Ay Tutulması – Kendini kendine ada…

Standard

Bu haftasonu 27 Temmuz Cuma gece yarısına yakın Kova Burcu’nda bir ay tutulması gerçekleşiyor. Ay tutulmaları her daim çok önemli titreşimsel bir süreci açığa çıkarır.

Genel olarak ayın suları yönettiğini su elementinin de duygulara ait olduğunu biliyoruz. Dolunay zamanları duygu bedenimizin tıpkı med-cezir gibi yükselerek kabardığı zamanlar. Ay tutulması bu yükselişi daha da arttırıyor.

Bu ay tutulması ile gezegenimizde önemli bir enerjetik portal açılıyor.

21. yüzyılın en uzun ay tutulması oluşu gücünü katlıyor ve şu an göremediğimiz bir çok dönüşümün başlangıcı, halihazırda başlamış dönüşüm ve değişimlerin de hızlandırıcı ve kolaylaştırıcısı oluyor.

Ay tutulmaları bize derinden ve kalıcı dönüşümler için imkan verir. Özellikle geçmişten gelen kalıpları fark etmek, dönüştürmek için bundan daha efektif bir süreç olamaz. Tutulma doğum haritanızda nereye denk geliyorsa sizin için o alanda karmik temizlik ve genişleme mümkün.

Ancak fark ettiğimiz yönlerimizi şifalandırabilir, dönüştürebiliriz.

Dolunay bizden duygularımızın hikayesine kulak vermemizi talep ediyor. Şifa için duyguları su yüzüne çıkarıyor.

Bu dolunayın Kova’da oluşu ise oldukça manidar. Kova duygularına mesafeli yaklaşır ve çoğu zaman bunu bilinçsizce yapar. Ve ne zaman yoğun duygularla karşılaşma ihtimali olsa kendince dostani çıkış ya da yadsıma yolları bulur. Ancak bu tavır tekamülü ertelemekten, günü kurtarmaktan başka işe yaramaz. Öyleyse burada bize bir ders var.

Ay tutulmasının gücü duygularımızın farkına vararak ve bize anlattıkları hikayelere kulak vererek, bizi ruhun derinliklerine taşıyor.

Kalbin yani ruhun derinliklerine ancak duygularının içinden geçerek ulaşabilirsin.

Gökler bizden yana, haydi cesaret!

Biz bu haftasonu tam da tutulma vakti Kalbin Yolu İç-Çocuk & İç-Anne İnzivası’nda olacağız. Zamanlama harika.

Bu haftasonu Vedik Astroloji’de aynı zamanda içsel guruya yani içimizdeki öğreticiye adalı bir haftasonu.

Gurupurnima adı verilen bu günün bende yeri çok değerli. Atalarımız dememiş mi ‘bana bir kelime öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diye, işte böyle hissediyorum ben de yolu mu açan her öğretici kişi ve olay için. Derin bir minnet duyuyorum ve bunu sık sık içimde yaşatıyorum.

Gurupurnima, şimdiye kadar kalbimin sesini duymama destek olan üstadlarıma minnete adadığım, içimdeki rehbere daha derinden bağlanıp birlik yaşadığım, günümü dua ve mantralarla geçirdiğim yükselten, ümit tazeleyen, vizyon açan, coşkulu bir süreç.

Önümüzde çok güçlü günler var. Kendinize ait zamanlar yaratıp, öğrendiğiniz teknikleri uygulayarak, yaşam amacınızın, dönüştürmek istediklerinizin üzerine tefekkür ederek değerlendirebileceğiniz çok etkili bir zaman.

Bir başka etkili uygulama da su orucu, ya da sebze suyu orucu tutarak pişmiş yemek yememek. Ay tutulması sırasında normalde 1 ayda olan süreç birkaç saat içinde gerçekleşir. Bu da gezegendeki bir çok yaşam sürecinin çok hızlı ilerlemesi demek.

Bu dolunay ve ay tutulmasında her şeyi bir kenara bırakın ve kendinizi kendinize adayın.

Mucize dediğin kendini kalbine adadığında başlar.

Ege’nin huzurlu topraklarından, ArıKuşu Retreat’den, Ağustos böceklerinin ve suyun titreşiminin şifalı enerjisini, nilüferlerden yayılan cesaret ve güven hislerini gönderiyorum size.

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

——————

Yaklaşan Eğitimler

▪ 4-5 Ağustos – Gizemli Dişilik 1 & 2 – Çeşme

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan dolu-yedek liste açık)

2 Ağustos4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu)

13 Eylül 201820 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Son 3 kişilik yer)

▪ Kalbin Yolu Dönüşümsel Prog. – 100 Saat (Yeni İçerik) – Ekim-Ocak, ArıKuşu Retreat, Bodrum & Aytepe, İzmit (Ön kayıt)

▪ 8-17 Şubat 2019 – Pema ile Hindistan İnzivası (Öğrencilere özel)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

▪ Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Reklamlar

Tam da olman gerektiği yerdesin…

Standard

Beklentilerini fark et,

Nedenleri var, bil.

Her şeyin bir zamanı,

Ve her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu hatırla.

Yaşamındaki güzelliklere bak,

Sevdiklerine,

Kendine…

Tam da olman gereken yerdesin,

Yaşamın ne eksik, ne fazla…

Derin bir nefes al kalbine doğru, ve derin bir nefes ver yaşamını düşünerek,

Rahatla.

Yüce ve ahenkli bir yönetim var, senden gayri…

‘Daldaki yaprak bile Bizden habersiz düşmez’ der alemleri Yaratan…

Hatırla…

Beklentilerini, minnetle yer değiştir,

Ve değiştirdiğin an mucizenin kendisidir.

GülenayPema

#BirDuaGibiYaşamak

————

Yaklaşan Eğitimler

  • 1-10 Mart 2019 – Pema ile Hindistan İnzivası

  •  Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.
  • Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Can durağını arayanlara…

Standard

‘Can durağını arıyorsan ey can;

Can da sensin durak da sensin.

Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun,

Elbet ekmek de sensin.

Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına;

Bil ki her ne arıyorsan o sensin’.

– Hz.Mevlana

Nihayetinde tüm arayışlar seni olduğun yerde, kendinle, kalbinle buluşturuyor. Tüm yaşamın buna hizmet ediyor. Bu yaşam hikayesine sahip olmanın bir nedeni var.

Hayatındaki hiç bir olay, hiç bir kişi, hiç bir duygu hali tesadüf değil. Evren neden-sonuç ilişkisinde varoluyor.

Neden-sonuç ilişkisini görebilmek için öz-keşif yolculuğuna çıkıyoruz.

Öz-keşif yolculuğunda çocukluktan kalan yaralara, ifade bulmamış duygulara, tatmin olmamış ihtiyaçlara, varoluşsal krizlere, reddedilmişliklere, tutulmamış yaslara, unutulmuş beden hislerine, karanlık tabir edilen olumsuz eylemleri bize çeken duygulara bakıyoruz, araştırıyoruz.

Geçmişin bugünü etkilediği, kendimizi çıkmazda hissettiğimiz bilinç-altı kalıpları kökünden keşfedip, benliğimizi yeniden inşa ediyoruz.

Alt-benliğe ait huzursuzluk, tatminsizlik, yalnızlık duygularından kaçmadan, neden-sonuç ilişkilerine bakıyoruz.

Yaşam hikayemizin sorumluluğunu, öz-sorumluluğu, suçlu hissetmeden ve suçlama oyununa düşmeden dürüstlük geliştirerek alıyoruz.

Tüm bunları yaparken anlayış ve şefkat geliştiriyoruz önce kendimize sonra doğal olarak çevremize.

Bugün biliyorum ve görüyorum ki sebepsiz mutluluğu, şükür halini, manevi ve materyal bolluğu tecrübe etmek herkesin doğal yaşamsal hakkı.

Hak etmek için çabalamaya gerek yok.

Hak ediyorsun.

‘Hak ediyorum’ demelisin kendine önce.

Sonra da hak etmediğini düşündüğün yerlerin içindeki neden-sonucu araştırmak için kolları sıvamak gerek.

Bu aralar 5 yıl evvel geçirdiğim kanser tecrübesini paylaşıyorum, ilham olsun diye. Makalemi paylaştıktan sonra anlattıklarım kalbine dokunan bir dolu kişiden samimi geri bildirimler aldım. Yalnız olmadıklarını, onları desteklediğimi ve bunu kendi üzerimde şifayı keşfederek ve uygulayarak yaptığımı daha net olarak gördüler.

Kanser gibi hastalıklar ve hele de göğüs kanseri dünyada ve ülkemizde bir tabu. Kanserin kendisi korku yüklü bir tabu. Ve korkunun olduğu yerde sevgi yoktur.

Korkunun köklerine ışık tutup, sevgi ile şifalandırmak için özel hayatımı paylaşıyorum çünkü artık özel olması bir amaca hizmet etmiyor.

Kanser ile ilgili konuşacağım çok şey var. İlerleyen makalelerimde bu konuda paylaşımlar yapacağım. Bu acıya müzdarip çok kişi var ama benim için sürecimde önemli olan tamamen doğal yolla, bütünsel yoga terapi ve imanımla iyileşmiş olmam.

Ve bu durum bana özel değil, herkes şifaya ulaşabilir, tek şart gerçekten istemek, yolda niyet tazelemek ve güvenmek.

Ben bu süreçte hiç bir ilaç kullanmadım, ne hormonlar ne de kanser için. Hiç bir kimyasal sürece girmedim.

Ben kendimi dinledim.

Bedenimi dinledim.

Yaşama ‘hayır’ dediğim yerleri keşfettim.

Dört yaşından beri dualarla kalbimin, 18 yaşımdan beri de bilinçli öz-keşif yolundayım.

Kanser kalbimin yolunda büyük bir atlayış yapmama vesile oldu. Geldi ve gitti. Bıraktığı hediye beni tarif edilemez yerlere yükseltti.

Anne yaramı, onun sevgisine ne kadar muhtaç olduğumu ve onun ölümü ile sevgi ihtiyacımı onu kopyalayarak nasıl yaşatmaya çalıştığımı keşfettim. Evet sevgi almak uğruna ölümü bile kopyalıyor insan.

Sevdiğin insan olmak istiyorsun.

Baba yaramı, çocukluk baskılarını, cezaları, utançları keşfettim. Her bir yarama tek tek gidip dokundum.

İçeride usulca ağlayan, yas tutamamaktan baskılanmış, kadın bedenini, feminen enerjisini güçlü olmak adına ‘erkek’ gibi olmaya çalışarak yok sayan, sevgi almak için hep istenen ‘oğlan’ çocuğu olmaya, her şeyi bilmeye, yetmeye çalışan bir yaralı çocuk… ve daha bir çok karanlık yönümü keşfedip dönüştürdüm.

Tüm bu yaralara sevgi ve bilinç ile ışık tutarak şifalandırdım.

Yolda bambaşka bir kadına dönüştüm. Eski ben ile bugünki arasında uçurumlar var diyebilirim. İnanç kalıplarım, kendime söylediklerim, bedensel-duygusal-zihinsel farkındalığım kökten değişti.

Öz-değer, öz-şefkat ne demek keşfettim.

Şifalandırdığım her yerde Yaradan belirmeye başladı.

Gülenay Pema

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak için sağ taraftaki ‘Blogu Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

————

Yaklaşan Eğitimler

▪ 7 Temmuz – Gizemli Dişilik 1 (2 Saat) – Göztepe, İstanbul

▪ 14-15 Temmuz – Gizemli Dişilik 1 & 2 – Antalya

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (1 kişilik yer)

▪ 13 Eylül 2018 – 20 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Erken kayıt indirimi 10 Temmuz’a Kadar!)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

———–

Önemli Not: Makelemde de belirttiğim gibi bu hastalığı aşmam ciddi çaba ve ispatlı tekniklerle bütünsel yoga terapi, homeopati ve beslenme düzenimde değişiklikler yaparak gerçekleşti. Bu konuda yurt dışında eğitimler alarak, benzer hastalıkları doğal yollarla atlatanlarla görüşerek ve kapsamlı bilimsel araştırmaları inceleyerek oldukça bilinçli adımlar attım. Kendime ve yaşadığım hastalığa etraflıca hakim oldum. Her hastalık kişiye has. Kişinin kendini ve bedenini çok iyi tanıması, hastalığı ve farklı tedavi yöntemleri hakkında kapsamlı bilgilere sahip olması şart. Benim hikayem tamamiyle şahsıma özel ve kendi sorumluluğumda. Burada aktardıklarım her hangi bir kişi için tedavi, önlem ya da teşhis niteliği taşımıyor. Hastalıklarınız için doktor desteği almanız gerektiğini yasal çerçevede de hatırlatmak isterim.

Gündönümü & Yaklaşan Eğitimler

Standard

gündönümü gulenay pema

Miladi takvime göre her yıl 21 Haziran ile birlikte Gündönümü’ne giriyoruz.

Kuşkusuz ki Güneş gezegenimizin en büyük prana yani yaşam enerjisi kaynağı.

Güneş’in her hareketi gezegenimiz üzerindeki yaşamı birebir etkiler. Güneş’in bir çok farklı hareketi var ancak bunlardan en genel ve tüm yaşama hitap edenlerinden ikisi kış ve yaz gündönümleri.

Gündönümü, Yaz’a girdiğimizin resmi göstergesi, Güneş’in gökyüzünde en yüksek olduğu zaman. Işığın en çok olduğu döngü ve önümüzdeki ışık dolu günlerin başlangıcı.

Yaz Gündönümü ışığın kutsamasını alabildiğimiz, şükredecek çok şeyimiz olduğunu hatırladığımız özel günler.

Kadının yaz döngüsü gibi gibi yaz gündönümü döngüsü de kendimize ayırdığımız, enerjimizi yükselttiğimiz, spiritüel yolculuğumuz için güç topladığımız ve yaşamı kutladığımız enfes bir dönem.

Güneş’le gelen bu doğa döngüsü ile siz nasıl buluşuyorsunuz?

Biz yazın geleneksel hale gelen Gizemli Dişilik Kampı, çocukluk yaralarına inip şifalandırdığımız Kalbin Yolu İnzivası, dişilik öğretilerine giriş yaptığımız Gizemli Dişilik 1, Bütünsel Yoga’da ilerlediğimiz YogANA Eğitimenlik Eğitimi ve Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı ile yazın bu güçlü enerjisini boşa harcamadan en verimli şekilde kullanmaya niyet ediyoruz.


Yaklaşan Eğitimler

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

*Gülenay Pema’nın eğitim ve makalelerinden haberdar olmak için sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Kalbin Karşısında Ne Kanser Durabilir, Ne Ölüm … Gerçek bir yaşam hikayesi

Standard

narın altında gülenay pemaBu satırları kırmızı çiçeklerini rüzgarda dağıtan nar ağacının altından yazıyorum. Narlar olgunlaşmaya başladı. Çiçeği mi yoksa meyvesi mi daha güzel, karar vermek imkansız. Hem neden birini diğerine tercih edelim değil mi, neden karar verelim?

2012 yılıdan beri bu blogda makaleler paylaşıyorum. Blog istatistiklerine göre şimdiye kadar 413.074 kişi bloguma girmiş, 800 bine yakın görüntülenme almış.

Bu verileri yazmamın nedeni rakamlarla değerimi biçtirmek değil. Bu rakamlarla paylaşmak istediğim, şimdiye kadar bu kadar kişinin makalelerimi okuyup, makalelerin yazarı, yaşam hikayesi hakkında neredeyse hiç bir şey bilmiyor oluşu.

Bu bir tesadüf değil. Böyle olmasını bilinçli olarak tercih ettim. Yıllar evvel blogumu ve sosyal medya hesabımı açarken, amacım kişisel paylaşım yapmak değildi, yıllarca edindiğim öğretileri ve tecrübeleri paylaşmak için kullanacaktım ve öyle de oldu.

İstedim ki insanlar öğretilere ulaşsın, kadim tekniklere, ilham alacakları örneklere, dönüşümsel astrolojiye, yogaya, şifaya …

Amacım her zaman faydalı olmak oldu. Paylaştığım konularla bazen yüreklere su serpmek, bazen acıları dindirmek, bazen ümit vermek, bazen huzur aktarmak istedim. Hiç tanımadığım kişilerden aldığım email’lerden bu yönde bir değer kattığımı görebiliyorum, hissedebiliyorum.

Şimdi ise ilk kez kendimden, kendi yaşam ve manevi yolculuğumdan bahsetmek istiyorum. En azından bir kısmından.

Bu paylaşımın şimdi olması bir tesadüf değil, meyve olgunlaştığında düşer dalından. Ben de yaşam tecrübemi, okuyanlara ilham olacak değere ve olgunluğa geldiğinde paylaşmak istedim. Edindiğim tecrübelerin egonun eline düşmesini istemedim, buna özen gösterdim. Kimliğimin, yaşam hikayemin öğretilerin önüne geçmesini istemedim. Şimdi o denge kuruldu.

Bugün Ege’nin kırsal bir köyünde yaşıyorum.

Çam ormanlı tepenin yamacında, iki yıl önce eşimle yerel taş mimariye uygun inşa ettiğimiz evimizin bahçesinde, 70 yıllık narın gölgesindeyim. Organik ürünler yetiştirdiğimiz bir çiftliğimiz ve öğrencilerimi ağırladığım bir inziva, şifa alanımız da var.

Çok severek yaptığım, yaşamlara ve kalplere dokunduğum, kendime zaman ayırabildiğim, sağlık, bolluk ve bereket içinde bir yaşamım var. Tüm bu saydıklarım hayatımın her evresinde var mıydı diye soracak olursanız cevabım net olarak; hayır yoktu olur. Dibe düştüğüm, uzun süre meteliksiz kaldığım, ümitsizlik ile sessiz depresyonlara girdiğim, haykırarak ağladığım, öfke ile kırıp döktüğüm, ölümden döndüğüm haller yok muydu, bol bol vardı.

Bugün bu satırları minnetle yazabiliyorsam, gerçekten şükür edebildiğim şeyler olduğu için.

Yaşamımda kazandığım her zerre kendi emeğimle gerçekleşti. Emeği gördüğümde büyük saygı duymam bundandır.

Ardımda bıraktığım yıllar boyunca bir şey vardı beni hep ayakta tutan, yedi kere düşüp sekiz kere kalkmamı sağlayan, içimin derinlerinde hissettiğim bir his. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğu yerler hep oldu, ama bir şey vardı, o hiç eksik olmadı; Yaradan’a, evrene, görünen gerçekliğin ötesindekine inancım. Bu inanç benim hayatımı kurtardı, beni ölümden döndürdü. Kelimenin tam anlamıyla.

2013 yılı Nisan ayıydı. Hemen her yıl belirli aylar yaşadığım Hindistan seyahatinden yeni dönmüştüm. Son 12 yıldır Tayland ve Hindistan’da kendime yeten, kazandıklarımla geçinebileceğim mütevazi bir yaşam kurduğum için Türkiye’ye de hiç bir birikimim olmadı. Yıllar sonra ülkeme kesin dönüş yaptığımda dönüşüm baba evine oldu. Neyse ki odam hala duruyordu.

Devamı için tıklayın.

 

Gülenay Pema’nın makale ve eğitimlerine ulaşmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Rahim Olan’a, Kutsal Güç Şakti’ye Adanmak…

Standard
Fotoğraf: Ramesstudios

Fotoğraf: Ramesstudios

Son iki yıldır Mistik Tanrıça Ritüeli düzenlemiyorum. Bunun farklı nedenleri var, önemli bir nedenini bu yazımda aktaracağım. Katılımcılara açmasam da kendi yaşam ritüelim tezahür etmiş her şeyin Kozmik Anne’si ile birliktelik ve ona niyaz içeriyor.

Rahim Olan, Tanrıça, Kutsal Dişi, İlahi Feminen, Şakti gibi farklı adları tek bir Güç’ü temsil ediyor: Rahman olanın, tezahür etmiş enerji prensibi Rahim’i.

Kültürümüzde bu bağ çok hatırlanmasa da hepimiz içten içe varlığını içimizde hissederiz.

Hint ve Tibet kozmolojisinde Şakti yani Tanrıça günlük ve manevi yaşamın ayrılmaz bir parçası.

Kadın bedeninde yoğunlukla tezahür eden Şakti enerjisi, kadın üreme sistemi ile madde dünyasında yerini buluyor.

Hindistan’da Tanrıça tapınaklarının önünde Kutsal Dişi’nin yoni’si (vajina) vardır. Üzerinde kanı temsil eden kırmızı toz vardır ve çiçeklerle süslüdür. Yaratımın bir fiil tezahür ettiği yer olarak yoni, kutsaldır. Tanrıçanın vasıflarını yaşamlarında tecrübe etmek isteyenler bir çok farklı ritüel gerçekleştiriler.

Yaratıma kanal olan dişil prensibin maddesel simgesi yoni kutsal, bundan gayri düşünülebilir mi?

Analarımız olmasa bu gezegende yaşam da olmazdı. Bundan daha kutsal bir şey olabilir mi?

Elbette yoni yaşama kanal olarak tapılası bir olguyu temsil ediyor. Ve evet tapınılıyor.

Kültürümüzdeki tapınma kelimesi üzerindeki negatif algıya burada girmeyeceğim, sizin değerlendirmenize bırakıyorum. Ancak tek bir söz yazacak olursam o da; tapınmak adanmaktır.

Burada bir kişiye, bir kadına, bir puta, bir heykele ya da karaktere adanılmıyor, burada tezahür etmeyen, hiçliğin, Kutsal Eril’in, Rahman Olan Şiva’nın ayrılmaz eşi, tezahür etmiş yaratıcısı Şakti’ye adanılıyor.

Şakti’ye adanırken elbet Şiva’ya da adanıyorsun.

Rahman ve Rahim ayrılmaz bir bütünün iki parçası. Birisi olmadan diğeri olamaz.

Devamını okumak için tıklayın.

 *Gülenay Pema’nin eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan kutuya email adresinizi bırakabilirsiniz.


Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (1 kişilik yer)

▪ 13 Eylül 2018 – 20 Ocak 2019 – YogANA Kadınlar için Yoga Eğitmenliği Prog. – Bodrum & Aytepe İzmit (Erken kayıt indirimi 10 Temmuz’a Kadar!)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagramyotubetwitter

Polikistik Over Sendromu (PCOS/PKOS) Nedir?

Standard

pkos kadın pms sancı krampŞu anda yeni bir YogANA kadınlar için yoga eğitimenliği programı kamplarından birisindeyiz. Bu kapmta yine birbirinden eşsiz kadınlar yaşamlarını dönüştürmek ve kendilerine biraz daha yaklaşmak için emek veriyorlar.

Her programda farklı kadınların farklı yaşam hikayelerine tanık olmak bir ayrıcalık. Eğitimlerime farklı mesleklerden ve yaştan kadınlar katılıyor, ancak hepsinin ortak yönü kendisini bilmek ve kendi kendini şifalandırmayı öğrenmek için hevesli olmak ve bu yönde emek vermek.

Bu programda katılımcılar arasında bir embriyolog da var. Kendisi 2013 yılında PKOS tanısı konan ve tamamen kendi çabasıyla her şeyi tekrar yoluna koyan bir kadın. Bunu yapış şeklini şöyle özetliyor: ‘2013 yılında PCOS tanısı aldım, vegan beslenerek, spor yaparak ve kilo vererek etkilerini yok etmeyi başardım, hormonal ve menstrüal olarak her şey yolunda şükür :)’. Bu örnekle bu yazıya başlamak istedim ki, ilham alarak zinde, mutlu ve sağlıklı bir yaşamın hiç de uzak olmadığını anlayarak kendimize bu yolu açalım.

PCOS bugün kadınları etkileyen en yaygın hormonal dengesizliklerden biri ve sıklıkla insülin direnci ile tanımlanıyor. PCOS, 75 yılı aşkın bir süredir biliniyor ve günümüzde üreme çağındaki kadınlarda endokrin sistemin bozulmasının birincil sonucu olarak kabul ediliyor. Tahminler, Türkiye’de, doğurganlık çağındaki kadınların %5 ila %15-20’sinin PCOS’tan etkilendiğini gösteriyor. Ancak bazı kadınlarda bu hormonal dengesizliğin hala nasıl meydana geldiği ve en etkili şekilde nasıl iyileştirileceği konusu pek de netlik kazanmış değil. Kadınların sadece %50’sinden azına doğru teşhis konuluyor.

PCOS birçok farklı nedenden dolayı gelişebilir; belirtiler her kadında farklı olabilir. Ancak insülin direncinin hastalığın gelişiminde büyük bir rol oynadığı görülüyor. İnsülin, yumurtalık testosteron salgılasın uyarısında bulunur ve dolaşımdaki testosteronun artmasına yol açan seks hormonu bağlayan globulin (SHBG) üretimini baskılar; bu, birçok kadında akne, yüzde tüylenme ve erkek tipi saç dökülmesine yol açar. Şu anda PCOS için bilinen bir tedavi yöntemi yok ama altta yatan hormonal nedenler çoğunlukla geriletilebilir; hatta ilaç kullanmadan bu belirtileri hafifletmek mümkün. Polikistik over sendromunun yaygın görülen belirtileri: Kilo artışı, duygudurum değişiklikleri, düşük libido, düzensiz regl döngüsü, saç dökülmesi, tüylenme sorunları ve akne sayılabileceği gibi, kadınlardaki kısırlık (infertilite) sorunlarının ana nedeni olabilir. PCOS’ un belirtilerinin adrenal yorgunluk, kronik yorgunluk ve tiroid bozuklukları gibi diğer hormonal bozuklukların semptomlarına benzemesi sebebiyle doktorlar, PCOS’u tek bir testle teşhis edememekte ve tedavi sürecinde zorluklar yaşayabilmekteler. Bireyin yaşam tarzındaki dalgalanmalara bağlı olarak PCOS belirtileri ortaya çıkıp kaybolurken, insülin direncinin PCOS’u olan kadınların %50-70’ini etkilediği saptanmış. Ve tedavi edilmediğinde, metabolik sendrom, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve / veya trigliseritler (dislipidemi) ve diyabet riskini artırdığıi açıklandı.

Devamını okumak için tıklayın.

Yaklaşan Eğitimler

▪ 8-10 Haziran  – Yoga Detoks Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 29 Haziran – 1 Temmuz – Gizemli Dişilik Kampı – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 27-29 Temmuz – Kalbin Yolu İnzivası – İç-çocuk & İç-anne – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kayıtlar açık)

▪ 2 Ağustos – 4 Kasım – Kadın Bilgelik & Şifa Sanatı Sertifika Prog. 160 Saat – ArıKuşu Retreat, Bodrum (Kontenjan doldu, yedek liste açık)

▪ Gülenay Pema ile Ücretsiz Online Eğitimler – Facebook Grubu – Kayıt için gulenaypema@gmail.com a email atabilirsiniz.

 *Gülenay Pema’nin eğitim ve makalelerinden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan kutuya email adresinizi bırakabilirsiniz.

Programa eklenen eğitimler için web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

facebookinstagram yotube twitter