Tag Archives: toprak ana

Yepyeni Bir Program: Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Prog. – 160 Saat

Standard
16 Haziran'da başlıyoruz... 
Erkenci kuş indirimi 1 Mayıs'a kadar, kaçırmayın!

Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı

🌿Dünyayı kadınların şefkati, anlayışı ve bilgeliği kurtaracak.

🌿İnsan medeniyetinin başlangıcından bu güne kadın şifacılar doğa ananın döngülerini, zamanlamasını ve ruhunu gözlemledi ve onurlandırdı. Kadın şifacılar bilgelikleri ve yetenekleriyle çevrelerine ebelik, manevi şifa, bitkisel tıp, beslenme, masaj, dua, ritüel, dans, şarkı, müzik ve rüyalar aracılığı ile hizmet ettiler. Bilge kadınlar doğumdan ölüme, rahimden mezara kadar şifalı destek sundular. Kadının şifalı yöntemleri gezegenimizin her kültüründe kendisini göstermeye devam ediyor. Biz de Anadolu kültüründeki şifacı anaların, lokman hekimelerin ve ebelerin mirasını tekrar keşfetmek için yola çıkıyoruz.

🌿Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı ananelerimizden kalan mirası tekrar sahiplenmek ve yaşatmak için sizleri bu mucizevi keşif yolculuğuna çıkarıyor.

🌿Programda kendimizi doğal yollarla şifalandırmayı, ailemize destek olmayı ve diğer kadınlara da bunu nasıl yapacaklarını göstermeyi öğreneceğiz. Kadim kadın şifacıların geleneklerini benimseyip, modern şifacılık ile harmanlayıp sağlıklı feminen enerjiyi tekrar tekrar uyandıracağız.

🌿Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Programı içeriği iki modüle ayrılarak öncelikle kapsamlı teori ve bilgilere daha sonra da uygulamalı olarak şifa tekniklerinin tatbikine yer vereceğiz. Yine harika bir program oluştu. Özel inziva alanlarında, Toprak Ana ile baş başa, unutamayacağınız güzellikte ve enderlikte anlar yaşayacağınızı şimdiden hissedebiliyorum.

🌿Tüm kadınlarımızın evrene şifa yayan varlıklar olması niyetiyle…

Eğer bu mucizevi yolda yürümeye hazırsanız sizleri bekliyorum.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

Program içeriğine göz atmak için tıklayın.

Gülenay Pema Güncel Eğitim Programı

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak isterseniz sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

.

Neptün Geri Çekiliyor… Sırlar Açığa Çıkıyor.

Standard

astroloji dolunay

Bu haftasonuna bir Perşembe gününden, dağda Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı’nın ilk kampına başladık. Altı ay sürecek bu yolculuk tam zamanında başladı ve dönüşüm için oldukça verimli süreçte devam edecek.

Gökyüzü ve toprak anadaki değişimlerle paralel ilerlemek kadar aidiyet hissettiren bir duygu yok herhalde. Varoluşla akmak, hislerinle, kalbinin sesiyle yaşamak…

Gün dönümünü muazzam bir dolunayla birlikte karşılıyoruz. Sadece bununla kalmıyor Neptün de gerilemeye başladı ve retrodaki Satürn’le sert bir kesişimde.

Peki bunlar ne manaya geliyor?

Gün dönümü, toprak anamız ve üzerindeki canlılar için döngüsel bir süreci ifade ediyor. Yazın ışığının artması, içimizdeki aydınlığın artışını temsil ediyor.

Dolunay ile Güneş’in birlikte yaydığı ışık, hepimizin yolunu aydınlatıyor!

Ancak, karanlık bir odada uyuyanlara bu kadar ışık tutarsan rahatsız olup, irite olabilirler. Bu kadar ışıkla yaşamak her yiğidin harcı değil. Neden? Çünkü ışık gelince karanlığı aydınlatır ve mahsenlerde saklananlar açığa çıkar. Ve evin sahibi bu açığa çıkanlarla baş etmek zorunda kalır. Şimdiye kadar gizli, saklı, unutulmuş, yok sayılmış karanlık şeyler açığa çıkınca bunları sahiplenmek ve tekrar gömmeden şifalandırabilmek cesaret ister.

Cesaret ister çünkü önce bu mahsenlerin ve içindeki muhteviyatın sana ait olduğu gerçeğini kabul etmen gerekir. Ve bu karanlık bazen yüzleşilmesi çok zor şeyleri içerir. Ve tekrar gömmek isteriz. Ancak eğer böyle yaparsak, bastırıp karanlığı daha da güçlendiririz. Ve bir gün hiç beklemediğiniz bir anda tekrar sızar çatlaklardan bazen sel olur alır götürür tüm mutluluğunuzu.

Tamamını okumak için tıklayın.

Gülenay Pema

*Gülenay Pema’nın verdiği eğitimler ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Mistik Tanrıça Ritüeli – 12-17 Ekim – Kabak

Standard

woman212-17 Ekim’de Kabak Koyu’nun muhteşem ortamında yapacağımız çalışmaya ilgi oldukça yoğun oldu. Harika ve büyük bir grup oluştu. Kayıtları 8 Ekim‘de kapatıyor olacağız. Çok özel bir zamanda (Navratri) gerçekleştireceğimiz bu özel çalışmayı kaçırmayın.

Kayıt ve detaylı bilgi için tıklayın.

Tanrıça dediğimizde zihinlerde bir hayal ürünü uyanıyor, özellikle yeni kültürümüzde. Ben bunu kelimenin dilimizdeki talihsiz yerine atfediyorum.

Bu topraklar Tanrıça’larla dolu.

İnsanın ilk bilinen Yaradan inancı Tanrıça figürleri ile anlatılır.

Anadolu’nun adı: Ana-dolu. Analar ile, Yaradan’ın dişi sureti ile dolu topraklar.

Toprağın kendisi Toprak Ana.

Nerede bir yaratılmış olan vardır o işte Tanrıça’nın kendisinin bir tezahürüdür.

Yaradan, şekilsiz ve şemalsiz iken, dişi prensibi, yaratılmış olanı bize sunmuştur ki ona ulaşırken araç olarak kullanalım. İnsanoğlu kendine yakın hissettiği şeye daha çok inanır, bağlanır ve sevgi hisseder.

Kültürümüzün tam kökeninde vardır Tanrıça prensibi. Nasıl Rahman ve Rahim olanın adıyla diyorsanız dua ederken, işte oradaki Rahim, Tanrıça’dır.

Tanrıça bize masallarda anlatılan karekterlerin ötesinde, kanlı canlı, yaşadığımız HERŞEY’dir.

Bu bağlamda Tanrıça yani Rahim Olan’a yanlızca kadınlar değil elbet erkek kadın herkes, bitki, hayvan, taş, her canlı saygısını ve sevgisini sunma tevazusunda olmalıdır.

Olmadığı her an Toprak Ana acı çeker dolayısı ile insanoğlu acı çeker.

Tanrıça her gün onurlandıracağımız Ana’mızdır.

“Bir kadının tek bir gülüşünün yapabileceklerini ancak çok iyi bir doktor yapabilir. Yaradan, kadına iyileştirme kapasitesi vermiş, ki bunu bazen kendisi bile anlamayabilir. Yaradan ona annelik statüsünü vermiş. Eğer anne değilse bile, anne olacak potansiyele sahiptir. Bu yüzden, yaratılış şekli ve yaşamı temelinde ilahidir.

– Yogi Bhajan, 9 Temmuz, 1984

*Eğitim ve makalelerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan “Blog’u Takip Et” kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Bir Nehir Hikayesi…

Standard

“Her zaman yaşam nehriyle birlikte git

Akıntıya karşı gitmeye, nehirden hızlı akmaya çalışma

Mutlak bir rahatlık içinde, kendini yuvada, rahat ve varoluşun içinde huzurlu hissederek git

Unutmaman gereken yaşamın kısa değil sonsuz olduğu, bu yüzden de aceleye hiç gerek yok

Acele etmek yalnızca bir şeyleri kaçırmana neden olur

Varoluşun acele içinde olduğunu gördün mü hiç…

Devamı için tıklayın.