Tag Archives: maneviyat

Geçmişi Şifalandırmak…

Standard

geçmişi şifalandırmak gulenay pemaGünler, haftalar, yıllar göz kapatıp açıncaya kadar geçiyor.

Geçiyor ama insan geriye dönüp baktığında, anda yaşadığın huzur, tatmin ve mutluluğa geçen yılların nasıl da katkıda bulunduğunu görüyorsun.

Nihayetinde kişinin tüm bir yaşam hikayesi, şu anı, bugününü örüyor.

Yaşamını bu şekilde görmeye başladığında, acısıyla tatlısıyla sadece ve yanlızca sana ait bir hikaye olduğunu fark etmeye başlıyorsun.

Tamamiyle kendine ait bir yaşam.

Bazılarınızın ‘ya ne olacak, tabi ki benim hayatım’ dediğini duyar gibiyim. Peki öyle ise neden bazı yönlerini, ki özellikle güzel ve mutlu anları hatırlayıp, acı dolu, olumsuz olayları unutma eyiliminde oluyor insan?

Eğer bu hayat tamamiyle bana ait bir hikayeden oluşuyorsa, başrol bana ait. Burada anlatmaya çalıştığım şey, yaşamımızı kendimizin tasarladığı, düşüncelerin kelimelere, kelimelerin tanımlara ve eylemlere dönüşmesinden bahsediyorum. Kendi yaşamını kendinin kurgulamasından, yaratmasından bahsediyorum.

Geçmişte yaşadıklarımız şu anı tanımlıyor ama geleceği tanımlamak durumunda değil. Burada her an işleyen bir özgür irade kanunu söz konusu. Evet geçmişi değiştiremeyiz ama ona bakış açımızı değiştirdiğimizde bugün ve gelecek de bu orantıda değişir.

Devamını okumak için tıklayın

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

.

Reklamlar

2018’in Tılsımlı İlk Dolunayı Anne Şefkati İle Sardı

Standard

AppleMark

Dün gece ve gece yarısından sonra yengeç dolunayının şefkat ve besleyici enerjisi ile yıkandık.

Bir tarafı Ege Deniz’i diğer tarafı çam ormanı yolda bir müddet farları kapatıp dolunayın ışığında yolumuzu bulduk. Yollar o saatte boştu ve zaten pek kullanılmayan yolları seçtiğimiz için doğa muhteşemdi.

Uzun yıllardır kalbimi coşkuyla dolduran, özel melodilere sahip Brezilya Amazon ve Hint mantraları var hayatımda. Dün gece de bu mantralar kimi zaman bizi coşturdu kimi zaman huzura erdirdi kimi zaman da tarifsiz neşeye yükseltti. Yol boyunca sevginin herkesin her şeyin içinde uyanması için binlerce yıl önce ermişler tarafından indirilen Prabhu App mantrasını Brezilya müziklerinin coşkusuyla söylerken dolunayla bir işbirliği yaptık. Ben mantrayı söylerken dolunay da mantranın bu sevgi dolu enerjisini, ışığının değdiği her yere yayacaktı, ve öyle de oldu.

Eve geldik, mantralar içimde melodileri ve yükselten enerjileri ile devam ederken odamın camını açıp dolunay tarafından gün gibi aydınlık olan tepeler ve ormanı seyre daldım.

Bu aydınlık sessizliğe güçlü ve hemen yanıbaşımda olan muazzam bir baykuş sesi eşlik etti.

Dolunay ışığının dokunduğu yerler, dilimde bu sefer Lakshmi (güzellik, sevgi, bolluk, bereket Tanrıçası) mantrası ve baykuşun kendine has ritm ile aktardığı öyküsü…

Tesadüf yoktur ki baykuş Lakshmi’nin sembollerinden biridir. Karanlığa, cehalete bilgelik, aydınlık getirmeyi sembolize eder.

2018’in tılsımlı ilk dolunayı anne şefkati ile bizi sardı.

Devamını okumak için tıklayın.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerimizi ve sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

.

 

Ganj Ana & Kızı

Standard

GülenayPema Hindistan Ganj Ana

Güneşin batarken bıraktığı görkemli hissiyatlarını, yakut yeşili sularının aksında takip ettiğinizi, kutsal Ganj Nehri’nin kıyısındaki basamaklarda huzur içinde oturduğunuzu hayal edin.

Ben bunu defalarca yaptım ve her yaptığımda ömrüme ömür, gönlüme ferahlık, zihnime berraklık ve varlığıma minnet doldu.

Ganj Nehri’nin Himalayalar’daki kaynağına yakın bir yerdeyim, dolayısıyla da nehrin suyu berrak ve insanın içini ferahlatan, adeta ruhunu yıkayan, mis, taze bir aroma yayıyor.

Ganj kıyılarında her akşam Ganga Aarti adı verilen ve etrafa muhteşem melodi ve his yayan ritüelin tam ortasındayım. Etrafta tıpkı benim gibi huzur içinde gün batımını ve yayılan hisleri içine çeken envai çeşit ülkeden kişi ve yerel halk var. Ortam huzurlu olduğu kadar renkli ve neşeli de.

Her gün Ganj’a adanan bu ritüel yaydığı huzur hissiyatları ile adeta bir şifacı gibi beni yıkar.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

  • 15-17 Aralık –  Pema ile Kalbin Yolu İnzivası – İç Çocuk & İç Anne, Aytepe, İzmit
  • 9-18 Şubat 2018 – Pema ile Hindistan İnzivası, Rishikesh, Hindistan
  • 3 Mayıs – 26 Ağustos 2018 – YogANA Yoga Eğitmenliği Prog. 200 Saat – Bodrum

Eğitim detayları ve kayıt için tıklayınız

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Ruhun Karanlık Gecesi

Standard

darknight.jpgRuhun Karanlık Gecesi ile tam olarak neden bahsettiğimi bazılarınız çok iyi bilir. Ne zaman bir terim çok kullanılsa genellikle yanlış kullanılır ve zamanla anlamını yitirmeye başlar. Örneğin çoğu zaman kısa süreli bir depresyon hissini ya da dönemsel bir kafa karışıklığını Ruhun Karanlık Gecesi olarak tanımlarız. Fakat bunların her ikisi de bu tanıma uymaz.

Ruhun Karanlık Gecesi, bazılarımızın manevi yolculuğumuz sırasında karşılaştığımız çok belirgin bir deneyimdir.

Ruhun Karanlık Gecesi ile hiç karşılaşmamış kişiler de var elbet. Fakat karşılaşanların, bu sürecin bir eşik olduğunu, daha yüksek bilince açılma sürecinin bir parçası olduğunu anlamaları önemlidir. Bu anlayış, her şeyin olması gerektiği gibi olduğunun idrakini getirir. Ve bu süreçte bu anlayış elzemdir.

Ruhun Karanlık Gecesi, egonun kimliğinin sınırlarını her yönü ile fark etmeye çağırır.

Bu süreçte, ışığa ve dışarıya erişim imkanı vermeyen bir hapishanedeymiş gibi hissedebilirsiniz. Kişi buraya yüksek bir bilgelik konumundan gelir ve bazılarımız yüksek bilincin ışığına ulaşmak için çok zaman ve enerji harcamıştır. Karanlık gecedeyken çaresizlik hissiyatlarının baskın olması bu yüzdendir: Fark ettiğimizi sandığımız şeyden aniden koparız. Bu kopma ile birlikte duyduğumuz duygusal acı son derece gerçektir. Hatta çözdüğümüzü, farkına varıp aştığımızı sandığımız her şeyin bir yanılsamadan ibaret olduğunu ve bu karanlığın içinde sonsuza dek kaybolduğumuzu hissetmeye bile başlayabiliriz. Zemin ayaklarımızın altından kayıp gidermiş gibi, inandığımız her şeyin kayboluşuna şahit oluruz. Debelendikçe işler daha da karanlıklaşır, ta ki sonunda ne yapacağımızı, nasıl düşüneceğimizi ve ne yöne bakacağımızı bilmeyişimize teslim olana dek. İşte kontrolde olma duyumuzu kaybettiğimiz bu noktada ego, ya çatırdamaya başlar ya da yumuşar. Kalkanlarını indirir. Pes eder. Böylece ışığın girme olasılığı gerçeğe dönüşür.

Devamını okumak için tıklayın

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

  • 6-7 MayısGizemli Dişilik 1, 2 & 3Antalya
  • 12-14 Mayıs – Awaken Love Sessiz Meditasyon İnzivası – AW Retreat Bodrum
  • 16 Haziran19 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. 160 Saat – AW Retreat Bodrum & Aytepe – Erkenci kuş indirimi 1 Mayıs’a kadar!
  • 13-16 TemmuzGizemli Dişilik Kampı – AW Retreat Bodrum

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

.

Ancak anladığınız, farkına vardığınız bir şeyi dönüştürebilirsiniz…

Standard

gulenay pemaHayat bazen sizi öyle testlere tabi tutar ki, geçtiğiniz yolları, yol üzerindeki kişileri ve bu aşamalardaki davranış şekli, tavırları anlamakta zorlanırsınız.

Bazı durumlarda kendinize yakıştıramazsınız o durumları, tavırları kişileri. Ancak eğer cennete geçiş, cehennemin karanlığından geçmeyi gerektiriyorsa, eyvallah diyip, bu yükü de sırtlanırsınız.

Eğer büyümekten, kendini aşmaktan, egoya ve zihne esir olmamaktan, özgürce, şefkatle ve coşkuyla yaşamayı hedef edindiyseniz, yaşam da sizin suyunuzu sıkacaktır. Sizin derken düşük ben’in, egonun suyunu, ta ki tükenene kadar. Bu yol dikenlerle dolu.

Bazen istemediğiniz davranışlar, durumlar içersinde bulabilirsiniz kendinizi. “Benim ne işim var burada” diyip yakıştırmadığınız hal ve tavırlarda bulabilirsiniz kendinizi. Ama bu anlar çok değerlidir sizin için, derinlerdeki karanlığınızın su yüzüne çıkmasını sağlar. Ki bu da aynı karanlığa sizden daha yoğun sahip olan kişiler, durumlar tarafından dahil edilerek olur. Onlar zaten karanlıkla, acıyla kendilerini ifade eden insanlar ise, sizin derinlerinizdeki benzer frekansı çıkarmaya aracı olurlar. Güçlü bir mıknatıs gibi.
Cesurca bu kargaşanın içinde durup, geçmek ve güçlenmek gerek, bunun yolu bu.
Anahtar hep bilmek, geçirdiğiniz dönemin sizin testiniz olduğunu, içinizdeki gerçek Ben’e ulaşmak için.
Ne kadar uzun sürerse sürsün, Nilüfer çamurun içinden ışıldayarak, tertemiz ve bilgelikle çıkar.
Her test onu daha da zenginleştirir, özgürleştirir ve şefkatini arttırır.

İşin sırrı kim ne derse desin, hedefinizin ne olduğunu kalbinizde bilmek ve O’na sığınmak.

Zorlu dönemler de siz de karanlığın bir parçası gibi görüneceksiniz, bu formayı giymek gerekli o alanları keşfedebilmek, kendi karanlığınızı anlamak, itiraf etmek, pişman olmak ve dönüştürmek için. Ancak anladığınız, farkına vardığınız bir şeyi dönüştürebilirsiniz.

Siz karanlığa bürünmüşken orada sizinle olanlar siz karanlıktan sıyrılırken belki de hala orada kalmaya devam edecekler. Herkesin bir tekamül süreci var. Bazılarına siz çamurdan çıkarken el uzatabilirsiniz ancak uzattığınız ele sıkıca tutunmak onların elinde.

Geriye bakmadan, her zaman öğrenerek, kimseye bulaşmadan, çamur atmadan, af ederek, af dileyerek…

Gülenay Pema

“Körler görmese de yıldızlar vardır”

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaz döngüsü, değişim, gelişim…

Standard
726986e024f4

Yediburunlar Lighthouse

Bahar döngüsü yerini yaza bırakırken, bitkilerden bal toplayan arılar bolluğun biraz daha tadını çıkarıyorlar. Zaman döngüsü, mevsimler, yıllar geçiyor. İnsanoğlu dönüşüyor, Toprak Ana değişiyor…

Geçtiğimiz günlerde blog istatistiklerine bir göz attım. Sesim, blogu açtığım 2012 yılından beri toplam 287.862 net kişiye ulaşmış, 554.062 görüntülenme almış. Ne mutlu emeklerin uzaklardakilere dahi ulaşabilmesine. Aslına bakarsanız benim hissiyatım bu rakamlarla eş gitmiyor yani ben sanki yakın ve birkaç dostla yazışıyormuşcasına yazıyorum her zaman.

Geçtiğimiz haftasonu Vipassana inzivası bu sefer öncekilerden daha farklıydı, aslında her çalışma farklı oluyor çünkü dönüşüm baki. Kendi dönüşümümle birlikte, verdiğim eğitim alanı da dönüşüyor doğal olarak. En nihayetinde enerji değişiyor, bilinç gelişiyor. Teknikler benzer olsa da ardındaki enerji genişliyor, daha da fazlasını kapsıyor.

 

Bu yaz yine harika eğitimler bizi bekler. Bazılarında kontenjan doldu, bazılarında hala yer var, bazıları ise daha derine inmeye hazır eski öğrencilerime göre tasarlandı.

İki yeni eğitmenlik programı var önümüzde. Gizemli Dişilik Eğitmenlik‘te yerimiz kalmadı. YogANA eğitmenlik programı kayıtlarını ise yeni açtık. Gizemli Dişilik Kampı, muhteşem doğası ve yüksek enerjili Yediburunlar Lighthouse’da gerçekleşecek yine. Bu mekanda çok eğitim verdim ve her seferinde tadından doyulmaz haller yaşıyoruz. Bu kamp transformatif dansla, psiko-spiritüel öğretilerle dolu enerjetik bir program. Hemen ardından her yaz düzenlediğim Mistik Tanrıça Ritüeli var. Bu çalışmada kullanacağımız etkin tekniklerle yaşam amacımızı gözden geçirip, kabimizi nerelerde dinliyor nerelerde dinleyemiyoruz bakıp, bolluk ve bereket akışının önünde duran inanç kalıplarını dönüştüreceğiz.

Yaz sonuna ise sürpriz bir etkinlik geliyor! Gizemli Dişilik Festivali… hummalı bir hazırlık var, detayları çok yakında duyurmaya başlayacağız, takipte kalın.

Hepimize güzelliklerle dolu, bolluk ve bereketin doğal hakkımız olduğunun idrakinde, yaşam amacımı tezahür ettirebildiğimiz, enerjik ve huzurlu bir yaz diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pemaji

*Gülenay Pema’nin verdiği eğitim ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Güzelliklere devam…

Standard

YogANA-Gulenay-PemaGeçtiğimiz haftasonu papatyalar arasında ve kuşların meraklı bakışları altında YogANA eğitmen adayları prova derslerini verdiler. Her aday kendine has bir yorumla derse girdi ve aktardı. 200 saat ve 6 aya yayılan bir sürede kendilerine doğru emek verdiler.

Yaptığım işin en güzel yanı emeğimin karşılığını alabilmek, işte bu bana tatmin veriyor. Peki emeğimin karşılığı maddi olabilir mi, olabilir tabi onun da yeri var ekmeğimiz, çatımız, bereketimiz, ama benim bahsettiğim böyle bir tatmin değil. Manevi tatminden bahsediyorum. Ve emeğimin karşılığını manevi olarak alabilmem öğrencilerimin dönüşümü ile doğru orantılı. İşte bu benim yaşam amacım. Kalpleri açmak, dürüstlük ve kişisel-sorumluluk almada rehberlik etmek ki karanlıktan korkmadan aydınlığı yaşatalım. Ben daha fazla uzatmadan sözü Özge’ye bırakıyorum, onun kaleminden okuyalım.

“Pema Hocam ile ve bilinçli olarak Yoga’ yla tanışmam YogAna programı sayesinde oldu.

YogAna tamamıyle kendine has bir eğitim programı. Öncelikle klasik bir Yoga eğitmenliği olmadığını ilk başta söylemek isterim. Program içeriği, hani o aklınıza ilk gelen bildiğimiz stüdyo Yoga’larına hiç mi hiç benzemiyor. Yani bu programda sadece Yoga Asana’larını öğrenmiyorsunuz; Yoga’yı hayatınızın tam da merkezine oturtarak, aynı zamanda kaçınılmaz bir kişisel dönüşüm yolcuğunu da kendinizde başlatmış oluyorsunuz… hem de tüm boyutlarıyla… Boyutları derken fiziksel, duygusal ve zihinsel dönüşümlerden bahsediyorum. Bunlardan kendim üzerinden örnek vermem gerekirse, öncelikle program süresince uyguladığımız beslenme yöntemi, bedenimi derin bir toksik arınmadan geçirdi.

Hocamızın her aşamasını bizzat takip edip, yönlendirdiği çeşitli detoks kürleri sayesinde fiziğim inceldi. Fazla kilolarımdan kurtuldum, kendimi daha fit ve sağlıklı hissediyorum. Bilinçli beslenmeye başladım. Kan değerlerim düzeldi. Daha program sona ermeden 5 yıldır taşıdığım şeker hastalığından kurtuldum. Doktorumun tavsiyesiyle günlük ilaçlarımı artık almıyorum.

Bu derin program sayesinde hayata bakış açım, nerede durduğum, hangi yöne gittiğim, neyi “gerçekten” istediğim, kısacası “tüm hayatım” temelden değişti. Kendimle adeta yeniden tanıştım.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.