Kalbi açılanlar…

Geçtiğimiz hafta tamamlanan Kalbin Yolu İnzivası’ndan sonra kalp açan bir paylaşım: ‘Gülenay Hocam merhaba, Arıkuşunndan bedenen dönmüş olabilirim fakat sanırım bir parçam hala orada kaldı. Gözümü ne zaman kapatsam kendimi yoga salonunda buluyorum. İçimde bir yerler titreşiyor. Pazartesi günü ofise geldim ve canım hiç konuşmak istemedi. Sonra, öğlene doğru birden sesim kısıldı. Fiziksel olarak hiç … Okumaya devam et Kalbi açılanlar…

Reklamlar

Ay Tutulması – Kendini kendine ada…

Bu haftasonu 27 Temmuz Cuma gece yarısına yakın Kova Burcu'nda bir ay tutulması gerçekleşiyor. Ay tutulmaları her daim çok önemli titreşimsel bir süreci açığa çıkarır. Genel olarak ayın suları yönettiğini su elementinin de duygulara ait olduğunu biliyoruz. Dolunay zamanları duygu bedenimizin tıpkı med-cezir gibi yükselerek kabardığı zamanlar. Ay tutulması bu yükselişi daha da arttırıyor. Bu … Okumaya devam et Ay Tutulması – Kendini kendine ada…

Kalbiniz hangi yolu izliyor…

Yaşamda sessizlik anlarında açığa çıkan usul bir öğreti vardır, adına kalbin öğretisi dediğimiz. Tek şartı içsel sessizliktir. Bu hal gerçekleştiğinde içses belirgin olur. Öz-benlikten gelen şevkat bilgeliği ile dolu içsözler. Ötenizden gelen fısıltılar. Yüce Kalp tarafından söylenen fısıltılar. O, oyunun yönetmeni ve bize ipucu ve yönlendirmeler verir. Peki, içsesi duyacak kadar sessizleşebilir misiniz? Kalpten gelen … Okumaya devam et Kalbiniz hangi yolu izliyor…

Hindistan’dan Namaste!

Yine yılın o zamanları, Hindistan'dayım. Bu yıl Hindistan'a seyahatime eşimle birlikte Güney Hindistan'dan, eski bir Portekiz koloni yerleşimi olan Goa'dan başladık. 2003-2009 yılları arasında Goa'da yaşadım. Goa eyaleti benim gibi yabancı ülkelerden gelip okyanus kenarında, yarı tropik iklimde yavaş bir yaşam yaşamak isteyen kişilerle doluydu ve hala da öyle. Ben de Goa'da bulunduğum yıllar bu … Okumaya devam et Hindistan’dan Namaste!

Ego & Yüksek Benlik Üzerine

Ego kelimesine bazılarımız tüm yönleri ile vakıf, bazılarımız sadece kibir olarak algılar bazılarımız da bu yaradılışta oynadığı elzem rolü fark etme yolundadır. Ego, kendimiz üzerinde çalışıp kendimizi anlarken aynı zamanda çevremizdeki dünyanın da üzerinde çalışıp onu anlamamızın bir yoludur. Çoğu spritüel ortamda egonun namı oldukça kötüdür. Bunun nedeni egonun bir dereceye kadar zihnimizdeki bizi birbirimizden … Okumaya devam et Ego & Yüksek Benlik Üzerine

Suçlama Oyunu

Kişisel-keşif yolculuğunda, yani gerçekte kim olduğunu keşfetme yolunda sahte olan benlikle hakikat arasındaki farkları görmeye başladığımızda, dışımızdaki dünyanın ve çevremizdeki insaların iç dünyamızın bir yansıması olduğunu anlamaya başlarız. Bu anlayış kim olduğunu anlama yolunda önemli bir seviyedir. Bu anlayışa gelinceye kadar diğer insanların davranışlarının bizimle hiç alakası olmadığını, yaşamın karşımıza çıkarttığı kişi ve olaylarda bizim … Okumaya devam et Suçlama Oyunu

Yeni Bir Yıl, Yeni Bir Döngü

Geçtiğimiz günlerde gezegenimiz köklü değişim sürecine girdi ve bu süreç bir süre daha devam edecek. Gündönümü ve dünyanın gök kubbedeki kuzeye doğru hareketi (Uttayana) ile tüm yaşamın Güneş ile olan ilişkisinde bir değişim olmakta. Biliyoruz ki Güneş, gezegenimize etki eden en büyük prana, yaşam kaynağı. Güneşin olmadığı 48 saat içinde bu gezegende yaşam son buluyor. … Okumaya devam et Yeni Bir Yıl, Yeni Bir Döngü

‘Düşük Ben’ = Ego = Zihin

"Geçmişi, geçmişte yaşayarak iyileştiremeyiz. Şimdide yaşayarak iyileştiririz" - Marianne Williamson Marianne Williamson Amerika'nın yetiştirdiği özel ve tevekkülü sağlam ruhani hocalardan. Mesajları her zaman sevgi ve dua çerçevesinde odaklanıyor. Bir çok kitabı var ve oldukça geniş bir kitleye hitap ediyor. Bu yıl ilginç bir atak yaparak politikaya atıldı. Maneviyatı, şifayı ve sevginin her şeyi mümkün kılar … Okumaya devam et ‘Düşük Ben’ = Ego = Zihin

Aşk için sana gerek yok…

“Aşk sana gerek yok. Senin varlığın bir engel. Ne kadar yoksan, o kadar iyi. Sen olmadığında aşk gerçekleşir. Aşk yapılamaz. Meditasyon yapılamaz. Coşku, mutluluk, onları başaramıyoruz, çünkü onlar yapılamaz. Onlar eylem değil, onları kullanamazsın, tam tersine kendini salıvermek gerekir. O zaman coşku başına gelir. O zaman mutluluk başına gelir, o zaman aşk içine girer, o … Okumaya devam et Aşk için sana gerek yok…

Sahiplenme & Kıskançlık = Sahte Aşk

Doğru yolda ilerleyen herkesin eninde sonunda karşılaşacağı en büyük sorunlardan birisi aşk ve bağımlılık arasında belirgin bir fark olduğunun bilincinde olabilmektir. Göze aynı görünürler - ama değildirler. Birbirlerine benzerler - ama farklıdırlar. Hatta, aslında, bağımlılığa kıyasla nefret bile aşka daha fazla benzer. Bağımlılık tam tersidir; nefretin üstünü örter ve ona aşk süsü verir, ve aşkı … Okumaya devam et Sahiplenme & Kıskançlık = Sahte Aşk