Ölümsüz olduğunuzu zannediyorsanız; uyanma vaktidir!

Standard

5a1t1x4igo1_500Biraz önce bir yazı okudum, 8 yıllık candida (vajina mantarı) üzerine verilen sağlık savaşı. Baktığında insan görüyor ki aslında savaştığı bir hastalık, virüs, bakteri olsa da insan böyle bir yolda kendine dair çok şey öğreniyor. Yani her hastalığın çaresi hemen ve nihai olmasa da yaşayan için muazzam bir dönüşüm kapasitesi, yaşam hikayesi oluşturuyor. Ve aslen önemli olan bu yaşam tecrübesidir, hastalığı yenmek bir yan etkidir. Hatalık bir çok bünyede farklı manalar taşır. Önemli olan hastalığı tecrübe edenin hastalığın ona ne anlattığını duyabilmesidir. Şifa kürleri peşinde koşma halinden, hastalığın neden-sonuç ilişkisine anlayışla, şefkatle ve bilgelikle bakmak gerek, eğer gerçek bir şifa arayışındaysak.

Hastalığın bütünsel nedenlerine derinine de işte insan ancak tecrübe ettikçe ve farkındalığını arttırdıkça inebiliyor. Bütünselle kasıt, beden-duygu-zihin ve ruh birlikteliği. Eğer şifa isteniyorsa bu birliktelik asla ayrı ayrı incelenemez, yanlış olur, yarım olur. Ve insanın kendisini hissetmesi, yani beden farkındalığı, duygu algısı, düşünce kalıplar ve yaşam şekli yansımaları hepsi bir bütün ve birbiri ile an be an etkileşimdedir.

Eğer bir rahatsızlığımız varsa, kendimizi pek de emin olmayarak doktorlara teslim ediyoruz. Zira birçok kişi farklı doktor tavsiyeleri, görüşleri alır ciddi bir rahatsızlık olduğunda. Bunu biliyoruz. Bir doktorun tavsiyesine bile güvenemiyoruz. İçten içe kontrolü başkasına vermek bu bünyeye iyi gelmiyor, inandırıcı olmuyor. Burada hassas bir nokta var, özbenlik sadece bedensel, duygusal, zihinsel şifa aramıyor, özbenlik, o hastalığın sayesinde kendi özkodlarına ulaşmayı amaçlıyor.

Yaşamın manası bu.

Şifanın kendimizde olduğunu söyleyip duruyoruz ama birçok kişi bunun manasını bilmekten çok uzak olduğu gibi çevresel, karmik veya sitemsel nedenlerle tecrübe edemiyor da. Bu kimsenin suçu değil elbet. Herkes doğuştan şifacı diyoruz, diyoruz da, bu bir potansiyel. Uyuyan bir potansiyel. Sevgi, aşk var diyoruz ama hiç aşık olmamış birisine aşkın yaşattığı duygulara nasıl inandırabilirsiniz? İnandıramasınız elbet, çünkü aşkı, mutluluğu, huzuru, nefreti, acıyı, yaşayan bilir.

Tecrübe, bu nedenle yaşamı yaşadığımızı bize gösteren en önemli etken.

Yaşamı tecrübe etmeden yaşamak, sıkıntı ve sonunda intihara vardırıyor. Günümüzde çocuklar 12 yaşında sıkılıyorlar, 18 yaşında zaten birçok “aşk” hikayesi yaşayıp 25 yaşında intihara meyilli oluyorlar. Ben kendi jenerasyonumda 12 yaşımdayken sıkıntı nedir bilmezdim, yaşamın her süreci heyecanla, ümitle doluydu. İnsanın ilk aşkı yaşamını anlatırdı, sonsuzluğa kadar ulaşacak gibi gelirdi o hisler. Ancak şimdi 12 yaşındaki çocuk elindeki telefondan tüm dünyaya ulaşıyor. Elinden yaşıyor tüm yaşanabilecekleri, bilgi akışı muazzam hızda. İnsanlar bilgi toplayıp, sosyal çevrelerde bu bilgileri aktararak kendilerine yer ediniyorlar. Oysa Google’a baksan zaten bilgilenirsin. Bilgi, tecrübe demek değil. Bilgi ile dolan bu beyinler yaşamı yaşamıyorlar, yüzeyinden sıyırıyorlar ve sıkıntı kaçınılmaz. Hem hız hem bilgi kirliliği ne yaşadığını daha anlamadan, hissetmeden, idrak etmeden seni bir sonraki yaratılmış sinemaya iletiyor. Sinema salonu nasıldır, karanlıktır, ekrandaki hikaye görülsün diye. Işıkları açarsan filmi göremezsin. İşte aynı bu şekilde insan zihni tecrübe etmediği, ikinci el bilgilerle dolu karanlık içersinde kendi sinemasını seyrediyor. Işıkları birisinin açması gerek!

Devamını okumak için tıklayın.

*Makale ve eğitimlerden haberdar olmak istiyorsanız sağ tarafta yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.

Reklamlar

2 responses »

  1. Muhteşem bir yazı diğerleri gibi))Sizi ve yazılarınızı seviyorum ve kalbimden kalbinize sımmsıcak tebessüm dolu teşekkürler yolluyorum))) AŞKla her daim))Sevgiyle kalın.Belgin ERYAVUZ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s