Tag Archives: aydınlık

Yaşamın Amacı

Standard

yaşam amacı gülenay pema

Hayatın amacı nedir? Amacınız nedir?

Klişe olduğu kadar önemli bir konu. Birçok kişiye ilham verdiği kadar uğraştırmış, başarılı olduğu alanlarda dahi kalbinin tatmin olmadığını hissedip arayışı sürdürmeye devam ettiği bir konu.

Çoğu zaman hayatın amacından bir “şey” olarak, uğrunda yaşamamız gereken bir ideal, netleştirmemiz gereken bir tanım olarak söz ederiz. Onu bulduğumuzda ise onu yaşamaya koyulabiliriz.

Ben onu bir “şeyolarak görmüyorum. Bir “şey” olsa bulunabilirdi. Bir kaya parçası ya da bir köy gibi. O içinizden açığa çıkan ve onu sizin dışınızdaki dünyaya vermenizi isteyen bir karşılaşma, bir duruş, bir potansiyel.

Yaşam amacımız, büyük yaradılış oyunundaki rolümüz…

Amacınız, büyük hayat tiyatrosundaki rolünüzü yerine getirmek.

Ve bu rol önceden yazılmış değil.

Yüce Yönetmen, performansınızı yargılamayacak. Konuşan bir robot gibi tekrarlamanız gereken replikleriniz yok. Uymanız gereken doğru bir senaryo da yok.

Ama bu demek değil ki yaşam belirsiz. Esasen rolünüz yazılmış olmasa da bir şekli var, yani yol yordam doğduğunuz anda sizinle. Buna potansiyel yetenek diyoruz.

Size bir isim ve bir yaradılış verilmiş. Bir tat ve his verilmiş. Bir geçmiş ve olası bir gelecek de. Ruhun bu hatlarını değiştiremezsiniz.

Görevimiz, rolümüzü yaşamak ve onu oynadıkça açığa çıkarmak, oynadıkça onu keşfetmek. Ortaya çıkan hikayeyi doğaçlarken karakterimizin orijinal doğasına dalmak.

Yaşam amacımızın yolunda yürürken en gizemli çatışmaları oynamalıyız. Yönetmenin talimatına teslim olarak, doğaçlama oluşturduğumuz anlatımlar yaratarak.

Ve evet her ikisini de yaparak.

Teslimiyet içinde aktif rol alarak. Ben buna aktif teslimiyet diyorum. Çünkü sanılanın aksine teslimiyet eli kolu bağlı, boyun eğmek demek değildir. Boyun eğme fikri insan zihnine ait bir olgu iken teslimiyet ilahidir. Böyle olduğunda içimizde nasıl bir sese ve ne şekilde teslim olduğumuzu dinlemek önemli tabi.

Devamını okumak için tıklayın.

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

Reklamlar

Neptün Geri Çekiliyor… Sırlar Açığa Çıkıyor.

Standard

astroloji dolunay

Bu haftasonuna bir Perşembe gününden, dağda Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nın ilk kampına başladık. Altı ay sürecek bu yolculuk tam zamanında başladı ve dönüşüm için oldukça verimli süreçte devam edecek.

Gökyüzü ve toprak anadaki değişimlerle paralel ilerlemek kadar aidiyet hissettiren bir duygu yok herhalde. Varoluşla akmak, hislerinle, kalbinin sesiyle yaşamak…

Gün dönümünü muazzam bir dolunayla birlikte karşılıyoruz. Sadece bununla kalmıyor Neptün de gerilemeye başladı ve retrodaki Satürn’le sert bir kesişimde.

Peki bunlar ne manaya geliyor?

Gün dönümü, toprak anamız ve üzerindeki canlılar için döngüsel bir süreci ifade ediyor. Yazın ışığının artması, içimizdeki aydınlığın artışını temsil ediyor.

Dolunay ile Güneş’in birlikte yaydığı ışık, hepimizin yolunu aydınlatıyor!

Ancak, karanlık bir odada uyuyanlara bu kadar ışık tutarsan rahatsız olup, irite olabilirler. Bu kadar ışıkla yaşamak her yiğidin harcı değil. Neden? Çünkü ışık gelince karanlığı aydınlatır ve mahsenlerde saklananlar açığa çıkar. Ve evin sahibi bu açığa çıkanlarla baş etmek zorunda kalır. Şimdiye kadar gizli, saklı, unutulmuş, yok sayılmış karanlık şeyler açığa çıkınca bunları sahiplenmek ve tekrar gömmeden şifalandırabilmek cesaret ister.

Cesaret ister çünkü önce bu mahsenlerin ve içindeki muhteviyatın sana ait olduğu gerçeğini kabul etmen gerekir. Ve bu karanlık bazen yüzleşilmesi çok zor şeyleri içerir. Ve tekrar gömmek isteriz. Ancak eğer böyle yaparsak, bastırıp karanlığı daha da güçlendiririz. Ve bir gün hiç beklemediğiniz bir anda tekrar sızar çatlaklardan bazen sel olur alır götürür tüm mutluluğunuzu.

Tamamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Mavi Dolunay… İnançlar tazeleniyor.

Standard

dolunayMerkür retrosunun sonuna yaklaşırken Yay Burcu’nda gerçekleşen Mavi Dolunay 22 Mayıs saat 00:14’a doğru gerçekleşecek. Gezegenimizi yine Ay’ın cömert ışığı ile aydınlanacak. Bu ay döngüsü önümüzdeki yıla açılan bilgelik köprülerinin ilk ayağı. Geçmişte olanları gözden geçirip, yeni doğmaya başlayanlar arasındaki uyumlanma sürecine destek oluyor.

Bir ateş burcuna denk gelmesi dolunayı oldukça aktif kılar. Bu aktif enerji sizi hazır olmadığınız bir sürede yakaladıysa, huzursuzluk, sabırsızlık, iritasyon ya da kafa karışıklığı hissettirebilir. Tüm bunlar zihinsel egonun sizi yolunuzdan alı koymak için oynadığı oyunlardır, şimdi de mavi ayın ışığı altında gün yüzüne çıkıyorlar.

Her zaman olduğu gibi seçim bizim, ortaya çıkanlarla ne yapacağımızın kararı sadece bize ait. Zihinsel ego tüm karışığı, ilahi doğamızdan kopmamız için, küçük ve çaresiz hissetmemiz için kullanır. Şimdi bu oyunlara yenilmeden, daha yükseğe, kalbinizin sesine doğru yürüyebilmek için gereken destek daha yakın.

Zaman, daha yüksek hedefler için inanç tazeleme zamanı.

Dolunay süresince açığa çıkan olaylar, yeni bir gözle bakılıp dönüştürmeniz için fırsat tanır. Geçmiş olaylar hortlar ve aynı kısır döngüyü tekrarlamamanız için daha derinden bakmanıza destek olur.

Ortam ve enerjiler hazırken bu fırsatı kaçırmanızı istemem. Madem sıkıldık, madem sıkıştık, madem kafamız karıştı, bir nedeni var elbet.

Yaradılıştaki her şey neden-sonuç kanununa bağlı. Ve hangi olayda neden-sonuç ikilisini keşfederseniz orada bir cevher sizi bekler.

Şimdi uygulaması kolay ve bir o kadar etkili bir teknik paylaşmak istiyorum.

Devamını okumak için tıklayın.

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

“Körler görmesede yıldızlar vardır, dedi”…

Standard

Son paylaştığım Blog yazısı “Heyecan kaybolduğunda”, Osho’nun Aşık Olmak kitabından bir alıntı idi ve oldukça ilgi topladı, “tam zamanında” geldiğini söyleyenler oldu. Genellikle birlikte bu yolda ilerlediğim kişilerle tecrübelerimiz ve senkronizeteler eş zamanlı olmaya başladı. Elle tutulur, gözle görülür dönüşümlere tanık olmak insanı mutmain kılıyor. Daha ne istenebilir ki bu ömürde… Yine kalbimden dökülenleri olduğu gibi aşağıda paylaşıyorum. Bunun yanında yeni ve oldukça özel bir seminere başlıyorum: Kanserle Yaşamak.

  • Kanser hastaları ve yakınları için Kanser ile Yaşamak konulu seminerler düzenliyor olacağım. Kanserin psiko-spiritüel yönlerini, alternatif tedavi yöntemlerini örneklerle anlatıyor olacağım. İlk seminer 28 Mayıs’da Neva Sanat, Ankara’da ücretsiz olarak gerçekleşecek. Yakında detayları paylaşıyor olacağım.
  • 29 Mayıs’da Neva Sanat, Ankara’da muazzam açılımlara vesile olan Flow Dans çalışmasını tecrübe ediyor olacağız.
  • 25 Mayıs’da 1 günlük sessiz inziva ise Beykoz’da gerçekleşecek. Kayıt için tıklayın.

gulenay pema

“Körler görmese de yıldızlar vardır, dedi”

Hayat bazen sizi öyle testlere tabi tutar ki, geçtiğiniz yolları, yol üzerindeki kişileri ve bu aşamalardaki davranış şekli, tavırları anlamakta zorlanırsınız.

Bazı durumlarda kendinize yakıştıramazsınız o durumları, tavırları kişileri. Ancak eğer cennete geçiş, cehennemin karanlığından geçmeyi gerektiriyorsa, eyvallah diyip, bu yükü de sırtlanırsınız.

Eğer büyümeyi, kendini aşmayı, egoya ve zihne esir olmamayı, özgürce, şefkatle ve coşkuyla yaşamayı hedef edindiyseniz, yaşam da sizin suyunuzu sıkacaktır. Sizin derken küçük ben’in suyunu, ta ki tükenene kadar. Bu yol dikenlerle dolu.

Bazen istemediğiniz davranışlar, durumlar içersinde bulabilirsiniz kendinizi. “Benim ne işim var burada” diyip yakıştırmadığınız hal ve tavırlarda bulabilirsiniz kendinizi. Ama bu anlar çok değerlidir sizin için, derinlerdeki karanlığınızın su yüzüne çıkmasını sağlar. Ki bu da aynı karanlığa sizden daha yoğun sahip olan kişiler, durumlar tarafından dahil edilerek olur. Onlar zaten karanlıkla, acıyla kendilerini ifade eden insanlar ise, sizin derinlerinizdeki benzer frekansı çıkarmaya aracı olurlar. Güçlü bir mıknatıs gibi.

Cesurca bu kargaşanın içinde durup, geçmek ve güçlenmek gerek, bunun yolu bu.

Anahtar hep bilmek, geçirdiğiniz dönemin sizin testiniz olduğunu, içinizdeki gerçek Ben’e ulaşmak için.

Ne kadar uzun sürerse sürsün, Nilüfer çamurun içinden ışıldayarak, tertemiz ve bilgelikle çıkar.

Her test onu daha da zenginleştirir, özgürleştirir ve şefkatini arttırır.

İşin sırrı kim ne derse desin, hedefinizin ne olduğunu kalbinizde bilmek ve O’na sığınmak.

Zorlu dönemler de siz de karanlığın bir parçası gibi görüneceksiniz, bu formayı giymek gerekli o alanları keşfedebilmek, kendi karanlığınızı anlamak, itiraf etmek, pişman olmak ve dönüştürmek için. Ancak anladığınız, farkına vardığınız bir şeyi dönüştürebilirsiniz.

Siz karanlığa bürünmüşken orada sizinle olanlar siz karanlıktan sıyrılırken belki de hala orada kalmaya devam edecekler. Herkesin bir tekamül süreci var. Bazılarına siz çamurdan çıkarken el uzatabilirsiniz ancak uzattığınız ele sıkıca tutunmak onların elinde.

Geriye bakmadan, her zaman öğrenerek, kimseye bulaşmadan, çamur atmadan, af ederek, af dileyerek…

Gülenay Pema Gauri