Tag Archives: Tanrıça

Ay Tutulması – Kendini kendine ada…

Standard

Bu haftasonu 27 Temmuz Cuma gece yarısına yakın Kova Burcu’nda bir ay tutulması gerçekleşiyor. Ay tutulmaları her daim çok önemli titreşimsel bir süreci açığa çıkarır.

Genel olarak ayın suları yönettiğini su elementinin de duygulara ait olduğunu biliyoruz. Dolunay zamanları duygu bedenimizin tıpkı med-cezir gibi yükselerek kabardığı zamanlar. Ay tutulması bu yükselişi daha da arttırıyor.

Bu ay tutulması ile gezegenimizde önemli bir enerjetik portal açılıyor.

21. yüzyılın en uzun ay tutulması oluşu gücünü katlıyor ve şu an göremediğimiz bir çok dönüşümün başlangıcı, halihazırda başlamış dönüşüm ve değişimlerin de hızlandırıcı ve kolaylaştırıcısı oluyor.

Ay tutulmaları bize derinden ve kalıcı dönüşümler için imkan verir. Özellikle geçmişten gelen kalıpları fark etmek, dönüştürmek için bundan daha efektif bir süreç olamaz. Tutulma doğum haritanızda nereye denk geliyorsa sizin için o alanda karmik temizlik ve genişleme mümkün.

Ancak fark ettiğimiz yönlerimizi şifalandırabilir, dönüştürebiliriz.

Dolunay bizden duygularımızın hikayesine kulak vermemizi talep ediyor. Şifa için duyguları su yüzüne çıkarıyor.

Bu dolunayın Kova’da oluşu ise oldukça manidar. Kova duygularına mesafeli yaklaşır ve çoğu zaman bunu bilinçsizce yapar. Ve ne zaman yoğun duygularla karşılaşma ihtimali olsa kendince dostani çıkış ya da yadsıma yolları bulur. Ancak bu tavır tekamülü ertelemekten, günü kurtarmaktan başka işe yaramaz. Öyleyse burada bize bir ders var.

Ay tutulmasının gücü duygularımızın farkına vararak ve bize anlattıkları hikayelere kulak vererek, bizi ruhun derinliklerine taşıyor.

Kalbin yani ruhun derinliklerine ancak duygularının içinden geçerek ulaşabilirsin.

Gökler bizden yana, haydi cesaret!

Biz bu haftasonu tam da tutulma vakti Kalbin Yolu İç-Çocuk & İç-Anne İnzivası’nda olacağız. Zamanlama harika.

Bu haftasonu Vedik Astroloji’de aynı zamanda içsel guruya yani içimizdeki öğreticiye adalı bir haftasonu.

Gurupurnima adı verilen bu günün bende yeri çok değerli. Atalarımız dememiş mi ‘bana bir kelime öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diye, işte böyle hissediyorum ben de yolu mu açan her öğretici kişi ve olay için. Derin bir minnet duyuyorum ve bunu sık sık içimde yaşatıyorum.

Gurupurnima, şimdiye kadar kalbimin sesini duymama destek olan üstadlarıma minnete adadığım, içimdeki rehbere daha derinden bağlanıp birlik yaşadığım, günümü dua ve mantralarla geçirdiğim yükselten, ümit tazeleyen, vizyon açan, coşkulu bir süreç.

Önümüzde çok güçlü günler var. Kendinize ait zamanlar yaratıp, öğrendiğiniz teknikleri uygulayarak, yaşam amacınızın, dönüştürmek istediklerinizin üzerine tefekkür ederek değerlendirebileceğiniz çok etkili bir zaman.

Bir başka etkili uygulama da su orucu, ya da sebze suyu orucu tutarak pişmiş yemek yememek. Ay tutulması sırasında normalde 1 ayda olan süreç birkaç saat içinde gerçekleşir. Bu da gezegendeki bir çok yaşam sürecinin çok hızlı ilerlemesi demek.

Bu dolunay ve ay tutulmasında her şeyi bir kenara bırakın ve kendinizi kendinize adayın.

Mucize dediğin kendini kalbine adadığında başlar.

Ege’nin huzurlu topraklarından, ArıKuşu Retreat’den, Ağustos böceklerinin ve suyun titreşiminin şifalı enerjisini, nilüferlerden yayılan cesaret ve güven hislerini gönderiyorum size.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

——————

Yaklaşan Eğitimler

▪ 4-5 Ağustos – Gizemli Dişilik 1 & 2 – Çeşme

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan dolu-yedek liste açık)

2 Ağustos4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu)

13 Eylül 201820 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Son 3 kişilik yer)

▪ Kalbin Yolu Dönüşümsel Prog. – 100 Saat (Yeni İçerik) – Ekim-Ocak, ArıKuşu Retreat, Bodrum & Aytepe, İzmit (Ön kayıt)

▪ 8-17 Şubat 2019 – Pema ile Hindistan İnzivası (Öğrencilere özel)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

▪ Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Reklamlar

Gündönümü & Yaklaşan Eğitimler

Standard

gündönümü gulenay pema

Miladi takvime göre her yıl 21 Haziran ile birlikte Gündönümü’ne giriyoruz.

Kuşkusuz ki Güneş gezegenimizin en büyük prana yani yaşam enerjisi kaynağı.

Güneş’in her hareketi gezegenimiz üzerindeki yaşamı birebir etkiler. Güneş’in bir çok farklı hareketi var ancak bunlardan en genel ve tüm yaşama hitap edenlerinden ikisi kış ve yaz gündönümleri.

Gündönümü, Yaz’a girdiğimizin resmi göstergesi, Güneş’in gökyüzünde en yüksek olduğu zaman. Işığın en çok olduğu döngü ve önümüzdeki ışık dolu günlerin başlangıcı.

Yaz Gündönümü ışığın kutsamasını alabildiğimiz, şükredecek çok şeyimiz olduğunu hatırladığımız özel günler.

Kadının yaz döngüsü gibi gibi yaz gündönümü döngüsü de kendimize ayırdığımız, enerjimizi yükselttiğimiz, spiritüel yolculuğumuz için güç topladığımız ve yaşamı kutladığımız enfes bir dönem.

Güneş’le gelen bu doğa döngüsü ile siz nasıl buluşuyorsunuz?

Biz yazın geleneksel hale gelen Gizemli Dişilik Kampı, çocukluk yaralarına inip şifalandırdığımız Kalbin Yolu İnzivası, dişilik öğretilerine giriş yaptığımız Gizemli Dişilik 1, Bütünsel Yoga’da ilerlediğimiz YogANA Eğitimenlik Eğitimi ve Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı ile yazın bu güçlü enerjisini boşa harcamadan en verimli şekilde kullanmaya niyet ediyoruz.


Yaklaşan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kalbin Karşısında Ne Kanser Durabilir, Ne Ölüm … Gerçek bir yaşam hikayesi

Standard

narın altında gülenay pemaBu satırları kırmızı çiçeklerini rüzgarda dağıtan nar ağacının altından yazıyorum. Narlar olgunlaşmaya başladı. Çiçeği mi yoksa meyvesi mi daha güzel, karar vermek imkansız. Hem neden birini diğerine tercih edelim değil mi, neden karar verelim?

2012 yılıdan beri bu blogda makaleler paylaşıyorum. Blog istatistiklerine göre şimdiye kadar 413.074 kişi bloguma girmiş, 800 bine yakın görüntülenme almış.

Bu verileri yazmamın nedeni rakamlarla değerimi biçtirmek değil. Bu rakamlarla paylaşmak istediğim, şimdiye kadar bu kadar kişinin makalelerimi okuyup, makalelerin yazarı, yaşam hikayesi hakkında neredeyse hiç bir şey bilmiyor oluşu.

Bu bir tesadüf değil. Böyle olmasını bilinçli olarak tercih ettim. Yıllar evvel blogumu ve sosyal medya hesabımı açarken, amacım kişisel paylaşım yapmak değildi, yıllarca edindiğim öğretileri ve tecrübeleri paylaşmak için kullanacaktım ve öyle de oldu.

İstedim ki insanlar öğretilere ulaşsın, kadim tekniklere, ilham alacakları örneklere, dönüşümsel astrolojiye, yogaya, şifaya …

Amacım her zaman faydalı olmak oldu. Paylaştığım konularla bazen yüreklere su serpmek, bazen acıları dindirmek, bazen ümit vermek, bazen huzur aktarmak istedim. Hiç tanımadığım kişilerden aldığım email’lerden bu yönde bir değer kattığımı görebiliyorum, hissedebiliyorum.

Şimdi ise ilk kez kendimden, kendi yaşam ve manevi yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. En azından bir kısmından.

Bu paylaşımın şimdi olması bir tesadüf değil, meyve olgunlaştığında düşer dalından. Ben de yaşam tecrübemi, okuyanlara ilham olacak değere ve olgunluğa geldiğinde paylaşmak istedim. Edindiğim tecrübelerin egonun eline düşmesini istemedim, buna özen gösterdim. Kimliğimin, yaşam hikayemin öğretilerin önüne geçmesini istemedim. Şimdi o denge kuruldu.

Bugün Ege’nin kırsal bir köyünde yaşıyorum.

Çam ormanlı tepenin yamacında, iki yıl önce eşimle yerel taş mimariye uygun inşa ettiğimiz evimizin bahçesinde, 70 yıllık narın gölgesindeyim. Organik ürünler yetiştirdiğimiz bir çiftliğimiz ve öğrencilerimi ağırladığım bir inziva, şifa alanımız da var.

Çok severek yaptığım, yaşamlara ve kalplere dokunduğum, kendime zaman ayırabildiğim, sağlık, bolluk ve bereket içinde bir yaşamım var. Tüm bu saydıklarım hayatımın her evresinde var mıydı diye soracak olursanız cevabım net olarak; hayır yoktu olur. Dibe düştüğüm, uzun süre meteliksiz kaldığım, ümitsizlik ile sessiz depresyonlara girdiğim, haykırarak ağladığım, öfke ile kırıp döktüğüm, ölümden döndüğüm haller yok muydu, bol bol vardı.

Bugün bu satırları minnetle yazabiliyorsam, gerçekten şükür edebildiğim şeyler olduğu için.

Yaşamımda kazandığım her zerre kendi emeğimle gerçekleşti. Emeği gördüğümde büyük saygı duymam bundandır.

Ardımda bıraktığım yıllar boyunca bir şey vardı beni hep ayakta tutan, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmamı sağlayan, içimin derinlerinde hissettiğim bir his. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğu yerler hep oldu, ama bir şey vardı, o hiç eksik olmadı; Yaradan’a, evrene, görünen gerçekliğin ötesindekine inancım. Bu inanç benim hayatımı kurtardı, beni ölümden döndürdü. Kelimenin tam anlamıyla.

2013 yılı Nisan ayıydı. Hemen her yıl belirli aylar yaşadığım Hindistan seyahatinden yeni dönmüştüm. Son 12 yıldır Tayland ve Hindistan’da kendime yeten, kazandıklarımla geçinebileceğim mütevazi bir yaşam kurduğum için Türkiye’ye de hiç bir birikimim olmadı. Yıllar sonra ülkeme kesin dönüş yaptığımda dönüşüm baba evine oldu. Neyse ki odam hala duruyordu.

Devamı için tıklayın.

 

Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerine ulaşmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Rahim Olan’a, Kutsal Güç Şakti’ye Adanmak…

Standard
Fotoğraf: Ramesstudios

Fotoğraf: Ramesstudios

Son iki yıldır Mistik Tanrıça Ritüeli düzenlemiyorum. Bunun farklı nedenleri var, önemli bir nedenini bu yazımda aktaracağım. Katılımcılara açmasam da kendi yaşam ritüelim tezahür etmiş her şeyin Kozmik Anne’si ile birliktelik ve ona niyaz içeriyor.

Rahim Olan, Tanrıça, Kutsal Dişi, İlahi Feminen, Şakti gibi farklı adları tek bir Güç’ü temsil ediyor: Rahman olanın, tezahür etmiş enerji prensibi Rahim’i.

Kültürümüzde bu bağ çok hatırlanmasa da hepimiz içten içe varlığını içimizde hissederiz.

Hint ve Tibet kozmolojisinde Şakti yani Tanrıça günlük ve manevi yaşamın ayrılmaz bir parçası.

Kadın bedeninde yoğunlukla tezahür eden Şakti enerjisi, kadın üreme sistemi ile madde dünyasında yerini buluyor.

Hindistan’da Tanrıça tapınaklarının önünde Kutsal Dişi’nin yoni’si (vajina) vardır. Üzerinde kanı temsil eden kırmızı toz vardır ve çiçeklerle süslüdür. Yaratımın bir fiil tezahür ettiği yer olarak yoni, kutsaldır. Tanrıçanın vasıflarını yaşamlarında tecrübe etmek isteyenler bir çok farklı ritüel gerçekleştiriler.

Yaratıma kanal olan dişil prensibin maddesel simgesi yoni kutsal, bundan gayri düşünülebilir mi?

Analarımız olmasa bu gezegende yaşam da olmazdı. Bundan daha kutsal bir şey olabilir mi?

Elbette yoni yaşama kanal olarak tapılası bir olguyu temsil ediyor. Ve evet tapınılıyor.

Kültürümüzdeki tapınma kelimesi üzerindeki negatif algıya burada girmeyeceğim, sizin değerlendirmenize bırakıyorum. Ancak tek bir söz yazacak olursam o da; tapınmak adanmaktır.

Burada bir kişiye, bir kadına, bir puta, bir heykele ya da karaktere adanılmıyor, burada tezahür etmeyen, hiçliğin, Kutsal Eril’in, Rahman Olan Şiva’nın ayrılmaz eşi, tezahür etmiş yaratıcısı Şakti’ye adanılıyor.

Şakti’ye adanırken elbet Şiva’ya da adanıyorsun.

Rahman ve Rahim ayrılmaz bir bütünün iki parçası. Birisi olmadan diğeri olamaz.

Devamını okumak için tıklayın.

 *Gülenay Pema’nin eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan kutuya email adresinizi bırakabilirsiniz.


Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (1 kişilik yer)

▪ 13 Eylül 2018 – 20 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Erken kayıt indirimi 10 Temmuz’a Kadar!)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

Kalbiniz hangi yolu izliyor…

Standard

Yaşamda sessizlik anlarında açığa çıkan usul bir öğreti vardır, adına kalbin öğretisi dediğimiz. Tek şartı içsel sessizliktir. Bu hal gerçekleştiğinde içses belirgin olur. Öz-benlikten gelen şevkat bilgeliği ile dolu içsözler.

Ötenizden gelen fısıltılar. Yüce Kalp tarafından söylenen fısıltılar. O, oyunun yönetmeni ve bize ipucu ve yönlendirmeler verir.

Peki, içsesi duyacak kadar sessizleşebilir misiniz?

Kalpten gelen yönlendirmeler her zaman dinlemek veya izlemek istediğiniz türden olmayabilir. Bu altın değerindeki sözler, sizi öylece hemen özgürlüğe ve akışa taşımazlar. İlk temasta daha önce tatmadığınız güzellikte bir huzur ve coşku olur ancak bunun hemen sonrası yüzleşmeler olması kaçınılmaz. Hakiki huzur ve coşkuda kalmayı sürdürmenize engel tüm bağımlılıklarınızla yüzleşmeye yönlendirilirsiniz.

Dile getirmekte en çok zorlandığınız konuşmalara yönlendirilirsiniz.

Dürüstlük olgusunu tekrar tekrar tanımlayacağınız, hayatınızı ortaya koyacağınız yerlere götürülürsünüz.

Materyal alemde her şeyin bir bedeli olduğunu tecrübe ediyoruz, manevi alemin bedeli de kalbi bağımlılıklardan, negatif tekrarlardan ve dolayısıyla sevgisizlikten arındırma çabasıdır.

Bu süreç zorlu olsa da muazzam mükâfatlı, paha biçilmez bir süreçtir. Karanlık karşılaşmalarda kendi doğanızı gerçek anlamda öğrenirsiniz. Bunu öğrenmenin başka bir yolu da yoktur, acıların bilgeliği içinden geçerken öğrenilir.

Karanlık köşelerle yüzleşildiğinde, virajlar dönüldüğünde, karanlık harika ve alçakgönüllü yeni bir ışığa dönüşür.

Gurur tevazuya, nefret sevgiye, korku cesarete dönüşür.

Kalbiniz hangi rotayı izlemek istiyor?

Gülenay Pema

————–

Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu, yedek liste açık)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Organlar ve Metafiziksel Anlamları: Karaciğer

Standard

gulenay pemaYine yeni bir makale serisine başlıyorum. Organların bizimle konuşma dillerine ve derin dokularına girip onları nasıl şifalandıracağımıza biraz değineceğim. Başlı başına oldukça kapsamlı bir konuya bir giriş yapıyorum.

Bu faydalı konuya girmeden evvel bazı güzel haberler vermek istiyorum. Geçen yıl başladığımız 130 saatlik ve 8 aya yayılan dönüşüm odaklı Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı son sürecine girerken bu Pazar başlayacak yeni bir süreç için heyecanlıyız. Bu sefer 7 ay sürecek bir dönüşüm programı. Her eğitimimde olduğu gibi kendi dönüşüm sürecim ve her yıl edindiğim tecrübe ve yeni uygulamalarla programlar bir diğerinden farklı oluyor. Katılımcılar da buna önemli bir etken. Bu yüzden katılımcılar gibi ben de bu yeni süreci hevesle bekliyorum. Yaz kamplarından Yoga & Flow Dans Terapi kampı bugün bu makalede de değindiğim bedende sıkışıp kalan ve hastalıklara yol açan ifade edilmemiş duygulara odaklanıyor. Psiko-spiritüel ve derin bir çalışma olacak, Fethiye’de kekik ve lavanta kokuları ile bezeli yüksek irtifada arınıyor olacağız. Hemen ardından da Mistik Tanrıça Ritüeli ile kendimizi mistik hissiyatlara teslim edeceğiz. Kasım ayında ise uzun zamandır temelini attığım ve kapsamını sağlamlaştırdığım YogANA yoga eğitmenliği programı başlıyor. Çok özel, tek ve derin ve beni oldukça tatmin eden dönüşümlere gebe bir program oluşuyor yine. Sözü fazla uzatmadan ve sizi sıkmadan makalenin konusuna dönüyorum.

Makale konularını içinde bulunduğum hissiyat ve yaşam terübelerim doğrultusunda yazıyorum. Bugünkü hissiyatım karaciğer toksikliği hakkında yazmak. Her ne kadar karaciğerimde toksidite bir çok kişiye göre minimal olsa da (2004 yılından beri damla alkol girmeyen ve düzenli detoks gören bir karaciğerden bahsediyoruz). Karaciğer, birden fazla işlevi olan bir organ ve onun temel görevlerine başka bir makalenin konusu. Karaciğer toksikliğinin ise en önemli sebebi aşırı alkol tüketimi. Bazı ilaçlar da karaciğer hastalığına katkıda bulunabiliyor. Ayrıca bazı bitkiler ve yüksek dozlarda alınan belirli vitaminler de potansiyel sebepler arasında sayılabilir.

Eğer alkol sizin için bir bağımlılıksa, okumaya devam etmeden önce bağımlılığın metafiziksel (doğaüstü) anlamına bakmanız gerekiyor. Çünkü karaciğer toksikliğinin derinde yatan asıl nedeni büyük ihtimalle bağımlılığın da nedenidir.

Herkesin en az bir bağımlılığı olduğuna inanıyorum. Ruhani şartlarda bu bağlılık olarak da tanımlanabilir ve çoğumuz aslında herkesin bir tür bağlılığı olduğunu kabul ederiz. Herkesin ayrıca korkuları da vardır ve bağımlılık en derinlerdeki bazı korkularımızı dışa vurum şeklimiz olabilir.

Bu yüzden kendi kendini şifalandırma yolculuğumuzda, eğer iyileşmek istiyorsak kendimize bağımlılıklarımız ve bağlılıklarımız hakkında dürüst olmamız çok önemlidir. Sonra da en derin korkularımızı ele alırken kendimizi bu işe adamış ve nazik olmamız gerek. O korkular çocukluk yaralarımızdan ya da bundan önceki hayatımızdan kaynaklanıyor olabilir. Bunlar geçerli ve önemli korkular ve bizim titiz ve şefkatli dikkatimizi hak ediyorlar.

Son zamanlarda şifalanma alanında kendi beden ve hissiyatlarımla keşfettiğim yeni açılımlar oldu. Karaciğer toksikliğinin ardındaki metafiziksel anlam söz konusu olduğunda meditasyonda yeni bir yaklaşım keşfettim. Bedendeki organlarla konuştuğum yeni bir dil. Burada söz konusu karaciğer oldu, nedeni yüzeyde belirgin değil. Yani tıbben bir ‘hastalık’ söz konusu değil. Zira sadece hastalanınca doktora gidilmesi Batı’ya ait bir kavram. Oysa biz zinde, sağlıklı ve uzun ve mutlu bir yaşam için kendimize bakıyor, bedenin sinyallerini dinliyoruz.

Benim de karaciğerim batı tıbbında herhangi bir semptomal özellik göstermese de hem kendi tetkiklerim hem de Çin ve alternatif tıp alanlarında yaptırdığım tanılarda aktivitesinin yavaş olduğunu söylüyor. Bu biraz ender bir durum olabilir çünkü genelde karaciğer çok çalışıp sorun çıkartır. Benim durumumda karaciğer tembellik yapıp pankreasın daha fazla çalışmasını sağlıyor. Ona yükleniyor. Bu ‘yüklenme’ konusu karaciğerin ‘sadist’ olarak adlandırılan ve yeni yeni öğrendiğim bir yönü. Karaciğerimin neden böyle bir tavır sergilediğini sorguladığımda ki bu sorgulama yıllardır yaptığım çalışmaların bir özeti mahiyetinde daha da net açığa çıkıyor, orjinal nedene, kökenine inebiliyorum. Çok küçük yaşta tecrübe ettiğim bir olaya kodlu, enerjetik bir blokaj. Bu blokaja kendimle yaptığım çalışmalarda his boyutunda temasa girebildim ki nedeni ancak ilgili duyguya dokunup tekrar yaşayıp, erittiğinizde ortadan kalkar. Burası kesin. Yani zihinsel nedenini bularak blokajı kaldıramazsınız. Orjinal yaraya dokunup, hissedip, eritmelisiniz. Bu süre. hem zor, hem destek isteyen hem de sancılı ve bol şifanın ve şefkatin aktığı güvenli bir ortam gerektirir. Ve tabi tüm bunların sonunda kuş gibi hafif hisseder, kalbin açılması ne demek tecrübe etmeye başlarsınız. Kalbin üzerinde bunun gibi bir çok katman var.

Makalenin devamını okumak için tıklayın.

GülenayPema Eğitim Takvimi – Yaz Kampları – Sertifika Programları

Standard

sarasvatiGülenayPema Eğitim Takvimi

– Yoga’nın ABC’si 2. Seviye – 13 Nisan-27 Nisan, Levent
Gizemli Dişilik 2 – 18 Nisan – 18:00-20:00, Levent
Gizemli Dişilik 1 – 26 Nisan 15:00-17:30, Levent
Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. Tanıtım Semineri – 30 Nisan – 19:00-20:00, Levent
– Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. 130 Saat – 7 Haziran – Aralık
Yoga & Flow Dans Psiko-Spiritüel Kamp – 24-28 Haziran, Fethiye
Mistik Tanrıça Ritüeli – 2-5 Temmuz, Fethiye
– YogANA Yoga Eğitmenliği Programı 200 Saat – Kasım-Mayıs 2016

Detaylar & Kayıt için: gulenaypema@gmail.com