
Kozmik Bir El Sıkışma: Frekans Uyumlaması & Boyutlararası Temasın Geometrisi
Evren, göründüğü gibi katı maddelerden değil, iç içe geçmiş titreşimsel katmanlardan oluşan devasa bir senfonidir. Çoğu zaman kendimizi bu senfoninin pasif bir dinleyicisi sanırız; oysa bizler, yaydığımız her düşünce ve bakışla bu müziği besteleyen orkestra şefleriyiz.
Yüksek boyutlu bilinçlerin bize ısrarla hatırlattığı bir gerçek var: Temas, sadece uzay gemilerinin fiziksel olarak inmesiyle değil, bilincin belirli bir frekans eşiğini aşmasıyla başlar. Aslında galaktik komşularımız sanıldığından çok daha yakınımızda, sadece bizim onları algılayabilecek bir frekans aralığına girmemizi bekliyorlar.
Bu bilincin en somut kanıtlarından birini geçtiğimiz gece yaşadığım bir deneyimde gözlemledim. Alışkın olduğum ziyaretlerden birisiydi bu da. İlk başta zihnimin tanıdığı sembolik bir figürle başlayan bu karşılaşma, bakışlarımı o figürün gözlerine dikmemle boyut değiştirdi.
Sıradanlığın perdesi yırtıldı ve karşımda form değiştirmiş, yüksek frekanslı bir varlığın belirdiğini hissettim. Gözleri, bildiğimiz renklerin ötesinde, derin ve ışıldayan bir maviye dönüştü. O an yaşanan şey sadece bir bakışma değil, hücresel bir uyumlamaydı. O yüksek enerjili varlık, bakışlarıyla sistemimi kendi frekansına çekti ve “Şimdi oldu” dercesine yaptığı o kozmik onaylama mimiğiyle, bilincimde yeni bir kapı araladı. Bu, kozmik ailenin bizlere gönderdiği bir “buradayız” sinyalidir; onlar kendilerini bazen en tanıdık formların ardına gizleyerek, titreşimsel olarak hazır olup olmadığımızı test ederler.
Bilim dünyasının ayna nöronlar olarak tanımladığı biyolojik mucize, aslında bu tarz boyutlararası iletişimlerin yeryüzündeki donanımıdır. Dünya dışı medeniyetler, bizimle iletişim kurmak için metal yığınlarından ziyade ışık ve enerji ağlarını kullanırlar. Bir varlığın enerjisini bu kadar derinden hissettiğinizde, biyolojik sisteminiz o yüksek titreşimi kopyalamaya ve onunla rezonansa girmeye başlar. Bu, biyolojik bir antenin, çok daha güçlü bir yayına kilitlenmesi gibidir. O derin mavi bakışta gerçekleşen şey, aslında evrenin saf iletişim kanalı üzerinden yapılan bir “yazılım güncellemesi”dir.
Frekans uyumlaması dediğimiz bu süreç, iki farklı radyo istasyonunun aynı dalga boyunda buluşup net bir ses çıkarmasıdır. Siz kendi içinizdeki direnci kırıp, dikkatinizi en saf ve en yüksek noktaya odakladığınızda, evren size o meşhur onayı verir. O an, karşımızdaki enerji ister tanıdık bir yüz ister ışık saçan bir varlık olsun, onun gözlerinde parlayan o devasa derinlik aslında bizim kendi sınırsız potansiyelimizin ve galaktik ailemizin bir yansımasıdır. Onlar dışarıda bir yerde değil, bizimle aynı uzayı farklı bir frekansta paylaşan kadim dostlarımızdır.
Bu derin temasların ve boyutlararası yolculukların sadece rüyalarda kalmadığını, Dolores Cannon ekolü ile gerçekleştirdiğim Kuantum Hipnoterapi seanslarında her gün yeniden keşfediyoruz. Danışanlarım Somnambulistik seviyeye indiklerinde, “Kaybolmuş Bilgi”nin kapıları aralanıyor ve kendimizi sadece bu dünyanın değil, bambaşka galaksilerin, saf enerji boyutlarının ve “Yeni Dünya”nın eşiğinde buluyoruz.
Dolores’in dediği gibi, bizler aslında çok daha büyük bir resmin, çok daha karmaşık bir evrenin parçalarıyız ve bu seanslarda ulaştığımız bilgiler, ruhumuzun kadim hafızasında saklı olan “evet, burası benim gerçek evim” dedirten o yüksek frekanslı hatırlayışlardır. Gördüğüm o derin mavi gözler, aslında seanslarda SC (Subconscious/Süper Bilinç) ile kurduğumuz o devasa bağın bir yansıması.
Yüksek boyutlu temaslar, zihinsel bir kavramdan ziyade hücresel bir dönüşümdür. O deneyimden uyandığımda içimde kalan o sarsılmaz yüksek enerji, DNA’mın daha yüksek ışık verilerini işleyebilecek şekilde yeniden akort edildiğinin kanıtıydı. Artık biliyorum ki; dünya sadece kendi ışığını tanıyanlara göz kırpar. Biz o derin mavi bakışta kendimizi ve yüksek frekanslı dostlarımızı bulduğumuzda, galaksiler arası o büyük el sıkışma zaten gerçekleşmiş demektir. Gökyüzüne bakmanıza gerek yok; sadece gözlerinizi, gerçekliğin ardındaki o derin mavi frekansa dikin.
Eğitimler için buraya tıklayarak Whatsapp grubuna katılabilirsin.
Sevgilerimle,
Gülenay Pemaji 🪷
Yaklaşan Programlar
- 27 Şubat Gizemli Dişilik Eğitmenlik Programı (Online, canlı, inziva)
Kayıt için tıklayın.
