Tag Archives: dakini

Bir Kadının En Benzersiz Özelliği Nedir?

Standard

Geçtiğimiz aylarda 6 aylık Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nı tamamlayan bir öğrencimin ilham veren dönüşüm hikayesini paylaşmak istiyorum. Bir kadının bilgeliğin izinde kalbini, gizemli kadınlığını ve yaşam amacını keşfetme yolculuğu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

“Bir kadının en benzersiz özelliği nedir?” sorusuna bir kadın olarak “kadının rahmi” ve “yaratım gücü” cevaplarını veremediğimi ilk kez bu eğitimde fark ettim ve bu benim için kadınlık algımla ilgili önemli bir yüzleşme oldu. Bir kadın hisseder, haz alır, dans eder, nehir gibi akar kavramları bu eğitim sayesinde girdi hayatıma.

Gizemli Dişilik Programı’na başlarken niyetim ve dileğim, dişil enerjimi fark etmek ve bunu ortaya çıkarıp yaşamaktı. Coşkulu, neşeli, tatmin dolu yaşamak istiyordum hayatımı. Karar vermem gereken en ufak bir konuda bile ne hissettiğimi bilemediğimi, duygularımı tanımlayamadığımı görmek beni üzüyordu ve bu daha da kapanmama neden oluyordu. Tüm bunları hayatıma katabilmek için, bir kadın olarak kendimi bilme yolunda, bastırdığım dişilik enerjimi canlandırmam ve artırmam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmiştim.

Gülenay Pema ile Gizemli Dişilik Eğitmenlik Eğitimi sayesinde dişil enerjimi artırmaya, kendi değerimi artırmaya, haz almaya, şifalanmaya yönelik çeşitli yogik teknikleri ve uygulamaları, beslenme ve arınma yöntemlerini öğrendim ve hayatımın içine katarak yaşamaya başladım.

Başladığım ilk günden bugüne baktığımda ne çok şey öğrendiğimi görmek bir mucize gibi geliyor, eski halimi hatırlayamıyorum bile. Dişiliğin bilgeliği ile tanışmış olduğum için, varlığını öğrendiğim için şükrediyorum. Ben artık müzik duyduğumda yerimde salınmaya başladığımı fark ediyorum. Haz duygumu yaşamaktan utanmıyorum. Kendime koyduğum etiketleri fark ediyorum ve üzerimden atıp devam ediyorum hayata. Dans ederken kendimi özgür bırakabiliyorum, yaptığım şey her ne ise tadına varıyorum artık, nasıl görünüyorum ya da bana ne derler diye düşünmüyorum. Doğada kuşların seslerini dinliyorum, ağaçların enerjisini hissedebiliyorum. Zihnimde yarattığım kalıpları, kurguları, yargıları değiştirebildiğimi somut bir şekilde görmek ve en önemlisi özgürleşebilmek özgüveni ve tatmin duygusunu yaşatıyor bana. Benim enerjim değiştikçe, bana verilen karşılıkların, davranışların değiştiğini görüyorum.

Devamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

  • 6-7 MayısGizemli Dişilik 1, 2 & 3Antalya
  • 12-14 Mayıs – Awaken Love Sessiz Meditasyon İnzivası – AW Retreat Bodrum
  • 16 Haziran19 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. 160 Saat – AW Retreat Bodrum & Aytepe – Kontenjanda son yerler!
  • 13-16 TemmuzGizemli Dişilik Kampı – AW Retreat Bodrum

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Reklamlar

Mutluluk ve Beden Farkındalığı

Standard

pema_uddhita_ard_dhanurasana1Bu makalemde beden farkındalığı ve mutluluğun arasındaki ayrılmaz ilişkiye bir giriş yapacağız. Makaleden önce yeni eğitimlerden bahsetmek istiyorum. Dolu dolu bir yaz geçti bir çok kamp ve eğitmenlik programı tamamlandı, yenileri devam ediyor. Sonbahar’a da aynı verimde girdik. Yoga’nın ABC’si sınıfları açıldı, yeni 1. seviye açılacak, Gizemli Dişilik 5 ayrı ilde düzenleniyor. Tüm bunların yanında gönüllü girişimimiz Ganga Project ile mülteci kadınlara ve çocukları ile hassas gruba giren kadınlara kadın şifacılık üzerine ücretsiz eğitimler veriyoruz. Bu kış Şubat ayında öğrencilerimle Hindistan’da buluşup derin bir inziva gerçekleştireceğiz.

Bahar aylarında ise kadınlar için yoga eğitmenliği programı YogANA’nın yenisini açacağım. Bir de heyecanlı yeni bir eğitim var 2017 baharı ile sunacağım Kadın Şifacılık Sertifika Programı. İki modülden oluşacak bu programda, bir çok kadınsal şifa tekniğine yer vereceğiz. Uzun süredir eğitimlerimin ve yeni ekolojik çiftlik ve inziva merkezimizin inşaatı nedeniyle sizlere yazamadım. Şimdi Ege’nin yazdan kalma güneşinden faydalanırken, dalgaların ve meltemin eşliğinde size mutluluk ile ilgili yazıyorum.

Güncel Eğitim Takvimi

  • 23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler
  • Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)
  • 27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)
  • 12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin (Kayıtlar açık)
  • 13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana (Son yerler)
  • 19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir (Son yerler)
  • 20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)
  • 22 Kasım – Yoga’nın ABC’si Yeni 1. Seviye (Kayıtlar açık)
  • 10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler (Kayıtlar açık)
  • 16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit (Ön kayıt)
  • Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat (Ön kayıt)
  • Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül (Ön kayıt)
  • Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül (Ön Kayıt)

——-

Çoğu kişi mutluluğun başarı, sağlık ve iyi insan ilişkilerinden geldiğine inanır. Aslında doğru olan bu prensibin tersidir; yani başarı, sağlık ve iyi insan ilişkileri, mutlu olmanın kaçınılmaz sonucudur.

Çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bunun doğru olduğunu anlayabiliriz. Başarılı ve ünlü insanların mutsuz hayatları meşhurdur. Sağlıklı olmanın kıymeti bilinmez ve mutlu aileler bile beklenmedik bir trajediye maruz kalabilir. Peki, biz neden hala başarı, sağlık ve ilişkilerin mutlu olmamız için gereken tek şey olduğu yanılgısına düşmeye devam ederiz?

Eski Hindistan Vedik ve Budist geleneklerinde acı ve mutsuzlukla ilişkilendirilen beş sebep vardır:

  1. Gerçek kimliğini bilmemek
  2. Doğası itibariyle fani olan bir dünyada kalıcı olma düşüncesine takılı kalmak
  3. Değişiklikten korkmak
  4.  Ego denilen sosyal uyarımlı ilüzyonla özdeşleşme
  5. Ölüm korkusu

Bu makalede mutsuzluğun sadece ilk prensibine odaklanalım, yani gerçek kimliğinizi bilmemeye. Gerçek kimliğinizi bildiğiniz zaman çektiğiniz tüm acılar diner. Aydınlanma gerçekten kim olduğunuzu bilmektir.

Aşağıdaki adımlar sizi kendini-tanımaya yöneltecek. Mutluluğunuzun açığa çıkmasına izin verirken iki katmanlı bir yoldasınız; karanlıktan çıkıp ışığı içeri aladığınız…

İlk Anahtar: Bedeninin Farkında Ol

Bedeninin ve evren tek bir enerji, bilgi ve bilinç alanıdır. Bedenini dinleyip onun farkındalığına yanıt vererek sonsuz olasılıklar dünyasına adım atarsın ve burada doğal bir şekilde yaşanan şey huzur, uyum ve neşedir.

Tam şu anda ne kadar mutlu olduğunuzu anlamak istiyorsanız en güvenilir rehberiniz bedeninizdir. Birçoğumuz bedenimizin bize gönderdiği sinyalleri hafife alma eğilimi gösteririz. Bunlar rahatlık, rahatsızlık, üzüntü veya neşe gibi oldukça ince mesajlardır. Bu ilk anahtarı anlamak için her zamanki zihin/beden bölünmesinin ötesine bakmamız ve zihinle bedeni, iki varlık olarak ayıran bir sınır olmaksızın tek bir güç alanı olarak görmeye başlamamız gerek.

Mutluluk kapasitemizi artırmak için kendi duyularımızla bağlantı kurmamız gerek. Farkındalığımızı artırdığımızda bedenimizin bize söylediği önemli mesajları daha net bir şekilde anlayacak durumda oluruz. Bedenimizden gelen önemli mesajları daha iyi anladığımızda, zihin, beden ve ruhumuz arasındaki uyumu yaratmak için ne yapmamız (veya yapmamamız) gerektiğini içgüdüsel bir şekilde biliriz.

Mutsuzluk, zihin, beden ve ruh arasındaki uyumsuzluğun bir sonucudur.

Farkında olmayı bıraktığınızda ne olur? Bedeninizin gönderdiği sinyallere dikkat etmeyi bıraktığınızda zihin-beden güç alanınızda aksamalar yaratırsınız. Bu aksamalar kendisini birçok alanda açığa çıkarabilir. Örneğin bedeniniz 8 saat uykuya ihtiyaç duyduğu halde tüm gece çalışmak durumunda kalmak veya ruh haliniz ve enerji seviyeniz üzerinde olumsuz etkileri olmasına rağmen abur cubur yemek gibi. Bedenin hatırı sayılır şekilde beslenme, dinlenme ve sevgiye ihtiyaç duyarken siz farkındalıktan uzaklaşarak bedeninizin yardım çığlıklarını görmezden gelirsiniz.

Bedenlerimizin daha çok farkında olabilmek için bedenimizin bizim için yaptığı her şey için minnet duymaya zaman ayırmamız gerek. Öncelikle bedenimizde var olan sonsuz zekayı düşünün: biz farkında bile olmadan, insan bedeni geleceği hayal edebilir, bir enstrüman çalabilir, yeni hücreler üretebilir, kalp atışını izleyebilir, zararlı bakterilerle savaşabilir, rahmin içinde yeni bir yaşam meydana getirebilir ve bunların hepsini aynı anda yapar.

Bedenlerimizin ayrıca muhteşem bir sonsuz yaratıcılık kapasitesi vardır. Yeni bir beceri edindiğimizde veya nefes aldığımız yerin irtifasını değiştirdiğimizde bedenimiz bu yeni koşullara içgüdüsel olarak adapte olur ve bu yeni değişime karşı koymaz. Bir daha yeni bir spor yapmayı öğrenirken ya da yeme alışkanlıklarınızı tamamen değiştirirken bunu bir düşünün.

Üçüncü olarak bedenlerimiz, mikroskopik hücrelerimizin, normal şartlarda yaşamı desteklemeyecek çevresel koşullarda dahi hayatta kalmasına, büyüyüp evrimleşmesine imkan tanıyan uçsuz bucaksız bir güç kaynağına bağlıdır. Bedenimizin, iç sistemimize girebilecek virüs, mikrop, kanser hücreleri ve diğer zararlı unsurlara karşı kendini savunmasına imkan veren de yine bu güç kaynağıdır.

O halde kendi bedenlerimizin ve onların yaptığı her şeyin daha fazla farkında nasıl oluruz? Bu aslında düşünüldüğünden çok daha basittir. Bir sonraki kendinizle baş başa kaldığınız sessiz anda, sadece hissettiğiniz fiziksel duyulara kendinizi açın. Bedeninizde özellikle gergin hissettiğiniz belirli bölgeler var mı? Yüzünüz, boynunuz veya sırtınız gibi. Bedeninizin belirli bir bölgesine tüm dikkatinizi verdiğinizde ne oluyor?

Fiziksel rahatsızlık duyduğunuz bir sonraki sefer, sadece derin bir nefes alın ve rahatsızlık veren hisleri yargılamadan onlar kendiliğinden kaybolana kadar gözlemleyin. Her dikkatiniz dağıldığında, stresli veya belirsiz hissettiğinizde bu alıştırmayı yapın. Böylece farkındalık kaslarınızı oluşturmaya başlayacaksınız ve bu, hayatınızın geri kalan kısmında sizi ve çevrenizdeki insanlar için çok faydalı olacak.

İlk Anahtarı günlük hayatta aktive etmek üzere size aşağıda kolay bir teknik önereceğim:

  1. Bedenimdeki enerjiyi maksimuma çıkarmak üzere seçimler yapacağım. Herhangi bir şekilde enerji eksikliği hissediyorsam kendimizin tamamen farkında olduğumuz zaman hepimizin bağlı olduğu sonsuz kaynağın akışına direnç gösteriyorum demektir.
  2. Herhangi bir duyguyla hareket geçmeden önce kalbime danışacağım. Kalbim, duygusal zeka konusunda benim en güvenilir rehberimdir.
  3. Bedenimde ağırlık veya donukluk hissedersem özellikle dikkatimi vereceğim çünkü bu duygular atalet çektiğimin sinyalleridir ve her anın potansiyelini deneyimlemek yerine alışkanlıkların dayatmasını yaşamaktır.

Hepimize bedenin farkındalığının arttığı, bedenimizi sahiplendiğimiz ve kendini şifalandırabilen bir bünye diliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Güncel Eğitim Takvimi

23 Ekim – Gizemli Dişilik 3 –  Etiler

Ekim-Kasım – Yoga’nın ABC’si 2. Seviye, Etilier (Kapalı grup)

27 Ekim-Nisan – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği – 200 Saat (Kontenjan dolu)

12 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Mersin

13 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Adana

19-20 Kasım – Gizemli Dişilik 1&2, Eskişehir

20 Kasım – Gizemli Dişilik Yaratıcı Kadın, FilBooks Karaköy, İstanbul (Son 1 kişilik yer)

10-11 Aralık – Gizemli Dişilik 1&2, Etiler

16-18 Aralık – Gizemli Dişilik & YogANA Kampı, Aytepe Yaylası, İzmit

Nisan-Ekim – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Programı – 200 Saat

Mayıs-Temmuz – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 1. Modül

Eylül-Kasım – Pema ile Kadın Şifacılık Sertifika Programı 2. Modül

*Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk

Standard

Gizemli Dişilik_Gülenay PemaZor zamanlarda kalıcı mutluluk, iki şey aşikar zor zamanlarda, karanlık zamanlarda olduğumuz ve insanoğlunun her daim kalıcı mutluluğu aradığı. İçinde bulunduğumuz ve Hintlilerin Kali Yuga adını verdikleri Karanlık Çağ’ın son evrelerindeyiz. Kaynaklarda bu süreçler zaman hesapları ile net olarak belirtiliyor ve son yıllarda üstatlar bizlere içinde bulunduğumuz dönemle ilgili bilgilendiriyor, dışarıda gördüğümüz karanlığın içerideki artan karanlığın bir yansıması olduğunu aktarıyorlardı. Bu zor sürece birden bire girmedik elbet, doğa adım adım ilerliyor. Doğa Ana’nın dengesi ise adım adım bozuldu, insanoğlu tarafından, karanlığı ile yüzleşmekten çekinen, bilemeyen, gerçek doğasını, doğanın bir parçası olduğunu unutan insanoğlu…

Sizlere olduğundan da karanlık bir tablo çizmek değil amacım ancak artık ‘polyannacılık’ devrinin de kendiliğinden kapandığını görüyoruz.

Yalanların en büyük ve acı dolu olanı insanın kendisine söylediği. Ve yalanın baş kumandanı illüzyon. Yani kişi kendine yalan söylediğinin bile farkında olmadığı hülyalı bir kişisel hikayede cebelleşiyor.

Ancak her zaman dediğimiz gibi karanlık tek başına var olamaz, karanlık aydınlığın olmamasıdır. Yıllardır blogumdan bu konu üzerine makaleler yazıyor, eğitimler veriyorum. Ve kendi karanlığı ile yüzleşip, ışıkla arındıranların kalıcı mutluluğa, dolayısıyla şifaya ve berekete ulaştıklarını görüyorum.

Sonuç itibari ile bu öğretiler ebedi öğretiler, senin benim kişisel gerçekliğimiz değil, hakikat tek ve bir.

Gerçek özüne doğru yürüdüğün yolda, desteklenirsin çünkü yaptığın şey dışardan nasıl gözükürse gözüksün eğer temelinde dürüstlük ve anlayış varsa seni hakikate er ya da geç ulaştıracaktır.

Verdiğim eğitimler son yıllarda bu karanlıkla yüzleşme üzerine odaklanıyor. Ve böyle olduğunda da gerçekten zor badireler atlatılıyor. Esasen zor diyerek ürkütmek istemem çünkü zorluk dahi insan yaratımı. Bir şeye, kişiye ya da olaya bağınız ne kadar güçlü ise acı da o kadar güçlü olur. Bu dünyada her şey geçicilik kanununa tabi. Gün gelir, en sevdiğinize olan bağınız dahi test edilir, buradaki gizli hakikati ise ancak bu yolda karanlığı ile yüzleşme cesaretinde olanlar bir nebze hissedebilir.

Karanlık her ne kadar tek başına var olmasa da gücünü yadsımak aptallık olur. Öyle ki çalışmalarımda kendine dair fikirlerine sıkı sıkı bağlı olan kişiler çalışmadan kaçma eğiliminde, ya da benden nefret etme 🙂 Yaptığım iş tıpkı arı kovanına çomak sokmaya benziyor bazen. Çomağı soktuğunda kızgın arılar üstüne öldüresiye geliyorlar, ve eğer arı sokmasına alerjin varsa ölürsün. İş bu kadar ciddi. Ben eğitimlerimde hakikatin yolunda mertebelere ulaşmış üstatlardan öğrendiğim ve faydasını gördüğüm teknikleri tatbik ederken yani bir nevi karanlıkla savaşırken, ‘polyanna’ yengeç gibi yan yan kaçmaya başlıyor ve çaktırmadan alandan kayboluyor. Çünkü ego yok olmak istemez. O kadar yıl emek vermişsin kişisel gelişimle büyüttüğün kimliği gelmiş birileri test ediyor, olacak iş mi? Bazen katılımcılar çalışmalara herkesi, tüm dünyanın insanları çok sevdiklerini, kimseye nefret beslemediklerini hiç öfkeleri kıskançlıkları olmadıklarını söyleyerek başlar, çalışma derinleştikçe, dürüstlük açığa çıktıkça en yakınları ile kavgalı olduğu açığa çıkar aynı kişilerin. Şimdi bu dışardan çok kolay görülebilen bir şeyken ‘iyi insan’, ‘mutlu insan’, ‘herkesle hoş’ insan maskesine sıkı sıkı tutunan bir kişi için işkencedir.

Oysa yapılan işkence kişinin kendi kendine yaptığı. Biz işkenceyi gösteren işaretiz. Sevginin nasıl unutulduğunu, üzeri sahteliklerle örtülen geçici mutluluk ve yüzeysel samimiyetleri gösteren yolcuyuz.

Güzel haber ise karanlık çağın içinde kendine has bir aydınlık çağının olduğu. Yukarda bahsettiğim eğitimlerime gelen ender ‘polyanna’ların da boş dönmediklerini biliyorum. Amaç kendileri ile yüzleşmek ve kalpte buluşmaksa bunu herkes ruhunun çizgisinde yapıyor. Aksi düşünülemez, tek bir yaprak bile tesadüfen düşmez. Her şey tam da olması gerektiği gibi gerçekleşir.

Kalbim ve dualarım beni tanıyan tanımayan herkesin kalbinin sevgiye açılması için.

Gelelim daha da güzel haberlere, bu yazı dört harika kamp ile tamamladık. Harika dönüşümler, dostluklar, yüzleşmeler ve aydınlanmalar gerçekleşti. Devam eden Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı verdiğim teknikleri uygulayan adaylar için gittikçe derinleşiyor bayramda üçüncü kamp için hazırlanıyoruz. Eylül sonunda yeni bir Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı‘na başlıyoruz. Kimileriniz üzülecek belki ama bu vereceğim son Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı olacak. YogANA Kadınlar için Eğitmenlik Programı ise Ekim sonunda başlıyor, kayıtlar aylar öncesinden doldu otelde ufak bir tadilat yapıp son bir kişilik kontenjan açtım, katılmak isteyen varsa hemen yazsın. Bir güzel birliktelik de bu hafta sonu olacak Gizemli Dişilik Festivali kadınlara özel ilk festival. İstanbul’a iki saat uzaklıktaki bir yaylada buluşacağız. Detaylar web sitesinde. İstanbul’da da eğitimler devam ediyor. GD1, GD2 ve Gizemli Dişilik 3 eğitimlerini hafta sonları Etiler’de veriyoruz. Ve tabi her yıl olduğu gibi bu yıl da inziva için öğrencilerimle Hindistan’da olacağız

Daha verecek bir çok yeni ve güzel haberler var; bitkisel şifalanma için özel üretimimiz Arıkuşu Botanik ve Arıkuşu Ekolojik Çiftlik & İnziva Merkezimiz gibi ancak burada daha fazla lafı uzatmak istemiyorum.

Gizemli Dişilik Eğitimleri’ni tecrübe etmek isteyenleri festivale bekliyorum, hem bu kadar eğitimi bir arada bulamazsınız hem de çok hesaplıya geliyor. Kayıt için: festival@gizemlidisilik.com

Bir sonraki makalemde Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk için teknikler vereceğim.

Herkesin kalbinin sevgiye ve huzura açılması niyetiyle,

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Edin’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

 

 

Ancak anladığınız, farkına vardığınız bir şeyi dönüştürebilirsiniz…

Standard

gulenay pemaHayat bazen sizi öyle testlere tabi tutar ki, geçtiğiniz yolları, yol üzerindeki kişileri ve bu aşamalardaki davranış şekli, tavırları anlamakta zorlanırsınız.

Bazı durumlarda kendinize yakıştıramazsınız o durumları, tavırları kişileri. Ancak eğer cennete geçiş, cehennemin karanlığından geçmeyi gerektiriyorsa, eyvallah diyip, bu yükü de sırtlanırsınız.

Eğer büyümekten, kendini aşmaktan, egoya ve zihne esir olmamaktan, özgürce, şefkatle ve coşkuyla yaşamayı hedef edindiyseniz, yaşam da sizin suyunuzu sıkacaktır. Sizin derken düşük ben’in, egonun suyunu, ta ki tükenene kadar. Bu yol dikenlerle dolu.

Bazen istemediğiniz davranışlar, durumlar içersinde bulabilirsiniz kendinizi. “Benim ne işim var burada” diyip yakıştırmadığınız hal ve tavırlarda bulabilirsiniz kendinizi. Ama bu anlar çok değerlidir sizin için, derinlerdeki karanlığınızın su yüzüne çıkmasını sağlar. Ki bu da aynı karanlığa sizden daha yoğun sahip olan kişiler, durumlar tarafından dahil edilerek olur. Onlar zaten karanlıkla, acıyla kendilerini ifade eden insanlar ise, sizin derinlerinizdeki benzer frekansı çıkarmaya aracı olurlar. Güçlü bir mıknatıs gibi.
Cesurca bu kargaşanın içinde durup, geçmek ve güçlenmek gerek, bunun yolu bu.
Anahtar hep bilmek, geçirdiğiniz dönemin sizin testiniz olduğunu, içinizdeki gerçek Ben’e ulaşmak için.
Ne kadar uzun sürerse sürsün, Nilüfer çamurun içinden ışıldayarak, tertemiz ve bilgelikle çıkar.
Her test onu daha da zenginleştirir, özgürleştirir ve şefkatini arttırır.

İşin sırrı kim ne derse desin, hedefinizin ne olduğunu kalbinizde bilmek ve O’na sığınmak.

Zorlu dönemler de siz de karanlığın bir parçası gibi görüneceksiniz, bu formayı giymek gerekli o alanları keşfedebilmek, kendi karanlığınızı anlamak, itiraf etmek, pişman olmak ve dönüştürmek için. Ancak anladığınız, farkına vardığınız bir şeyi dönüştürebilirsiniz.

Siz karanlığa bürünmüşken orada sizinle olanlar siz karanlıktan sıyrılırken belki de hala orada kalmaya devam edecekler. Herkesin bir tekamül süreci var. Bazılarına siz çamurdan çıkarken el uzatabilirsiniz ancak uzattığınız ele sıkıca tutunmak onların elinde.

Geriye bakmadan, her zaman öğrenerek, kimseye bulaşmadan, çamur atmadan, af ederek, af dileyerek…

Gülenay Pema

“Körler görmese de yıldızlar vardır”

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve yayınladığı makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Bu yaz yine harika bir kamptayız…

Standard
Bu yaz 23-26 Haziran'da Yediburunlar Lighthouse'dayız.
Erken kayıt indirimi ise 15 Nisan'a kadar.

Gizemli Dişilik Kampı, güzellik, kız kardeşlik, Doğa Ana ve sessizlikle bağlantı, dans ve meditasyona ev sahipliği yapacak. Muhteşem doğası ve uyumlu enerjiler barındIMG_1798ıran bir mekanda içimizde esas olan otantik kadını geri çağıracağız. Bilmediğimiz ya da unuttuğumuz özelliklerimizi keşfedeceğiz. Yeni ifade şekilleri bulacağız. Duygularımızı dansımıza katmayı yaşamla dans etmenin pratik yöntemlerini öğreneceğiz.

Rahmin bilgeliğine giriş yaparak, ananelerimizden getirdiğimiz şamanik, şifalı ve derin mirası açığa çıkarmak için ritüeller uygulayacağız.

Kendi kanımızla, ay döngümüzle olan bağımızın biyolojik, enerjetik, duygusal, zihinsel ve manevi yönlerini tecrübe edeceğiz. Sahip olduğumuz bu gizemli hazineyi yaşantımızda ve ilişkilerimizde nasıl kullandığımızı ya da boşa harcadığımızı analiz ederek, enerjimizi efektif kullanmayı öğreneceğiz.

Kalbimizin kapandığı yerlere ışık tutup, yaralı yönlerimizi sararak kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek için, şartlanmaların ötesine geçebilmek için kalbin yolunda kadim öğretilerle ilerleyeceğiz.

Detaylar için tıklayın.

Kayıt için buradaki formu doldurabilirsiniz.

Kalpleri Sevgiye Açan Bir Yıl Olsun!

Standard

Gülenay PemaYeni Yıl yaklaşırken geçmişi geride bırakıp, yaşamımızın her yönünde yeniyi kutlamaya hazırlanıyoruz. Bir nevi yeniden doğuş, kendine uyanış… Miyadı dolmuş olanları, işlevini bitirenleri, ruhumuzun gelişiminde sürecini tamamlamış ve artık bize hizmet etmeyenleri ardımızda bırakmaya hazırlanıyoruz. Bu hepimize bir çağrı. Anlamsız alışkanlıkları, kısır döngülere yol açan tekrar eden kalıpları ve çıkmaza sokan şartlanmış fikirleri aşmak için cesaret topladığımız günler bu günler, hem kolektif hem de bireysel olarak. Aşalım ki, daha yüce amaçlar yaşamımızda kök salsın.

Geçmişte olanlara bakmaya davet edildiğimiz bu günlerde, en derin arzularımızın kökenlerini cesaret ve dürüstlükle görüp, alçakgönüllü kabule ulaşmayı seçebiliriz. Kendimize ayırdığımız bu değerli anların kıymetini bilelim. Kendimizin kıymetini bildikçe çevremize değer katacağız. Bu değer eşsiz pırlantalardan çok daha kıymetli. Kendine değer veren bir insanın dünyasından sevgi dolu enerjiler yayılır ve çevresi nadide güzelliklerle dolar.

Dünyayı dönüştürecek yegane şey sevgi ve güzelliktir.

Bu mesajla birlikte sizinle sevgi, güzellik, ve barış paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki yeni yılın uğurlu, şifa ve bereket dolu olmasını diliyorum. Sevdiklerinizle birlikte mutlu ve uyumlu bir yıl olsun!

Kalpten dileklerimle, 💕

Gülenay Pema