
Bugün biraz “derinlere”, görünenin ötesindeki o muazzam sisteme yolculuğa çıkalım.
Hepimiz zaman zaman tıkanmış hissediyoruz, kapıların kapandığını sanıyoruz. Ama aslında sistem o kadar muazzam işliyor ki… Tasavvufun o eşsiz derinliğiyle modern kuantum fiziğini yan yana koyduğumuzda, karşımıza bir mucize çıkıyor: Esma-ül Hüsna.
Peki nedir bu Esma mucizesi? Sadece tespih tanelerine dizilen kelimeler mi? Bence çok daha fazlası. Havâs ilminin o gizemli kapısından içeri baktığımızda ve bunu bugünün bilimsel diliyle yorumladığımızda şunu görüyoruz: Her bir Esma, aslında evrenin birer frekans kodu.
Bakın, bilim diyor ki; “Her şey titreşimden ibarettir.”
Ben de diyorum ki; Esma, o titreşimin adıdır. Mesela, hayatında bir şeyler kördüğüm mü oldu? Belki de sistemindeki El-Fettah frekansıyla bağın zayıflamıştır. Ya da zihnin çok mu karışık? El-Kuddüs’ün o arındıran, temizleyen enerjisine rezonanslanma vaktin gelmiştir.
Ama durun, burada çok önemli bir eşik var…
Bu yolculuk sadece “güzel kelimelerle huzur bulma” yolculuğu değil. İşin içine girdiğinizde, psiko-spiritüel bir cerrahi başlıyor. Esma’nın ışığını hayatına davet ettiğinde, o ışık önce içerideki karanlık köşeleri aydınlatır. Gölge yanlarınla, bastırdığın korkularınla, o halının altına süpürdüğün “ben”lerle yüzleşirsin. İşte burası, her yiğidin harcı olmayan o keskin virajdır.
Çünkü dönüşüm, eski seni öldürmeden yeni seni doğurmaz. Kendi karanlığını dönüştürmek; muazzam bir cesaret, tam bir adanmışlık ve sarsılmaz bir irade ister. “Ben değişmek istiyorum” demek kolaydır ama o değişimin ateşinde yanmaya gönüllü olmak… İşte asıl mesele burada başlar. Havâs ilmindeki o disiplin, aslında bu adanmışlığın bir provasıdır. Zihnini, kalbini ve nefesini tek bir noktada toplamak, dağılan ruh parçalarını yeniden bir araya getirmektir.
Biz bir Esma’yı zikrettiğimizde aslında sadece bir kelimeyi tekrarlamıyoruz; o ismin temsil ettiği evrensel bilince, o devasa enerji alanına “Ben de buradayım, seninle aynı frekanstayım ve bu dönüşümün bedelini ödemeye hazırım” diyoruz. Rezonans yasası işte tam burada devreye giriyor. Sen neye odaklanırsan, hücrelerin o mana ile titremeye başlıyor.
Küçük bir sır: Esma, dışarıda bir yerde arayacağın bir anahtar değil; senin zaten içinde olan o saklı hazinenin şifresidir. Sen “Ya Latif” dediğinde, evrenin o en zarif, en ince detaylardaki lütfunu kendi ruhunda uyandırıyorsun. Ama unutma; o inceliğe ulaşmak için önce kabalıklarından arınacak o içsel savaşı vermen gerekiyor.
Unutma; evren seninle olaylarla, rüyalarla ve bazen de bu satırlarla konuşur. Bugün bu yazıyı okuyorsan, belki de ruhun sana “Artık kendi frekansını seçme ve o karanlığı ışığa dönüştürecek cesareti gösterme vaktin geldi” diyordur.
Peki, sen bugün o karanlık köşene hangi Esma’nın ışığını tutmaya niyet ediyorsun? Dönüşümün sancısına rağmen “evet” diyebiliyor musun? Hadi, aşağıda buluşalım ve kalbimizden geçen o frekansı, o cesareti birlikte mühürleyelim.
Esma grubu ve diğer eğitimler için buraya tıklayarak Whatsapp grubuna katılabilirsin.
Sevgilerimle,
Gülenay Pemaji 🪷
Yaklaşan Programlar
- 27 Şubat Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı (Online, canlı, inziva)
Kayıt için tıklayın.
