Tag Archives: ay

İkizler Dolunayı – Bilmemenin Gücü Adına!

Standard

Bu gece bazılarımızın uyumayacağı ve belki de son bir kaç gecedir sizi tesiri altına alarak uyutmayan güçlü dolunay tam olarak Çarşamba sabahı 02:07’de İkizler Burcu’nda gerçekleşecek. Dolunay zamanı duygular ve ayın bulunduğu burcun ve etkileşimde olduğu gezegenlerin etkisi katlanır. Kendinizi yoğun duygu gelgitleri ve çelişkili düşünceler içinde buluyorsanız, nefes alamıyor, daralı430891_448734425191800_2035591717_np boğulacak gibi oluyorsanız, dünyanın da sizin gibi benzer bir süreçte olduğunu unutmayın. Gaia, Toprak Ana, bizden farklı değil, üzerinde yaşayan canlılarla bağlı ve bütün.

Bu nedenle eğer kendinizi çatışmalı düşünceler ve yorucu duygusallıkta buluyorsanız, size tavsiyem doğaya çıkın ve gerçekten derin derin nefes alın. Sadece nefes almanız yetmeyecek biliyorum, ‘bir nefes alın geçip gider mi bunca acı ve yoğunluk’ diyeceksiniz, tabi ki böylesine derin acıları ‘nefes al-ver, geçer’ ile avutmaya çalışmıyoruz, ancak düzlüğe çıkabilmek için bir kaç adım atmak gerekir. Ve bu adımlardan en ulaşılabiliri doğa, yeşillik, temiz hava ama sadece bu kadar değil, çok sevdiğiniz bir sanatsal ortam, müzik de benzeri de bu işlevi görür. Burada bazılarınızın acılardan ‘kaçış’ yada duyguları ‘bastırmaya’ meyilli hareketlerden usanmış olabileceğinizi de sezebiliyorum ancak, önce kendimizi düze çıkartmalıyız. Boğulurken çırpınmanın faydası olmaz, ters etki yapar. Oysa zamanı yavaşlatmak, size biraz huzur, sükun, netlik verecek aktivite ve kişilere odaklanmak gerçekçi çözüme giden yolda atılacak ilk ve önemli bir adımdır.

Güneş Yay burcunda ve ay ikizler burcunda olduğunda yayılan enerji, gündelik olayların ağırlığına rağmen büyük resmi görebilmek, ‘yapıcı’ düşüncelerde ve temiz bir sağduyuda kalabilmeyi gösteriyor. Bunu yapmayı başarabilen, bu titreşimi yayan bireylere şimdi her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bu bireyler birer baz istasyonu gibi, üzerlerinde taşıdıkları berrak sağ duyu ve net bir bilinci yayarak, sadece kendilerinin değil çevrelerinin de önünü açar, yola ışık olurlar.

Bu dönemde zihnin çok çalışacağı aşikar, malum İkizler Burcu etkisinde bir Dolunay’dan bahsediyoruz. Transitteki Yaralı Şifacı Kiron ile açı yapan İkizler Dolunayı oldukça huzursuz ve stresli enerjiler yayıyor. Hali hazırda yokmuş gibi diyeceksiniz.

Öncelikle kendinize haksızlık etmeyin, cezacı ve sabotajcı düşüncelerinizi görün ve kendinizi bu düşüncelerden yalıtın. En azından bu süreçte. Bu neden önemli? Önemli çünkü her ne kadar bu suçlayan, sabote eden ve cezacı huylar, düşünceler ve kalıplar size ait olsa da bu dönem olduğundan daha kalabalık orduyla üzerinize hücum ediyorlar. Bu kadar yükü tek seferde taşımanıza gerek yok.

Dolunaylar maneviyat yolunda, psiko-spiritüel süreçte değerlendirdiğimiz önemli süreçler. Ancak kişinin kendine iyi derecede dürüst olması ve kendi dahil kimseyi suçlamayan bir yerde olması uygun olur böyle bir süreçte ilelermek için. Eğer tüm kabarıp su yüzüne çıkanları bir kendini-tanıma ve arınma süreci olarak değerlendirmek istiyorsanız güçlü duygusal bel kemiğine, dengeli ve berrak bir zihne, iyi bir bünyeye ve sağduyuya ihtiyacınız var.

Bu dolunayda ben bu seferlik bunun tam tersini yapmanızı önereceğim. Zihninizde yeterince ‘analizci’ kimlik dolaşıyor, ‘yargıç’ var, ‘suçlayan’, ‘şikayetçi’ var. Bunları biliyoruz. Bu sefer, hiç bir şeyi analiz etmeden, ‘neden’ sorusunu sormaMAya davet ediyorum sizi.

Bu seferlik, bırakalım, bilmeyelim.

Bilmemenin, ‘bilmiyorum’ demenin kendine has ferahlatan bir enerjisi var, denemenizi tavsiye ederim.

Makalenin devamını okumak için tıklayınız.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Takvimi

  • 17-18 Aralık, Gizemli Dişilik Dönüşüm Kampı (Kontenjan doldu)
  • 21 Aralık, Awaken Love Türkiye Kadınları Güçlendirme & Şifa Çalıştayı, Bilgi Üniversitesi
  • 8 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Ankara
  • 14 Ocak 2017, Gizemli Dişilik 1&2, Hatay
  • 2-11 Şubat 2017, Hindistan İnzivası (Turistik gezi değildir)
  • 27 Nisan-1 Ekim 2017, YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi yazabilirsiniz.

 

Reklamlar

Dolunay, Balık Burcu ve Yaralı Şifacı

Standard

chiron

Son bir haftadır Balık Dolunay’ı ve ay tutulması etkisindeyiz. Ay tutulmasının etkisi birkaç hafta daha devam edecek.

Bu Dolunay, astrolojide yaralı şifacı Kiron (Şiron, Chiron) etkisinde bize yaralarımızın içinden geçerek şifalanmanın birçoğumuz için elzem olduğunu hatırlatıyor.

Mistik Balık Burcu ise yaralar şifalanmadan mistik haller tecrübe edilemeyeceğini çok iyi biliyor.

Yoğun bir dişil enerji altındaki dolunayın teması yaralarınızın içinden geçerek şifalanmanızı bizzat kendi elinizle sağlamak.

Kendi kendinizin şifası olmak.

Bu konuya hem derslerimde hem de makalelerimde sıkça değiniyorum; yükselmek dönüşmek için gölgelerimiz dediğimiz yaralarımızı bulup, yüzleşip şifa için alan açmak elzem.

Hemen herkes kendi yaralarının az çok farkındadır. Bilinmeyen şey ise yaraların nasıl şifalanacağı.

Size ilk adım olarak yaralarınızdan korkmamanız gerektiğini söyleyebilirim.

Hangi yaralarınız var bakarak, alan açarak, zaman tanıyarak, su yüzüne çıkmalarına niyet ederek. İlk adım bu şekilde atılır.

İlk adımın atılmasıyla birlikte şifalanma sürecinde biraz daha ilerlemeye başlarız. Emin olun açılan yara, içinden geçildikçe şifalanacaktır. Tıpkı karanlığa tutulan ışığın orayı aydınlatması gibi, kendinize doğru yönelip, yaranızı sarma niyetiyle yola çıktığınız anda şifalanma başlar. Tam o anda…

Siz yaralarınızın içinde onları şifalandırmak için yoğun çaba verirken azılı güçler sarar çevrenizi. Bu azılı güçlerden en bilineni korkudur. Güçlüdür, evet, düşmanımızı tanımalıyız, ama yenilmez değildir.

Korku sık sık yoklar, ama her yokladığında yaramızı biraz daha şifalandırma şansımız da olur. Bu gizemin tam da merkez noktasıdır, burada başlar.

Korkuyla iş birliği yapan zihin kafa karıştırır, şüphe duyar, cesaret kırar, karalar. Zihnin işi budur. Sizi varoluşsal, dönülmez ve içinden çıkılmaz zannettiren yerlere götürür. Ve siz o yerleri gerçek sanarsınız, ama bu bir sanıdır, zemini olmayan. Her ne kadar zemini varmış gibi gözükse de sanı oluşunun en belirgin ispatı geçiciliğidir.

Sanıların ötesine geçmeye başladığınız, yaralarınızı sarmaya başladığınız yerdir.

Zihin elbet zorlar; gücünü, bildiği ve yönettiği yaralar üzerindeki kontrolünü kaybetmek istemez. Türlü kurnazlıklarla yaranızı şifalandırmaya değil, kaşıyıp salgın gibi büyümesi için sizi kandırır. Bazen başarılı da olur hani, zihin dediğimiz, ego dediğimiz, karanlık dediğimiz düşük benlik. Ancak bu bir zafer değildir, geçici bir geri çekilmedir. Güç toplamak için, bunu asla unutmayın. Zihin asla kalbi yenemez, geçici olarak kurnazlıklarla gücü elinde tutar gibi görünür ama asla kalbi yenemez.

Balık Dolunay’ında Kiron yaralarımızı şifalandırmak için gizemli kapıları bize açıyor, destek getiriyor. Tek şartı, dürüstçe ve cesurca yaralarını görmek ve şifalandırmak için niyet edip, adım atmak. Bu şekilde Yaralı Şifacı, güçlenmeye ve yükselmeye başlar.

Kalp, gözüpek, yaranın merkezine inmeye niyet yeniler.

Telaşsız ve huzurlu.

İteklemeden, akışında.

Zorlamadan ama azimli.

Dişil enerji ile; anlayışla, sebatle, şefkatle yaraları kucaklayarak.

Öfke çıkıyorsa, izin vererek ancak öfkeyi körüklemeden ya da birisine yöneltmeden. Tıpkı basınç azaltır gibi. Dökülecek gözyaşlarına izin vererek, üzgün olmaya izin vererek. Kırılgan olmayı kucaklayarak. Yorulduğunda, dinlenerek. Kendine annelik yaparak, şefkatle yaralarını şifalandırırsın.

Acelesiz, anlayışlı, aktif ve duru.

Hassasiyet kalbin yolcusunun en değerli erdemidir.

Hassasiyet, tevazudur, olmadan maneviyatta derinleşemezsin.

Ben bu mistik zamanı 15 öğrencimle doğa ananın kucağında, kadın kadına yaralarımızı paylaşıp, sessizliğin mistik dokusuyla nakşederek geçireceğim. Bir balık burcu olarak inziva için dolunay ve ay tutulmasını seçmem tesadüf değil elbet. Eşzamanlılıklar Yaradan’ın bizimle konuştuğu lisan. Ve sessiz olduğumuzda, kalbin sessizliğinde lisan gün yüzü gibi net ve açık olur.

Destek var, şefkat var, şifa var, huzur var…

Hiç bir zaman yanlız değiliz… Yanlızlık bir yanılsama…

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Güncel Eğitim Takvimi

 

Bugün Yeni Ay… Önce Kendimizle Başlıyoruz.

Standard

500Sabah 6’da başlayan ikizler burcundaki Yeni Ay süreci devam ediyor.

Ayın belirgin bir fazındayız. Bildiğimiz Yeni Ay’lardan farklı bir enerji taşıyor bu ay. Yeni ve temiz başlangıçlara ancak eski defterlerdeki hesapları kapatarak adım atabiliriz, işte şimdi bu gerçeklik yüzümüze vuruluyor. Güneş/Venüs/Ay etkileşimi, Neptün ve Satürn bu sürecin baş oyuncuları. Kurguladığımız hayal alemninden uyanıp, almamız gereken dersleri almadan, yaşamımızın sorumluluğunu almadan rahat edemeyeceğimizi gösteriyorlar.

Bu Yeni Ay bize gölgelerimizi yok saymadan, mutsuzluğumuzun üzerini örtmeden sahip olduğumuz yaşama cesurca bakmayı tembihliyor. Yalanlar üzerine inşaa edilen mutluluğun ne kadar geçici olduğunu er geç öğrenir insan. İşte bize bir fırsat, derin bilgeliği yaşamımıza davet edelim. Bize, çözemediklerimizi, göremediklerimizi, bilemediklerimizi göstersin, göstersin ki yolda dürüstlükle ilerlemeye devam edebilelim. Göstersin ki, nereye gittiğimizi hiç unutmayalım, unuttuğumuzda hatırlatacak dostlar olsun yanımızda.

Teslimiyet, bir diğer yayılan ve desteklenen engin bir hissiyat bu süreçte. Teslimiyetin süreci olmaz elbet, kalbin yolcusu ne zaman teslimiyet hallerini davet edeceğini bilir. Aktif teslimiyet nedir bilir, yaşatır.

Gölgelerimizi görme niyeti ve gördüklerimizle yüzleşip aşabilme cesareti için dua ettikten sonra, sessizce teslimiyete alan açalım. Teslimiyete, durup, sakince, sessizce kalmaya alan açalım. Her gün.

Hem içeride hem dışarda kafa karışıklığı uzun bir süredir hakim, berraklık için beden hissiyatlarında kalalım, bedeni işgal edelim, geçmiş ve geleceğe sürekli zar atan yönler vermekle kaybettiğimiz enerjimizi şimdiye, an’a getirelim. Aradığınız kelimelerin arasındaki boşlukta, iki nefesin ortasında, ölüm ve yaşam arasında gizli.

Nefeste kalalım. Ve iç sessizliğe alan açalım.

Tüm maneviyat ilişkilere odaklıdır. Bu Yeni Ay’da biraz farklı olarak odağımızı başkaları ile olan ilişkimizden kendimizle olan ilişkimize çeviriyoruz.

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Regl öncesi sendromu tarihe karışıyor…

Standard

indexNe düşündüğünüzü biliyorum; “regl öncesi sendromunu önlemek mi? Bu imkansız!” Hepimiz regl öncesi sendromunun dişi olmanın kaçınılmaz bir parçası olduğuna inanılan bir kadınlığa yetiştiriliyoruz. Sonra da birçoğumuz bunu deneyimliyor ve doğru olduğuna inanıyoruz. Her ay birkaç günlüğüne, bir haftalığına belki de daha uzun bir süreliğine huysuz, sinirli, moralsiz, gergin, özgüvensiz, sıkıntılı, aynı zamanda şiş, kurt gibi aç, tatlı krizi geçiren ve yüzünü sivilce basan biri olmayı öylece kabulleniyoruz!

Bunun neresi normal?

Aslında hiç de normal değil. Hiçbir kadın regl öncesi sendromu sıkıntısı çekmemeli ve çekmesi gerekmiyor.

Söyleyecek tek bir mesajım olsa o da şu olurdu: Hiçbir kadın regl öncesi sendromu normal değil.

Regl öncesi sendromunu tamamen doğal bir şekilde önleyebiliriz. Bu konuya semptomları yok etmek değil de kökünden çözmek isteyerek yaklaşan uzmanlar ve kendi tecrübem, regl öncesi sendromunun, hormonel dengesizlik belirtisi olduğunu söylüyor. Ve işin güzel yanı, hayatımızı sömüren bu dengesizliğin düzeltilebilir olması. Bu dengesizlik genellikle fazla östrojenden ya da östrojen baskınlığından kaynaklanır ve düşük projesteron seviyeleriyle birlikte görülür.

Peki çok zor mu bu dengesizliği tekrar doğal dengesine çevirmek? Tabi ki değil.

Biz Gizemli Dişilik eğitimlerinde olmayan bir şeyi ortaya çıkartmıyoruz, hali hazırda kadınlığımızın merkezinde, benliğimizde olanları hatırlamak için emek veriyoruz. Unuttuğumuz kadınlığımızı, neden ve nasıl unuttuğumuzu keşfederek hatırlıyoruz. Bu keşif ise bizi zenginleştiriyor. Kadın bedenimizle uyumlanıyoruz, her an yeni bir şey doğurabilme kapasitesini onurlandırıyoruz, anneannelerimizden kalan ve kanımızla aktarılan mirası keşfedip, çocuklarımızı, eşlerimizi, toplumumuzu besliyoruz. Severek iletişim kurmayı, uzlaşmayı, yaraları sarmayı öğreniyoruz. Kendimizi anladıkça diğer kız kardeşlerimizi anlıyor onlara kucak açıyoruz.

Ayırmadan, bir araya geliyoruz. Şifalanıyoruz, şifa yayıyoruz.

Regl öncesi sendromunuzu dengeleyerek yaşamınızda bir çok yeri de uyumlamış olduğunuzu göreceksiniz. Gereksiz engeller kalktığında yolun aslında ne kadar güzel ve keyifli olduğunu fark edeceksiniz. O zaman da yaşamı kutlamak ve düştüğünüzde hemen  kalkabilecek enerji ve hevese sahip olacaksınız.

Regl öncesi sendromunuz için ilk ve en önemli yapılacak iş doğru sabah rutinini uygulamak. Sabah saatleri bazı hormonların en aktif olduğu saatler ve beden sıvıları hareketlendiğinde bünyenize tazelik getirerek dengelenme için zemin oluşturacak.

Bunu iyi uyuyarak, hayattan aldığınız zevki artırarak, hormonel kaymaları destekleyecek beslenme şekli uygulayarak yapabilir ve bedeninizin hormonları en iyi ve en sağlıklı şekilde yaratıp, işleyip elimine etmesine yardımcı olabilirsiniz.

Ben ne yiyeceğimi aylık döngümün neresinde olduğuma bakarak seçiyorum. Bunu yaparak regl sendromunu aşmayı başardım. Bu tür bir yaşam protokolü sadece regl sancılarımı tedavi etmedi, kilomu düzenlemeyi ve sivilcelerden kurtulmamı sağlarken bir yandan da regl sendromundan kurtulmamı sağladı. Şaka yapmıyorum, hatta dolunayların üzerinizdeki etkilerinin dahi değiştiğini ve dişil enerjiyi nasıl daha verimli kullandığınızı göreceksiniz.

Erkekler “ayın o döneminde” kavga ettiklerini ve eşlerine hiç bulaşmamaları gerektiğini hissettiklerini anlatırlar. Benim eşim ise regl sendromu yaşamadığımı memnuniyetle söyler. Bazı kadınlar bunun mümkün olduğuna inanamazlar ama mümkün. Ve burada iş inançlarımızı gözden geçirmekle başlar.

 

Regl sendromunu önleyen en iyi yiyecekler:

 

  1. Nohut – projesteron üretimine yardımcı olan harika bir B6 kaynağıdır. Aylık döngünüzün ikinci yarısında projesteron seviyeniz düşükse hem stres hem de diğer regl sorunlarını yaşabilirsiniz. Düşük B6 seviyesi östrojen baskınlığını yani kanınızda yetersiz projesteron ve fazla östrojen olması durumunu daha belirgin kılabilir.

 

  1. Lahana ve yapraklı yeşiller – tüm brassica ailesi yeşillikleri özellikle lahana içinde güçlü bir hormon dengeleyici olan indol-3 karbinol bulundurur. Bu bileşen östrojen metabolizmasını destekler, bu da fazla östrojeni atmamızı ve östrojen baskınlığının önlenmesini sağlar.

 

  1. Kefirli hindistan cevizi yağı – kefirde canlı kültür formunda probiyotikler hindistan cevizi yağında da bolca sağlıklı yağ var. Bunların ikisi de ruh hali sabitleyici ve regl öncesi aşermelerini önlüyor.

 

  1. Tatlı patates – sadece tatlı ihtiyacınızı karşılamakla kalmıyorlar (fırınlanmış tatlı patatesleri biraz bala bulayıp üzerine ceviz kırabilirsiniz) aynı zamanda A vitamini bakımından zengin oldukları için karaciğerinizin fazla östrojeni kırmasına, kan şekeri seviyenizi ve ruh halinizi dengelemenize de yardımcı olurlar.

 

  1. Süt ürünlerini kesmek – süt ve süt ürünlerini regl öncesi ve regl süresince kesmenin faydalarını hem kendi tecrübem hem de son zamanda yapılan detaylı araştırmalarda gördüm. Sütün içindeki hormonlar ve bazı aktif bileşimler kadın döngüsündeki hormonlarla uyumlu olmayabiliyor.

 

Bedeninizin gerçekte nasıl çalıştığına dair doğru bilgilere sahip olduğunuzda gerçekten işe yarayan sağlık seçimleri yapmaya başlayabilirsiniz!

 

Bunu yapabilirsiniz, bedeninizin bilimi sizin yanınızda!

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

 

Yaklaşmakta olan eğitimler:

Vipassana Meditasyon İnzivası29 Nisan – 1 Mayıs, Aytepe İzmit (1 kişilik yer)

Gizemli Dişilik 1 - İki saat - 11 Mayıs, Şişli

Gizemli Dişilik Eğitmenlik Prog. 130 Saat – 16 Haziran-Aralık, Aytepe, İzmit

Gizemli Dişilik Kampı23-26 Haziran, Yediburunlar, Fethiye

Mistik Tanrıça Ritüeli - 18-21 Ağustos, Yediburunlar, Fethiye (kontenjan dolu)

YogANA Eğitmenlik Prog. 200 saat – Aralık- Haziran 2017, Aytepe, İzmit

Eğitim detayları için: www.gizemlidisilik.com

 

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve makalelerden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

 

 

 

*Bu sitede verilen bilgiler kişisel tecrübeye ve araştırmalara dayalıdır. Herhangi bir tıbbı tedavi öngörüsü ya da tavsiyesi taşımamaktadır. Bu sitede yer alan yazılar, görseller ve videolar bir hastalığın tanısı ve tedavisi için öneri niteliği taşımamaktadır. Yaşamış olduğunuz sağlık sorunu için öncelikle doktorunuza başvurunuz.