan tanımayan herkesin kalbinin sevgiye açılması için.

Gelelim daha da güzel haberlere, bu yazı dört harika kamp ile tamamladık. Harika dönüşümler, dostluklar, yüzleşmeler ve aydınlanmalar gerçekleşti. Devam eden Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı verdiğim teknikleri uygulayan adaylar için gittikçe derinleşiyor bayramda üçüncü kamp için hazırlanıyoruz. Eylül sonunda yeni bir Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı‘na başlıyoruz. Kimileriniz üzülecek belki ama bu vereceğim son Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı olacak. YogANA Kadınlar için Eğitmenlik Programı ise Ekim sonunda başlıyor, kayıtlar aylar öncesinden doldu otelde ufak bir tadilat yapıp son bir kişilik kontenjan açtım, katılmak isteyen varsa hemen yazsın. Bir güzel birliktelik de bu hafta sonu olacak Gizemli Dişilik Festivali kadınlara özel ilk festival. İstanbul’a iki saat uzaklıktaki bir yaylada buluşacağız. Detaylar web sitesinde. İstanbul’da da eğitimler devam ediyor. GD1, GD2 ve Gizemli Dişilik 3 eğitimlerini hafta sonları Etiler’de veriyoruz. Ve tabi her yıl olduğu gibi bu yıl da inziva için öğrencilerimle Hindistan’da olacağız

Daha verecek bir çok yeni ve güzel haberler var; bitkisel şifalanma için özel üretimimiz Arıkuşu Botanik ve Arıkuşu Ekolojik Çiftlik & İnziva Merkezimiz gibi ancak burada daha fazla lafı uzatmak istemiyorum.

Gizemli Dişilik Eğitimleri’ni tecrübe etmek isteyenleri festivale bekliyorum, hem bu kadar eğitimi bir arada bulamazsınız hem de çok hesaplıya geliyor. Kayıt için: festival@gizemlidisilik.com

Bir sonraki makalemde Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk için teknikler vereceğim.

Herkesin kalbinin sevgiye ve huzura açılması niyetiyle,

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Edin’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

Öyle güzel geçti ki, yenisine yol açıldı…

Standard
Yeni bir kamp haberi! 4-7 Ağustos'ta Gizemli Dişilik Kampı için Kaş'ta
buluşuyoruz.Erkenci kuş indirimi ise 15 Temmuz'a kadar.

Gizemli dişilik kamp

Geçtiğimiz haftalarda Fethiye’nin cennet bir köşesinde harika ve derin bir Gizemli Dişilik Kampı gerçekleştirdik. Birbirinden güzel kadınlar, kalplerine doğru çıktıkları yolculuktan muazzam keşiflerle döndüler. Çalışma sonunda harika ve kalıcı açılımlarla yıllardır kısır döngüde kalan alışkanlık kalıpları çözüldü, yaşam akışına yer açıldı. Ve aslında o kadar da zor olmadığı, biraz emek ve cesaretle mucizeler başarılabileceği tecrübe edildi. Her birini tekrar kutluyorum!

Kamp öyle güzel geçti ki yeni açtığım YogANA Eğitmenlik Programı ile yolculuğuna devam etmek isteyenler kontenjanı doldurdu. Ve durum böyle olunca yaz programıma yeni bir Gizemli Dişilik Kampı ekledim. 4-7 Ağustos’ta bu sefer Kaş’ta olacağız. Detaylar ve kayıt için tıklayın.

Gizemli Dişilik Kampı, güzellik, kız kardeşlik, Doğa Ana ve sessizlikle bağlantı, dans ve meditasyona ev sahipliği yapacak. Muhteşem doğası ve uyumlu enerjiler barındıran bir mekanda içimizde esas olan otantik kadını geri çağıracağız. Bilmediğimiz ya da unuttuğumuz özelliklerimizi keşfedeceğiz. Yeni ifade şekilleri bulacağız. Duygularımızı dansımıza katmayı yaşamla dans etmenin pratik yöntemlerini öğreneceğiz.

Rahmin bilgeliğine giriş yaparak, ananelerimizden getirdiğimiz şamanik, şifalı ve derin mirası açığa çıkarmak için ritüeller uygulayacağız.

Kendi kanımızla, ay döngümüzle olan bağımızın biyolojik, enerjetik, duygusal, zihinsel ve manevi yönlerini tecrübe edeceğiz. Sahip olduğumuz bu gizemli hazineyi yaşantımızda ve ilişkilerimizde nasıl kullandığımızı ya da boşa harcadığımızı analiz ederek, enerjimizi efektif kullanmayı öğreneceğiz.

Kalbimizin kapandığı yerlere ışık tutup, yaralı yönlerimizi sararak kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek için, şartlanmaların ötesine geçebilmek için kalbin yolunda kadim öğretilerle ilerleyeceğiz.

Detaylar için tıklayın.

Yaz döngüsü, değişim, gelişim…

Standard
726986e024f4

Yediburunlar Lighthouse

Bahar döngüsü yerini yaza bırakırken, bitkilerden bal toplayan arılar bolluğun biraz daha tadını çıkarıyorlar. Zaman döngüsü, mevsimler, yıllar geçiyor. İnsanoğlu dönüşüyor, Toprak Ana değişiyor…

Geçtiğimiz günlerde blog istatistiklerine bir göz attım. Sesim, blogu açtığım 2012 yılından beri toplam 287.862 net kişiye ulaşmış, 554.062 görüntülenme almış. Ne mutlu emeklerin uzaklardakilere dahi ulaşabilmesine. Aslına bakarsanız benim hissiyatım bu rakamlarla eş gitmiyor yani ben sanki yakın ve birkaç dostla yazışıyormuşcasına yazıyorum her zaman.

Geçtiğimiz haftasonu Vipassana inzivası bu sefer öncekilerden daha farklıydı, aslında her çalışma farklı oluyor çünkü dönüşüm baki. Kendi dönüşümümle birlikte, verdiğim eğitim alanı da dönüşüyor doğal olarak. En nihayetinde enerji değişiyor, bilinç gelişiyor. Teknikler benzer olsa da ardındaki enerji genişliyor, daha da fazlasını kapsıyor.

 

Bu yaz yine harika eğitimler bizi bekler. Bazılarında kontenjan doldu, bazılarında hala yer var, bazıları ise daha derine inmeye hazır eski öğrencilerime göre tasarlandı.

İki yeni eğitmenlik programı var önümüzde. Gizemli Dişilik Eğitmenlik‘te yerimiz kalmadı. YogANA eğitmenlik programı kayıtlarını ise yeni açtık. Gizemli Dişilik Kampı, muhteşem doğası ve yüksek enerjili Yediburunlar Lighthouse’da gerçekleşecek yine. Bu mekanda çok eğitim verdim ve her seferinde tadından doyulmaz haller yaşıyoruz. Bu kamp transformatif dansla, psiko-spiritüel öğretilerle dolu enerjetik bir program. Hemen ardından her yaz düzenlediğim Mistik Tanrıça Ritüeli var. Bu çalışmada kullanacağımız etkin tekniklerle yaşam amacımızı gözden geçirip, kabimizi nerelerde dinliyor nerelerde dinleyemiyoruz bakıp, bolluk ve bereket akışının önünde duran inanç kalıplarını dönüştüreceğiz.

Yaz sonuna ise sürpriz bir etkinlik geliyor! Gizemli Dişilik Festivali… hummalı bir hazırlık var, detayları çok yakında duyurmaya başlayacağız, takipte kalın.

Hepimize güzelliklerle dolu, bolluk ve bereketin doğal hakkımız olduğunun idrakinde, yaşam amacımı tezahür ettirebildiğimiz, enerjik ve huzurlu bir yaz diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pemaji

*Gülenay Pema’nin verdiği eğitim ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Regl öncesi sendromu tarihe karışıyor…

Standard

indexNe düşündüğünüzü biliyorum; “regl öncesi sendromunu önlemek mi? Bu imkansız!” Hepimiz regl öncesi sendromunun dişi olmanın kaçınılmaz bir parçası olduğuna inanılan bir kadınlığa yetiştiriliyoruz. Sonra da birçoğumuz bunu deneyimliyor ve doğru olduğuna inanıyoruz. Her ay birkaç günlüğüne, bir haftalığına belki de daha uzun bir süreliğine huysuz, sinirli, moralsiz, gergin, özgüvensiz, sıkıntılı, aynı zamanda şiş, kurt gibi aç, tatlı krizi geçiren ve yüzünü sivilce basan biri olmayı öylece kabulleniyoruz!

Bunun neresi normal?

Aslında hiç de normal değil. Hiçbir kadın regl öncesi sendromu sıkıntısı çekmemeli ve çekmesi gerekmiyor.

Söyleyecek tek bir mesajım olsa o da şu olurdu: Hiçbir kadın regl öncesi sendromu normal değil.

Regl öncesi sendromunu tamamen doğal bir şekilde önleyebiliriz. Bu konuya semptomları yok etmek değil de kökünden çözmek isteyerek yaklaşan uzmanlar ve kendi tecrübem, regl öncesi sendromunun, hormonel dengesizlik belirtisi olduğunu söylüyor. Ve işin güzel yanı, hayatımızı sömüren bu dengesizliğin düzeltilebilir olması. Bu dengesizlik genellikle fazla östrojenden ya da östrojen baskınlığından kaynaklanır ve düşük projesteron seviyeleriyle birlikte görülür.

Peki çok zor mu bu dengesizliği tekrar doğal dengesine çevirmek? Tabi ki değil.

Biz Gizemli Dişilik eğitimlerinde olmayan bir şeyi ortaya çıkartmıyoruz, hali hazırda kadınlığımızın merkezinde, benliğimizde olanları hatırlamak için emek veriyoruz. Unuttuğumuz kadınlığımızı, neden ve nasıl unuttuğumuzu keşfederek hatırlıyoruz. Bu keşif ise bizi zenginleştiriyor. Kadın bedenimizle uyumlanıyoruz, her an yeni bir şey doğurabilme kapasitesini onurlandırıyoruz, anneannelerimizden kalan ve kanımızla aktarılan mirası keşfedip, çocuklarımızı, eşlerimizi, toplumumuzu besliyoruz. Severek iletişim kurmayı, uzlaşmayı, yaraları sarmayı öğreniyoruz. Kendimizi anladıkça diğer kız kardeşlerimizi anlıyor onlara kucak açıyoruz.

Ayırmadan, bir araya geliyoruz. Şifalanıyoruz, şifa yayıyoruz.

Regl öncesi sendromunuzu dengeleyerek yaşamınızda bir çok yeri de uyumlamış olduğunuzu göreceksiniz. Gereksiz engeller kalktığında yolun aslında ne kadar güzel ve keyifli olduğunu fark edeceksiniz. O zaman da yaşamı kutlamak ve düştüğünüzde hemen  kalkabilecek enerji ve hevese sahip olacaksınız.

Regl öncesi sendromunuz için ilk ve en önemli yapılacak iş doğru sabah rutinini uygulamak. Sabah saatleri bazı hormonların en aktif olduğu saatler ve beden sıvıları hareketlendiğinde bünyenize tazelik getirerek dengelenme için zemin oluşturacak.

Bunu iyi uyuyarak, hayattan aldığınız zevki artırarak, hormonel kaymaları destekleyecek beslenme şekli uygulayarak yapabilir ve bedeninizin hormonları en iyi ve en sağlıklı şekilde yaratıp, işleyip elimine etmesine yardımcı olabilirsiniz.

Ben ne yiyeceğimi aylık döngümün neresinde olduğuma bakarak seçiyorum. Bunu yaparak regl sendromunu aşmayı başardım. Bu tür bir yaşam protokolü sadece regl sancılarımı tedavi etmedi, kilomu düzenlemeyi ve sivilcelerden kurtulmamı sağlarken bir yandan da regl sendromundan kurtulmamı sağladı. Şaka yapmıyorum, hatta dolunayların üzerinizdeki etkilerinin dahi değiştiğini ve dişil enerjiyi nasıl daha verimli kullandığınızı göreceksiniz.

Erkekler “ayın o döneminde” kavga ettiklerini ve eşlerine hiç bulaşmamaları gerektiğini hissettiklerini anlatırlar. Benim eşim ise regl sendromu yaşamadığımı memnuniyetle söyler. Bazı kadınlar bunun mümkün olduğuna inanamazlar ama mümkün. Ve burada iş inançlarımızı gözden geçirmekle başlar.

 

Regl sendromunu önleyen en iyi yiyecekler:

 

  1. Nohut – projesteron üretimine yardımcı olan harika bir B6 kaynağıdır. Aylık döngünüzün ikinci yarısında projesteron seviyeniz düşükse hem stres hem de diğer regl sorunlarını yaşabilirsiniz. Düşük B6 seviyesi östrojen baskınlığını yani kanınızda yetersiz projesteron ve fazla östrojen olması durumunu daha belirgin kılabilir.

 

  1. Lahana ve yapraklı yeşiller – tüm brassica ailesi yeşillikleri özellikle lahana içinde güçlü bir hormon dengeleyici olan indol-3 karbinol bulundurur. Bu bileşen östrojen metabolizmasını destekler, bu da fazla östrojeni atmamızı ve östrojen baskınlığının önlenmesini sağlar.

 

  1. Kefirli hindistan cevizi yağı – kefirde canlı kültür formunda probiyotikler hindistan cevizi yağında da bolca sağlıklı yağ var. Bunların ikisi de ruh hali sabitleyici ve regl öncesi aşermelerini önlüyor.

 

  1. Tatlı patates – sadece tatlı ihtiyacınızı karşılamakla kalmıyorlar (fırınlanmış tatlı patatesleri biraz bala bulayıp üzerine ceviz kırabilirsiniz) aynı zamanda A vitamini bakımından zengin oldukları için karaciğerinizin fazla östrojeni kırmasına, kan şekeri seviyenizi ve ruh halinizi dengelemenize de yardımcı olurlar.

 

  1. Süt ürünlerini kesmek – süt ve süt ürünlerini regl öncesi ve regl süresince kesmenin faydalarını hem kendi tecrübem hem de son zamanda yapılan detaylı araştırmalarda gördüm. Sütün içindeki hormonlar ve bazı aktif bileşimler kadın döngüsündeki hormonlarla uyumlu olmayabiliyor.

 

Bedeninizin gerçekte nasıl çalıştığına dair doğru bilgilere sahip olduğunuzda gerçekten işe yarayan sağlık seçimleri yapmaya başlayabilirsiniz!

 

Bunu yapabilirsiniz, bedeninizin bilimi sizin yanınızda!

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

 

Yaklaşmakta olan eğitimler:

Vipassana Meditasyon İnzivası29 Nisan – 1 Mayıs, Aytepe İzmit (1 kişilik yer)

Gizemli Dişilik 1 - İki saat - 11 Mayıs, Şişli

Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. 130 Saat – 16 Haziran-Aralık, Aytepe, İzmit

Gizemli Dişilik Kampı23-26 Haziran, Yediburunlar, Fethiye

Mistik Tanrıça Ritüeli - 18-21 Ağustos, Yediburunlar, Fethiye (kontenjan dolu)

YogANA Eğitmenlik Prog. 200 saat – Aralık- Haziran 2017, Aytepe, İzmit

Eğitim detayları için: www.gizemlidisilik.com

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

 

 

 

*Bu sitede verilen bilgiler kişisel tecrübeye ve araştırmalara dayalıdır. Herhangi bir tıbbı tedavi öngörüsü ya da tavsiyesi taşımamaktadır. Bu sitede yer alan yazılar, görseller ve videolar bir hastalığın tanısı ve tedavisi için öneri niteliği taşımamaktadır. Yaşamış olduğunuz sağlık sorunu için öncelikle doktorunuza başvurunuz.

Bu yaz yine harika bir kamptayız…

Standard
Bu yaz 23-26 Haziran'da Yediburunlar Lighthouse'dayız.
Erken kayıt indirimi ise 15 Nisan'a kadar.

Gizemli Dişilik Kampı, güzellik, kız kardeşlik, Doğa Ana ve sessizlikle bağlantı, dans ve meditasyona ev sahipliği yapacak. Muhteşem doğası ve uyumlu enerjiler barındIMG_1798ıran bir mekanda içimizde esas olan otantik kadını geri çağıracağız. Bilmediğimiz ya da unuttuğumuz özelliklerimizi keşfedeceğiz. Yeni ifade şekilleri bulacağız. Duygularımızı dansımıza katmayı yaşamla dans etmenin pratik yöntemlerini öğreneceğiz.

Rahmin bilgeliğine giriş yaparak, ananelerimizden getirdiğimiz şamanik, şifalı ve derin mirası açığa çıkarmak için ritüeller uygulayacağız.

Kendi kanımızla, ay döngümüzle olan bağımızın biyolojik, enerjetik, duygusal, zihinsel ve manevi yönlerini tecrübe edeceğiz. Sahip olduğumuz bu gizemli hazineyi yaşantımızda ve ilişkilerimizde nasıl kullandığımızı ya da boşa harcadığımızı analiz ederek, enerjimizi efektif kullanmayı öğreneceğiz.

Kalbimizin kapandığı yerlere ışık tutup, yaralı yönlerimizi sararak kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek için, şartlanmaların ötesine geçebilmek için kalbin yolunda kadim öğretilerle ilerleyeceğiz.

Detaylar için tıklayın.

Kayıt için buradaki formu doldurabilirsiniz.

Yeni eğitimler

Standard

Bir Dua Gibi Yaşamak – Fotoğraf: Filiz Telek

2015 yılında iki önemli dolunay var demiştik. Bir tanesi Nisan ayında gerçekleşti ve diğeri de Eylül ayında gerçekleşecek. Bu dolunayların etkileri köklü dönüşümleri tetikliyor. Dış dünyada net olarak görülen karanlık iç dünyanın yansıması, bunu artık kimse reddetmiyor. Ve biz, bu gerçekliği yüreğimize kazıyarak, azimle kalbin yolunda, arınma yolunda, sevgiyi uyandırma ve güzelliği yayma yolunda yılmadan çaba veriyoruz. Yüzlerce eğitim binlerce öğrenci, eğitmen yetişirken elle tutulur sonuçlara, şükür gözyaşlarına tanık olmak insanı gerçek tatmine taşıyor.

Sekiz aya yayılan Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nın bir tanesi sonlandı diğeri de sona yaklaşıyor. Bu haftasonu Bodrum’daki evimde bir sertifika töreni ve yagna ile Gizemli Dişilik Eğitmenleri’nin yollarına ışık serdik…

Yeni ders programı dolu dolu. Yeni dönüşümlere, heyecanlara, açılımlara gebe. İki ayrı eğitmenlik programı ile uzun soluklu, disiplinli, dönüştürücü, sıkı yollar adayları bekliyor.

GülenayPema Eğitim Takvimi

GizemliDişilikDönüşüm Programı, 5-6 Eylül, İstanbul
Vipassana Sessiz Meditasyon İnzivası, 25-27 Eylül, Aytepe Yaylası, İzmit

YogAna Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı 200 Saat, Kasım-Mayıs

GizemliDişilik Eğitmenlik Programı 130 Saat, Aralık-Haziran

Detaylar & Kayıt için: gulenaypema@gmail.com

Güzel Vücudum…

Video

güzel vücutAnnelerin doğal vücutlarını, olduğu gibi fotoğraflayan Jade Beall, medyada önümüze dayatılan model imajlarının dünya kadın popülasyonunun %93′üne hitap etmediğini söylüyor.

Tabiki gerçekliği yansıtmıyor bu askı mahiyetine, vitrin mahiyetine kullanılan modeller. Güzel olmak, güzel kıyafetler giymek, süslenmek evet, elbette var. Ancak bunu hırs ve olduğundan daha başka bir şey olma duygusuyla yapınca ortaya yapay sonuçlar çıkıyor. Bu kadınlar içten içe kendilerini iyi hissetmiyorlar, kendi doğalarını görüp, zorla değiştirmeye çalıştıklarından genç yaşlarda medyanın ve dayatmaların esiri oluyorlar.

Herşeyi ayarında ve kararında yapmanın güzelliği, hoşluğu ve tatmini ise bambaşka. Yaşayan bilir.

Günümüzde yapay yüzler çok sık görülmeye başlandı. Ve bu yüzlerin ifadeleri soğuk, uzak ve yabancı. Verdikleri mesaj suni bir kadınlık ve ardında yoğun bir yetersizlik, değersizlik hissiyatı. Kendi güzelliklerine odaklanmak yerine suni bir şeye teslim olmak. Görüntü kandırmaya yetmiyor, ne başkalarını ne de insanın kendisini. Olduğun gibi güzellik, doğal bir gülüş gibisi yok.

Aşağıdaki video “Güzel Vücut” kitap projesi için çekilen fotoğraflardan oluşuyor. Fotoğraflara poz verenlerin hepsi anne ya da anne adayı. Fotoğraf çekiminde ve sonrasında kendilerini harika hissettiklerini belirtiyorlar. Fotoğrafçı kendisi de bir anne ve öz değerini unutup sonra hatırladıktan sonra hissettiği muazzam kuvveti ve gücü başka annelerle bu şekilde paylaşarak onlara da kendi varlıklarının nedenini hatırlatıp, doğal vucüd güzelliğini tekrar kazanmalarına güçlü bir aracı oluyor.

Kendinde sevginin kaynağına ulaşmış, yansımalarını görmüş insan aynı hissiyatları yayabilme gücüne sahip oluyor. Bir lütuftur bu…

Devamını okumak ve videoyu izlemek için tıklayın.