Tag Archives: bitkisel

Polikistik Over Sendromu (PCOS/PKOS) Nedir?

Standard

pkos kadın pms sancı krampŞu anda yeni bir YogANA kadınlar için yoga eğitimenliği programı kamplarından birisindeyiz. Bu kapmta yine birbirinden eşsiz kadınlar yaşamlarını dönüştürmek ve kendilerine biraz daha yaklaşmak için emek veriyorlar.

Her programda farklı kadınların farklı yaşam hikayelerine tanık olmak bir ayrıcalık. Eğitimlerime farklı mesleklerden ve yaştan kadınlar katılıyor, ancak hepsinin ortak yönü kendisini bilmek ve kendi kendini şifalandırmayı öğrenmek için hevesli olmak ve bu yönde emek vermek.

Bu programda katılımcılar arasında bir embriyolog da var. Kendisi 2013 yılında PKOS tanısı konan ve tamamen kendi çabasıyla her şeyi tekrar yoluna koyan bir kadın. Bunu yapış şeklini şöyle özetliyor: ‘2013 yılında PCOS tanısı aldım, vegan beslenerek, spor yaparak ve kilo vererek etkilerini yok etmeyi başardım, hormonal ve menstrüal olarak her şey yolunda şükür :)’. Bu örnekle bu yazıya başlamak istedim ki, ilham alarak zinde, mutlu ve sağlıklı bir yaşamın hiç de uzak olmadığını anlayarak kendimize bu yolu açalım.

PCOS bugün kadınları etkileyen en yaygın hormonal dengesizliklerden biri ve sıklıkla insülin direnci ile tanımlanıyor. PCOS, 75 yılı aşkın bir süredir biliniyor ve günümüzde üreme çağındaki kadınlarda endokrin sistemin bozulmasının birincil sonucu olarak kabul ediliyor. Tahminler, Türkiye’de, doğurganlık çağındaki kadınların %5 ila %15-20’sinin PCOS’tan etkilendiğini gösteriyor. Ancak bazı kadınlarda bu hormonal dengesizliğin hala nasıl meydana geldiği ve en etkili şekilde nasıl iyileştirileceği konusu pek de netlik kazanmış değil. Kadınların sadece %50’sinden azına doğru teşhis konuluyor.

PCOS birçok farklı nedenden dolayı gelişebilir; belirtiler her kadında farklı olabilir. Ancak insülin direncinin hastalığın gelişiminde büyük bir rol oynadığı görülüyor. İnsülin, yumurtalık testosteron salgılasın uyarısında bulunur ve dolaşımdaki testosteronun artmasına yol açan seks hormonu bağlayan globulin (SHBG) üretimini baskılar; bu, birçok kadında akne, yüzde tüylenme ve erkek tipi saç dökülmesine yol açar. Şu anda PCOS için bilinen bir tedavi yöntemi yok ama altta yatan hormonal nedenler çoğunlukla geriletilebilir; hatta ilaç kullanmadan bu belirtileri hafifletmek mümkün. Polikistik over sendromunun yaygın görülen belirtileri: Kilo artışı, duygudurum değişiklikleri, düşük libido, düzensiz regl döngüsü, saç dökülmesi, tüylenme sorunları ve akne sayılabileceği gibi, kadınlardaki kısırlık (infertilite) sorunlarının ana nedeni olabilir. PCOS’ un belirtilerinin adrenal yorgunluk, kronik yorgunluk ve tiroid bozuklukları gibi diğer hormonal bozuklukların semptomlarına benzemesi sebebiyle doktorlar, PCOS’u tek bir testle teşhis edememekte ve tedavi sürecinde zorluklar yaşayabilmekteler. Bireyin yaşam tarzındaki dalgalanmalara bağlı olarak PCOS belirtileri ortaya çıkıp kaybolurken, insülin direncinin PCOS’u olan kadınların %50-70’ini etkilediği saptanmış. Ve tedavi edilmediğinde, metabolik sendrom, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve / veya trigliseritler (dislipidemi) ve diyabet riskini artırdığıi açıklandı.

Devamını okumak için tıklayın.

Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu, yedek liste açık)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

 *Gülenay Pema’nin eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan kutuya email adresinizi bırakabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter

Reklamlar

Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk

Standard

Gizemli Dişilik_Gülenay PemaZor zamanlarda kalıcı mutluluk, iki şey aşikar zor zamanlarda, karanlık zamanlarda olduğumuz ve insanoğlunun her daim kalıcı mutluluğu aradığı. İçinde bulunduğumuz ve Hintlilerin Kali Yuga adını verdikleri Karanlık Çağ’ın son evrelerindeyiz. Kaynaklarda bu süreçler zaman hesapları ile net olarak belirtiliyor ve son yıllarda üstatlar bizlere içinde bulunduğumuz dönemle ilgili bilgilendiriyor, dışarıda gördüğümüz karanlığın içerideki artan karanlığın bir yansıması olduğunu aktarıyorlardı. Bu zor sürece birden bire girmedik elbet, doğa adım adım ilerliyor. Doğa Ana’nın dengesi ise adım adım bozuldu, insanoğlu tarafından, karanlığı ile yüzleşmekten çekinen, bilemeyen, gerçek doğasını, doğanın bir parçası olduğunu unutan insanoğlu…

Sizlere olduğundan da karanlık bir tablo çizmek değil amacım ancak artık ‘polyannacılık’ devrinin de kendiliğinden kapandığını görüyoruz.

Yalanların en büyük ve acı dolu olanı insanın kendisine söylediği. Ve yalanın baş kumandanı illüzyon. Yani kişi kendine yalan söylediğinin bile farkında olmadığı hülyalı bir kişisel hikayede cebelleşiyor.

Ancak her zaman dediğimiz gibi karanlık tek başına var olamaz, karanlık aydınlığın olmamasıdır. Yıllardır blogumdan bu konu üzerine makaleler yazıyor, eğitimler veriyorum. Ve kendi karanlığı ile yüzleşip, ışıkla arındıranların kalıcı mutluluğa, dolayısıyla şifaya ve berekete ulaştıklarını görüyorum.

Sonuç itibari ile bu öğretiler ebedi öğretiler, senin benim kişisel gerçekliğimiz değil, hakikat tek ve bir.

Gerçek özüne doğru yürüdüğün yolda, desteklenirsin çünkü yaptığın şey dışardan nasıl gözükürse gözüksün eğer temelinde dürüstlük ve anlayış varsa seni hakikate er ya da geç ulaştıracaktır.

Verdiğim eğitimler son yıllarda bu karanlıkla yüzleşme üzerine odaklanıyor. Ve böyle olduğunda da gerçekten zor badireler atlatılıyor. Esasen zor diyerek ürkütmek istemem çünkü zorluk dahi insan yaratımı. Bir şeye, kişiye ya da olaya bağınız ne kadar güçlü ise acı da o kadar güçlü olur. Bu dünyada her şey geçicilik kanununa tabi. Gün gelir, en sevdiğinize olan bağınız dahi test edilir, buradaki gizli hakikati ise ancak bu yolda karanlığı ile yüzleşme cesaretinde olanlar bir nebze hissedebilir.

Karanlık her ne kadar tek başına var olmasa da gücünü yadsımak aptallık olur. Öyle ki çalışmalarımda kendine dair fikirlerine sıkı sıkı bağlı olan kişiler çalışmadan kaçma eğiliminde, ya da benden nefret etme 🙂 Yaptığım iş tıpkı arı kovanına çomak sokmaya benziyor bazen. Çomağı soktuğunda kızgın arılar üstüne öldüresiye geliyorlar, ve eğer arı sokmasına alerjin varsa ölürsün. İş bu kadar ciddi. Ben eğitimlerimde hakikatin yolunda mertebelere ulaşmış üstatlardan öğrendiğim ve faydasını gördüğüm teknikleri tatbik ederken yani bir nevi karanlıkla savaşırken, ‘polyanna’ yengeç gibi yan yan kaçmaya başlıyor ve çaktırmadan alandan kayboluyor. Çünkü ego yok olmak istemez. O kadar yıl emek vermişsin kişisel gelişimle büyüttüğün kimliği gelmiş birileri test ediyor, olacak iş mi? Bazen katılımcılar çalışmalara herkesi, tüm dünyanın insanları çok sevdiklerini, kimseye nefret beslemediklerini hiç öfkeleri kıskançlıkları olmadıklarını söyleyerek başlar, çalışma derinleştikçe, dürüstlük açığa çıktıkça en yakınları ile kavgalı olduğu açığa çıkar aynı kişilerin. Şimdi bu dışardan çok kolay görülebilen bir şeyken ‘iyi insan’, ‘mutlu insan’, ‘herkesle hoş’ insan maskesine sıkı sıkı tutunan bir kişi için işkencedir.

Oysa yapılan işkence kişinin kendi kendine yaptığı. Biz işkenceyi gösteren işaretiz. Sevginin nasıl unutulduğunu, üzeri sahteliklerle örtülen geçici mutluluk ve yüzeysel samimiyetleri gösteren yolcuyuz.

Güzel haber ise karanlık çağın içinde kendine has bir aydınlık çağının olduğu. Yukarda bahsettiğim eğitimlerime gelen ender ‘polyanna’ların da boş dönmediklerini biliyorum. Amaç kendileri ile yüzleşmek ve kalpte buluşmaksa bunu herkes ruhunun çizgisinde yapıyor. Aksi düşünülemez, tek bir yaprak bile tesadüfen düşmez. Her şey tam da olması gerektiği gibi gerçekleşir.

Kalbim ve dualarım beni tanıyan tanımayan herkesin kalbinin sevgiye açılması için.

Gelelim daha da güzel haberlere, bu yazı dört harika kamp ile tamamladık. Harika dönüşümler, dostluklar, yüzleşmeler ve aydınlanmalar gerçekleşti. Devam eden Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı verdiğim teknikleri uygulayan adaylar için gittikçe derinleşiyor bayramda üçüncü kamp için hazırlanıyoruz. Eylül sonunda yeni bir Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı‘na başlıyoruz. Kimileriniz üzülecek belki ama bu vereceğim son Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı olacak. YogANA Kadınlar için Eğitmenlik Programı ise Ekim sonunda başlıyor, kayıtlar aylar öncesinden doldu otelde ufak bir tadilat yapıp son bir kişilik kontenjan açtım, katılmak isteyen varsa hemen yazsın. Bir güzel birliktelik de bu hafta sonu olacak Gizemli Dişilik Festivali kadınlara özel ilk festival. İstanbul’a iki saat uzaklıktaki bir yaylada buluşacağız. Detaylar web sitesinde. İstanbul’da da eğitimler devam ediyor. GD1, GD2 ve Gizemli Dişilik 3 eğitimlerini hafta sonları Etiler’de veriyoruz. Ve tabi her yıl olduğu gibi bu yıl da inziva için öğrencilerimle Hindistan’da olacağız

Daha verecek bir çok yeni ve güzel haberler var; bitkisel şifalanma için özel üretimimiz Arıkuşu Botanik ve Arıkuşu Ekolojik Çiftlik & İnziva Merkezimiz gibi ancak burada daha fazla lafı uzatmak istemiyorum.

Gizemli Dişilik Eğitimleri’ni tecrübe etmek isteyenleri festivale bekliyorum, hem bu kadar eğitimi bir arada bulamazsınız hem de çok hesaplıya geliyor. Kayıt için: festival@gizemlidisilik.com

Bir sonraki makalemde Zor Zamanlarda Kalıcı Mutluluk için teknikler vereceğim.

Herkesin kalbinin sevgiye ve huzura açılması niyetiyle,

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Yaklaşmakta Olan Eğitimler

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitim ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Edin’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.