Tag Archives: kadın şifacılık

Yaşam Enerjisi

Standard

Yaşam enerjisi içimizde hızlı bir nehir gibi akar ve ona engel olabilecek hiçbir şey yoktur.

Relaxing Exercises On Beach At Sunset

Enerji ile ilgili makaleme geçmeden evvel iki güzel haber vermek istiyorum. Birincisi her yıl düzenlediğim mistik topraklar Hindistan’da inziva. Brezilya’lı üstadım Sevgili Sri Prem Baba’nın öğretisi ile dolup taştığımız mucizevi bir içsel yolculuk. Detaylar için gulenaypema@gmail.com a yazabilirsiniz.

Diğer bir güzellikte muazzam dönüşümlere, şifalanmalara, farkındalıklara yolu açan YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı’nın yeni dönemi. Hali hazırda devam eden YogANA biterken Ekim’de yenisine başlıyoruz, şimdiden yerler dolmaya başladı. Erkenci kuş indirimi ise 2 Ağustos’a kadar, bu derin ve kalıcı dönüşüm fırsatını, yeni bir yaşama doğru atacağınız esaslı adımı kaçırmayın derim.

Ve son olarak bir çok kişiyi sevindirecek ve uzun süredir talep aldığım online eğitim modülü. Kadın Bilgeliğe Giriş Online Eğitim Programı Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarında olup eğitimlerime katılmak isteyip katılamayanlar için de harika bir program olacak. Mekan engelini aradan kaldırmış olacağız. Kadın Bilgeliğe Giriş Online Programı kadın bedeni, hormonlar, feminen-maskülen enerji ve rahim bilgeliği konularına giriş yaptığımız 4 haftaya yayılan 4 modülden oluşan, bir çok bilgiye ulaşabileceğiniz kısa ve temel bir program. 10 Eylül’de başlıyoruz, detayları yakında paylaşacağım.

——

Tüm varlıkların özü enerjidir.

Fiziksel ve eterik bedenelerimiz bütünlüğün ve zindeliğin kaynağı olan kesintisiz yaşam enerjisi akışına bağlıdır. Bu enerjinin aktığı kanallar açık sistemler olsa da ve kontrolümüz dışındaki dış unsurlardan etkilense de bunların hayatımıza nasıl etki edeceğini sonunda biz seçeriz.

Akışın korunmasını sağlamak için enerji alanımızdaki blokajları tanımlayıp bunları temizlemek bize kalmıştır. Sağlıklı, topraklanmış bireyler, diğer insanların ve çevrenin enerjisinin bir kısmını alır ama bu onları besleyen dengeli enerjinin devamlı akışını bozmaz. Aynı birey, stres ve kederle de yapıcı bir şekilde başa çıkar ve çoğunlukla olumsuzluğu beraberinde getiren cansızlığa maruz kalmaz.

Enerjinin bedenimizde ve etrafında ahenkli bir şekilde akmasını sağladığımızda doğal olarak sağlıklı, canlı ve huzurlu oluruz.

Makalenin devamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler:

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Reklamlar

Endişe, Kadın ve Hormon Üçgeni

Standard

kadın ve hormonlar

Gecenin bir yarısı endişe içinde mi uyanıyorsunuz?

İş yetiştirmeniz gereken belirli bir tarih veya büyük bir sosyal etkinlik olduğunda fazlaca kaygılı mı oluyorsunuz?

Belki de panik atak yaşıyor ve farkında değilsiniz?

Yalnız değilsiniz.

Kadınların kaygı sorunları yaşama olasılığı erkeklere göre %60 daha yüksek ve insanların çoğu, güçsüz bırakan bir unsur olan stresi yaşıyor.

Neden diyecek olursanız yazdığım bir çok makalede değindiğim gibi kadınların bir canlı doğurma, taşıma ve besleme süreçlerinin hassasiyet ve bununla gelen empati kapasitesine sahip oluşu ve çevre şartları ile uyumlanamayışı bunun en büyük etkeni. Kadın olmak kutsal iken şartların ağır olduğu günümüzde, bu hassasiyeti anlamlandırmak ve bir lütuf olduğu gerçekliğini yaşatmak gittikçe zorlaşıyor.

Evet belki zor ama mümkün, gayet mümkün. Çünkü esas olana zaten sahibiz.

Çağ, zaman, teknoloji değişiyor. Zamanın daha hızlı yaşandığı hissini hepimiz tecrübe ediyoruz ve bu sanal değil bir gerçek. Hem kuantum boyutunda hem elle tutulan fiziksel boyutta, zaman çok hızlı, tüketim hızlı, yaşam hızlı…

Bu hıza ayak uydurmaya çalışmak sadece kadınlar için değil tüm canlılar için cambazlık. Bu endişeli hal birlikte dengesizliği getiriyor.

Bunlar bildiğimiz şeyler. Makro boyutta daha fazla zaman geçirmeden mikro, kadın boyutunda kalmak istiyorum ki size faydalı ve etkili bilgiler aktarabileyim.

Maalesef birçok insan, her biri bir dizi yan etkiye sahip güçlü ilaçların tek çözüm yolu olduğuna inanıyor.

Neyse ki gerçek tam olarak böyle değil. Stresi hafifletmenin doğal yolları mevcut.

Bu neden oluyor? Pek çoğumuz hayatımızın bir bölümünde aşırı stresle mücadele etmek durumunda kalırız (dışsal stres unsurlarından ötürü). İçinde bulunduğunuz koşullar ne olursa olsun sürekli diken üstünde gibi hissetmeye başladığınızda zihinsel sağlığınızı desteklemek için fiziksel sağlığınıza (veya içsel stres unsurlarına) bakma zamanı gelmiş demektir.

Günlük hayatın zorluklarıyla karşı karşıya kaldığınızda bozguna uğramış gibi hissetmek yerine dayanıklı, kendinden emin ve güçlü olmak sizi çözüme ulaştıracak yolları açar.

Stres ve Hormonlarınız

Fiziksel olarak iş hormonlara dayanıyor. Özellikle stres hormonu olan kortizol hormonuna. Vücudumuzun kortizolu yönetme şekli stresle başa çıkışımıza yansır. Bedeninizin çalışma biçimini ve kortizol üretimini etkileyen bazı yaşam tarzı unsurları vardır:

Devamını okumak için tıklayın:

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Bilinçli Menstrüasyon Nedir?

Standard

Bilinçli Menstrüasyon, bizi kadın olmanın yeni bir biçimine davet eden dişil farkındalıktır. Yaratılışımıza ait olan sade ve kutsal yaşama sanatıdır.

Bilinçli Menstrüasyon, bizden dişil hormonlarımıza ve onların gizemli yöntemlerine güvenmemizi, içimizden bize gönderdikleri mesaj ve yardımları kabul etmemizi ister.

Kadın doğası ile birlikte, uyumlanmak ve şifa için çalışma konusunda bir istekliliktir.

İlk kadın bilgeler bu gizemin farkındalığında doğa ana ile uyumlu, eşleriyle, çocuklarıyla, bitkiler, hayvanlar ve elementlerle uyumlu yaşıyorlardı. Geçmiş çağlarda yaşayan atalarımız ve analarımız yeni yaşamın kadın aracılığı ile geldiğinin farkındalığında, kadının besleyiciliği, şifa yetisi ve toprak üzerindeki yeteneklerinin kıymetini biliyorlardı.

Zaman içinde medeniyet koşusunda kendini tüketime yenik ve yetik düşüren insanoğlu bu doğal yetilerinin kaynağını unuttu. Kendi içinden gelen şifa bilgeliğini dışarıda beyhude bir çabayla aramaya yöneltti. Böyle olunca da kadınların sahip oldukları doğurganlık yetisi sadece çocuk doğurmaya odaklı mekanik bir araca dönüştü ve tüm döngülerinin kutsallığı kaybolmaya yüz tuttu.

bilinçli menstrüasyonKadın olarak sahip olduğumuz yaşam dönüştüren, şifa veren, besleyen, yaratıcı ve sevgi kaynağı araçlara olumsuz bir açıdan bakmayı öğrenmeye başladık ve ananelerimizden gelen mirası unuttuk.

Kadınsal döngülerin semptomlarını hastalık ve rahatsızlık olarak görmeye ve çoğu zaman baş belası ve çözümsüz olarak nitelendirmeye başladık ve kızlarımıza da bunu aktarmaya devam ettik.

Menstrüasyon öncesi duygular, sıcak basmaları, enerji dalgalanmaları, ay başı öncesi huzursuzluk, ağrılar ve rahatsızlık. Kadının yaratıcılık döngüsü bu ‘rahatsız’lıklara indirgenmeye başlandı.

Bilinçli Menstrüasyon, bunları nasıl tercüme edeceğimizi bilmek, kendi huzurumuz, şifa ve uyumlu bir yaşam için döngülerimizle barışık olmaktır. Bunu yaptığımızda, bize uymayan bir biçime veya kendimizi gerçekte olduğumuz kadın olarak kabul etmemize engel bir sürece adapte olmaya çabalamak yerine, hayatın kendini dişiliğimiz vasıtasıyla doğal bir şekilde ifade ederek akmasına izin veririz.

Makalenin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Antep’in yayınladığı makaleler tıbbi tedavi niteliği taşımamaktadır. Eğer ciddi bir rahatsızlığınız varsa medikal destek almanızı öneririz.

Suçlama Oyunu

Standard

suc%cc%a7lama-oyunu-gu%cc%88lenay-pemaKişisel-keşif yolculuğunda, yani gerçekte kim olduğunu keşfetme yolunda sahte olan benlikle hakikat arasındaki farkları görmeye başladığımızda, dışımızdaki dünyanın ve çevremizdeki insaların iç dünyamızın bir yansıması olduğunu anlamaya başlarız.

Bu anlayış kim olduğunu anlama yolunda önemli bir seviyedir.

Bu anlayışa gelinceye kadar diğer insanların davranışlarının bizimle hiç alakası olmadığını, yaşamın karşımıza çıkarttığı kişi ve olaylarda bizim hiç bir etkimiz ve sorumluluğumuz olmadığını düşünüp, ya suçlayıp ya omuz silkip ya öc alıp ya da kapıyı kapatıp hiç olmamış gibi davranmış olabiliriz. Ancak bu şekilde davrandığımızda o olay ile yüzleşmeyip, başka bir zaman farklı yer ve kişiler üzerinden tekerrür ettiğini de görürüz.

Burada bir uyanış vardır. Bazen kişi hayatında tekrar eden negatif olayların farkına varabilir, bazense fark edemez, çünkü olayın duygusal ve zihinsel boyutunda şartlanmış zihinle birlikte bir tanımlama içerisindedir.

Negatif ve istenmeyen olayların, yaşamında farklı kişiler ve zamanlar da olsa tekrar ettiğini fark eden kişi için dönüşüm süreci başlar.

Farkında olunamayan süreçlerde ise suçlama oyununun tuzağında, kısır döngülerin tekrarında kalınır. Tekrarında kalınır derken bile farkında olmayan bir anlayışın ağzından konuşuyorum çünkü, dışardaki dünyanın iç dünyasının bir yansıması olduğunu idrak eden kişi şu şekilde bir ifade kullanırdı; ‘kısır döngüleri tekrar ettiriyorum, bilinçli ya da bilinçsiz olarak’. Bu bakış kişisel-sorumluluğunu alma yoluna yeni yeni adım atanlar için kendini suçlamak gibi görünebilir ancak buradaki hissiyat bambaşkadır, ne kendini ne başkasını suçlama vardır, olmakta olana objektif, olanı olduğu gibi görebilmeye, tarafsız kalıp dışardan bakabilmeye doğru bir adım vardır. Bu idrakin sırrı da içinde gizlidir; dönüşüm hissiyatı.

Kısır döngülerden ve tekrar eden negatif kalıplardan çıkış için bu elzem bir idraktir.

Dış dünyayı değiştirmek için kişi muazzam efor sarfedebilir, başkalarını değiştirmek, olayları ve kişileri istediğiniz şekle getirmek için bir ömür bile verebilirsiniz ve bazen yine de tam istediğiniz gibi olmaz. Dış şartları değiştirme konusunda bazıları o kadar enerji ve imkana sahip olmaya da bilir, böyle olduğunda da çaresizlik içinde ya dünyaya küser, ya aşırı hırsının kurbanı olur ya da hesabı başkalarına kesme çabası ile ömrünü ve sağlığını tüketir. Bu pahalı bir oyundur, bedelini çok değerli zamanımızla ödeyeceğimiz.

Devamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın eğitimleri ve yayınladığı makaleleri takip etmek için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

Yeni Bir Yıl, Yeni Bir Döngü

Standard

gulenay-pema-yeni-yilGeçtiğimiz günlerde gezegenimiz köklü değişim sürecine girdi ve bu süreç bir süre daha devam edecek. Gündönümü ve dünyanın gök kubbedeki kuzeye doğru hareketi (Uttayana) ile tüm yaşamın Güneş ile olan ilişkisinde bir değişim olmakta. Biliyoruz ki Güneş, gezegenimize etki eden en büyük prana, yaşam kaynağı. Güneşin olmadığı 48 saat içinde bu gezegende yaşam son buluyor. Dolayısıyla da Güneş ile ilgili her hareket önemli yankı ve etkilere sahip.

Gündönümleri Kuzey yarımkürede yeni başlangıçları, yeni fırsatları, yeni yaşamı temsil eder. Kışa hazırlanan doğa, filizlendireceği tohumlar, açacağı çiçekler ve vereceği meyveler için hazırlığa başlar.

Biz de tarlamızı sürdürdük, organik çavdar ektik, birkaç güne de karabuğday (greçka), atalardan kalma karakılçık buğdayı ve badem ekeceğiz. Gerisi Toprak Ana’ya teslim.

Bugün, gezegende yaşayan insanlar için bir yılın bitişi ve yeni bir yılın başlangıcı. Her ne kadar sadece bir rakamdan, insan yapımı sistemden oluşuyor olsa da döngüsel bir tabiatı var bu gezegendeki canlıların. Sistemsel bir rakam olsa da, bugün dünya üzerindeki bir çok insan için yılın sonu ve yenisinin başı. Bu durum kendi başına büyük bir güç alanı oluşturuyor.

Her yıl başı yeni başlangıçlar, yeni bakış açıları için niyet etme zamanı. Bu süreç bir portal ve dünyada hemen herkes mutlu olmak için aktif bir niyette ve kutlamada.

Hem kendi hem de herkes için iyi niyet, aydınlık, sevgi dilemek ve dua etmek için verimli zamanlardan biri.

Geçen yılı gözden geçirip, neler olduğuna bakmak, kazandıklarımıza şükretmek, artık bize hizmet etmeyen, miladı dolan, zorlayan, üzen düşünceleri, davranış kalıplarını geride bırakmaya niyet etmek. Makalemin sonunda bunun için etkili bir uygulama önereceğim.

Ancak uygulamadan önce bugünü nasıl kutladığımıza dikkat çekmek istiyorum. Kutlama fikrini yeniden tanımlayıp, gelmekte olan yılda şimdiye kadar yaptıklarımızdan, kendimizden ve kişisel ihtiyaçlarımızdan daha da büyük bir şey yapacağımıza dair bir niyeti ve bu niyete adanmışlığımızı kutlamaktan…

Devamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema Eğitim Takvimi

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

İkizler Dolunayı – Bilmemenin Gücü Adına!

Standard

Bu gece bazılarımızın uyumayacağı ve belki de son bir kaç gecedir sizi tesiri altına alarak uyutmayan güçlü dolunay tam olarak Çarşamba sabahı 02:07’de İkizler Burcu’nda gerçekleşecek. Dolunay zamanı duygular ve ayın bulunduğu burcun ve etkileşimde olduğu gezegenlerin etkisi katlanır. Kendinizi yoğun duygu gelgitleri ve çelişkili düşünceler içinde buluyorsanız, nefes alamıyor, daralı430891_448734425191800_2035591717_np boğulacak gibi oluyorsanız, dünyanın da sizin gibi benzer bir süreçte olduğunu unutmayın. Gaia, Toprak Ana, bizden farklı değil, üzerinde yaşayan canlılarla bağlı ve bütün.

Bu nedenle eğer kendinizi çatışmalı düşünceler ve yorucu duygusallıkta buluyorsanız, size tavsiyem doğaya çıkın ve gerçekten derin derin nefes alın. Sadece nefes almanız yetmeyecek biliyorum, ‘bir nefes alın geçip gider mi bunca acı ve yoğunluk’ diyeceksiniz, tabi ki böylesine derin acıları ‘nefes al-ver, geçer’ ile avutmaya çalışmıyoruz, ancak düzlüğe çıkabilmek için bir kaç adım atmak gerekir. Ve bu adımlardan en ulaşılabiliri doğa, yeşillik, temiz hava ama sadece bu kadar değil, çok sevdiğiniz bir sanatsal ortam, müzik de benzeri de bu işlevi görür. Burada bazılarınızın acılardan ‘kaçış’ yada duyguları ‘bastırmaya’ meyilli hareketlerden usanmış olabileceğinizi de sezebiliyorum ancak, önce kendimizi düze çıkartmalıyız. Boğulurken çırpınmanın faydası olmaz, ters etki yapar. Oysa zamanı yavaşlatmak, size biraz huzur, sükun, netlik verecek aktivite ve kişilere odaklanmak gerçekçi çözüme giden yolda atılacak ilk ve önemli bir adımdır.

Güneş Yay burcunda ve ay ikizler burcunda olduğunda yayılan enerji, gündelik olayların ağırlığına rağmen büyük resmi görebilmek, ‘yapıcı’ düşüncelerde ve temiz bir sağduyuda kalabilmeyi gösteriyor. Bunu yapmayı başarabilen, bu titreşimi yayan bireylere şimdi her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bu bireyler birer baz istasyonu gibi, üzerlerinde taşıdıkları berrak sağ duyu ve net bir bilinci yayarak, sadece kendilerinin değil çevrelerinin de önünü açar, yola ışık olurlar.

Bu dönemde zihnin çok çalışacağı aşikar, malum İkizler Burcu etkisinde bir Dolunay’dan bahsediyoruz. Transitteki Yaralı Şifacı Kiron ile açı yapan İkizler Dolunayı oldukça huzursuz ve stresli enerjiler yayıyor. Hali hazırda yokmuş gibi diyeceksiniz.

Öncelikle kendinize haksızlık etmeyin, cezacı ve sabotajcı düşüncelerinizi görün ve kendinizi bu düşüncelerden yalıtın. En azından bu süreçte. Bu neden önemli? Önemli çünkü her ne kadar bu suçlayan, sabote eden ve cezacı huylar, düşünceler ve kalıplar size ait olsa da bu dönem olduğundan daha kalabalık orduyla üzerinize hücum ediyorlar. Bu kadar yükü tek seferde taşımanıza gerek yok.

Dolunaylar maneviyat yolunda, psiko-spiritüel süreçte değerlendirdiğimiz önemli süreçler. Ancak kişinin kendine iyi derecede dürüst olması ve kendi dahil kimseyi suçlamayan bir yerde olması uygun olur böyle bir süreçte ilelermek için. Eğer tüm kabarıp su yüzüne çıkanları bir kendini-tanıma ve arınma süreci olarak değerlendirmek istiyorsanız güçlü duygusal bel kemiğine, dengeli ve berrak bir zihne, iyi bir bünyeye ve sağduyuya ihtiyacınız var.

Bu dolunayda ben bu seferlik bunun tam tersini yapmanızı önereceğim. Zihninizde yeterince ‘analizci’ kimlik dolaşıyor, ‘yargıç’ var, ‘suçlayan’, ‘şikayetçi’ var. Bunları biliyoruz. Bu sefer, hiç bir şeyi analiz etmeden, ‘neden’ sorusunu sormaMAya davet ediyorum sizi.

Bu seferlik, bırakalım, bilmeyelim.

Bilmemenin, ‘bilmiyorum’ demenin kendine has ferahlatan bir enerjisi var, denemenizi tavsiye ederim.

Makalenin devamını okumak için tıklayınız.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Takvimi

  • 17-18 Aralık, Gizemli Dişilik Dönüşüm Kampı (Kontenjan doldu)
  • 21 Aralık, Awaken Love Türkiye Kadınları Güçlendirme & Şifa Çalıştayı, Bilgi Üniversitesi
  • 8 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Ankara
  • 14 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Hatay
  • 2-11 Şubat 2017, Hindistan İnzivası (Turistik gezi değildir)
  • 27 Nisan-1 Ekim 2017, YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi yazabilirsiniz.

 

Mutluluk ve Beden Farkındalığı

Standard

pema_uddhita_ard_dhanurasana1Bu makalemde beden farkındalığı ve mutluluğun arasındaki ayrılmaz ilişkiye bir giriş yapacağız. Makaleden önce yeni eğitimlerden bahsetmek istiyorum. Dolu dolu bir yaz geçti bir çok kamp ve eğitmenlik programı tamamlandı, yenileri devam ediyor. Sonbahar’a da aynı verimde girdik. Yoga’nın ABC’si sınıfları açıldı, yeni 1. seviye açılacak, Gizemli Dişilik 5 ayrı ilde düzenleniyor. Tüm bunların yanında gönüllü girişimimiz Ganga Project ile mülteci kadınlara ve çocukları ile hassas gruba giren kadınlara kadın şifacılık üzerine ücretsiz eğitimler veriyoruz. Bu kış Şubat ayında öğrencilerimle Hindistan’da buluşup derin bir inziva gerçekleştireceğiz.

Bahar aylarında ise kadınlar için yoga eğitmenliği programı YogANA’nın yenisini açacağım. Bir de heyecanlı yeni bir eğitim var 2017 baharı ile sunacağım Kadın Şifacılık Sertifika Programı. İki modülden oluşacak bu programda, bir çok kadınsal şifa tekniğine yer vereceğiz. Uzun süredir eğitimlerimin ve yeni ekolojik çiftlik ve inziva merkezimizin inşaatı nedeniyle sizlere yazamadım. Şimdi Ege’nin yazdan kalma güneşinden faydalanırken, dalgaların ve meltemin eşliğinde size mutluluk ile ilgili yazıyorum.

Güncel Eğitim Takvimi

  • 23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler
  • Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)
  • 27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)
  • 12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin (Kayıtlar açık)
  • 13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana (Son yerler)
  • 19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir (Son yerler)
  • 20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)
  • 22 Kasım – Yoga’nın ABC’si Yeni 1. Seviye (Kayıtlar açık)
  • 10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler (Kayıtlar açık)
  • 16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit (Ön kayıt)
  • Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat (Ön kayıt)
  • Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül (Ön kayıt)
  • Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül (Ön Kayıt)

——-

Çoğu kişi mutluluğun başarı, sağlık ve iyi insan ilişkilerinden geldiğine inanır. Aslında doğru olan bu prensibin tersidir; yani başarı, sağlık ve iyi insan ilişkileri, mutlu olmanın kaçınılmaz sonucudur.

Çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bunun doğru olduğunu anlayabiliriz. Başarılı ve ünlü insanların mutsuz hayatları meşhurdur. Sağlıklı olmanın kıymeti bilinmez ve mutlu aileler bile beklenmedik bir trajediye maruz kalabilir. Peki, biz neden hala başarı, sağlık ve ilişkilerin mutlu olmamız için gereken tek şey olduğu yanılgısına düşmeye devam ederiz?

Eski Hindistan Vedik ve Budist geleneklerinde acı ve mutsuzlukla ilişkilendirilen beş sebep vardır:

  1. Gerçek kimliğini bilmemek
  2. Doğası itibariyle fani olan bir dünyada kalıcı olma düşüncesine takılı kalmak
  3. Değişiklikten korkmak
  4.  Ego denilen sosyal uyarımlı ilüzyonla özdeşleşme
  5. Ölüm korkusu

Bu makalede mutsuzluğun sadece ilk prensibine odaklanalım, yani gerçek kimliğinizi bilmemeye. Gerçek kimliğinizi bildiğiniz zaman çektiğiniz tüm acılar diner. Aydınlanma gerçekten kim olduğunuzu bilmektir.

Aşağıdaki adımlar sizi kendini-tanımaya yöneltecek. Mutluluğunuzun açığa çıkmasına izin verirken iki katmanlı bir yoldasınız; karanlıktan çıkıp ışığı içeri aladığınız…

İlk Anahtar: Bedeninin Farkında Ol

Bedeninin ve evren tek bir enerji, bilgi ve bilinç alanıdır. Bedenini dinleyip onun farkındalığına yanıt vererek sonsuz olasılıklar dünyasına adım atarsın ve burada doğal bir şekilde yaşanan şey huzur, uyum ve neşedir.

Tam şu anda ne kadar mutlu olduğunuzu anlamak istiyorsanız en güvenilir rehberiniz bedeninizdir. Birçoğumuz bedenimizin bize gönderdiği sinyalleri hafife alma eğilimi gösteririz. Bunlar rahatlık, rahatsızlık, üzüntü veya neşe gibi oldukça ince mesajlardır. Bu ilk anahtarı anlamak için her zamanki zihin/beden bölünmesinin ötesine bakmamız ve zihinle bedeni, iki varlık olarak ayıran bir sınır olmaksızın tek bir güç alanı olarak görmeye başlamamız gerek.

Mutluluk kapasitemizi artırmak için kendi duyularımızla bağlantı kurmamız gerek. Farkındalığımızı artırdığımızda bedenimizin bize söylediği önemli mesajları daha net bir şekilde anlayacak durumda oluruz. Bedenimizden gelen önemli mesajları daha iyi anladığımızda, zihin, beden ve ruhumuz arasındaki uyumu yaratmak için ne yapmamız (veya yapmamamız) gerektiğini içgüdüsel bir şekilde biliriz.

Mutsuzluk, zihin, beden ve ruh arasındaki uyumsuzluğun bir sonucudur.

Farkında olmayı bıraktığınızda ne olur? Bedeninizin gönderdiği sinyallere dikkat etmeyi bıraktığınızda zihin-beden güç alanınızda aksamalar yaratırsınız. Bu aksamalar kendisini birçok alanda açığa çıkarabilir. Örneğin bedeniniz 8 saat uykuya ihtiyaç duyduğu halde tüm gece çalışmak durumunda kalmak veya ruh haliniz ve enerji seviyeniz üzerinde olumsuz etkileri olmasına rağmen abur cubur yemek gibi. Bedenin hatırı sayılır şekilde beslenme, dinlenme ve sevgiye ihtiyaç duyarken siz farkındalıktan uzaklaşarak bedeninizin yardım çığlıklarını görmezden gelirsiniz.

Bedenlerimizin daha çok farkında olabilmek için bedenimizin bizim için yaptığı her şey için minnet duymaya zaman ayırmamız gerek. Öncelikle bedenimizde var olan sonsuz zekayı düşünün: biz farkında bile olmadan, insan bedeni geleceği hayal edebilir, bir enstrüman çalabilir, yeni hücreler üretebilir, kalp atışını izleyebilir, zararlı bakterilerle savaşabilir, rahmin içinde yeni bir yaşam meydana getirebilir ve bunların hepsini aynı anda yapar.

Bedenlerimizin ayrıca muhteşem bir sonsuz yaratıcılık kapasitesi vardır. Yeni bir beceri edindiğimizde veya nefes aldığımız yerin irtifasını değiştirdiğimizde bedenimiz bu yeni koşullara içgüdüsel olarak adapte olur ve bu yeni değişime karşı koymaz. Bir daha yeni bir spor yapmayı öğrenirken ya da yeme alışkanlıklarınızı tamamen değiştirirken bunu bir düşünün.

Üçüncü olarak bedenlerimiz, mikroskopik hücrelerimizin, normal şartlarda yaşamı desteklemeyecek çevresel koşullarda dahi hayatta kalmasına, büyüyüp evrimleşmesine imkan tanıyan uçsuz bucaksız bir güç kaynağına bağlıdır. Bedenimizin, iç sistemimize girebilecek virüs, mikrop, kanser hücreleri ve diğer zararlı unsurlara karşı kendini savunmasına imkan veren de yine bu güç kaynağıdır.

O halde kendi bedenlerimizin ve onların yaptığı her şeyin daha fazla farkında nasıl oluruz? Bu aslında düşünüldüğünden çok daha basittir. Bir sonraki kendinizle baş başa kaldığınız sessiz anda, sadece hissettiğiniz fiziksel duyulara kendinizi açın. Bedeninizde özellikle gergin hissettiğiniz belirli bölgeler var mı? Yüzünüz, boynunuz veya sırtınız gibi. Bedeninizin belirli bir bölgesine tüm dikkatinizi verdiğinizde ne oluyor?

Fiziksel rahatsızlık duyduğunuz bir sonraki sefer, sadece derin bir nefes alın ve rahatsızlık veren hisleri yargılamadan onlar kendiliğinden kaybolana kadar gözlemleyin. Her dikkatiniz dağıldığında, stresli veya belirsiz hissettiğinizde bu alıştırmayı yapın. Böylece farkındalık kaslarınızı oluşturmaya başlayacaksınız ve bu, hayatınızın geri kalan kısmında sizi ve çevrenizdeki insanlar için çok faydalı olacak.

İlk Anahtarı günlük hayatta aktive etmek üzere size aşağıda kolay bir teknik önereceğim:

  1. Bedenimdeki enerjiyi maksimuma çıkarmak üzere seçimler yapacağım. Herhangi bir şekilde enerji eksikliği hissediyorsam kendimizin tamamen farkında olduğumuz zaman hepimizin bağlı olduğu sonsuz kaynağın akışına direnç gösteriyorum demektir.
  2. Herhangi bir duyguyla hareket geçmeden önce kalbime danışacağım. Kalbim, duygusal zeka konusunda benim en güvenilir rehberimdir.
  3. Bedenimde ağırlık veya donukluk hissedersem özellikle dikkatimi vereceğim çünkü bu duygular atalet çektiğimin sinyalleridir ve her anın potansiyelini deneyimlemek yerine alışkanlıkların dayatmasını yaşamaktır.

Hepimize bedenin farkındalığının arttığı, bedenimizi sahiplendiğimiz ve kendini şifalandırabilen bir bünye diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Güncel Eğitim Takvimi

23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler

Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)

27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)

12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin

13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana

19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir

20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)

10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler

16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit

Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat

Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül

Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.