Mars Retro’da, Kaygan Kumda Yürüme Sanatı

 

9 Eylül’de Mars Koç Burcu’nda Retro hareketine başladı, Balık ile retroyu sonlandıracak. Bu makale de bundan nasibini alarak geç çıkıyor. Aslında geçerli nedenlerim de var; yeni kitabım Kalbin Yolu Öğretisi’nin çıkışı ve yeni Online YogANA Eğitmenlik Programı zaman ve dikkatimi Mars Retro’dan aldı. Ve Mars Retro’da tam da böyle olmalı, işleyenle meşgul, işlemeyenden uzak.

Mars retro yorumlarımı yazarken iki cümle ön plana çıktı birisi kaygan kumda yürüme sanatı diğeri de iki ileri bir geri. Bu iki cümle etkilerini bir nebze de olsa özetliyor.

Bilgi güçtür. Kötü haber tellallığı değil, süreçlere bilerek, bilinçli girmek bu etkileri bambaşka tecrübe etmemize yarar.

Neler olduğunu, dayanağını, nereden geldiğini bilince, gafil avlanmadan, tepkisel olmadan, çatışmalara girmeden sağduyulu, çözümcül ve yaratıcı olabiliriz.

Mars Retro hareketine Kasım ortasına kadar devam edecek. İki yıl, iki ay, iki haftada bir Mars, ‘gerileme’ enerjisini gezegenimize getiriyor.

Bir gezegen retroda olduğunda etkileri daha ziyade içselleşen bir sürece giriyor.

İçinde bulunduğumuz kaotik zamanlarda Mars’ın retrosu diğer retrodaki gezegenlerle de eşzamanlı. Merkür, Ekim ortasında retroya girerek Mars’a eşlik edecek. Satürn, Eylül sonuna kadar retroda. Neptün retrosu da devam edecek Kasım sonuna kadar. Pluto’da retro gezegenler kafilesinde.

Güzel haber ise Jüpiter’in retrodan çıkarak ortamlara taze bahar esintisi getirmesi, ferah alan açması, ümit tazelemesi.

Her bir retrodan ayrı ayrı bahsetmek gerekir ancak Mars’ın gezegenimizde önemi ön planda bu sıralar.

Bir diğer önemli etki de Mars Satürn karesi. Deyinmeden geçmek ortadaki fili yadsımak olur. Eli sopalı hoca Satürn, karmik konularla tüm gezegeni ciddi bir hesaplaşmaya sokmuş durumda, bunu hepimiz görüyoruz ve devam da edecek. Satürn karma temizliği yapıyor kolektif ve kişisel düzlemde. Mars retrosu bu süreçte hareket kısıtlaması nedeniyle sıkışıklık hisleri getirebilir. İstediğimiz ilerlemeyi istediğimiz hızda ve efektivitede göremeyebiliriz, Ya Sabır iyi bir mantradır.

Hatırlamamız gereken her şeyin İlahi düzene göre gerçekleştiği, en karanlık gecenin dahi gündüzü ve her şeyin geçici olduğu.

Sıkışmış ve bunalmış hissettiğinizde, anda, nefese ve merkezinize gelin, bedeninize odaklanın, her ne yapıyorsanız ona odaklanıp duygu ve zihninizle aranıza mesafe koyun. Siz sürekli değişen düşünce ve duygularınız değilsiniz. Varlık halinde, objektif kalın. Karşıtlık enerjisinde kendinizi tüketmeyin. Bir tarafı seçmeniz gerekmiyor, Buddha’nın öğretisindeki Altın Orta Yol’da dengede kalın.

Mars’ın en temel özelliği eylem, aksiyon alma, enerji ve hareket. Retroda eyleme geçme kapasitemiz kısıtlanıyor. Ancak diğer yandan Mars içsel eylemi destekliyor. Burada da içsel çatışma enerjisini içsel sorgulama ve analize dönüştürmek mümkün.

Bazılarımız belki de pandemi ile ilk kez eylemsizlik ne demek tecrübe ediyor. Bilinçli olarak seçilmeyen her şey insanı gafil yakalar. Peki bilinçli seçtiğinizde?

Eylemsizliği bilinçli seçtiğinizde, mucizevi açılımları olacaktır. Progresif, sistematik, globalleşmeye odaklı süreçler eylemi olduğundan fazla önemli bir yere koydu. Eylem adeta insanları var eden bir hal aldı.

Oysa, hiç bir şey yapmasan da OLduğun gibi yeterlisin. Bu bize öğretilmedi, çocuk yaşlardan itibaren eğitim bize hep eylem, aksiyon, hareket, hedef koydurdu ve sadece bir şeyler yaparak varolabileceğin yanılgısını kodladı.

Bu sürekli bir şeyler yapma hali maskülen ve feminen dengelerin (kadın-erkekten bahsetmiyorum) bozulmasına, alma verme, eylem ve teslimiyet arasındaki terazinin kaymasına neden oldu.

Çocuk, çocukluğunu yaşayamıyor, at koşturuluyor. At koşturulan çocuk yetişkinliğinde bunalım ve depresyona giriyor, durmak, akışa güvenmek, keyifle ana kaptırmak, belirsizliğe rağmen güvenmek ne demek bilmiyor, bunu 2020 çok net gösteriyor.

Var olduğun için varsın. Herhangi bir şeye sahip olduğun için ya da bir şey yaptığın için değil.

Mars enerji demiştik, enerjiyi bastırırsak ve sağlıklı akacağı kanallar açmazsak istemediğimiz sonuçlarla yüzyüze bırakabilir.

Mars retroda bastırılmış öfke, agresyon, iritasyon yine dikkat etmemiz gereken konular.

Öfke dışarıya dengesiz hallerde savrulacağı gibi kendinize de yönelebilir. Ve bu retroda bana göre içsel öfke, kendini zalim şekillerde eleştirme, başkaları ile kıyaslama, rekabete girip kendini tüketme ve sabote etme hallerine dikkat etmek gerekiyor.

Bu süreçte kendimize maksimum oranda öz-şefkatli davranmanın yollarını keşfetmeliyiz. Her gün için öz-şefkat ritüelleri geliştirmeliyiz.

Güzel bir haberim de hediye olarak verdiğim Online Öz-Şefkat Semineri. Kalbin Yolu Öğretisi kitabını alanlara hediye ediyorum, 20 Eylül 2020’ye kadar vaktiniz var!

Öfkenin ifadesinin bir çok yaratıcı ve çözücü çıkışı var. Otomatik yazma tekniği bunlardan biri. Hızlı ve aktif dans, kardiyo, hızlı yürüyüş, nefes teknikleri gibi. Uzmanlar kendi kendine konuşmanın delilik değil tam tersi sağlıklı bir iç diyolağa yardımcı olabileceğini belirtiyorlar. Kendinle mini sohbetler, dertleşmeler, hal hatır sormalar, bence iyi fikir.

Mars retroda enerji dışarıya akamayacağı için işler yavaşlayacaktır, bazen durma ve tekleme noktasına da gelebilir. Böyle zamanlarda ilerleyen konu ve olaylara odaklanmak ya da aksiyonu zorlamak yerine planlama fazına geçmek faydalı olur.

Süreçler yavaş, bazı olaylar itekleme gerektirebilir bu da can sıkan, huzursuzluk hallerine yol açabilir. Yaşam yavaşlıyorsa es vermeye, dinlenmeye ve zorlamadan farklı yaratıcı çözümler bulmaya koyulmak hiç ummadığınız kapıları açabilir.

Keza retroları birer anahtar olarak, olasılıkları açığa çıkaran potansiyel süreçler olarak görüyorum.

Alışageldiğimiz rutinleri farklı açılardan görebilme, ezber bozarak yeni çözüm ve kaynaklara vakti gelince ulaşabilmenin anahtarı var bu retroda da.

Bağımlılık ve ısrarla ya da farketmeden inatla tutunduğumuz fikirler, kişiler, eşyalar, konular gerçekten çok enerji tükettiriyor olabilir.

İçe dönüş enerjisi ise işe yaramayan bu tutunmaları, bağları gözden geçirip geride bırakmaya yarar. Tabi dışardaki olmayacak şeyleri oldurma çabasında enerji tüketmezseniz.

Bu süreçte espri yeteneğini kullanarak fani dünyanın sorunlarına hafif bakabilmeyi öğrenebiliriz.

Altın Orta Yol’da, dengede kalabilmeniz niyetiyle…

Sevgilerimle,

Gülenay Pema

 

*Yayınladığım makale, kitap ve eğitimlerden haberdar olmak için sağ tarafta ya da aşağıda yer alan ‘Blog’u Takip Et’ kutusuna email adresinizi bırakabilirsiniz.